Bakan Özak'tan Yabancılara Banka Satışıyla İlgili Eleştirilere Yanıt

Güncel Haberler

Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak, Türkiye'deki Bankaların Yabancılara Satışıyla İlgili Eleştirileri Değerlendirirken, 'Dünya Artık Global Bir Köy Haline Geldi. Bu Satışlardan Korkmamak Lazım. Kendimizi Rekabete Hazırlamalıyız' Dedi.

Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak, Türkiye'deki bankaların yabancılara satışıyla ilgili eleştirileri değerlendirirken, ''Dünya artık global bir köy haline geldi. Bu satışlardan korkmamak lazım. Kendimizi rekabete hazırlamalıyız'' dedi.

Türkiye Ekonomi Bankası (TEB) tarafından düzenlenen 'İller İçin Gelecek Stratejisi Konferansları'nın ikincisi Trabzon Zorlu Grand Otel'de yapıldı. Toplantıya Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak, Trabzon Valisi Hüseyin Yavuzdemir, Belediye Başkanı Volkan Canalioğlu, AKP milletvekilleri Mustafa Cumur ve Aydın Dumanoğlu, TTSO Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Eren, TEB Genel Müdürü Varol Civil ile işadamları katıldı.

Toplantının açılış konuşmasını yapan TEB Genel Müdürü Varol Civil, ''Türkiye'de geçmiş dönemlerde yüksek enflasyon ortamlarında çalıştığımız için, hafızalarımızda hala o eski alışkanlıklarımız değişmiş değil. Bizde hala kurdan para kazanmak son derece önemli. İş karlı değil ama öyle suni karlar görünüyor ki o karlara kanarak yatırımlar yapılıyor. Artık farklı yöntemlerin önemini kavrıyor olmamız lazım'' diye konuştu. Civil şöyle devam etti:

''Yola çıkarken amacımız ülkenin küçük ve orta ölçekli firmalarına bilgi aktarmak, onları dünya rekabetinde daha iyi mücadele edebilecek donanımlara kavuşturmak, aynı zamanda şirket yönetiminde son derece önemli olan dış ticaret yapma teknikleri gibi bilgileri paylaştırmaktı. Ülkede tüm firmalarda asıl yoğunlaşılan; nokta üretim. Halbuki üretim bu kadar önemli değil. Biz Türkler bir şeyi hakikaten iyi üretiyoruz. Fakat firma büyümeye başlayınca, firmaların işletme, finans yönetimi ve kalite yönetimi ile dış ticarette çok zayıf olduğunu görüyoruz. Problemler burada başlıyor. O yüzden dünya ölçeğinde çok kaliteli üretim yapan firmalara sahip değiliz. Son yıllarda bu konuda önemli gelişmeler oldu. Yaklaşık 5- 6 yıldır çok istikrarlı siyasi ve ekonomik ortamımız var. Ama hala bu nüfus, bu potansiyel ve bu stratejik önemle dünya çapında çok büyük şeyler başarabilmiş değiliz. Ya da başardıklarımız yetmemeli. Kesintisiz 6'ncı yıl büyümemiz var. Ama Kazakistan'ın ortalama büyümesi 8- 9. Yani herkes farklı açılımlara gidiyor.''

Civil, TEB'in yurtdışındaki faaliyetleri hakkında da kısa bilgi verdi.

Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şadan Eren de yaptığı konuşmada, ''2007'de de siyaset ekonominin önüne geçmemelidir. Mevcut istikrarın devamı şarttır'' dedi.

BAKAN ÖZAK: KORKMAYIN

Bayındırlık Bakanı Faruk Özak, konuşmasının başında TEB'in KOBİ'lere yönelik çalışmalarının önemini vurgulayarak, son günlerde bankaların yabancılara satışı konusundaki tartışmaları değerlendirdi. Özak, şöyle konuştu:

''Varol Civil Bey'in konuşmasında, TEB'in yurtdışı faaliyetlerini ve yurtdışından Türkiye'ye yaptığı katkıyı gördüğümüz zaman, 'Bu kadar bankamız özelleştiriliyor, ne olacak Türkiye'nin hali' diyenler sanırım biraz rahatlamışlardır. Hiç korkmaya gerek yok. Artık global bir köydeyiz. Buna göre donanım sağlamalıyız, buna göre bilim ve teknolojiye sahip çıkmalıyız, ondan sonra da hiç korkmamalıyız. Bu bakımdan bunlara hazır olmalıyız. Şunu düşünmeliyiz; bu bankalarımızın 2000'li yıllarda değeri neydi, 2006'da neden bu kadar talep buluyorlar. Denizbank'ından Akbank'ına, TEB'inden Finansbank'ına. Bu bankalarımızın değeri 10 - 15 kat artabilmiş. Bu da güven ve istikrarla olmuş. Yine TAV'ı yapan arkadaşlar, Ankara TAV'ın açılışında şunu söyledi, '1998'de Atatürk Havalimanı'nı yaparken 1 banka bizim yanımızdaydı. Ama Ankara ve İzmir'i yaparken, etrafımızda yerli yabancı onlarca banka vardı' Bu da Türkiye'deki gelişmenin, istikrarın sonucu. Bunlardan korkmamak lazım ve rakabete kendimizi hazırlamamız lazım.''

'KAYBOLAN YILLARI KAZANIYORUZ'

Bakan Özak, 5 yıl içinde Türkiye'nin büyük bir değişime sahit olduğunu vurgulayarak, ''Bu değişim, belirsizlikten istikrara doğru olmuştur. 5 yıl öncesinde Türkiye, ekonomik krizlerle boğuşan, geleceğe dönük belirsizlik yaşayan, insanlarının umutsuzluk içinde olduğu bir ülke iken; bugün Türkiye, kaybolan yıllarını yeniden kazanan, insanların geleceğe umutla baktığı, krizleri fırsatlara çeviren, sağlam ve istikrarlı bir ülke haline gelmiştir'' diye konuştu.

'MALİYE BAKANI TARİHE GEÇTİ'

Faruk Özak, hükümetin 5'inci yıla girdiğini hatırlatarak, ''Bu yıl Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir hükümetin 5'inci yıl bütçesini hazırlamasına tanık olduk. Burası son derece önemli. Erken seçim yapalım deniyor, ama halk bizi 5 yıl için seçti. Biz de bu görevimizi yerine getirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Geçenlerde Maliye Bakanımız'ı tebrik ettim. 'Türk siyaset tarihine geçtiniz, ilk defa 5'inci yıl bütçesini yapıyorsunuz' dedim. O da gerçekten duygulandı. Bu, istikrarın en somut göstergesidir. Yine bu yıl Cumhuriyet tarihinde ilk kez, 19 çeyrek üst üste büyüme rekoru kırdık. 1993- 2002 yılları arasında Türkiye ekonomisi ortalama yüzde 2.6 oranında büyüyebilmiş, 2001 yılında yaşanan krizle de yüzde 9.5'lik küçülme ile sarsılmıştı. Hükümetimizin iktidarda olduğu 2003-2005 döneminde ise Türkiye ekonomisinin büyüme hızı ortalama yüzde 7.8 olarak gerçekleşti. Çin' le birlikte en hızlı büyüyen ülke biz olduk dünyada. 2012 yılında 800 milyar dolarlık bir ekonomiye ulaşmayı hedefliyoruz. 2002 yılı sonunda, 2598 dolar olan fert başı milli gelir, 2006 yılı Eylül ayı itibariyle, 5318 dolara yükselmiştir. Ayrıca, 2012 yılında milli gelirin 10 bin dolar seviyesine ulaşması hedeflenmektedir. TÜİK verilerine göre, Türkiye'de yoksulluk da her geçen gün azalmaktadır. Açlık sınırı altında yaşayan vatandaşların oranı 2002 yılında yüzde 1,35 iken, 2005 yılında bu oran binde 87'ye düşmüştür'' dedi. Özak, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bütün bu ekonomik göstergelerin ortaya koyduğu gerçek şudur; Türk ekonomisi şu anda dünyanın en dinamik, en atılımcı, en hızlı ilerleyen birkaç ekonomisinden biridir. Türk ekonomisindeki bu dinamizm, bu cazibe gücü, giderek büyüyen ihracat potansiyeli, hızla büyüyen yabancı yatırım, Hükümetimizin ve Türkiye'nin uluslararası düzeyde sağladığı güven ve itibar, cari açığı da sürdürülebilir kılmamızı sağlamaktadır. Artık, yaralarını sarmaya, söküklerini dikmeye çalışan bir ekonomi planlamasından, geleceğini şekillendiren, zirveleri hedefleyen, hızla ilerleyen bir ülkenin, gelecek Türkiye'sinin planlamasına geçilmiştir. Her bir insanımız bu coşkuyu, bu heyecanı, bu ideali kalbinde taşımalıdır. Bizim bu ülkeye, bu millete bugüne kadar hiçbir yararı olmamış tartışmalarla vakit kaybetmeye değil, her günü bir öncekinden daha ileride tamamlayacak atılımlara ihtiyacımız var. İşte Hükümetimizin 4 yıllık icraatlarının ruhu budur, özeti budur.''

AB SABIR İŞİ

Bayındırlık ve İskan Bakanı Özak, konuşmasının son bölümünde, Türkiye'nin uluslararası alanda da güçlü bir konuma yükseldiğini vurgulayarak, ''Son 4 yıl içerisinde uluslararası alanda da Türkiye'nin geleceğini yeniden inşa eden önemli adımlar atılmıştır. Tehdit odaklı dış politika anlayışı bırakılarak, çok taraflı ve çok boyutlu etkin bir dış politika anlayışıyla ihtilafların ittifaklara dönüştürülmesi başarılmıştır. Türkiye artık lider, dost kazanan, düşman üretmeyen bir ülke. İKÖ'de 50 yıldır ilk kez lider olan bir ülke. Komşularıyla ticari ilişkilerini artıran bir ülke. Gerçekten AB bir sabır işidir. Burada da yolumuza hızla devam ediyoruz. Diğer Avrupa Birliği ülkelerine bakarsak, onlar da yıllarca beklemişlerdir. Ama bizim için AB' den önemlisi, kendi evimizin önünü süpürmemizdir. Gerisi zamanla olur. Çünkü AB'nin de bizim onlara ihtiyacımız olduğu kadar bize ihtiyacı var'' dedi.

Toplantının ikinci bölümünde ise, katılımcılar ve TEB yetkilileri, Trabzon'un ekonomik kalkınması için düşünülen modeller konusunda fikir alışverişinde bulundu.

Ömür AVCI/TRABZON, (DHA)
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel

, Haberler