Baykal: (2/son) Meclis'in Yeni Bir 'Haysiyet Şahlanmasına' İhtiyacı Var
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, TBMM'nin 2003 Yılındaki 1 Mart Tezkeresinin Reddinde Olduğu Gibi Bir "Haysiyet Şahlanmasına" İhtiyacı Olduğunu İfade Ederek "Tekrar CHP'lisi, AKP'lisi, Bağımsızı, Başka Partilere Mensup Olan Milletvekili Arkadaşlarımız El Ele Vereceğiz ve "Bu Şartlarla, Bu Dayatmalarla, Bu Olmaz' Diyeceğiz.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, TBMM'nin 2003 yılındaki 1 Mart tezkeresinin reddinde olduğu gibi bir "haysiyet şahlanmasına" ihtiyacı olduğunu ifade ederek "Tekrar CHP'lisi, AKP'lisi, bağımsızı, başka partilere mensup olan milletvekili arkadaşlarımız el ele vereceğiz ve "Bu şartlarla, bu dayatmalarla, bu olmaz' diyeceğiz. Bunu referanduma taşımadan, bu aşamada beraber yapmalıyız. Hiç kuşku duymuyorum bunun yapılması, milletimize çok büyük bir şeref kazandıracaktır. TBMM'ye tarihi bir şeref kazandıracaktır. Tarihimize yakışan, içimizde olduğuna hep inanageldiğimiz o haysiyetli, şerefli duruş bir kez daha ortaya çıkacaktır" diye konuştu.Baykal, partisinin TBMM Grup toplantısında yaptığı konuşmada Anayasa değişikliği konusunda ortaya çıkan manzarayı milletin büyük bir üzüntü ve ibretle izlediğini ifade ederek "Parlamento işi gücü bıraktı, ekonominin gelişmesini, diplomatik olayları, yaşanan faciaları unuttu, başka işimiz gücümüz yok diye AKP'nin projesi olarak bir Anayasa değişikliğini parlamentonun gündemine dayatan bir anlayışı uygulamaya koydu" dedi. Anayasa değişikliği sürecinin her aşamasında yanlışlıklar yapıldığını dile getiren Baykal, "Bugün geldiğimiz noktada artık herkes görüyor ki bu Anayasa değişikliği projesi Türkiye'nin Anayasa değişikliği ihtiyacına cevap verecek bir Türkiye projesi değildir. Bu Anayasa değişikliği projesi AKP'nin Anayasa değişikliği projesidir. Bu değişikliğin yanında hiç kimse yoktur" dedi.Anayasa değişikliğine Meclis'teki partiler, Anayasa hukukçuları ve kamuoyunun destek vermediğini, değişikliği sadece AKP'nin istediğini söyleyen Baykal, şöyle konuştu:"Kendi partilileri biraraya gelmişler, bir değişiklik yapmışlar, almışlar, çıkmışlar "Bunu kabul ettireceğiz Türkiye'ye.' Bu görülmüştür. Bu görüldüğü anda zaten bu Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasa değişikliği olmaktan çıkmıştır, RTE'nin Anayasa değişikliği haline dönüşmüştür. Bugün en temel nokta budur. TC Anayasası değil, RTE Anayasası gelmekte olan. Bu netleşti, yok yanında kimse. Böyle anayasa olur mu canım, böyle Anayasa olur mu Allah aşkına? O Anayasa'ya koyduğun maddelerle çözmeye çalıştığın ihtiyaçlar senin ihtiyacın. Üstelik de saygıdeğer olmayan, etik olmayan ihtiyacın. Kendi çıkarını kollamak için getirdiğin ihtiyacın. Bu görüldü. Asıl bu Anayasa değişikliğinin özünü oluşturan maddeleri gözden kaçırmak için getirdiği süsleme maddelerin içyüzü de ortaya çıktı. Hangi amaca yönelik olduğu da ortaya çıktı. Ve artık millet bunun bir AKP dayatması, AKP'nin bir siyasi dayatması olduğunu çok açık bir biçimde görmeye başladı. Değişikliğe göre Anayasa Mahkemesi'ne 17 üye seçileceğini, 14'ünü Cumhurbaşkanı, 3 tanesini de Meclis'in seçeceğini, Meclis'teki seçimin de basit çoğunluğa göre yapılacağını belirten Baykal, "Meclis'in seçeceği 3 kişinin AKP zihniyetinin, tercihinin bir temsilcisi olmaması konusundaki ihtimali yüzde kaç verirsiniz? Çok açık değil mi? "Efendim dünyada da böyle.' Bir dakika, dünyada böyle basit çoğunlukla seçme diye bir olay mı var? Dünyada yüzde 34 oy alıp üçte iki parlamento çoğunluğu elde etme imkanı mı var?" diye konuştu. Meclis'ten seçilecek 3 üyenin Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın tercihini yansıtacağını, Cumhurbaşkanı'nın Yargıtay, Danıştay gibi kurumlardan yapacağı atamalarının öngörülen seçim sistemi dolayısıyla kurumların tercihini yansıtmayacağını dile getiren Baykal, "Yargıtay'ın eğilimini temsil eden bir aday çıkarmak mümkün olmayacak, Yargıtay'da parçalanmış, hizipleşmiş, ufalmış küçük çevrelerin adayları da 3 kişi seçilecekse 9 kişi önerilerek Cumhurbaşkanı'nın önüne gelecek. Peki o zaman Sayın Cumhurbaşkanı "Arkadaşlar, Yargıtay'ın tercihi budur' diyerek en çok oyu almış olan ya da Yargıtay'ın genel tercihini yansıtan bir seçim yapacaktır diye iddiaya girecek kaç kişi var aranızda? Kim kimi ne aldatıyor, bu oyun değil mi?" diye konuştu.-"DEĞİŞİKLİKLE ANAYASA'NIN DEĞİŞTİRİLEMEZ MADDELERİNİN DEĞİŞTİRİLMESİNİN YOLU AÇILACAK"-Eski AİHM yargıcı Rıza Türmen'in "Değişikliğin gerçekleşmesi durumunda Anayasa Mahkemesi üyelerinin bence 10'u AKP damgasını taşır" değerlendirmesi yaptığını anımsatan Baykal, "Sayın Türmen, nerede 10, 17'si, 17'si. Çünkü o kurumlar da parçalanacak. Siyasi tercihlere göre önerilecek, kurumun ortak tercihi olmayacak" dedi.Bu şekilde oluşturulacak Anayasa Mahkemesi'nin daha sonra Yüce Divan olarak Başbakan'ı yargılayabileceğine dikkat çeken Baykal, "Bu kadar garip bir manzara hukuk adına, demokrasi adına sunuluyor. Bunun iler tutar tarafı var mı Allah aşkına?" diye sordu. HSYK'nın da benzer şekilde yapılandırılacağını, parti kapatmanın da fiilen imkansız hale geleceğini söyleyen Baykal, değişikliğin paket halinde oylanmasının da dünya standartlarına aykırı olduğunu belirtti. Yargıtay Onursal Başkanı Sami Selçuk'un "Parti kapatma, HSYK, Anayasa Mahkemesi konularıyla ilgili 3 önemli konuyu erteleyin" çağrısında bulunduğunu anımsatan Baykal, "Biz ne söylüyorduk, aynı noktayı söylemiyor muyduk? Akıl, mantık, sağduyunun neyi gerektirdiği bu vesileyle bir kez daha ortaya çıkmıştır" dedi. Milliyet gazetesinin de 2 gündür dünyanın önde gelen Anayasa uzmanlarından Prof. Andew Arato'nun Türkiye'deki Anayasa değişikliği çalışmalarına ilişkin görüşlerini yayımladığını ve Arato'nun "Bu paket soğan gibidir. Paketi açıyorsun, içinde cücüğü var. O cücük de parti kapatma, Anayasa Mahkemesi, HSYK ve hepsini birlikte oylama" dediğini, pakete kendisi oy verse kesinlikle hayır oyu vereceğini açıkladığını, Anayasa Mahkemesi'nin değişikliği iptal edeceği tahmininde bulunduğunu kaydeden Baykal, "Bunu söyleyen Ergenekon hukukçusu değil. Bunu söyleyen Türkiye'deki laikçi bilmemkim değil. Bunu söyleyen milliyetçi bir Türk de değil. Bunu söyleyen Macar kökenli daha sonra Amerikan vatandaşı olmuş dünyanın en saygın Anayasa hukukçularının başında gelen adam. "Olmaz böyle şey' diyor. Bu çok açık, bu çok net bir tablo. Bu kadar yanlış, bu kadar sakıncalı bir olayı ısrarla takip etmek ne anlama geliyor Allah aşkına? Hangi mecburiyetten çıkıyor bu?" diye konuştu. Arato'nun "Bu Anayasa değişikliği böyle yapılırsa artık Anayasa'nın değiştirilemez maddelerinin bir anlamı kalmayacaktır" dediğini de vurgulayan Baykal, şöyle dedi:"Sayın Başbakan bize "Şark kurnazlığı yapıyorsunuz' diyordu buna karşı çıkınca. Vallahi şark mı garp mı bilmiyorum ama kurnazlık önce 2002'de milletvekili olup "Bu Anayasa'ya namusum ve şerefim üzerine sahip çıkacağım' diye yemin ettikten sonra Anayasa'nın özünü böyle tahrip etmekte kendisini gösteriyor. Kurnazlığın daniskası bu. Yemin edeceksin Anayasa'ya, sonra o Anayasa'nın kökünü kazıyacaksın, temelini ortadan kaldıracaksın. Yapılan bu. Buna kurnazlık lafı çok az gelir de şu sırada kurnazlık lafı piyasada, onunla yetinelim." -"TBMM'NİN HAYSİYET ŞAHLANMASINA İHTİYAÇ VAR"-Baykal, Anayasa değişikliği maddelerinin Meclis'te bıçaksırtı bir dengede geçtiğini, AKP'nin çeşitli yollarla milletvekillerini kontrol altına almaya çalıştığını belirterek "Böyle yapılan bir Anayasa değişikliği milletimizin arzularına cevap verebilir mi, milletimizin ölçülerine uyar mı? Şimdi bu yapılıyor. Ama ne oluyor? Giderek iş sıkıntıya gidiyor, giderek yalnızlaşıyorlar. AKP milletvekili arkadaşlarımızın içinden de sorumluluk duygusuyla buna alet olmamayı, bunun yanlış olduğunu görerek gereğini yapmaya kararlı olan insanların bulunduğunu büyük memnuniyetle görüyorum" diye konuştu. Baykal, Meclis'in en şerefli sayfalarından birinin, 2003 yılında 1 Mart tezkeresi karşısında CHP'li ve AKP'li milletvekillerinin elele vererek "Türkiye'ye sahip çıkma kararı" olduğunu, aradan bunca zaman geçmesine karşın bu kararla hep iftihar ettiklerini ifade ederek "Kriz karşısında Meclisimizin tekrar bir haysiyet şahlanması gerçekleştirmesine ihtiyaç vardır. Tekrar CHP'lisi, AKP'lisi, bağımsızı, başka partilere mensup olan milletvekili arkadaşlarımız el ele vereceğiz ve "Bu şartlarla, bu dayatmalarla, bu olmaz' diyeceğiz. Bunu referanduma taşımadan, bu aşamada beraber yapmalıyız. Hiç kuşku duymuyorum bunun yapılması, milletimize çok büyük bir şeref kazandıracaktır. TBMM'ye tarihi bir şeref kazandıracaktır. Tarihimize yakışan, içimizde olduğuna hep inanageldiğimiz o haysiyetli, şerefli duruş bir kez daha ortaya çıkacaktır" diye konuştu. -"ANAYASA'YA DEĞER VERDİĞİMİZ İÇİN MAHKEMEYE GÖTÜRÜYORUZ"-Baykal, Adalet Bakanı Sadullah Ergin'in "CHP Anayasa değişikliğini Anayasa Mahkemesi'ne götürmeyeceğine söz versin, paketi ikiye ayıralım" önerisine tepkisini sürdüren Baykal, "Bu ne demek? Bu, bir defa "O 3 madde Anayasa'ya aykırı, biz biliyoruz' demek. Yoksa niye öyle desin? Anayasaya aykırı değilse, "İstediğin kadar git kardeşim, bir an önce git, Anayasa Mahkemesi bu konuda kararı alsın, ben bundan mutluluk duyarım' diyebilirsin. Ne zaman dersin? Anayasa'ya aykırı olmadığını biliyorsan. Anayasa'ya aykırı olduğunu biliyorsan o zaman "Aman Anayasa Mahkemesi'ne bu iş gitmesin.' Şimdi bunu yapıyorlar. Bir iktidar ki bakanıyla, Başbakanıyla yaptığı işin Anayasa'ya aykırı olduğunu bilir ve Anayasa Mahkemesi'ne bu işin götürülmemesini, bir talep olarak ifade etme ihtiyacını hisseder. Doğrusu ben bunu anlamakta çok büyük sıkıntı çekiyorum. Benim siyaset anlayışımda, bir defa kimsenin hakkını, hukukunu siyasi pazarlık konusu yapma gibi bir anlayış olamaz" diye konuştu. Başbakan Erdoğan'ın 2003'te milletvekili seçilmesi için AKP ile işbirliği yaptıklarını anımsatan Baykal, şöyle devam etti:"Şimdi sen bize diyorsun ki "Anayasa Mahkemesi'ne götürme.' Anayasa Mahkemesi'ne biz keyfimizden götürüyor değiliz. Anayasa'ya aykırı olduğu için, o Anayasa'ya saygı duyduğumuz için, Anayasa'ya değer verdiğimiz için götürüyoruz. Sen o Anayasa'ya yemin etmedin mi, onu koruyacağım demedin mi? Sen yemin ettiğin halde bozuyorsun, ben korumak için Anayasa Mahkemesi'ne götürmeye kalkınca bir de bana diyorsun ki "Sen de götürme.' Bu iktidarın hukuk anlayışı maalesef oturmamıştır. Bütün sorun da buradan kaynaklanıyor. Bu iktidar hukuk, denetim istemiyor."-"BAŞBAKAN "SİVAS'TAKİ GİBİ YAK' DA DİYEBİLİRDİ"-Baykal, Başbakan Erdoğan'ın 23 Nisan'da koltuğuna oturan çocuğa, söylediği "Artık yetki senin, ister as, ister kes" sözlerini anımsatan Baykal, "İyi ki "as ve kes'te kaldı. "İstersen Sivas'taki olaylar gibi yak' da diyebilirdi. "As kes'le Başbakanlık anlayışı... Başbakan "as, kes' demiş; keser döner sap döner, gün olur hesap döner. Başbakan bunu da unutmasın" diye konuştu."CHP Anayasa Mahkemesi'ne başvurmasın" önerisinin "Ahlaksız teklif" olduğunu söyleyen Baykal, "Anayasa'nın bana tanıdığı hakkımı kullanmamı sen nasıl pazarlık konusu yapmaya cüret edersin? Sen, milletin hukuku üzerinde pazarlık yapmaya kalkıyorsun. Bir de yüzü kızarmadan bize diyor ki "Sen de Anayasa Mahkemesi'ne gitmeyiver.' Böyle bir sözün telaffuz edilmiş olmasını ben büyük üzüntüyle karşılıyorum. Bunu hiçbir ciddi siyasetçi yapmaz. Dünyada "Siz aman Anayasa Mahkemesine gitmeyin' diyen Adalet Bakanı kaç tane vardır? Şu garabete bakın" dedi.-"PARLAMENTODA, REFERANDUMDA, MAHKEMEDE SONUNA KADAR MÜCADELE"-Anayasa değişikliği paketindeki 3 maddenin yanlış olduğunu ve bunlara karşı bütün güçleriyle sonuna kadar mücadele edeceklerini bildiren Baykal, "İkinci Dünya Savaşı'nda Churchill, Hitler'e karşı söylemişti. "Dağda, derede, denizde, ovada, sonuna kadar mücadele edeceğiz' demişti. Biz de bu 3 maddeye karşı, parlamentoda, referandumda, Anayasa Mahkemesi'nde sonuna kadar mücadele edeceğiz" diye konuştu.Baykal, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok'un yaşamını yitirmesi dolayısıyla bütün vatandaşlara başsağlığı diledi. (ANKA/SON)(HH/ORH)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA