Baykal:silahdaki Parmak İzini Ortaya Çıkarın

Güncel Haberler

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ergenekon Soruşturmasında Ele Geçirilen Silahlara İşaret Ederek, "Silahı Buldun, Kendine Güveniyorsan, Orada Kimin Parmak İzi Varsa Onu Ortaya Çıkar da Göreyim Seni" Dedi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, Ergenekon soruşturmasında ele geçirilen silahlara işaret ederek, "Silahı buldun, kendine güveniyorsan, orada kimin parmak izi varsa onu ortaya çıkar da göreyim seni" dedi.

Partisinin TBMM Grubunda yaptığı konuşmada Ergenekon davasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Baykal, "malum dava" dediği Ergenekon'da çok değişik savrulmalar yaşandığına işaret ederek, Türkiye'nin saygın hukukçularının, "Yürüyen bir dava var, bunun savcısı, hakimi var, hepimize sabır ve anlayış göstermek düşüyor, gerçek ortaya çıkar" anlayışını geride bıraktığını belirtti.

Baykal, "Hukukun gereğinin yerine getirildiği, uluslararası hukuk standartlarının uygulandığı bir dava süreci yaşanmaktadır" diyebilen bir tane bile "babayiğit" olmadığını iddia etti.

Gözaltıların, bir önlem olmaktan çıkıp, cezalandırma yöntemi haline geldiğini öne süren ve insanların, "burnunu sürtmek için" gözaltına alındığı izleniminin yaygınlaştığını söyleyen Baykal, Türkiye'nin, böyle bir yargılamayı vicdanına sığdıramayacağını da dile getirdi.

Baykal, ayrıca yeraltından silahların çıktığına işaret ederek, "silah işi ile Ergenekon işinin ayrı olduğunu" belirtti ve "Ergenekon işi, bir siyasi hedefi olan, Başbakanın, Cumhurbaşkanının kafasında şekillenmiş, bir siyasi ithamın icabı olarak yürümekte olan bir davadır. Onun içine bir sürü konu yerleştirilmek istenmiştir ama şu ana kadar yerleştirildiğine dair somut kanaat ortaya konmamıştır" diye konuştu.

Devlet içindeki çeteleşmenin, örgütlerin ayıklanması, teşhir edilmesi ve etkisizleştirilmesi için yapılacak her çalışmayı desteklemeye hazır olduklarını belirten Baykal, şöyle devam etti:

"Silahlar çıktı. Siz, o silahlardan yola çıkarak, sanıkları yakalayın. Tiyatro sanatçılarını, magazin dünyasının şöhretlerini, gazetecileri, televizyoncuları, aydınları, profesörleri almışsınız, silaha bağlamaya çalışıyorsunuz. Silahı buldun, kendine güveniyorsan o silahtan çık, orada kimin parmak izi varsa onu ortaya çıkar da göreyim seni, çıkar onu. O silahlar oraya nasıl girdi, kime ait silahlar? TBMM, o silahlarla ilgili tabloya el atmalıdır, incelemelidir; bu konu aydınlığa kavuşturulursa çok şey olur. Silahların aydınlatılması, Susurluk'a mı, öncesine mi, özel time mi, terörle mücadeleye mi gider, bilemem. Bunu araştıralım.

Baykal, iktidarın, psikolojik savaş anlayışıyla konuya yaklaştığını, olayın, hukuk süreci olarak değil, toplumu yönlendirmeye, etkilemeye yönelik psikolojik savaş anlayışı içinde ele alındığını söyledi.

Bu harekatın bir parçası olarak, devreye TRT'nin de sokulduğunu öne süren Baykal, TRT'nin davada "Psikolojik savaşın tetikçisi kurum" konumuna sokulduğunu iddia etti.



-ORTADOĞU'DA EN ÇOK KONUŞAN ÜLKE-



Türkiye'nin, Ortadoğu'da barışın sağlanması için etkin diplomasi uygulayamadığını öne süren Baykal, "Ortadoğu'da en çok konuşan ülke biz olduk, olayları yönlendirirken de devre dışında kalan ülke biz olduk. En çok biz konuştuk ama gerekeni yapamadık" dedi.

Baykal, Mısır'ın, hiç konuşmadığını, ancak Fransa ile etkin diplomasiyi götürdüğünü ifade ederek, "Mısır, bu sorunun çözümündeki anahtar ülke haline gelmiştir. Biz şikayet ettik, nutuk attık. Mısır, Fransa ile ateşkes projesi ortaya koydu" dedi.

Türkiye'nin, Filistin-İsrail çatışmasında, Filistin'in değil, Filistin'in içindeki bir örgütünün temsilcisi haline geldiğini iddia eden Baykal, şunları kaydetti:

"Başbakan'ın dün Brüksel'de yaptığı konuşmadan öğreniyoruz ki Hamas ile Filistin Kurtuluş Örgütü arasındaki çatışmada da Hamas'ın temsilcisi haline gelmişiz. Başbakan, Mahmud Abbas'ı suçluyor. Bu suçlama haklı mıdır, değil midir? O suçlamalara girmeye başlarsak, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile Hamas arasındaki çatışmada, taraf olmayı içimize sindirirsek çok yanlış iş yapmış oluruz. Başbakan, kaptırdı gitti... Hamas'tan sonra da FKÖ'ya da Mahmut Abbas'a meydan okumaya başladı. Bizim işimiz mi? Bizim işimiz, 70 milyonu, Türkiye'yi düşünmek. Türkiye, duygusal davranma hakkına sahip değildir. Soğukkanlı olmak durumdayız. Kendimizi oradaki tartışmaların tarafı haline dönüştürmemeliyiz."



-TÜRKİYE TUZAĞA DÜŞMEMELİ-



Baykal, Gazze'deki acı olayları, Türkiye'de halkın, "bir din çatışması, bir ırk çatışması" olarak algılamakta olduğu izlemini verecek bir tablonun gelişmesine izin verilmemesi gerektiğini belirterek, bu konuda insani tepkinin gösterilmesini ama "din, ırk çatışmasının parçası haline getirilmemesini" istedi.

Bu konuda en büyük sorumluluğun iktidara düştüğünü bildiren Baykal sözlerini, "Biz, yıllarca bu bölgede birbirlerinden farklı dinlere, ırklara mensup insanlarla barış, huzur ve istikrar içinde yaşamayı başarmış insanlarız. Bizim, hiçbir insana, hiçbir inanca, hiçbir dine, hiçbir ırka karşı husumet içinde olmamıza yönelik bir kampanyayı, faaliyeti hoşgörüyle karşılamamız söz konusu olamaz. Bu tuzağa da Türkiye düşmemelidir" diye tamamladı.
Kaynak: AA / Güncel

, Haberler