Başbakan Erdoğan: "Taksim Israrı Kamu Düzenini Bozmaya Yönelik"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Sendikaların 1 Mayıs'ı Taksim'de Kutlamak İstemelerini, "Israrla "Biz Nereyi İstiyorsak Orada Yaparız' Mantığı ile Bir Dayatmanın Olması Kamu Düzenini Bozmaya Yönelik Bir Yaklaşımdır. Güncel Yaşamı Olumsuz Etkilemeye Yönelik Bir Yaklaşımdır. Biz Bunun İçin Uygun Bulmuyoruz" Diyerek Bir Kez Daha Reddetti.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, sendikaların 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlamak istemelerini, "Israrla "biz nereyi istiyorsak orada yaparız' mantığı ile bir dayatmanın olması kamu düzenini bozmaya yönelik bir yaklaşımdır. Güncel yaşamı olumsuz etkilemeye yönelik bir yaklaşımdır. Biz bunun için uygun bulmuyoruz" diyerek bir kez daha reddetti.
Başbakan Erdoğan ile Litvanya Başbakanı Gediminas Kirkilas görüşmelerinin ardından ortak bir basın toplantısı düzenlediler. Erdoğan, NATO üyesi olan Litvanya ile Türkiye arasına güçlü bir ilişkinin olduğunu belirterek bu ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilere daha büyük bir ivme kazandıracağını söyledi.
-LİTVANYA'DAN TÜRKİYE'YE AB DESTEĞİ-
Ziyaretin Litvanya'dan başbakan düzeyinde gerçekleşen ilk ziyaret olduğuna işaret eden Erdoğan, Litvanya ile dış ticaret hacminin 360 milyon doları geçtiğini ve Litvanya'dan Türkiye'ye gelen turist sayısının ise 70 bine ulaştığını ifade etti. Başbakan Erdoğan, Kıbrıs konusunda Türkiye'nin görüşlerini de konuk Başbakan'a izah ettiğini belirterek, ziyaretin iki ülke arasında ilişkiler açısından yeni bir başlangıç olmasını diledi.
Konuk Başbakan Gediminas Kirkilas ise Türkiye'nin Litvanya'nın en önemli partnerlerinden biri olduğunu dile getirerek, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki müzakerelerin hızlandırılmasını istedi. Kirkilas, iki ülke arasındaki enerji, turizm ve kültürel ilişkilerin önemine değindi.
-"EK SÜRE YOK, SAVUNMAYI BUGÜN VEREBİLİRİZ"-
İki liderin açıklamalarının ardından Başbakan Erdoğan'a iç politika ile ilgili sorular soruldu. Anayasa Mahkemesi'nin gündeminde bulunan AKP kapatma davasıyla ilgili verilecek savunma için ek süre istenip istenmeyeceği ve ek süre istenmezse savunmanın ne zaman verileceği şeklindeki bir soru üzerine Erdoğan, "Ek süre istemeyeceğiz. Birinci tur için bunu söylüyorum. Şu anda çalışmalarımız bitti. Öyle zannediyorum ki; bugün büyük ihtimalle ön cevabımızı verebiliriz" dedi.
-"GEÇEN YILA KADAR TAKSİM'İ İSTEMİYORLARDI"-
Sendikaların 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlama konusunda ısrar etmelerinin hatırlatılması üzerine de Erdoğan, konuyla ilgili daha önce açıklama yaptıklarını belirterek, konuyla ilgili bir saptırmanın olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, geçen yıla kadar 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlamak gibi bir talebin gelmediğini belirterek, şöyle konuştu:
"Kaldı ki biz, sendikalarımıza şunu da söyledik: Bir temsili heyet yine Taksim'e gitsin, anıta çelengini koysun. Ondan sonra da İstanbul'da bizim miting alanları olarak ilan ettiğimiz alanlara, iktidar partisi olarak biz de orada yapıyoruz bu mitingleri, muhalefet partileri onlar da oralarda yapıyorlar. Birçok kuruluşlar hatta kendileri de orada birçok mitinglerini yaptılar. Buyursunlar mitingi de eğlenceyi de oralarda yapsınlar. İstanbul'da bu şekilde belirlenmiş dört tane büyük alan vardır. Bunların en büyüğü Kazlıçeşme'dir, Çağlayan'dır, Kadıköy'dür, Kartal'dır. Buralardan hangisini isterlerse bunu yapabilirler. Yani sadece bir çelenk koymaya bu işi mahkum etmedik. Çelenk olayını temsili bir olay olarak görüyoruz. Nitekim biz bile çeşitli milli bayramlarımızda, biliyorsunuz, çelengi farklı yerlerde gidip koyuyoruz. Hele hele bizim ısrarla devlet olarak yaptığımız şey gideriz Anıtkabir'e çelengimizi koyarız. Çelenkten sonra eğlenceydi, resmi geçitti, şuydu buydu Bunları da gideriz diyelim ki stadyumlarda yaparız. Ankara'da böyle, İstanbul'da gider Taksim'de çelenk koyulur, ondan sonra Vatan Caddesi'nde veya stadlarda gidilir eğlenceler yapılır."
-"İYİ NİYET GÖRMÜYORUZ"-
1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanmak istenmesinin arkasında bir iyi niyet görmediklerini belirten Erdoğan, Ankara'da Tandoğan ve Sıhhiye Meydanlarında yapılacak mitinglere bir itirazlarının olmadığını söyledi. "Ama burada maalesef farklı bir yaklaşımla bunu ısrarla "biz nereyi istiyorsak orada yaparız' mantığı ile bir dayatmanın olması kamu düzenini bozmaya yönelik bir yaklaşımdır" diyen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Güncel yaşamı olumsuz etkilemeye yönelik bir yaklaşımdır. Biz bunun için uygun bulmuyoruz. Ve ülke hukukun üstünlüğüne inanmış bir ülkedir. Kanunların bu ülkede bir üstünlüğü vardır. Bu kanunlara uymak zorundayız. Yapılan da budur. Biz bunun dışında herhangi bir şeyi yapmış değiliz. Nitekim şu anda aklı selimin egemen olduğu bir hava mesela diyelim ki en çok üyeye sahip bir sendika "sadece gidip çelengimizi bırakacağız ama katılmayacağız' dediler. Ben dün de biliyorsunuz, Türk-İş, DİSK ve KESK başkanları ile görüştüm. Bu görüşmede kendilerine de bunu söyledim. "Gelin bu işi farklı bir yere taşımayın. Orada temsili bir heyetle çelenginizi koyun ama gidin mitinginizi de kaç bin kişi toplayacaksınız toplayın, nereyi tercih ederseniz gelin orada yapın.' Enteresan olan şey şu: "Kaç kişi toplarsınız?' dedim. "30-35 bin kişi.' "Allah aşkına' dedim, "30-35 bin kişi ile basın toplantısı olur mu?' "Biz miting yapmayacağız, basın toplantısı yapacağız' diyorlar. Yani 30-35 bin kişi ile basın toplantısı yapmak fikrini sizler hiçbir zaman hukukla kanunla alakalı görüyor musunuz? Bu tam bir muvazaadır. Böyle bir şey olmaz. Bunu yarın başka şeyler takip eder. Bir basın toplantısı bu işte bu tür yerlerde yapılır. Sembolik diyelim ona da katlanalım. O da sembolik bir grupla yapılır. Ama kalkıp da olayı böyle 10 bin, 20 bin, 30 bin kişi dediğiniz zaman bunun adı basın toplantısı olmaz."
-"BU İŞLERİ BİZ DE BİLİYORUZ"-
Sendikaları günlük yaşamı olumsuz etkilemeye çalışmakla suçlayan Başbakan Erdoğan, "Biz de bu işleri biliyoruz. "Biz kontrol altına alırız' diyorlar. Alamazsınız. Hiçbir zaman kitle psikolojisi buna müsaade etmez. Kitlesel eylemler buna müsaade etmez. Olay orada bir provakatif yaklaşıma bağlıdır. Bir provakatif yaklaşım olduğu zaman bütün o alan karışır. Bizim de bu noktada can güvenliğini, mal güvenliğini devlet olarak sorumluluğumuz var, mesuliyetimiz var" dedi.
-"BİLİNMEYENLER ÜZERİNDEN KONUŞMAM"-
Erdoğan, AKP'nin üst düzey yöneticilerinden birinin bir gazetede çıkan açıklamalarının hatırlatılarak, "Türbanla ilgili güven artırıcı adımlar atılması ve kabinede revizyon söz konusu mu?" şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı:
"Ben bilinmeyenler üzerinden konuşmam. Başbakan olarak bilinenler üzerinden konuşurum. Böyle adı verilmeden, bilinmeden "işte adının verilmesini istemeyen bir kişi' Bir başbakan bunun üzerinden değerlendirme yapmaz. Ve gazete haberleri ile ise hiç yapmaz. Konuyu bilirim, kaynağından öğrenirim ondan sonra da değerlendirmeyi ona göre yaparım.
Konu güven artırıcı eylem vesaire bu tür şeyler olarak değerlendirilmesi bir defa çok çok yanlış bir konudur. Bu konular güvenlikle alakalı değil. Bu konuların hepsi tamamen özgürlükle alakalı bir konudur." (ANKA)
(İG/ZG)
Başbakan Erdoğan ile Litvanya Başbakanı Gediminas Kirkilas görüşmelerinin ardından ortak bir basın toplantısı düzenlediler. Erdoğan, NATO üyesi olan Litvanya ile Türkiye arasına güçlü bir ilişkinin olduğunu belirterek bu ziyaretin iki ülke arasındaki ilişkilere daha büyük bir ivme kazandıracağını söyledi.
-LİTVANYA'DAN TÜRKİYE'YE AB DESTEĞİ-
Ziyaretin Litvanya'dan başbakan düzeyinde gerçekleşen ilk ziyaret olduğuna işaret eden Erdoğan, Litvanya ile dış ticaret hacminin 360 milyon doları geçtiğini ve Litvanya'dan Türkiye'ye gelen turist sayısının ise 70 bine ulaştığını ifade etti. Başbakan Erdoğan, Kıbrıs konusunda Türkiye'nin görüşlerini de konuk Başbakan'a izah ettiğini belirterek, ziyaretin iki ülke arasında ilişkiler açısından yeni bir başlangıç olmasını diledi.
Konuk Başbakan Gediminas Kirkilas ise Türkiye'nin Litvanya'nın en önemli partnerlerinden biri olduğunu dile getirerek, Avrupa Birliği ile Türkiye arasındaki müzakerelerin hızlandırılmasını istedi. Kirkilas, iki ülke arasındaki enerji, turizm ve kültürel ilişkilerin önemine değindi.
-"EK SÜRE YOK, SAVUNMAYI BUGÜN VEREBİLİRİZ"-
İki liderin açıklamalarının ardından Başbakan Erdoğan'a iç politika ile ilgili sorular soruldu. Anayasa Mahkemesi'nin gündeminde bulunan AKP kapatma davasıyla ilgili verilecek savunma için ek süre istenip istenmeyeceği ve ek süre istenmezse savunmanın ne zaman verileceği şeklindeki bir soru üzerine Erdoğan, "Ek süre istemeyeceğiz. Birinci tur için bunu söylüyorum. Şu anda çalışmalarımız bitti. Öyle zannediyorum ki; bugün büyük ihtimalle ön cevabımızı verebiliriz" dedi.
-"GEÇEN YILA KADAR TAKSİM'İ İSTEMİYORLARDI"-
Sendikaların 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlama konusunda ısrar etmelerinin hatırlatılması üzerine de Erdoğan, konuyla ilgili daha önce açıklama yaptıklarını belirterek, konuyla ilgili bir saptırmanın olduğunu söyledi. Başbakan Erdoğan, geçen yıla kadar 1 Mayıs'ı Taksim'de kutlamak gibi bir talebin gelmediğini belirterek, şöyle konuştu:
"Kaldı ki biz, sendikalarımıza şunu da söyledik: Bir temsili heyet yine Taksim'e gitsin, anıta çelengini koysun. Ondan sonra da İstanbul'da bizim miting alanları olarak ilan ettiğimiz alanlara, iktidar partisi olarak biz de orada yapıyoruz bu mitingleri, muhalefet partileri onlar da oralarda yapıyorlar. Birçok kuruluşlar hatta kendileri de orada birçok mitinglerini yaptılar. Buyursunlar mitingi de eğlenceyi de oralarda yapsınlar. İstanbul'da bu şekilde belirlenmiş dört tane büyük alan vardır. Bunların en büyüğü Kazlıçeşme'dir, Çağlayan'dır, Kadıköy'dür, Kartal'dır. Buralardan hangisini isterlerse bunu yapabilirler. Yani sadece bir çelenk koymaya bu işi mahkum etmedik. Çelenk olayını temsili bir olay olarak görüyoruz. Nitekim biz bile çeşitli milli bayramlarımızda, biliyorsunuz, çelengi farklı yerlerde gidip koyuyoruz. Hele hele bizim ısrarla devlet olarak yaptığımız şey gideriz Anıtkabir'e çelengimizi koyarız. Çelenkten sonra eğlenceydi, resmi geçitti, şuydu buydu Bunları da gideriz diyelim ki stadyumlarda yaparız. Ankara'da böyle, İstanbul'da gider Taksim'de çelenk koyulur, ondan sonra Vatan Caddesi'nde veya stadlarda gidilir eğlenceler yapılır."
-"İYİ NİYET GÖRMÜYORUZ"-
1 Mayıs'ın Taksim'de kutlanmak istenmesinin arkasında bir iyi niyet görmediklerini belirten Erdoğan, Ankara'da Tandoğan ve Sıhhiye Meydanlarında yapılacak mitinglere bir itirazlarının olmadığını söyledi. "Ama burada maalesef farklı bir yaklaşımla bunu ısrarla "biz nereyi istiyorsak orada yaparız' mantığı ile bir dayatmanın olması kamu düzenini bozmaya yönelik bir yaklaşımdır" diyen Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Güncel yaşamı olumsuz etkilemeye yönelik bir yaklaşımdır. Biz bunun için uygun bulmuyoruz. Ve ülke hukukun üstünlüğüne inanmış bir ülkedir. Kanunların bu ülkede bir üstünlüğü vardır. Bu kanunlara uymak zorundayız. Yapılan da budur. Biz bunun dışında herhangi bir şeyi yapmış değiliz. Nitekim şu anda aklı selimin egemen olduğu bir hava mesela diyelim ki en çok üyeye sahip bir sendika "sadece gidip çelengimizi bırakacağız ama katılmayacağız' dediler. Ben dün de biliyorsunuz, Türk-İş, DİSK ve KESK başkanları ile görüştüm. Bu görüşmede kendilerine de bunu söyledim. "Gelin bu işi farklı bir yere taşımayın. Orada temsili bir heyetle çelenginizi koyun ama gidin mitinginizi de kaç bin kişi toplayacaksınız toplayın, nereyi tercih ederseniz gelin orada yapın.' Enteresan olan şey şu: "Kaç kişi toplarsınız?' dedim. "30-35 bin kişi.' "Allah aşkına' dedim, "30-35 bin kişi ile basın toplantısı olur mu?' "Biz miting yapmayacağız, basın toplantısı yapacağız' diyorlar. Yani 30-35 bin kişi ile basın toplantısı yapmak fikrini sizler hiçbir zaman hukukla kanunla alakalı görüyor musunuz? Bu tam bir muvazaadır. Böyle bir şey olmaz. Bunu yarın başka şeyler takip eder. Bir basın toplantısı bu işte bu tür yerlerde yapılır. Sembolik diyelim ona da katlanalım. O da sembolik bir grupla yapılır. Ama kalkıp da olayı böyle 10 bin, 20 bin, 30 bin kişi dediğiniz zaman bunun adı basın toplantısı olmaz."
-"BU İŞLERİ BİZ DE BİLİYORUZ"-
Sendikaları günlük yaşamı olumsuz etkilemeye çalışmakla suçlayan Başbakan Erdoğan, "Biz de bu işleri biliyoruz. "Biz kontrol altına alırız' diyorlar. Alamazsınız. Hiçbir zaman kitle psikolojisi buna müsaade etmez. Kitlesel eylemler buna müsaade etmez. Olay orada bir provakatif yaklaşıma bağlıdır. Bir provakatif yaklaşım olduğu zaman bütün o alan karışır. Bizim de bu noktada can güvenliğini, mal güvenliğini devlet olarak sorumluluğumuz var, mesuliyetimiz var" dedi.
-"BİLİNMEYENLER ÜZERİNDEN KONUŞMAM"-
Erdoğan, AKP'nin üst düzey yöneticilerinden birinin bir gazetede çıkan açıklamalarının hatırlatılarak, "Türbanla ilgili güven artırıcı adımlar atılması ve kabinede revizyon söz konusu mu?" şeklindeki soruyu şöyle yanıtladı:
"Ben bilinmeyenler üzerinden konuşmam. Başbakan olarak bilinenler üzerinden konuşurum. Böyle adı verilmeden, bilinmeden "işte adının verilmesini istemeyen bir kişi' Bir başbakan bunun üzerinden değerlendirme yapmaz. Ve gazete haberleri ile ise hiç yapmaz. Konuyu bilirim, kaynağından öğrenirim ondan sonra da değerlendirmeyi ona göre yaparım.
Konu güven artırıcı eylem vesaire bu tür şeyler olarak değerlendirilmesi bir defa çok çok yanlış bir konudur. Bu konular güvenlikle alakalı değil. Bu konuların hepsi tamamen özgürlükle alakalı bir konudur." (ANKA)
(İG/ZG)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA