Başbuğ: İstihbarat Yoksa Başarı Da Yok
İstihbaratın Öneminin Altını Çizen Genelkurmay Başkanı, "İstihbaratınız Yetersiz De Başarı Şansınız Sıfırdır" Dedi.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, terörle mücedelede en önemli unsurun istihbarat faaliyeti olduğunu vurgulayarak, "Terörle mücadele istihbaratınız yetersiz ise başarı şansınız sıfırdır. Bu konu fevkalade önemli. İstihbarat ve bilgi doğru olmalı. İki, uygun zamanda olmalı. Zamanlama çok önemli. Geç kalan bilginin önemi yok. Üçüncü faktörde etkili olmasıdır. Şunu bilmeliyiz ki operasyonları istihbarat yönlendirecektir. Bunun dışındaki operasyonlarda olumsuz sonuçlarda doğurabilir" dedi. Terörle mücadeleye devletin heryere ulaşmasının mümkün olmadığını ifade eden Orgeneral Başbuğ, "Devletimiz heryere ulaşamıyor. Devletin ulaşamadığı yerlerde evet TSK, gerekirse o köyün ihtiyaçlarını karşılayacak. Biz bunu yapıyoruz" diyerek bir süredir tartışılan koruculuk sistemine de değindi. Başbuğ şöyle devam etti: "Geçici ve gönüllü köy korucuları sistemi Türkiye'de çok tartışılıyor. Ama inanınız ki bugün PKK'nın birinci öncelikli istediği şey, işte bu geçici ve gönüllü köy koruculuğu siteminin kaldırılmasıdır. Niye? Rahatsız oluyor. Türkiye bunu uzun süredir uyguluyor. PKK'yla mücadelede bunlar çok önemli görevler üstlenmişlerdir. Bugüne kadar korucularımız bu mücadelede 1343 şehit vermişlerdir. Geçici ve gönüllü köy korucularının, kanun ve devlet yanında yer alması şu açıdan da çok önemli. Sorunun etnik bir çatışma olmadığının ve terör örgütünün desteğini sağlayamadığının da çok önemli bir göstergesidir. Koruculardan hata yapanlar olmaz mı? Olabilir, elbette olabilir. Hata yapan varsa sistemden ayırırsınız ama üç beşinden ötürü sistemin hepsini suçlamak, örgütün amacına hizmetle doğru orantılıdır. 2007 yılından itibaren ABD tarafından aynı sistem Irak'ta kullanılmaya başlandı. Yine bildiğimiz kadarıyla, bu sistem Afganistan'da da aynen Irak'ta uygulanan sisteme benzer, milis şeklinde kurulma çalışmaları devam ediyor." -"PARADOKS DURUMLAR VAR"- Terör örgütlerinin kırsalda ve şehirlerde farklı yoğunlukta ve farklı tipte eylemler yaptığını açıklayan Orgeneral Başbuğ, "Bu nedenle her iki tipe göre farklı mücadele geliştirmek zorundasınız. Bir ülkede gördüğünüz terör eylemleri, terör mücadelesinin aynı olduğunu düşünmekte yanlıştır" diyerek şunları söyledi: "Bugün baktığınız zaman bizim mücadelemiz daha fazla kırsaldadır. Irak'ta ise şehirlerdedir. Terörle mücadelede güvenlik kuvvetlerinin karşı karşıya kalacağı paradoks durumlarda var. Bazen güvenlik kuvvetleri tarafından özellikle tedbirler açısından fazla kuvvet kullanılması. Bazen bu durum, aslında belki daha az güvenli durumun oluşumuna neden olabilir. Paradoks var. Bazen operasyonlarda daha fazla kuvvet kullanılması. Bazen bu operasyonların başarı derecesini de azaltabilir. Bazen operasyonlarda daha az kuvvet kullanılması ve hesaplı risklerin alınması başarıyı yükseltebilir." -İSTİHBARATIN ÖNEMİ- Terörle mücadelede istihbaratın öneminin altını çizen Genelkurmay Başkanı Başbuğ, "İstihbaratınız yetersiz de başarı şansınız sıfırdır. Bu konu fevkalade önemli" diyerek bilginin doğru olmasına ve zamanlamasının hayati olduğunu ifade etti. Geç gelen bilginin önemi olmadığını söyleyen Başbuğ, "Üçüncü faktörde etkili olmasıdır. Şunu bilmeliyiz ki operasyonları istihbarat yönlendirecektir. Bunun dışındaki operasyonlarda olumsuz sonuçlarda doğurabilir" dedi. Orgeneral Başbuğ şöyle devam etti: "İstihbarat yok ne yapacağız? Operasyon yapacaksınız bununda amacı istihbarat olacak. İstihbarat dediğiniz zaman çok geniş istihbarat vasıtaları var. Ancak bakıyoruz, terörle mücadele de başarılı olan devletler nasıl başarı sağlıyor. Elbette teknolojiyi kullanacaksınız. Ama eğer insan istihbaratında zayıfsanız bu iş çok zor. İnsan istihbaratı, terörle mücadelenin ana noktası. Biz bunu yanlış anlaşılıyoruz. Bu kimin tarafından yapılacak? Eğitimli personelin olması lazım ve bunun da size ait olması lazım. Genellikle mahalli personele ilişkin istihbarat yapıyorsunuz. Bu yanlış mı hayır doğru. Ama o personel ne kadar eğitimli? Bunu zaten yapamazsanız, istihbarat konusunda çok eksikleriniz olur." -MEDYANIN ÖNEMİ- Medyanın kamusal görevine vurgu yapan Başbuğ, "Artan medya denetimi var. Bu doğal bunu doğal karşılamamız lazım. Medyanın da kamusal görevi var. Elbette olayları takip edecektir" derken, medyanın görevini yaparken hassas olması gerektiğini belirterek şunları söyledi: "Kamuoyu hassasiyeti ve artan medya denetimi sadece stratejik düzeydeki doğruların değil, taktik düzeydeki doğruların da önemini artırıyor. Alanda, bir astsubayın yaptığı bir hata çok büyük sorunlar yaratıyor. Bu çok önemli ve bazen bu taktik düzeyde yapılan bu yanlışlar, bazen sizin üst seviyede stratejik yaklaşımlarınızı boşa çıkarıyor. Alanda görev yapan personelin rütbesi ne olursa olsun, bunların formasyonu becerileri mücadelenin başarıya ulaşmasında belirleyici. Alandaki liderler, bakın silahlı kuvvetler açısından baktığımız zaman uzman çavuşlarımız dahil. Bazen onlar karşı karşıya kalıyor. Orada soracak kimse yok, ya doğru yada yanlış yapacak. Bunların hepsinin gerçek anlamda, yalnız askeri formasyon değil, tarihi coğrafyayı bilmesi lazım."(ANKA/DEVAM) (ÜNS/ÖMR)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA