Başbakan Erdoğan: Kürt Meselesinin Patenti CHP'ye, İstismarı BDP'ye Aittir (1)
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır'ı kardeşlik kenti olarak nitelendirirken, "Diyarbakır'da ne konuştuysak, diğer 80 vilayette de eğilmeden aynı şeyi konuştuk.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Diyarbakır'ı kardeşlik kenti olarak nitelendirirken, "Diyarbakır'da ne konuştuysak, diğer 80 vilayette de eğilmeden aynı şeyi konuştuk. Ben bugün Diyarbakır'a sizlerle muhabbet etmeye dertleşmeye geldim. Kardeşler arasında hesaplaşma yoktur, helalleşme vardır. Ben bugün sizlerle helalleşmeye geldim" dedi. Bölge halkı ile aynı acıları yaşayan biri olduğunu anlatan Başbakan Erdoğan, "Bunlara göre Apo peygamberdir. Bunu da ilan ediyorlar. Yahu siz hangi yüzle kalkıp da bunun organizasyonunu yapıyorsunuz. Bu fitne fesattır. Üç beş oy için bunları yapıyorlar" diye konuştu. CHP ile BDP'nin sivil faşizmde buluştuğunu öne süren Erdoğan, "Buraya durup dururken gelmedik. Kürt meselesinin patenti CHP'ye aittir. Kürt sorununun müsebbibi CHP'dir. Kürt kardeşlerimin yaşadığı acının kaynağı CHP'dir. Kürt meselesinin patenti CHP'ye, istismarı da BDP'ye aittir" dedi. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan Diyarbakır'da İstasyon Meydanı'nda yaklaşık 15 bin kişiye seslenirken miting için olağanüstü güvenlik önlemi alındı. Günlerden bu yana merakla beklenen Diyarbakır mitinginde eşi Emine Erdoğan, kızı Sümeyye Erdoğan, Sağlık Bakanı Recep Akdağ ve Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker eşlik etti. Mitingteki konuşmasına Diyarbakırlılar'ı sevgi ve saygıyla, hasretle selamladığını anlatan Başbakan Erdoğan, Diyarbakır'ın tarih, medeniyet ve kardeşlik şehri olduğunu, kentte Çin Seddi'nden sonraki Dünyanın en uzun surlarının bulunduğunu, kentin 41 sahabeye, peygamberin yüzünü görmüş 41 ulu insana ev sahipliği yaptığını söyledi. Erdoğan, şöyle dedi: "Diyarbakır huzur, maneviyat, en çok da kardeşlik demektir. Bu benim başbakanlığım döneminde Diyarbakır'a 11'inci gelişim. En son 2010'da Diyarbakır'a geldim. Demokrasi için, hukukun üstünlüğü için, çetelerle mücadele için o gün sizden destek istemeye geldim. O gün sizi yine tehdit ettiler. Yine korkuttular. Mitinge gelmenizi, bizimle gelmenizi, bizimle kucaklaşmanızı hasret gidermenizi engellemek istediler. 12 Eylül'deki bu cesaretiniz için güçlü bir haykırış için sizi kutluyorum. Bu BDP, BDP'nin desteklediği bağımsızlar, bir taraftan demokrasi, özgürlük diyorlar. Sizin demokratik hakkınızı engellemişlerdi. Tehditle korkutarak. Sizin demokrasi anlayışınız bu mu yahu? Biz böyle bir anlayışa evet demiyoruz. Biz milli iradeye pranga istemiyoruz. Biz özgürlüklere pranga istemiyoruz. Bırakın vatandaşı kendi haline iradesini ortaya koysun. Ama bunu yapamazlar. Bunu yaptıklarında başlarına ne geleceğini biliyorlar. Ben inanıyorum ki Diyarbakırlı kardeşim buradan onlara doğru dürüst oy bile vermez. Bunlar bireysel saltanatlarını sürdürüyorlar. " Diyarbakır'a siyaset adamı Başbakan, AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan olarak gelmediğini anlatan Erdoğan, "Sizin karşınızda sizden biri var. Kardeşiniz kader arkadaşınız yol arkadaşınız kimsesizlerin kimi bir sesi kardeşiniz var. Biz milletimizle konuşurken devletin diliyle değil, muhabbetin diliyle konuşuyoruz. Gönül diliyle konuşuyoruz. Biz Diyarbakır'da söylediğini Ankara'da yalanlayanlardan, İstanbul'da unutanlardan hiç değiliz" diye konuştu. Diyarbakır'da ne söylediyse diğer 80 ilde de eğilmeden aynı şeyi söylediğini anlatan Başbakan Erdoğan kente muhabbet etmeye dertleşmeye geldiğini belirtti. Erdoğan, "Kardeşler arasında hesaplaşma yoktur, helalleşme vardır. Ben bugün sizlerle helalleşmeye geldim" dedikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü: "Suriye'nin başkenti Şam'a ben defalarca gittim. Şam nice ulu insanların kabirlerinin olduğu bir şehirdir. Şam'da Emevi Mescidi'nin hemen yanında, tarihin en büyük komutan Selahaddin Eyyubi Hazretleri'nin türbesi vardır. Bundan sadece 93 yıl önce Kudüs Osmanlı'nın elinden çıktığında, düşman orduların komutanı ayağını Selahaddin Eyyubi'nin mezarının üzerine koydu ve dedi ki: Kalk ey Selahaddin dedi, biz yine geldik dedi, şimdi atalarımızın intikamını aldık dedi. Selahaddin Eyyubi bir tek namazını bile cemaatsiz kılmadı. Günlerce ağladı. Ölüm döşeğindeyken vasiyet etti, kefenini bir sırığa bağlayıp Şam sokaklarında dolaştırdılar ve şöyle bağırdılar "Ey ahali, Sultan Selahaddin'in son haline bakın ve ibret alın. " Bir kefenle dünyadan gidiyor. Böyle bir sultanın, devlet adamının, dininin mezhebinin önemi olabilir mi? Böyle bir sultan gönüllerin sultanı olmaz mı? Biz hep birlikte Selahaddin Eyyubi'nin torunlarıyız. Biz Selahaddin'in ordusundaki neferlerin torunlarıyız. Kürdü, Türkü, Arabı, Çerkezi ne derseniz deyin yaradılanı yaradandan ötürü seviyoruz biz. " İstasyon Meydanı'nı dolduran kalabalık aşırı sıcak nedeniyle zaman zaman bunaldı. Başbakan Erdoğan, konuşmasını bölerek 4 kez anons yapıp sağlık görevlilerinin bayılarlara müdahale etmesini istedi. Başbakan Erdoğan, sabah İstanbul'da Haliç Kongre Merkezi'ndeki toplantıda açıkladığı Diyarbakır'a ilişkin sağlık, ulaşım, eğitim ve spor başta olmak üzere çeşitli projeleri miting meydanında da anlattı. DHA (İD) - Diyarbakır
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA