Başbakan Erdoğan, "Bütün Mesele Diyalog Kapılarını Kapatmamak" (2/son)

Güncel Haberler

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bütün Meselenin Cumhuriyetin Kazanımlarını Koruyarak Birlikte Medeniyet Yolunda Yürümek Olduğunu Kaydederek Bunun Yolunun da Sevgiyle, Samimiyetle Gönülleri Birbirine Açarak Diyalog ve İrtibat Kapılarını Kapatmamak Olduğunu Söyledi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, bütün meselenin Cumhuriyetin kazanımlarını koruyarak birlikte medeniyet yolunda yürümek olduğunu kaydederek bunun yolunun da sevgiyle, samimiyetle gönülleri birbirine açarak diyalog ve irtibat kapılarını kapatmamak olduğunu söyledi.

Erdoğan, tarihten gelen bazı meseleler ve bazı düğüm noktalarının sık sık karşılarına çıkabileceğini belirtti. Erdoğan, "Bu meselelerin müphem, belirsiz kalan taraflarının bir kısmı ilahiyat alimlerinin, bir kısmı tarih bilginlerinin, bir kısmı sanatçıların, bir kısmı sosyologların meseleleri olabilir. Şüphesiz, sadece onların meseleleri olarak gördüğüm için bunu ifade etmiyorum. Onlar, alimler, bugünkü ifadesiyle bilginler, araştırmacılar tarihi olayların

aydınlatılmasında bize daha çok ışık tutabilir, uzmanlık alanlarına göre bizi daha çok bilgiyle, kitapla, sözle aydınlatabilirler diye söylüyorum" diye konuştu.

Başbakan Erdoğan, her toplum ve millet için "Tarih keşke başka bir mecrada aksaydı, keşke şu acılar yaşanmasaydı" denilen gerçekler olduğunu kaydetti.

Erdoğan, şunları söyledi:

"Bu ortak acılarımızdan biri var ki yüzyıllardır yüreğimiz yanar, yüreğimiz dağlanır. Öyle büyüklerimiz, mana öncülerimiz var ki bu topraklarda, isimlerini duyup da yüreği yanmayan kimse yoktur. Beni, bizi, hepimizi aşabilecek bir ileri yorumdan burada özenle sakınmak isterim ama galiba dünyevi iktidar hırsı, görmesi gereken gözlere mil çektiği için Hazreti Fatıma anamızın ciğerparesi Hazreti Hüseyin bile hunharca şehit edilmiştir. Hazreti Hasan ve Hüseyin, Peygamber Efendimiz'in, 'Cennet çocuklarının efendileri' diye övdüğü ve haklarında da, 'Allah'ım, ben onları seviyorum, sen de sev' diye dua ettiği, adlarını bizzat kendisinin koyduğu çok sevgili torunlarıdır. Kerbela'da yaşanan şahadet, Ehl-i Beyti seven bütün müminleri derinden yaralamış, kalplerini de incitmiştir. Ehl-i Beyt, Peygamberimizin mutlu yuvasında yetişmiş, O'nun sevgi dolu gönlünden feyz almış örnek, model şahsiyetlerdir. Her biri bir yıldızdır. İşte, onların muazzez ruhlarına birer fatiha göndermek, manevi huzurlarında kendi muhasebemizi yapmak üzere buradayız, bir aradayız."

-"BÜTÜN MESELE DİYALOG KAPILARINI KAPATMAMAK"-

Bütün meselenin Cumhuriyet'in kazanımlarını koruyarak birlikte medeniyet yolunda yürümek olduğunu kaydeden Erdoğan, bunun yolunun da sevgiyle, samimiyetle gönülleri, kalplerimizi birbirine açarak diyalog ve irtibat kapılarını kapatmamak olduğunu söyledi.

Erdoğan, Mehmet Akif'in "Yıllar geçiyor ki ya Muhammed, aylar bize hep Muharrem oldu. Akşam, ne güneşli bir geceydi, eyvah o da bize leyli matem oldu" dizelerini okuyarak "Ama Allah'a şükürler olsun ki o zifiri karanlıktan da çıktık. O leyl-i matemden sonra bahtımız açıldı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere o şanlı mücadelenin

önderlerini, İstiklal Harbimizin bütün o kahramanlarını bir kez daha rahmetle, şükranla anıyorum" diye konuştu.

Aşık Veysel'den "Gözleri görmeyen, ama gönül gözü açık olan Veysel" sözleriyle bahseden Erdoğan, Veysel'in "Değil miyiz, hep bir kardaş, bizi yakar bizim ataş, söndürmektir tek çaresi" dizemlerini okuduktan sonra sözlerini "Gelin canlar, bir olalım, diri olalım, iri olalım" diye tamamladı. (ANKA)

(İG/GB)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler