Baroların Genel Kurulu'nda Polat Alemdar Örneği
İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın, "Yargı Reformu Deyince İktidar HSYK ve Anayasa Mahkemesi Olarak Algılanıyor. Yargı Reformu Bunlardan İbaret Değildir. Bağımsız Yargı İstiyoruz. Bağımsız Türkiye İstiyoruz" Dedi.
Türkiye Barolar Birliği'nin 11. Olağanüstü Genel Kurulu başladı. Genel Kurul'da, Ankara Barosu Başkanı Ahsen Coşar, İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın ve Avukat Güneş Gürseler yarışıyor. Adaylardan Ahsen Coşar konuşmasında, "Demokrasiyle, özgürlüklerle, hukukla, hukuk devletiyle, insan haklarıyla ilgili standartların Türkiye'de yerleşmesi kimilerinin işine gelmiyor. Onlar, kendileri ve bizler için Polat Alemdar rolü biçiyor" dedi.Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok'un yaşamını yitirmesinin ardından yeni birlik başkanını seçmek amacıyla gerçekleştirilen genel kurul, TBB Kongre Merkezi'nde yapıldı. Genel kurulda, başkanlığa adaylıklarını açıklayan Aydın, Coşar ve Gürseler sıraylar konuşmalarını gerçekleştirdiler. Genel Kurul'un yarınki toplantısında ise çoğunluğun oyunu alan aday TBB'nin yeni başkanı olacak.-AYDIN'IN KONUŞMASI-İstanbul Barosu Başkanı Muammer Aydın, TBB başkanlık adaylığını açıklamasının ardından, Genel Kurul'da yaptığı konuşmada, Türkiye'nin önemli bir dönemeçten geçtiğini vurguladı. Aydın, "Bu dönemeçte bize en lazım olan bağımsız yargı, demokrasi ve hukukun üstünlüğüdür. Bunlar vazgeçilmezimizdir" dedi. Savunma olmadan yargılanmadan bahsedilemeyeceğinin altını çizen Aydın, Türkiye' de 70 bin avukatın "bu adil yargılama" içinde yer aldığını söyledi.Hukuk alanında çok sayıda sorunun olduğuna işaret eden Aydın, sorunların başında hukuk eğitimi ve hukuk fakültelerinde yaşanan sıkıntıların geldiğini kaydetti. Hukuk öğrencilerinin sayısının her geçen gün arttığını dile getiren Aydın, sayı arttıkça kalitenin de artacağının söylemenin mümkün olmadığını ifade etti. "Sayının arttırılması ile iyi bir hukuk devletinin at başı gitmeyeceğini" savunan Aydın, hukuk eğitiminin iyileştirilmesi konusunda da bilgi verdi. Avukatlık mesleğinin kan kaybettiğini savunan Aydın şöyle konuştu:"Meslek, nitelikli hale kovuşturulmalıdır. Avukatların iş alanları gittikçe daraltılmaktadır. Genç avukatlar gelecek kaygısı taşıyor. Bu sadece ekonomik bir kaygı değildir. Ama bir gerçek var ki; genç avukatlar da geleceğini planlarken her türlü donanıma sahip olması gerekiyor. Buradan ilgili herkese sesleniyorum. Genç avukatların sesine kulak vermeliyiz."-"BAĞIMSIZ YARGI, BAĞIMSIZ TÜRKİYE"-Adliyelerde barolara yer verilmemesini eleştiren, adliye binalarının Adalet Bakanlığının malı olmadığını dile getiren Aydın "Bağımsız yargı istiyoruz. Bağımsız Türkiye istiyoruz" dedi ve şöyle devam etti."Adalet Bakanlığı TBB üzerinde görev ifşa etmemelidir. Savunma görevini yapanlarla ilgili görevler TBB denetiminde olmalıdır. Ama Türkiye'deki siyasi iktidarın yaptıkları baroların susturulmaya çalışıldığının göstergesidir. Kafamızda demokrasinin kılıcını istemiyoruz. Bizim mesleği nasıl yaptığımızı, avukatın nasıl ücret aldığını ne Adalet Bakanlığı ne de Maliye Bakanlığı biliyor. Avukatlarla ilgili mevcut uygulamalar Deli Dumrul'u hatırlatıyor. Avukatlık için özel düzenlemelere gerek vardır. Avukatlık mesleği vergi kaçırmayla eş tutuluyor."-"70 BİN AVUKATIN YAPAMAYACAĞI HİÇ BİR ŞEY YOK"-Türkiye'de 70 bin avukat olduğunu söyleyen Aydın, "70 bin avukatın Türkiye'de yapamayacağı hiçbir şey yoktur" dedi. TBB'nin Adalet Bakanlığı ile sıkı bağlantısı olması gerektiği üzerinde duran Aydın, "Meclis'te, TBMM izleme komisyonu kurarak yasa tasarılarının nasıl olması gerektiği konusunda çalışmalar yapmalıdır. Bunu yaparsak ah vah demeden gündemin takipçisi oluruz. Gündemi biz yaratırız. Türkiye'de ihtiyaç olan ortak akıldır. Biz bunu yaratacağız. Gelecekte TBB bu ortak akıl ile avukatlığı ileri taşıyacaktır" dedi. Yargı reformu konusunda uzun yıllardan sorunlar yaşandığı dile getiren Aydın, şöyle devam etti:"Yargı reformu konusunda sıkıntılar var. Bizim yargı reformundan anladığımız, daha adliyeye girerken yaşanan kimlik soruşturması, duruşmaların peş peşe olması, çalışacak kalem bulamamamız, hakimin ben yaptım oldu hukukunu uygulamasıdır. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi, avukatlık harcı ile ilgili iptal kararı vermesine rağmen bu uygulanmadı. Yargı reformu deyince biz bunları anlıyoruz. İktidar ise HSYK ve Anayasa Mahkemesi olarak algılıyor. Yargı reformu bunlardan ibaret değildir. Bunu sayın Bakanımıza iletince "öyle mi oldu?' dedi. Ama hala bir çözüm yok. Avukatlık bu nedenle kan kaybediyor."Türkiye'nin ikiye bölünmek istendiğini de ileri süren Aydın, "Bu ülke ikiye ayrılmak isteniyor. Ama ayrılmaz. Bizim birbirimize ihtiyacımız var. Bunu biz sağlayacağız. Gerçek bir yargı reformu için mücadele edeceğiz. Hukuksuz dinlenen, suçsuz yere tutuklanan insanlarımız, savcılarımız, başsavcılarımız, avukatlarımız var. Bunlar bir an önce son bulmalıdır" dedi.-COŞAR'IN KONUŞMASI-Genel Kurul'daki konuşmasına Özdemir Özok'u anarak başlayan Ankara Barosu Başkanı Ahsen Coşar, "Değerli başkanımız, üstadımız rahmetli Özdemir Özok'un aziz anısı önünde saygıyla eğiliyorum" dedi.Coşar, siyasal kimliğine yönelik çeşitli eleştiriler getirildiğini ifade ederek, bu konuda çeşitli spekülasyonlar yapıldığını kaydetti. Coşar, "Kimilerine göre liberalim, kimilerine göre neoliberalim, kimilerine göre ikinci Cumhuriyetçiyim, kimilerine göre de özgürlük budalasıyım. Ama ben bunların hiçbiri değilim. Ben önce adamım. Demokratım. Sosyal demokratım" diye konuştu. Coşar, her zaman insan haklarını, hukuk devletini, birey-hak ve özgürlüklerinin güvence altına alınması için kuvvetler ayrılığını savunduğunu dile getirdi.-"POLAT ALEMDAR ROLÜ BİÇİLİYOR"-Demokrasiyle, özgürlüklerle, hukukla, hukuk devletiyle, insan haklarıyla ilgili standartların Türkiye'de yerleşmesinin kimilerinin işine gelmediğini ileri süren Coşar, şöyle dedi:"Bu konumda olanların kendilerine ve bizlere biçtikleri rol, Kurtlar Vadisi'ndeki Polat Alemdar rolüdür. Bu rolü biçenler, kendilerini içinde güvende hissettikleri, ama artık Türkiye'nin gereksinimlerini karşılamayan statükonun devamını onun için istiyorlar. Bunun yerine geçecek, çağdaş uygarlığı yansıtacak bir Türkiye'nin inşasını istemiyorlar. İşin komik yanı ise bunu "ben manevi miras olarak hiçbir ayet, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum' diyen, bana göre aşılmış değil, ulaşılması gereken bir değer olan Büyük Atatürk ve muasır medeniyet adına yapıyor olmalarıdır."Devlet gücünün ve siyasal iktidarın sınırlandırılmasının en etkili aracın anayasal devlet olduğunu savunan Coşar, "Son zamanlarda ayyuka çıkan dinleme olayları ile Ergenekon soruşturmasında, işçi, öğrenci ve kadın eylemlerine karşı uygulanılan orantısız güç kullanımında görüldüğü üzere, devletin hukuk devleti niteliğini zedelenmiş, örtülü bir polis devleti süreci başlamıştır" dedi.Coşar avukatların asli görevinin, "her türlü hukuksuzluğa, hak ihlaline, adil yargılama hakkına aykırı uygulamalara, tedbir olmaktan çıkarılıp cezaya dönüştürülen haksız tutuklamalara, "büyük abi sizi gözlüyor' noktasına gelen, özel yaşamın gizliliğine müdahale aşamasını çoktan aşan usulsüz dinlemelere, teknik takiplere, demokrasiye musallat olan darbeci örgütlenmelere karşı çıkmak" olduğunu ileri sürdü.-GÜRSELER'İN KONUŞMASI-Güneş Gürseler ise yaptığı konuşmada, TBB'nin öncelikli görevinin avukatlara sahip çıkılması olduğu ifade etti. Güçlü savunmanın bağımsız yargının temelini oluşturduğunu ifade eden Gürseler, "Siyaset yapmak için TBB başkanlığına aday değilim. Tek hedefim mesleğe daha fazla katkı sağlamak" dedi. Geçmiş dönemlerde milletvekilliği yaptığını hatırlatan Gürseler, TBB başkanlığını hiçbir şekilde milletvekilliğine değişmeyeceğini savundu. TBB geçen yıl yapılan Genel Kurulu'nda bir ayrışma yaşandığını dile getiren Gürseler, "Farklı siyasal tercihlerimiz olacaktır. Farklı etnik ve dinsel kimliklerimiz olabilir. Bizi buluşturan bunlar değil, mesleğimizdir. Etnik kökene göre avukatlık olur mu?" diye sordu.Yeni liderlik anlayışına ihtiyaç bulunduğunu kaydeden Gürseler, "TBB yüksek yargı kurumudur. Yargı siyasetini belirler. TBB'yi yönetmek demek bu binadaki personeli yönetmek değil, yargının evrensel hukuka göre işlemesi için hiç durmadan çalışmaktır. Ayrıca, toplumda mesleğe duyulan saygı bizim duyduğumuz saygıdan fazla olamaz. Ben kendime saygı duymasan toplumda nasıl saygı duyar. Son 9 yılda 257 saldırı var. 16 meslektaşımız yaşamını yitiren bu dünyanın hiçbir yerde olmayan bir tablo. Bu saldırıyı kimler yapıyor. Bunlar ya kendi müvekkilleri tarafından ya da olayın karşı tarafınca yapılıyor. Bunların önüne geçilmelidir. Ayrıca şunu belirtmeliyim; eylemli avukatlık yapmayacağım. Beni Yargıtay'da ya da Danıştay'da iş takip edereken göremeyeceksiniz. Her zaman yargı reformunun takipçisi olacağız." (ANKA)(EÖ/ORH)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA