Başbakan Erdoğan'ın Açıklamaları (3)

Politika Haberleri

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Yarın Yeni Kabine Listesini Sunacağı Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e Yönelik, "Ben Seçilmişlerden Oluşan Bir Kadro Sunacağım. Bunlar Atanmış Memur Değil, Seçilmiş İnsanlar. Bu Seçilmişlerden Oluşan İnsanlar Olduğu İçin, Ben Bir Takım Kuruyorum. Bir Kollektif Oyun Ortaya Koymam Lazım. Bu Oyunu da Başarıyla Sürdürmem İçin Kimi Nereye Monte Edeceğim Noktasında Her...

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yarın yeni kabine listesini sunacağı Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'e yönelik, "Ben seçilmişlerden oluşan bir kadro sunacağım. Bunlar atanmış memur değil, seçilmiş insanlar. Bu seçilmişlerden oluşan insanlar olduğu için, ben bir takım kuruyorum. Bir kollektif oyun ortaya koymam lazım. Bu oyunu da başarıyla sürdürmem için kimi nereye monte edeceğim noktasında herhalde bunu da en iyi benim bilmem gerekir. Onu başaramazsam daha baştan yanlış adım atmış oluruz.

Bunları inanıyorum ki sayın cumhurbaşkanımız da anlayışla karşılayacaktır" dedi.

Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili olarak büyük uzlaşmayı muhalefete yapıp yapmadığının sorulması üzerine, uzlaşma denildiğini ancak uzlaşmanın ne olduğu sorusuna lügat anlamıyla ve geçmişlerin ifade ettiği gibi 'efradını cami, ağyarını mani' gibi bir tanımı kimsenin getirmediğini söyledi. Uzlaşmaya böyle bir tanım getirilmesini isteyen Erdoğan, "Yani uzlaşma, benim istediğimi karşı tarafın kabul etmesi mi yoksa demokrasilerde halkın size vermiş olduğu yetki çerçevesi içinde karşınızdakilerle

konuşup bir ortak aklı oluşturma mı? Olaya böyle bakmak lazım. Biz tabii ikincisini kabul ediyoruz. Aksi takdirde yani parlamento içinde sizin belli bir miktarda halkın verdiği bir yetki var, bu yetki ile siz dayatacaksınız. Nereye? Halkın çok çok fazla yetki verdiği bir gruba. Bunun adı uzlaşı arayışı olmaz. Asıl dayatma bu olur" tepkisini gösterdi. Nezaket göstererek CHP'den randevu istediklerini ancak hala bir cevap verilmediğine işaret eden Erdoğan, "Bunun adı kalkıp da bir uzlaşma arayışı olmaz" diye

konuştu. Erdoğan, diğer siyasi partilerin istedikleri randevu taleplerini olgunlukla karşılayarak, cevap verdiğini hatırlattı. Erdoğan, CHP'nin, Abdullah Gül'ün randevu talebine cevap vermemesini, "Kusura bakmayın da biz bir ülke yönetiyoruz, kabile yönetmiyoruz. Onun için de işimiz var, atacağımız adımlar var" sözleriyle eleştirdi. Bu süreçte ortak akıl oluşturmaya çalıştıklarının altını çizen Erdoğan, bu süreçte CHP'nin ortaya koyduğu tavra sert çıktı. Yapılan açıklamalarda bir duygusallığın egemen

olduğunu vurgulayan Başbakan Erdoğan, "Bunlar seçim öncesi kullanılan ifadelerin aynısı. Değişen hiçbir şey yok. Seçim öncesinde ne söylendiyse bugün yine aynı şey söyleniyor. O bakımdan biz yapacağımız çok iş var, diyoruz. Onun için büyük uzlaşma ifadesiyle bu şekilde ortaya koyuyoruz" şeklinde konuştu.

"BAKANLIK SAYISI ARTTIRILACAK"

Başbakan Erdoğan, bakanlık sayısının arttırılacağı yönündeki haberlerin hatırlatılması üzerine, devlet bakanlıklarında bakanlık sayısını 2 arttırmayı düşündüklerini söyledi. Bunun dışında icracı bakanlıklarda görev dağılımlarında bazı değişikliklere gitmeyi planladıklarını dile getiren Erdoğan, şu anda bunu yapmalarının mümkün olmadığını, kabine oluştuktan sonra icracı bakanlıklardaki değişiklikleri yapma imkanı bulacaklarını kaydetti. Bazı değişikliklerde tezkere bazılarında ise yasa değişikliği

gerektiğine işaret eden Başbakan Erdoğan, bunlarla ilgili çalışmaların yapıldığını, yeni kabine oluştuktan sonra onlarla ilgili de adım atacaklarını bildirdi. Erdoğan, bakanlıklardaki fonksiyonları çok daha farklı hale getireceklerinin altını çizdi. Erdoğan, listeye Sezer'in itiraz etmesi halinde kabineyi yeni cumhurbaşkanına sunacağı yönündeki haberlere de açıklık getirdi. Şu anda cumhurbaşkanı seçiminin tam gündemde olduğu sırada kabineyi Sezer'e sunacaklarını kaydeden Erdoğan, "Sayın cumhurbaşkanının

tavrı ne olur ne olmaz, ben şu anda onu kestiremem, bilemem. Fakat ben seçilmişlerden oluşan bir kadro sunacağım. İnanıyorum ki sayın Cumhurbaşkanı da böyle bir kendilerine sunacağım kabineyi onlar da bizim haklı talebimiz olarak, çünkü onlarla biz çalışacağız. Bunlar atanmış memur değil seçilmiş insanlar. Bu seçilmişlerden oluşan insanlar olduğu için, ben bir takım kuruyorum. Bir kollektif oyun ortaya koymam lazım. Bu oyunu da başarıyla sürdürmem için kimi nereye monte edeceğim noktasında herhalde bunu da

en iyi benim bilmem gerekir. Onu başaramazsam daha baştan yanlış adım atmış oluruz. Bunları inanıyorum ki sayın cumhurbaşkanımız da anlayışla karşılayacaktır" uyarısını yaptı.

CHP'YE SERT ÇIKTI

Erdoğan, CHP'nin resepsiyonlara katılmama kararı başta olmak üzere ortaya koyduğu tavrın bu süreçte bir sıkıntıya yol açıp açmayacağı yönündeki bir soru üzerine, "Bizim böyle bir gerginlik diye bir anlayışımız yok. Böyle bir şeyin ne beklentisi ne hazırlığı içindeyiz. Bunun beklentisi içinde olan maalesef her zaman olduğu gibi anamuhalefet partisi" dedi. CHP lideri Baykal'ın daha önce adaylığını açıklamadığı halde 'Başbakan adaylıktan vazgeçsin' diye açıklama yaptığını hatırlatan Erdoğan, CHP'nin bu kez

de Abdullah Gül'e yüklendiğini söyledi. Türkiye'nin parlamenter sistem içerisinde icrası anayasa ile belirlenmiş, yasalarla belirlenmiş bir devlet olduğuna dikkati çeken Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:

"Yani bu devletin başına kim nasıl gelecek, bu anayasada, yasalarda bellidir. Dolayısıyla siz bu ülkede başbakanlık yapacaksın r var" sözleriyle eleştirdi. ız, bakanlık yapacaksınız, 1992'den bu yana parlamenterlik yapacaksınız, Avrupa Parlamentosu'nda Türkiye'yi temsil edeceksiniz, hiçbir şey yok. Ama gündem cumhurbaşkanlığı olunca, siyasi etiğe yakışmayacak şekilde kalkıp cumhurbaşkanı adayı olan parlamentonun bir mensubuna bu yakıştırmaları yapacaksınız. Bunlar çok çirkin, bunlar hoş şeyler değil. Ve

yani artık yıllara sari bir geçmişi olan bir partinin mensupları olarak CHP'nin bu tür ifadeleri kullanması Türkiye'ye ve Türk milletine bir şey kaybettirmez, kendilerine kaybettirir. Biz asla bu anlayış içinde değiliz, onların kullandığı ifadelerle onlara cevap verme niyetinde değiliz. Biz sadece bu milletin hizmetkarıyız. Bu millete hizmet etmek bizim için güzelliklerin en güzeli olur. Onun için de şu anda biz yolumuza bu kararlılık, bu anlayış içinde, bu kucaklama anlayışı içinde yürümeye kararlıyız."

Erdoğan, Meclis Başkanlığı seçiminde Toptan'ın muhalefete alternatif isimlerle gitmediğini anlatarak, bu defa da Gül'ün aynı ziyaretleri yaptığını söyledi. Erdoğan, "Hatta sayın Gül'ün bu ziyareti, bunlar tamamlandıktan sonra ben randevu veren partiler olursa kendim gider, onlarla ayrıca görüşmelerimi yaparım, yapacağım. Yani bu da ayrı bir mesele. Kapılar açık tutulursa bu olur, kapılar açık tutulmazsa biz de bunu yapamayız" şeklinde konuştu.

"HAKKINI SAHİBİNE TESLİM ETMEMİZ GEREKİYORDU"

Başbakan Erdoğan, bir gazetecinin "'Sayın Gül'ün aday olduktan sonra 'Bu sizin hakkınız' dediği yazıldı. Sizin cevabınız ne oldu?" sorusuna karşılık, şunları söyledi:

"Geçen dönemde de son gece dediğimiz olayda da sayın Gül aynı şeyi söylemişti. 'Bu sizin hakkınız, buraya siz layıksınız' demişti. Ben de kendilerine 'Bu yola çıkarken bazı ilkelerim var. Bu ilkelerin birincisi, partimizi bir dünya markası haline getirmek. Siyasette partimizle beraber bu hizmet sürecini süratle sürdürebilmek. Şu anda ilk sınavdayız. Şu anda bunu da başarıyla vermek istiyoruz' dedim. Zaten tüzüğümüzde genel başkanlık ve milletvekilliği süresi belli. 'Baki olan bu kubbede hoş bir sada'

demiştim. Yaptığımız istişareler sonucunda arkadaşlarımız 'Siz olmayacaksanız, Abdullah Bey'i görmek istiyoruz' dediler. Bu dönemde de bu sürece başlarken zaten kamuoyunda oluşan bir hava var. Kamuoyunda oluşan havayı bütün milletvekili arkadaşlarımız gördüler, yaşadılar ve yaşıyor. Teşkilatım aynı şekilde yaşıyor. Herkes demokratik anlayış içerisinde hareket edeceksek ve cumhurbaşkanlığı makamının çok güçlü bir tabana oturmasını istiyorsak, burada demokratik davranacaksak, o zaman tabi hakkı da sahibine

teslim etmemiz gerekir. Onun için hayırlı olsun diliyorum."

Erdoğan, önümüzdeki dönem için gönlünde cumhurbaşkanlığı görevinin yatıp yatmadığının sorulması üzerine de, "Şu anda gündemimizde bu dönem var. Şu dönemleri hayırlısıyla aşalım. Ama ondan sonraki süreçte bizim tüzüğümüzün bağlayıcı kuralları var. O kurallar ne getirir ne götürür, onları zaman içinde göreceğiz. Bunun için bizim yapacağımız öncelikle kabine, cumhurbaşkanını seçmek ve 5 seneyi başarıyla götürmek. Bu arada hedef önümüzdeki seçimleri de başarılı şekilde geçirmek" şeklinde konuştu. Erdoğan, bu

süreçte yurtdışında da r var" sözleriyle eleştirdi. çok sayıda tebrik telefonu aldıklarını, bunun kendileri için mutluluk vesilesi olduğunu söyledi. Eski TBMM Başkanları'ndan Hüsamettin Cindoruk'un 'Anayasa değişikliği referanduma gideceği için bu Meclis Cumhurbaşkanı seçemez' yönündeki sözlerinin hatırlatılması üzerine de Başbakan Erdoğan, "Sayın Cindoruk'un düşüncesidir. Başka söyleyecek birşey yoktur" demekle yetindi.

"ANKARA'DAKİ SU SIKINTISINDA STRATEJİ HATASI OLDU"

Başbakan Erdoğan, Ankara'daki su sıkıntısına ilişkin soruları da cevapladı. Erdoğan, basında çıkan 'el koyma' yorumlarının yanlış olduğunu belirterek, "Burada bir strateji yanlışı olmuştur. Aslında Ankara'nın su sıkıntısı yoktur. Geleceğe yönelik eğer dünyadaki bu kuraklık süreci ülkemizde de aynen yaşandığına göre bunun altından kalkmak belediyenin ya da devletin hemen anında halledeceği iş değildir. Sayın Gökçek'i davet ettim ve tüm rezervleri istedim. O da ortaya koydu. Asgari 4-5 ay Ankara'nın su

rezervi var. Burada belki de şu kesintilerle uygulama içine girilmemiş olsaydı bu panikleme olmayacaktı. Bunu tabi Melih Bey de kabul etti. 'Biz orada hata yaptık' dedi. Şimdi Kızılırmak ile ilgili bir çalışma yürüyor. İnşallah makinalar gelirse yıl sonuna kalmaz Kızılırmak suyunu Ankara'ya pompalanmış olacak. Bu ay sonunda hat döşenmiş olacak. Öbür taraftan Gerede suyuyla ilgili bizim DSİ olarak çalışmamız var. Onu belediyeyle birlikte yürüteceğiz. Önümüzdeki ay bir zirve yapmayı düşünüyorum. Bu konudaki

başarısına inandığım gerek akademisyen gerek teorisyenlerle gerek pratiğini yapmış insanlarla beraber oturup atacağımız adımları konuşacağız" şeklinde konuştu.

TÜRBAN TARTIŞMALARINA ATATÜRK ÖRNEĞİ İLE CEVAP

Başbakan Erdoğan, AK Parti'nin cumhurbaşkanı adayı Abdullah Gül'ün eşi Hayrunnisa Gül'ün başörtülü olması nedeniyle yapılan tartışmalara sert çıkarak, şunları söyledi:

"Bakınız az önce bir ifade kullandım. Biz bir hukuk devletinde yaşıyoruz. Bizim bir anayasamız ve yasalarımız var. Bu ülkede özgürlükler var. Bu özgürlüklerin içinde düşünce, eğitim, din ve vicdan, örgütlenme özgürlügü var. Bütün bu özgürlükler anayasanın teminatı altındadır. Hiç kimse, bir bayan ve erkeğin giyim kuşamını kendi arzusuna göre şekillendiremez. Her bayanın bireysel tercihidir. O bireysel tercihe herkesin saygı duyması gerekir. Siz bayanın bireysel tercihine saygı duymaz ve spekülasyon

yaparsanız, kadın hakları noktasında o bayana saygısızlık yapmış olursunuz. Bir bayan nasıl ki başını açma hakkına sahipse, bir başka bayan da başını örtme hakkına sahiptir. Ona kimse müdahale edemez. Bir başbakan, bir cumhurbaşkanının, bir milletvekilinin eşlerinin nasıl olacağına dair bütün hepsi anayasada açık ve nettir. Bütün bunlar huzursuzluk tohumu ekmek isteyenlerin çabasıdır. Bizim işimiz bu olmamalı. Bunları bir tarafa bırakalım. İşine geldiği zaman 'Benim teyzem şöyle giyiniyor, benim annem böyle

giyiniyor' diyorsunuz. Niye söylüyorsunuz, söylemene gerek yok ki. Annenin, ninenin böyle giyinmesinden memnunsan niye söylüyorsun? Türkiye Cumhuriyeti'nin 1. Cumhurbaşkanı Atatürk'ün eşine de bak, annesine de bak. Eğer örnek alacaksan Atatürk'ün eşine ve annesine bakarsın, o da size ders olur. Öyle bakarsanızr var" sözleriyle eleştirdi. burada herhangi bir yanlış sözkonusu değildir. Bütün mesele milletimize hizmet yarışıdır. Birbirimize seveceğiz, saygılı olacağız. Elele, omuz omuza vererek Türkiye'yi

çağdaş medeniyet seviyesinin üzerine çıkaracağız."

Erdoğan, Avrupa Şampiyonlar Ligi ön eleme maçları öncesinde Fenerbahçe ve Beşiktaş'a başarılar diledi. Erdoğan, iki takımın da galip gelmesinin herkesin arzusu olduğunu belirterek, maçları takip edeceğini söyledi. Erdoğan, bütün takımlara özellikle uluslararası müsabakalarda başarılar diledi.

(DA-OK-Y)
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Politika

, Haberler