Başçı Soruları Yanıtladı(2): Merkez Bankası'nın Kur Hedefi Yok
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, döviz kurlarına ilişkin, "Bahsedilen risklerden dolayı döviz kurları 2012'de de inişli çıkışlı bir seyir izleyebilir Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, döviz kurlarına ilişkin, "Bahsedilen risklerden dolayı döviz kurları 2012'de de inişli çıkışlı bir seyir izleyebilir.
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, döviz kurlarına ilişkin, "Bahsedilen risklerden dolayı döviz kurları 2012'de de inişli çıkışlı bir seyir izleyebilir Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, döviz kurlarına ilişkin, "Bahsedilen risklerden dolayı döviz kurları 2012'de de inişli çıkışlı bir seyir izleyebilir. Merkez Bankasının hiçbir şekilde kur hedefi yok diye söylüyoruz. Fakat kurla ilgili bir görüşü olabilir ve zaman zamanda kurla ilgili görüşümüzü ifade etmemizde bir beis yok" dedi. TCMB Başkanı Erdem Başçı, Banka Konferans Salonunda düzenlediği "2012 Yılında Para ve Kur Politikası" konulu basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Başçı, bir gazetecinin sorular için süreyi sınırlaması ve enflasyon raporlarından ikisinin de İstanbul'da açıklanacak olmasının nedenini sorması üzerine, süre sınırının banka mensuplarından birinin oğlunun cenazesinin olması, enflasyon raporu toplantılarıyla ilgili değişikliğin nedeninin de banka ekonomistleri ve analistlerle yaptıkları toplantılarla enflasyon raporu toplantılarını birleştirme kararı nedeniyle alındığını söyledi. Başçı, "2011 yılı bitiyor siz kendinizi 2011'de başarılı buluyor musunuz? Bir karne verecek olsaydınız kendinize nasıl bir not verirdiniz" şeklindeki sorusuna ise, kişinin kendi kendine karne vermesi uygulamasının olmadığını söyleyerek "Onu siz vereceksiniz" dedi. Merkez Bankası Başkanı Başçı, bir diğer gazetecinin milletvekillerine yapılan zam oranına ilişkin sorusu üzerine, "Buna benim cevap vermem doğru olmaz çünkü orada enflasyonla ilgili bir atıf yok. Basında enine boyuna her şeyiyle tartışılıyor bu konu ama gerekçe olarak enflasyona bir atıf yok. Bu tamamen nispi bir ayarlama şeklinde, benim yorum yapmam doğru olmaz" yanıtını verdi. -"ABD İLE NEREDEYSE AYNI MİKTARDA TASARRUF EDİYORUZ AMA BİZ ABD DEĞİLİZ"- Tasarruf oranlarının artırılması için Merkez Bankası'nın bir çalışması olup olmadığının sorulması üzerine ise Başçı, "Türkiye'de ortalama tasarruf oranı oldukça düşük. Şu anda ABD ile neredeyse aynı miktarda tasarruf ediyoruz ama ABD değiliz, daha yüksek tasarruf yapmamız gerekir. Bunun yapısal ve konjonktürel tarafı var. Konjonktürel tarafı para politikası araçlarıyla kısmen etkilenebilir ama yapısal tarafıyla ilgili yapısal tedbirlerin alınması gerekiyor. Burada en çok konuşulan konulardan birisi bireysel emeklilik sistemiyle ilgili yapılabilecek bir takım düzenlemeler olabilir, onunla ilgili bir çalışma zaten yürüyor. Buna benzer bir takım yapısal unsurlar var bunlar önemli. Bir de tercihlerle, kültürle, demografiyle, genç nüfusla ilgili fiyat istikrarının ve makro ekonomik istikrarının sağlanmasıyla ilgili, yani vadelerin uzamasıyla ilgili, daha önce alınamayan kredilerin alınabilir hale gelmesiyle ilgili tarafları var. Bunların hepsi enine boyuna çalışılmalı ve çalışılıyor ama Merkez Bankası'na düşen iş, konjonktürel olarak aşırı kredi büyümesi dönemlerinde tasarruflardaki konjonktürel düşüşü yumuşatmak olabilir ki o cari açıkla birebir ilişkili" yanıtını verdi. -"İstanbul'A TAŞINMAYI ŞU ANDA DÜŞÜNMÜYORUZ ZATEN GÜNDEMDE DE DEĞİL"- Başçı, enflasyon raporlarından ikisini İstanbul'da açıklayacak olmalarının İstanbul'a taşınmaya hazırladıkları şeklinde yorumlanıp yorumlanamayacağının sorulması üzerine ise, "İstanbul'a taşınmayı şu anda düşünmüyoruz zaten gündemde de değil" cevabını verdi. Öte yandan Başçı, kredi kartları limitine ilişkin soru üzerine ise, kredi kartları ile ilgili limit konusunu BDDK'nın çalıştığını söyleyerek, "Onunla ilgili vakit alacak sanıyorum, çok acil bir şekilde devreye sokulacak bir durumu yok diye biliyorum ben. Finansal İstikrar Komitesi'nde bu konu değerlendiriliyor" yanıtını verdi. -"AYLIK TOPLANTILAR SANKİ İÇ KAMUOYUNA BİLGİ VERİR TOPLANTI HALİNE GELDİ"- Aylık toplantılara ilişkin soru üzerine ise Başçı, kendilerinden randevu isteyen özellikle yurt dışından gelen veya yurt içinden gelen yatırımcılarla birebir görüşmek amacıyla aylık toplantıları yaptıklarını kaydederek, "Toplu halde dinleyelim sorularını sorsunlar, cevaplarını alsınlar şeklinde düşünmüştük. Fakat format biraz daha kaydı. Sanki iç kamuoyuna bilgi verir toplantı haline geldi. Biz o niyetle bunu yapmıyoruz. İç kamuoyuna bilgi verme toplantısı değil onlar. O yüzden, ayda belli günlerde genel randevuları yönlendirerek, siz buyurun şu gün gelin, siz buyurun bugün gelin şeklinde yapacağız. Başkan yardımcısı veya Para Politikası Kurulu üyesi düzeyinde ve tekniker arkadaşlarla birlikte yapılacak. Sonuçları yine web sitesine koyabiliriz. Onda bir beis yok. Sonuçta yeni mesaj verme toplantısı değil bunlar, bilgilendirme toplantısı. Mevcut durumla ilgili bilmeyenlere Türkiye'yi, Türkiye'nin politikalarını anlatma toplantıları bunlar. O yüzden bunların sayısını artıracağız ama düzeyini başkan düzeyinin altına indirmeyi düşünüyoruz. Ekonomistler, analistler kamuoyunun önünde de soru sorabilmeli. Onu da enflasyon raporu ile birleştirmek gayet uygun olur diye düşündük" dedi. -FAİZ KORİDARINDAKİ GENİŞLİĞE "BULANIKLIK YOK" AÇIKLAMASI- Başçı, faiz koridorundaki genişliğin "yarattığı belirsizliğin" sorulması üzerine ise, "Hem esnek, hem öngörülebilir olmak. Daha ziyade kredi büyümesi ile ilişkilendiriyoruz. Şu an itibariyle en son duruma baktığınızda yaklaşık 25 milyar TL civarında 5.75'den, 10 küsür milyar TL civarında da yüzde 12'lerden veriyoruz. Bu iki rakamın ağırlıklı ortalamasını alabilirsiniz. Herhalde 7 küsür civarında bir yere geliyor. Bu ağırlıklı ortalama, bankacılık sisteminin fonlama maliyetidir şu anda, likiditenin dağılımından bağımsız olarak sektörün tamamını bütün olarak düşünürsek. 7 kusur civarında, 7 ile 8 arasında bir yerde ağırlıklı ortalama Merkez Bankasından fonlama maliyeti şu anda oluşmakta. Biz haftalık vadede fonlama miktarını artırarak, bu rakamı aşağı çekebiliriz, haftalık vadede fonlama miktarını azaltarak, bu rakamı yukarı çekebiliriz ve bunu kredi büyümesi ile ilişkilendirerek yapıyoruz. Orada bir bulanıklık yok o anlamda. Bankalar arası para piyasası faiz oranı var. O da marjinal bir oran diye düşünülebilir. Bankalararası para piyasası faiz oranından yüzde 12'ye daha yakın gerçekleşiyor şu anda" yanıtını verdi. Öte yandan orta uzun vadeli küresel ekonomiyle ilgili başka risklerin de bulunduğunu kaydeden Başçı, "Ama onlar şu anda çok acil değil, en öncelikli olanı avro bölgesindeki problemlerin nasıl çözüleceği ve etrafımızdaki jeopolitik riskler nasıl şekillenecek onlar önemli" şeklinde konuştu. -"DÖVİZ KURLARI 2012'DE İNİŞLİ ÇIKIŞLI BİR SEYİR İZLEYEBİLİR"- Başçı, döviz kurlarına ilişkin 2012 yılı öngörüsünün sorulması üzerine ise, "Bahsedilen risklerden dolayı döviz kurları 2012'de de inişli çıkışlı bir seyir izleyebilir. Merkez Bankasının hiçbir şekilde kur hedefi yok diye söylüyoruz. Fakat kurla ilgili bir görüşü olabilir ve zaman zamanda kurla ilgili görüşümüzü ifade etmemizde bir beis yok. Uzun vadede olması gereken değerin üzerinde ya da altında denebilir. Şu anda çeşitli nedenlerle olması gereken değerin üzerinde olduğunu döviz kurlarının ama çok da fazla sık bunu dillendirmiyoruz. Ağustos ayında söylediğimiz şeyler şu anda geçerli. Elbette komşu ülkelerdeki bazı problemler ihracat ve cari açık üzerinde, bazen artı, bazen eksi yönde etki yapabiliyor. Bunlar hükümetin ilgi alanında olan konular, Ekonomi Bakanlığı yoğun bir şekilde ilgileniyor. Ağustos'ta Türkiye'nin öncü göstergesi 50 sınırına dayanmıştı. İç talebe bunun sirayet etme riski vardı ve biz 50 baz puan faiz indirimi yaptık ve çok etkili oldu. Dolayısıyla parasal anlamda Ağustos ayında alınan destek, yılın kalan kısmında iç taleple ilgili aşağı yönlü riskleri bertaraf etti. Şu an itibariyle ilave bir desteğe ihtiyaç görünmüyor. Türkiye'de iç talep halen gayet makul bir şekilde büyüyor. Elbette politika faizi politika aracıdır ve burada aşağı yukarı yönlü gereken şartlarda ayarlanabilir. Piyasa şartları içerisinde oluşan döviz kurlarının olması gereken uzun vadeli değerin üzerinde ama arızi nedenlerle bugün böyle, yarın tekrar piyasa şartları içinde dönebilir demekte herhangi bir sakınca yok. Onunla ilgili reel efektif döviz kuru endeksleri var. Bizim tek tek ısrarla defalarca söylememize gerek yok, herkes bunu söyleyebilir" dedi. -"GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE YATIRIM İŞTAHI TEKRAR BAŞLAYABİLİR"- Gelişmekte olan ülkelere yatırım iştahının tekrar başlayabileceğini, bunun çok kuvvetli bir ihtimal olduğunu ifade eden Başçı "Yatırım iştahının geri gelme ihtimali çok yüksek. Asya'da tasarruflar halen devam ediyor ve Merkez Bankaları piyasayı olağanüstü düzeylerde fon sağlamaya devam ediyorlar. Dolayısıyla bu olursa şaşırtıcı olmayacaktır. Gelişmekte olan ülkelerin tekrar ciddi miktarda sermaye çekmeleri söz konusu olursa 2012'de çok şaşırtıcı bir senaryo olmayacaktır. Ama aksi senaryolar da düşünülebilir. Dolayısıyla tam olarak şu olur diye söyleyemiyoruz. Trend şeklinde sürekli değer kaybetme olma ihtimali sıfıra yakın gelişmekte olan ülkelerin para birimlerinin" dedi.(ANKA/SON) (BRŞ/ÖMR) - Ankara
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA