Basın Örgütlerinden, Gazetecilere Yasak Koyan Başbakanlık'a Tepki
Başbakanlık muhabiri olarak yıllardır görev yapan bazı muhabirlere "Başbakanlık Basın Kartı" verilmemesine G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu'ndan tepki geldi.
Başbakanlık muhabiri olarak yıllardır görev yapan bazı muhabirlere "Başbakanlık Basın Kartı" verilmemesine G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu'ndan tepki geldi. Herhangi bir gerekçe göstermeden yapılan uygulamanın "muhalif haberler yapan ve Başbakan Erdoğan'ı rahatsız eden" gazetecileri hedef aldığı ifade edilerek, "Uygulama, sansürcü bir eğilimin dışa vurumundan başka birşey değildir" denildi. G-9 Gazeteci Örgütleri Platformu'nca yapılan açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ve Başbakanlığın gazetecilere dönük tavrının kabul edilemez bir boyut kazandığı ifade edildi. Kurumları tarafından "Başbakanlık muhabiri" olarak görevlendirilen ve yılardır değişik başbakanları izleyen 6 deneyimli gazeteciye "Başbakanlık Basın Kartı" verilmeyerek görevlerini yapmalarının engellendiği kaydedilen açıklamada, "Herhangi bir gerekçe gösterilmeden yapılan bu uygulamanın muhalif haberler yapan ve sorularıyla Başbakan'ı rahatsız eden meslektaşlarımızı hedef alması sansürcü bir eğilimin dışa vurumundan başka birşey değildir" denildi. Gazeteciliğin soru sorma mesleği olduğu ve demokrasilerde kamu kurumlarının kapısının "soru soran" gazetecilere kapatılamayacağının vurgulandığı açıklamada, "Belli kurallara dayandırılan akreditasyon uygulamalarını anlamak mümkündür, ancak akreditasyondan en fazla şikayet eden bir siyasi zihniyetin ilkesiz ve ağır akreditasyon uygulamalarına yönelmesini anlamak olanaksızdır" ifadesine yer verildi. -"BAŞBAKANLIK KENDİNE BAĞLI BİRİMİN VERDİĞİ KARTA DA İTİBAR ETMİYOR"- Başbakanlık'a giriş hakkının sadece "Başbakanlık Basın Kartı" sahiplerine verilmesi ve diğer sarı basın kartlı gazetecilerin kapıdan geri çevrilmesinin de mesleğe yapılmış bir hakaret olduğu kaydedilen açıklamada, şöyle denildi:"Unutulmamalı ki, sarı basın kartını Başbakanlık Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü vermektedir. Yani Başbakanlık artık kendine bağlı birimlerin verdiği karta da itibar etmemektedir. Şehir dışı geziler için de anlam veremediğimiz bir karar alınmıştır. Başbakan'ı sadece Başbakanlık kartı sahibi gazeteciler izleyecek, bu kart sahibi gazetecilerin mazereti varsa onların yerine izleyecek gazeteciler isimlerini önceden bildirecek ve isimleri gidilecek illerin valilerine verilecek. Eğer valilikler bu gazeteci arkadaşların gelmesini istemezse mecburen mazeretli de olsalar kart sahibi gazeteciler bu gezilere gitmek zorunda kalacaklar. Bu açıkça fişlemek değil midir?-"SAKLANAN YA DA SAKLANACAK NE VAR?" Kurumu tarafından Başbakanı izlemekle görevlendirilmiş, gerekli yeterlilikleri sağlayarak basın kartı almış gazetecilerin Başbakanlık kapısından geri çevrilmesi "Saklanan ya da saklanacak ne var?' sorusunu akıllara getirmektedir. Kimin gazetecilik yapacağına Başbakanlık Basın Müşaviri Akif Beki'nin karar vermesi kabul edilebilir bir uygulama değildir.Demokratik rejimlerde asla görülemeyecek bu tür uygulamalara derhal son verilmesini ve atılan yanlış adımdan dönülmesini talep ediyor, meslektaşlarımıza dönük uygulamaları hepimizi hedef almış sayacağımızı ilan ediyoruz." (ANKA)(AS/BÜN)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA