Başbakan Erdoğan: Kirli Senaryolara Hukuk Dışı Girişimlere Boyun Bükmeyeceğiz

Güncel Haberler

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Hükümeti Devirme Planları İddialarına Sert Çıktı. Erdoğan, "Ankara'nın Karanlık Tünellerine Girmedik, Girmiyoruz, Girmeyeceğiz. Bizi Paçamızdan Oralara Çekmek İstiyorlar. Bütün Bu Kirli Senaryolara, Kirli Oyunlara, Kirli İlişkilere, Hukuk Dışı Girişimlere Karşı Boynumuzu Hiçbir Zaman Bükmedik, Bundan Sonra da Bükmeyeceğiz" Diye Konuştu.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümeti devirme planları iddialarına sert çıktı ve muhalefet partisi liderlerini sert bir dille eleştirdi. Erdoğan, "Ankara'nın karanlık tünellerine girmedik, girmiyoruz, girmeyeceğiz. Bizi paçamızdan oralara çekmek istiyorlar. Bütün bu kirli senaryolara, kirli oyunlara, kirli ilişkilere, hukuk dışı girişimlere karşı boynumuzu hiçbir zaman bükmedik, bundan sonra da bükmeyeceğiz" diye konuştu. Erdoğan, konuşmasında MHP lideri Bahçeli'yi de sert bir dille eleştirdi. Erdoğan, "Sayın Bahçeli çıkıyor kurduğu her üç cümleden birinde yıkıcı, ihanet, hıyanet kavramlarını kullanıyor. Bu kavramlar bu kadar ucuz mu?" dedi. CHP lideri Baykal'ın gündeme getirdiği anket sonuçlarının doğruyu yansıtmadığını yolundaki görüşleri yineleyen Erdoğan, Tekel işçilerini de eleştirdi.

Erdoğan, partisinin genel merkezinde düzenlenen Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı'na katıldı. Toplantıda konuşan Erdoğan, AKP'nin siyasi gerilimin içine girmeyeceğini, barışta, sevgide ve hizmette var olduğunu söyledi. Erdoğan konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bizi dedikoduların, söylentilerin, iftiraların, ithamların, karanlık ve kirli senaryoların peşine takılıp gidenlerin arasında bulamazsınız. Bizi millete efendi olmak değil, hizmetkar olmak yolunda bulabilirsiniz.

Biz, Ankara'nın karanlık tünellerine girmedik, girmiyoruz, girmeyeceğiz. Bizi paçamızdan oralara çekmek istiyorlar. Bizi, millete hiçbir faydası olmayan senaryolarına ortak etmek istiyorlar. Bizi, gerilim siyasetlerine alet etmek istiyorlar. Biz bunlarda yokuz ve olmayacağız. Bütün bu kirli senaryolara, kirli oyunlara, kirli ilişkilere, hukuk dışı girişimlere karşı boynumuzu hiçbir zaman bükmedik, bundan sonra da bükmeyeceğiz.

7 yıl boyunca aziz milletimizin bize yüklediği emanete gölge düşürmek isteyenlere fırsat vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Ülke adına, gelecek adına, demokrasi ve özgürlük adına her türlü senaryo ve girişimin karşısında dimdik durduk, bundan sonra da aynı şekilde dimdik durmaya da devam edeceğiz."

-"MİLLET İRADESİNİN ÜZERİNDE HİÇBİR GÜÇ YOKTUR"-

Türkiye Cumhuriyeti'nin demokratik, laik, sosyal bir hukuk devleti olduğunu söyleyen Erdoğan, demokrasilerde iktidarların seçimle gelip, seçimle gittiğini ifade etti. Erdoğan, "millet iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur, olamaz" diye konuştu. Kendisini TBMM ve millet iradesinin üzerinde görenlerin, ve kendisinde böyle bir yetkiyi vehmedenlerin apaçık gaflet ve dalalet içinde olduğunu ifade eden Erdoğan şunları kaydetti:

"'Bugün nasıl olsa benim elimde güç var' Unutma. Yarın bu güç elinden gidebilir. Bu güç elinden gittiği zaman halk nezdinde nasıl yargılanacaksın, bunun hesabını şimdiden yap. Bu hepimiz için geçerlidir. Hükümet olarak, AK Parti olarak, millet iradesine el uzatanlar karşısında hukuku ve demokrasiyi savunmaya devam edeceğimizi, bu uğurda her türlü sıkıntıyı göğüsleyeceğimizi buradan açık açık ifade ediyorum."

-SİVİL DİKTA TARTIŞMALARI-

Başbakan Erdoğan, hükümete yönelik eleştirilere de karşı çıkarak, "'Sivil diktatörlük' diyorlar, 'sivil faşizm' diyorlar, 'tek parti diktatörlüğü, tek adam özlemi' diyorlar. Peki soruyorum: Nereden çıktı şimdi bunlar, nereden lüzum gördünüz bu iddialara? Merhum Menderes'e, Merhum Özal'a karşı yürütülen bu kampanya bugün nereden ısıtılıp Türkiye'nin önüne sürülmüş? Arşivden bunları bulup çıkarttım. Aynı şeyleri merhum Özal'a da söylemişler. 20-25 yıl önce bunlar aynen söylenmiştir. Şimdi tekrar ediyorlar. Altını çizerek söylüyorum, biz kendi iktidarımızı kökleştirmenin değil, böyle bir şey asla söz konusu olamaz. Biz halkın iktidarını, milletin egemenliğini kökleştirmenin gayreti içindeyiz. Biz bugün varız, yarın yokuz. Kimse ülkeye korku salmaya kalkışmasın. Kimse milletimizi korkutarak, yapay korkular üreterek, tedirginlik yayarak buradan kendisine siyasi rant elde etmeye kalkışmasın. Türkiye'de seçimler 5 yılda bir yapılırdı. Eğer bu işte bu kadar telaşı olan bir siyasi parti olsaydık bunu 5 yıldan 4 yıla indirir miydik? 5 yıldan 4 yıla indirdik. Niye? Daha seri milletin huzuruna çıkalım, millete hesap verelim, diye.

-"AVUCUNU YALARSIN, AVUCUNU, NEYİ DEVİRİYORSUN SEN?"-

TEKEL işçilerini muhalefetin oyununa gelmemeleri yönünde uyaran Başbakan Erdoğan, "Muhalefetin bu çirkin oyununa gelmeyin. Bu ülkede hiçbir zaman ülkenin aydınlık geleceğini düşünmeyen, o marjinal örgütlerin tuzağına düşmeyin" dedi. Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Akşam Tekgıda-İş'in Başkanı 'Biz gerekirse hükümet deviririz' diyor, şu ifadeye bak. 'Şu anda diyor, dün yaptığımız görüşmede genel grev kararı almadık, genel eylem kararı aldık, genel grev kararı alırsak hükümet devrilir' Şimdi bu ifadeye ne denir? Bu mantıkta olan bir sendikacının bu ülkenin istikbalini, aydınlık yarınlarını düşünme diye bir derdi olabilir mi? Bunlarla siz nasıl masaya oturursunuz? Neymiş, 'Hükümet devirirmiş' Sen avucunu yalarsın, avucunu. Neyi deviriyorsun sen? Bunlar ülkeyi sadece kendilerinden ibaret zannediyorlar."

-BAHÇELİ VE BAYKAL'A ELEŞTİRİ-

Başbakan Erdoğan, konuşmasında MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi de sert bir dille eleştirdi. Erdoğan, "Sayın Bahçeli çıkıyor kurduğu her üç cümleden birinde yıkıcı, ihanet, hıyanet kavramlarını kullanıyor. Bu kavramlar bu kadar ucuz mu?" diye konuştu. Erdoğan eleştirilerini şöyle sürdürdü:

"Ne hakkın bu milleti rahatsız etmeye var. En ağır hakaretleri ne hakla ne cüretle layık görebiliyorsun. Uzlaşma ise senin uzlaşma diye bir derdin yok. İktidar partisi, Başbakan senden randevu talep eder, lütfedip de beyefendi randevu talebine cevap vermezler. O zaman uzlaşmadan yana olan kim? Ben senin ayağına gelecektim. Ama şimdi çıkıyor iktidar uzlaşmadan yana değil diyor. Toplumu huzursuzluğa sevk etmek, Sayın Bahçeli'nin adeta özel gayretleri arasında."

Başbakan Erdoğan konuşmasında CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın, Adnan Menderes'e ve Turgut Özal'a karşı yüklendiği vazifeyi bugün de kendilerine karşı yürüttüğünü savunarak, "Kurumları kışkırtarak, kaos senaryolarına su taşıyarak, çetelere başta kendi olmak üzere milletvekilleriyle beraber avukatlık yaparak, bu ülkeye nasıl bir hizmet sağladığını düşünüyorsunuz?" diye konuştu.

-YENİLEN PEHLİVAN-

Muhalefet partilerinin erken seçim taleplerine, "Yenilen pehlivan güreşe doymaz" şeklinde cevap veren Erdoğan, "Onlar seçim de seçim tutturmuş gidiyorlar. Bu ülke zamanında yapılmayan her seçim için ağır faturalar ödedi. 28 Mart 2004'te, 22 Temmuz 2007'de 29 Mart 2009'da kaybettiler hangi bedeli ödediler" dedi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın gündeme getirdiği anket sonuçlarının doğruyu yansıtmadığını anlatan Erdoğan, "Seçimler, normal zamanında yapılacaktır. Muhalefet de artık bu demokratik kültüre uyum sağlamak durumundadır. Rüya görmeyin veya birine vekalet verip rüyaya yatırmayın" dedi.(ANKA)

(ÖÜ/BÜN)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler