Başbakan Yardımcısı Bozdağ: Muhalefet Açığını Kapatamıyoruz )
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ Türkiye'deki en önemli sorunlardan birinin maühalefet eksikliği olduğunu belirterek, "Bütçe açığını, cari açığını kapatıyoruz ama bu ülkede sağlıklı bir muhalefet açığını kapatamıyoruz." dedi.
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ Türkiye'deki en önemli sorunlardan birinin maühalefet eksikliği olduğunu belirterek, "Bütçe açığını, cari açığını kapatıyoruz ama bu ülkede sağlıklı bir muhalefet açığını kapatamıyoruz." dedi. Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, AK Parti Sivas Merkez İlçe Başkanlığının 4'üncü Olağan Kongresine katılmak üzere tarifeli uçak ile Sivas'a geldi. Nuri Demirağ Havaalanı'nda Vali Ali Kolat, AK Parti Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin, İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Ali Taş, İl Emniyet Müdürü Ahmet Kemal Seyhan ve partililer tarafından karşılandı. Havaalanından Valiliğe geçen Bozdağ, burada valilik özel defterini imzaladı. Başbakan Yardımcısı Bozdağ'a burada Vali Ali Kolat tarafından çeşitli hediyeler verildi. Valilik ziyaretinin ardından Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ Belediye Nikah Salonu'na geçerek partisinin Merkez İlçe Başkanlığı 4'üncü Olağan Kongresine katıldı. Buradaki konuşmasında AK Parti'nin kuruluşu döneminde yaşanan sıkıntıları ve Genel Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın cezaevine girmesi sürecindeki sorunları dile getiren Bozdağ, muhtar bile olamaz denilen Erdoğan'ın halkın desteği sayesinde bugünlere geldiğini, iktidarın ülkede bir çok şeyi değiştirdiğini ifade etti. Ak Parti iktidarı döneminden önce ülkenin çete ve darbecilerin kontrolünde olduğunu belirten Bozdağ şöyle dedi: "Silivri'de yürütülen soruşturmalara baktığınız zaman bir sürü darbeye teşebbüs edildiğine dair iddialar var. Bunlar Türkiye'yi büyütecek bunu nasıl engelleriz diye perdenin arkasında uğraşanlar var. Hatırlarımsınız Mesut Yılmaz başbakandı ve burnuna bir yumruk yemişti. Bu ülkede mafyalar çeteler siyasi partilerin genel kurullarında genel başkan tayin ediyorlardı. Hata kurulurken bakanlık pazarlığı yapıyorlardı. O kadarki samimiler araları bozulduğu zaman başbakanlara yumruk atarak had bildiriyorlardı. Şimdi nerede bu çeteler nerede bu mafyalar hani nerede bu pazarlıklar. Birileri bizim elimizden tutmadı. Birileri gelin size koltuklar diye bizi oturtmadı. Çünkü millet bu emaneti bize teslim etti. Bu emaneti başkaları ile paylaşmak emanete ihanettir. Biz bu nedenle başkasıyla paylaşmadık." 'TÜRKİYE ESKİ TÜRKİYE DEĞİL' Cumhurbaşkanlığı seçimi döneminde yaşanan tartışmaları da hatırlatan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ, birden bire o dönem Anayasa'nın başka yorumlanır hale geldiğini ve 367 gibi bir garabet ve arkasından 27 Nisan e-muhtırası yaşadıklarını anımsatarak şöyle devam etti: "27 Nisan bildirisini yayınlayanlar, geçmişte benzeri olduğunda siyasetçilerin ne yaptığını biliyorlardı. Siyasetçiler esas duruşa geçiyorlardı. Tayyip Erdoğan ve arkadaşları da biz düdüğü çalarsak esas duruşa geçer, kimi istersek onu yaparlar diye düşündüler. Mantık bu. Düdük çalındı esas duruşa geçilmedi, bildiri çöpe atıldı. Millet bunu çöpe attı. AK Parti dönemi ile birlikte artık fötrsüz, şapkasız siyaset yapılıyor. Alıp gideceğimiz şapkamız, fötrümüz yok. 367 kararında takatimiz kesildi, size geldik ve sonuçta milletin istediği cumhurbaşkanı oldu. 2008 yılında 14'martta bu kez Yargıtay kapatma davası açtı. Olup bitenleri geriden bugüne doğu film şeridi gibi hafızanızdan geçirin. Biz bu ülkenin alt üst yapısını geliştirelim, bölgesel güç haline getirelim, istihdamı geniş alanlara yayalım diye uğraşırken öte yandan bunca engelleme ve badire ile uğraştık. Sormak istiyorum bu engellemeler bu badireler olmasaydı Türkiye bugün nasıl bir güç olmuştu. Ekonomisi, siyaseti ticareti nasıl olmuştu. Bunun hesabını vatandaşlarımız iyi yapmalıdır. 2008'de dünya finans krizi başladığı zaman ABD ve Avrupa'da krizin etkileri gözüküyor, tam o sarada Anayasa mahkemesine dava açılıyor. Mahkeme ceza verdiğinde hükümet düşüyordu. Dünyanın neresinde mahkeme kararı ile hükümet düşürmek görülmüş. Bu mahkeme kararı ile darbe girişimiydi, sonuç alınamadı. 2008 de bu nedenle boşa gitti. Böyle bir dava olmasaydı Türkiye tedbirlerini almış olsa bugün daha başka yerde olurduk. 2009'da yapılan seçimde milletimiz yine destek oldu 2011 de yine destek oldu. Anayasa ve yasalarda önemli değişiklikler yaptık. Türkiye artık eski Türkiye değil. Hiçbir şey eskisi gibi olmayacak dedik öyle yaptık. Türkiye'yi şantiye alanına döndürdük. Bambaşka bir Türkiye gelişti. Demokrasi anlayışı değişti., dün konuşulamayan tartışılamayan şeyler bugün konuşuluyor. Belli noktalarda imtiyazlı olan kişilerin artık imtiyazlı olmadığı ortada. Biri hakkında suç isnadı varsa, delliler varsa, profesör olsun, köylü, olsun general olsun artık ona karşı da sağlıklı bir yargı sistemi var. Türkiye'nin hukuk devleti olması yolunda önemli adımları attık. En önemli başarılardan birisi bu ülkede korkuları yenmek olmuştur. Korkuları attık. Artık korku siyaseti üretenler başarılı olmayacaktır." "MUHALEFET AÇAĞINI KAPATAMIYORUZ" İftira ve çamur siyasetini de tarih çöplüğüne attıklarını, Ak Parti İktidarının 9'uncu yılını tamamlayarak 10'uncu yılına girdiğini belirten Bozdağ, ülkenin en önemli sorunlarından birinin ise muhalefet yetersizliği olduğunu belirterek şöyle dedi: "Siz çamur içinde debelenir, başkasına çamur atmaya uğraşırsanız, karşısındakini kirletmekten çok onunla uğraşanları kirletir. Bunu yapanlara millet prim vermiyor, proje ve çözüm siyaseti istiyor. Türkiye bugün dünyanın imrenilen ülkelerinden biri oldu. Bütçe açığını, cari açığını kapatıyoruz ama bu ülkede sağlıklı bir muhalefet açığını kapatamıyoruz. En önemli sorunlarımızın bir tanesi sağlıklı muhalefet ve ana muhalefet eksiğini kapatamıyoruz. CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu her hafta elinde müfettiş gibi dosya sallıyor. İşsizliği, terörü çözeceği projesi var sanıyorsunuz ama yok. Bunlar dedikodu. Her yerde, kahvehanede bile bunların dedikodusu yapılıyor. Gönder savcılara içinde ne varsa savcılar baksın cezalandırsın. Sağlıklı bir muhalefetin yokluğunu da inşallah aşarız. Ciddi bir muhalefet açığı var. İktidarın bu açığı kapatması mümkün değildir. O zaman Türkiye demokrasi olmaktan çıkar." "TÜRK TARİHİ CUMHURİYET İLE Mİ BAŞLIYOR" Sultan Abdülmecit'in 150'inci yıldönümü için düzenlenen sempozyuma yönelik muhalefetin eleştirilerine de değinen Bozdağ, ecdadı anmanın en doğal şey olduğunu belirterek şöyle devam etti: "Osmanlı padişahlarını anmak ayıp mıdır, günah mıdır, suç mudur. Osmanlı bizim geçmişimiz, tarihimiz ve atamız değil mi. Ecdadımızı, geçmişimizi anmayacak mıyız. Türk tarihi Cumhuriyet'le mi başlıyor. Geçmişi yok mu. Yeri geldiğinde Yargıtay'ın, Danıştay'ın, Silahlı Kuvvetlerin kaçıncı yılını kutluyoruz. Yüzlerce yıllık değiller mi. Yeri geldiğinde ecdadımızı da anacağız. Bu toprakları yurt eden bizim ecdadımız Osmanlı'dır. CHP'liler biraz da kendi tarihlerine bakmalıdırlar. Bu ülkeyi kuran Gazi Mustafa Kemal Atatürk Osmanlı paşası değil mi. Osmanlı okullarında yetişmiş ve eğitim almamış mı. Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir Osmanlı paşası değil mi. Bu ülkenin okullarında okuyanlar sonrasında kurulan hükümetindekiler, meclisindekilerin tamamı Osmanlı okullarının eğitiminden geçmedi mi. Türkiye'yi kuranlar, Osmanların yetiştirdiği evlatlar değil mi. Biz neyinden utanacağız., ancak gurur duyarız,. Övünürüz. CHP'de dedesinden utanan nesil türedi. CHP'de atasından utanana bu millet kıymet veriri mi. Siz ona saygı duyar mısınız. Biz atalarımızdan dedelerimizden utanmıyoruz. Eksiklerini, yanlışlarını, doğrularını konuşacağız. Hata olmaz demiyoruz. Bizim tarihimizle doğru yüzleşmemiz, konuşmamız yazım. Biz tarihi iyi değerlendirmezsek geleceği doğru tayin edemeyiz." DERSİM OLAYI CHP milletvekili Hüseyin Aygün, Dersim ile alakalı katliam sözlerinin ardından CHP'de kıpırdanmalar olduğuna vurgu yapan Bozdağ, Kılıçdaroğlu'nun bu konuları tarihçilere bırakılması yönünde açıklamalar yaptığını hatırlatarak, politikacıların, milletvekilinin bunu gündeme getirmeye konuşmaya hakkı olduğunu, ama CHP'nin bu nedenle ceza vermeye kalktığını ifade etti. CHP'nin Suriye konusundaki açıklamalarına da değinen Bozdağ, Tüm dünyanın katliam yapıldığını kabul ettiği bölgede, CHP heyetinin 'bir şey yok' şeklinde kanaate vardığını, hemen ardından ise yönetim güdümlü Suriyelilerin konsolosluk basarak Türk bayrağını yakıp, Atatürk posterini kırdığını hatırlattı. Kongre sonrası salondan ayrılan Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ı salon çıkında yaşlı bir kadın, 'Kader mahkumlarına affı ne zaman vereceksiniz. Benim eşim kanser" diye sorunca Bozdağ, "Cumhurbaşkanının af yetkisi var. Ona müracaat edildiği taktirde, şartlar tutuyorsa yalnız Cumhurbaşkanının yetkisi var. Ama af yok. Zaten öyle bir düşüncemizde yok."dedi. Bozdağ daha sonra karayolu ile Yozgat'a hareket etti.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA