Başbakan Erdoğan: "Dna Testi İsteyenler Bu Ülkeyi Bölmek İsteyenler"

Güncel Haberler

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Kimse Bizden Kimlikler Üzerinden Siyasi Rekabete Girmemizi Beklemesin. Kimse Bizden İnsanların Dna Testlerini Yapmamızı Beklemesin. Bu Testi Yapanların Kimliği Ortadadır Zaten. Bu Testi Yapanlar, Bu Ülkeyi Bölme Gayreti İçerisinde Olanlardır Zaten. Bunu Milletim Gayet İyi Biliyor" Dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Kimse bizden kimlikler üzerinden siyasi rekabete girmemizi beklemesin. Kimse bizden insanların DNA testlerini yapmamızı beklemesin. Bu testi yapanların kimliği ortadadır zaten. Bu testi yapanlar, bu ülkeyi bölme gayreti içerisinde olanlardır zaten. Bunu milletim gayet iyi biliyor" dedi.

Erdoğan, AKP olarak tarihi anlardan birini daha yaşadıklarını belirten Erdoğan, 46 il belediye başkanları içinde yola devam etme kararını açıklayacaklarını ve diğerleri için de değerlendirme sürecinin devam ettiğini söyledi. AKP'yi "hizmet siyasetinin partisi" olarak tanımlayan Erdoğan, "14 Ağustos 2001'de Ak Parti'yi kurduğumuzda, "Türkiye'nin sorunlarını ancak bizim çözebileceğimizi, çünkü çözümsüz olmadığını' söylemiştim. Bu konudaki kararlılığımız devam ediyor" dedi.

14 Ağustos 2001 seçimlerinden bu yana gerçekleşen seçimlerde milletin tercihini AKP'den yana yaptığını belirten Erdoğan, "Yola çıkarken dedik ki, "Uzun ince bir yoldayız gidiyoruz gündüz gece.' Bu yolda bize engeller çıkabilir, önümüzü kesmek, bizi yolumuzdan alıkoymak hedefimizden saptırmak isteyenler olabilir dedik. Hamdolsun bugüne kadar hiçbirine aldanmadık, boyun eğmedik, milletin yüklediği emanete halel getirmedik. Aldanan olmadık, aldatan olmadık" dedi.

-"EŞEK ÖLÜR KALIR SEMERİ, İNSAN ÖLÜR KALIR ESERİ"-

Başbakan Erdoğan, 29 Mart seçimlerinde vatandaşların karşısına eserlerle ve hizmetlerle çıktıklarını belirterek, "Eşek ölür kalır semeri, insan ölür kalır eseri. Biz bu eserlerle konuşacağız. Milletin huzuruna alnımız ak, başımız dik çıkıyoruz. Siz bize bir emanet verdiniz, o emaneti layıkıyla taşıdık, yücelttik, büyüttük, şimdi "o emanete yeniden sırtlanmaya talibiz' diyerek milletin huzuruna çıkıyoruz" diye konuştu.

Aday olamayanların "Ben aday olamadım, Allah'a ısmarladık" değil, "Şimdi, bundan sonra bana ne düşüyor?" demesi gerektiğini kaydeden Erdoğan, siyasetin gereğinin bu olduğunu söyledi.

Erdoğan, kimsenin kendilerinden başkalarıyla popülizm yarışına girmesini beklememesi gerektiğini belirterek şöyle dedi:

"Kimse bizden kimlikler üzerinden siyasi rekabete girmemizi beklemesin. Kimse bizden insanların DNA testlerini yapmamızı beklemesin. Bu testi yapanların kimliği ortadadır zaten. Bu testi yapanlar, bu ülkeyi bölme gayreti içerisinde olanlardır zaten. Bunu milletim gayet iyi biliyor.

Ak Parti bugüne kadar hiçbir konuda popülist söylemlere itibar etmemiştir, bundan sonra da etmeyecektir. Kim ne veriyorsa daha fazlasını vermeyi vadetmek bizim siyaset anlayışımızda yok. "Onlar 1 veriyorsa, ben 5 vereceğim' diyenlerden değiliz, olamayacağız da. Ama şu anda bunu diyenler yok mu? Pazarda çok. Şimdi siyaset pazarı açılıyor. Çok tüccar göreceksiniz. Ama milletimin bu tüccarlara da karnı tok. Onu da zaten taa 14 Ağustos'ta partimizi kurduğumuzdan bu yana 3 Kasım seçimleriyle birlikte yaşadığımız 3 seçim göstermiştir. Biz, her siyaset tezgahında bulunan popülist söylemlerin fiyatında değil, ürettiğimiz hizmetin kalitesinde, siyaset paketimizin sunduğu ürün zenginliğinde yarışıyoruz. Çünkü fiyat, rekabeti aldatıcıdır. Her şeyden evvel yıllar yılı milletimizin aynı kimlik siyasetinin kısır döngüsüne mahkum eden anlayış budur. Ürün kalitesi yerine fiyat rekabetine dayanan ucuz siyasetin ürettiği hizmet de daima ucuzdur, ucuz olmuştur. Milletimiz hep yanıltmış hayal kırıklığına uğratmıştır."

-"ETNİK KÖKENLERİN PARTİSİ OLMAZ"-

Kimlik siyasetinin millete hangi bedelleri ödettiğini çok gördüklerini kaydeden Erdoğan, "Biz vatandaşlarımızın etnik, dini ya da kültürel kimliklerini pazarlık konusu yapmadık, yapmayı da reddediyoruz. Bizim için zaten kimliklerin inkarı ya da değiştirilmesi söz konusu dahi edilemez. Türkü, Kürdü, Lazı, Zazası, Çerkezi, Arabı, Arnavutu, Ermenisi, Rumu biz her birimiz bu ülkenin eşit vatandaşlarıyız, biriz, beraberiz. Alevi vatandaşımız da, Sünni vatandaşımız da birdir bu ülkede. Aralarında asla ayrım yapmayız. Bunu da göğsümüzü gere gere söyleriz. Hepimiz aynı hak ve hürriyetlere sahip Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarıyız. Bunu ne tartışırız ne de siyasete malzeme yaparız. Etnik dini dini kimlikleri bölerek ırkçılıktan, mezhepçilikten nemalanmak ve siyasi rant devşirmenin bizim kitabımızda yazmaz" diye konuştu.

Milletin bundan kazanacağı hiçbir şeyin olmadığını ve siyasetin de artık bunları aşması gerektiğini belirten Erdoğan, "Etnik kökenlerin, dini mezheplerin siyasi partisi olmaz. Böyle davranan partiler biliniz ki hazıra konmaya alışmış, milletimize daha iyi bir gelecek sunamayan kısır siyasi partilerdir" dedi.

-"KİMSE SAFSATA YAPMASIN"-

Erdoğan, demokrasi ve şiddetin bir arada barınamayacağını ve birbirini dışlayacağını kaydederek şöyle dedi:

"Şiddet demokrasinin, özgürlüklerin, refahın düşmanıdır. En önemlisi yaşama hakkının düşmanıdır. Demokrasiyi terörle, şiddetle imtihan etmek büyük bir haksızlıktır, büyük bir zaman ve enerji kaybıdır. Milleti yolundan alıkoymaktır. Demokratik yarışa girenler temel tercihlerini bunların birinden yana yapmak zorundadır. Zira demokrasi ile terör yarıştırılamaz. Bu ikisini yarıştıramazsınız. Kimse safsata yapmasın. Devletle milletin kucaklaşması milletin aleyhine değildir, milletin lehinedir."

Terör ve şiddetin hiçbir mazeret olamayacağını belirten Erdoğan, "İnanıyorum ki milletimiz özgür iradesini tehdit eden terör ve şiddet karşısında demokrasimizi güçlendirerek, önümüzdeki seçimleri büyük bir fırsata dönüştürecektir" dedi.

-"BİZ YAPARKEN SADAKA ONLAR YAPARKEN SOSYAL DEMOKRASİ Mİ OLUYOR?"-

İktidara geldiklerinde yasaklar, yoksulluk ve yoksullukla mücadele edecekleri sözünü verdiklerini belirten Erdoğan, kömür yardımları nedeniyle muhalefeti ve medyayı eleştirdi. İşçiye, esnafa, köylüye sağlanan haklara karşı çıkanların sonra kalkıp "Ben sosyal demokratım" diye ortada dolaştıklarını belirten Erdoğan, "Dünya sosyal demokratları zaten bunları sosyal demokrat olarak kabul etmiyor" görüşünü dile getirdi.

Erdoğan, CHP'nin Ankara Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Karayalçın'ın "Ben de kömür dağıtacağım" dediğini ve buna da CHP Genel Başkanı Deniz Baykal'ın ilgiyle karşıladığı ifadesinin kullanıldığını belirterek, "Peki bütçe görüşmelerinde bunları açıklarken neden ilgiyle değil de tepkiyle dinliyor, tepkiyle karşılıyor. Biz yaparken sadaka oluyor, onlar yaparken sosyal demokrasi mi oluyor?" dedi.

Erdoğan, kömür dağıtımı vesilesiyle atıl halde bulunan kömür rezervlerinin ve küçük ölçekli kömür ocaklarının yeniden çalışmaya başladığını, buradan da 25 bin kişinin bu işten ekmek yediğini, 90 bin adet kamyona iş imkanı sağlandığını söyledi.

-"ANKARA TİRYAKİ" SLOGANINA TEPKİ-

Konuşması sırasında bir grubun, "Başbakan Büyükşehir'i açıkla" ve "Ankara Tiryaki" şeklinde sloganların atılması üzerine, Erdoğan, "Biz ne zaman açıklayacağımızı biliyoruz. Siz merak etmeyin, sabırlı olun" dedi. Erdoğan tekrar konuşmasına devam ederken aynı sloganın tekrar atılması üzerine "Değerli arkadaşlar sizler bir yerlere malzeme vermek için buraya gelmişseniz sizlere bakışım farklı olur. Biz Ak Parti'yiz. Bir takvim, bir program içinde ne zaman, neyi, nerede, nasıl yapacağımızı çok iyi biliriz. Onun için de 3-5 kişinin bu tür talepleriyle kalkıp planlarımızı, takvimlerimizi değiştirmeyiz. Lütfen bugünkü toplantının gündemine herkes saygılı olsun" dedi.

-"ESKİ KOMÜNİSTLERİN METODU"-

Son dönemlerde artan yolsuzluk tartışmalarına da değinen Erdoğan, yolsuzlukla mücadele çerçevesinde sadece 2008 yılı içinde ülke genelinde geniş kapsamlı 63 adet planlı operasyon yapıldığı bilgisini verdi. Erdoğan, 2004-2008 yılları arasında belediyeler hakkında şikayetlerin tümünün değerlendirildiğini, 2 bin 671 adet soruşturma yapıldığını ve suç unsuru tespit edilenler ilgili yargı mercilerine intikal ettirildiğini söyledi. 18 belediye başkanı ve belediye meclis üyesinin görevden uzaklaştırıldığını ve bunların içinde her partiden isim olduğunu belirten Erdoğan şöyle devam etti:

"Hükümetimize yönelik yolsuzluk iddiaları son derece çirkindir, haksızdır ve insafsızdır. Nitekim ortaya atılan iddiaların tümünün üzerine gittik ve bu iddiaların aydınlığa kavuşmasını sağladık. Ama nedense iddiaları asılsız çıkanların yüzü kızarmıyor. Yalanları açığa çıkanlar çıkıp milletten de bizden de özür dilemiyorlar. Kendi belediye başkanlarının, kendi yandaşlarının yolsuzluklarını örtmek için partimize ve hükümetimize çamur sıçratmaya çalışıyorlar. "Yavuz hırsız ev sahibini bastırırmış' anlayışı var ya buradan hareket ediyorlar. Bunlar yavuz hırsızlık yapıyorlar. Ne ben ne arkadaşlarım sizin kadar vakti bol kişiler değiliz, Onlara sesleniyorum:

Bizim israf edecek tek saniyemiz bile bulunmuyor. İşi gücü bırakıp asılsız iddialarınızın tersini ispat etmekle uğraşsak inanın millete hizmet götüremeyiz. Diyorum ki, eğer iddianız mı var? Bu ülkede yargı var, götürün yargıya. Ne cezaları varsa orada çeksinler. Yargının işi ne? Bu yolsuzlukların üzerine gitmek değil mi? Ama bunlar sadece televizyonlarda şov yapıyorlar. Götür yargıya. "Yolsuzluk, yolsuzluk' diyen insan gider ihbarını yargıya yapar. Ama şu ana kadar bu noktada atılmış bir adım var mı? yok. Ama televizyonlara şov bol. İşte sıkıntı burada. İftira at tutmasa da iz bırakır. Bu eski komünistlerin metoduydu şimdi de onların uzantılarına kaldı. Mesele bu."(ANKA)

(İG/BÜN)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler