Balıkesir: Diyanetten Sorumlu Devlet Bakanı Aydın'dan Din Dersi, Alevilik Ve Aihm Değerlendirmesi
Diyanet İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Aleviler'e Sünni İslam bilgileri içeren zorunlu din dersi verilmesini din ve vicdan özgürlüğüne aykırı bulmasını değerlendirdi.
Diyanet İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Aydın, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin Aleviler'e Sünni İslam bilgileri içeren zorunlu din dersi verilmesini din ve vicdan özgürlüğüne aykırı bulmasını değerlendirdi.Hukuk düzeninin amacının farklı din görüşlerini korumak ve bunlardan birinin tarafını tutmamak olduğunu belirten Bakan Aydın, "Anayasal statü, zorunlu din eğitimi değil, din bilgisidir, kültürdür, ahlaktır. Ama ısrarla zorunlu din eğitimi diye söylüyorlar. Teoride yanlışlık yok ama uygulamayı bilmiyorum. Yani bir öğretmenimiz bunu eğitim dersi olarak görüyorsa bu uygulamadan yaşanan bir aksaklıktır, teoride değil, anayasal statüde değil" dedi.İzmir'deki bir programa gitmek için İstanbul'dan deniz yoluyla geldiği Bandırma'da kısa süre mola veren Devlet Bakanı Mehmet Aydın, burada basın mensuplarının gündemle ilgili sorularını cevapladı. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin din dersleriyle ilgili verdiği kararı değerlendiren Bakan Aydın, Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde din bilgisi derslerinde Aleviliğe daha fazla yer verilmesiyle ilgili çalışmaların 1.5 sene önce başlatıldığını ve bunun mahkemenin verdiği kararla bir ilgisi olmadığını söyledi. Halen lise son sınıflarda okutulan din bilgisi dersi kitabını, geçtiğimiz yıllarda yöneticilerin isteği üzerine kendisinin yazdığını ifade eden Aydın, "Ben bunu niye söylüyorum? Çünkü iç yüzünü biliyorum. Birkaç sene önce o zamanki yöneticilerin ricası üzerine lise son sınıf din kültürü ve ahlak bilgisi kitabını yazdım. Ben orada insanların sadece o konuda bilgi sahibi olması için yazdım. Müslümanlık neyse onu anlattım. Ama buna ısrarla zorunlu din dersi deyip durdular. Sanıyorum AİHM'ye bu giderken iki türlü gidecek. İlk önce anayasal statüsü nedir? Anayasal statüsü zorunlu din eğitimi değil din bilgisidir, ahlak bilgisidir, kültürdür. Ayrıca belki uygulamadan örnekler isteyeceklerdir, onu tam olarak bilmiyorum. Yani eğer bir öğretmenimiz bunu eğitim dersi olarak görüyorsa bu uygulamadan yaşanan bir aksaklıktır, teoride değil, anayasal statüde değil" diye konuştu.Devlet Bakanı Aydın, demokrasinin kökleştiği, modern bir çağda hukuk devletine düşen görevin, insanların inançlarını korumak ve bu değişik inançlardan herhangi birinin tarafını tutmamak ve her inanca aynı şekilde yaklaşmak olduğunu vurguladı. Alevi çocuklarının kendi inançları hakkında daha fazla bilgiye sahip olması gerektiğinin altını çizen Bakan Aydın, sözlerini şöyle sürdürdü:"Geçen seneye kadar okutulan derslerde tasavvuf bilgileri veriliyordu, ayrıca Alevilik ile ilgili özel bir bölüm yoktu. Yaklaşık 1.5 senedir Milli Eğitim Bakanlığı bunun üzerinde çalışıyor. Çünkü nüfusun önemli bir bölümü Müslüman'dır. Alevilik İslami bir yorumdur, tasavvuf ağırlıklı bir yorumdur. Sünni ne kadar Müslüman ise Alevi de o kadar Müslüman'dır. Alevi yavrularımızın daha fazla Alevi kültürüyle ilgili bilgiye sahip olması lazım. Bence de daha geniş bir bilginin topluma verilmesi ihtiyaçtır. Milli Eğitim Bakanlığı da, hiçbir zaman buna ne gerek var demedi, hazırlıklar devam ediyor. Meseleye bir hukuk, bir uygulama bir de değişen şartlar açısından bakmak lazım. Hukuk açısından bakarsanız Anayasa'nın mecbur kıldığı bir derstir bu ve bir eğitim dersi değildir. Din eğitimi dersi değildir. Orada öğretmenin görevi İslam dinini anlatmak, bugünlere nasıl geldiğini, nasıl büyüdüğünü, temel esaslarını, ahlak, ibadet anlayışları nedir bunların bilgisini vermektir. Bu dersin amacı talimdir. Ama sadece orada İslam dini öğretilmiyor. Ülkenin yüze 99'u Müslüman olduğu için, tabii ki İslam dini ağırlıklı, ancak orada Yahudilik var, Hıristiyanlık, Budizm, Hinduizm, daha önceki dinler var. Yani ortaöğretimdeki çocuklara olabildiğince din bilgisini sunmak, ama özelde İslam dini hakkında bilgi vermek amacı taşıyor. Şimdi bu dersi zorunlu din eğitimi diye takdim etmek her yönüyle yanlıştır. Adını bir defa doğru koyalım, Anayasa'daki statüsünü doğru belirleyelim. Anayasa'nın mecbur kıldığı ders, eğitim dersi değildir, terbiye dersi değildir, bu tamamen bilgi verme dersidir. Ayrı bir maddede düzenlenmiştir. Ancak Anayasa'nın 24. maddesine bakarsak orada 'Eğer din eğitimi verilecekse, o zaman yetişkinlerin kendi kararına, küçüklerin ise hukuki temsilcilerinin kararına bağlıdır' diyor. Yani devlet o konuyu açık tutuyor. Eğer bir yetişkin din eğitimi almak istiyorsa, Anayasa ona bu hakkı veriyor, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın görevi ise toplumun geneline yönelik anayasal çerçeve içinde din hizmeti sunmadır."Bakan Aydın, Diyanet İşleri Başkanlığı'nda temel Alevi ve Bektaşi kaynaklarını da gün ışığına çıkarmak için çalışmaların başlatıldığını ve bu konuda Alevi bilginleriyle birlikte program hazırlandığını söyledi. İslam'ın evrenselliği içerinde Alevi yorumunu da ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Aydın, bu topraklardaki din kültürünün oldukça geniş olduğunu ve hepsinin tarihten bize kalan bir miras olduğunu kaydetti.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA