Bakan Atalay, Kürt Açılım Paketine İlişkin Bilgi Verdi

Güncel Haberler

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, "Demokratik Açılım" Sürecini Kararlı Şekilde Sürdürdüklerini ve Hükümet Olarak Terörün Sonlandırılmasına Yönelik Sonuç Alınacak, Önemli, Çok İleri, Kapsamlı Çalışmalar Yaptıklarını Açıkladı.

İçişleri Bakanı Beşir Atalay, "demokratik açılım" sürecini kararlı şekilde sürdürdüklerini ve Hükümet olarak terörün sonlandırılmasına yönelik sonuç alınacak, önemli, çok ileri, kapsamlı çalışmalar yaptıklarını açıkladı. Bakan Atalay, "Ülke polis devletine doğru gidiyor" eleştirilerine yanıt verirken, bu eleştirileri traji komik bulduğunu söyledi. Atalay, "İnsanın ciddiye alası bile gelmiyor. Türkiye neredeyse, demokratik standartlarını en uç noktalara doğru götürüyor. Yeni bir temcit pilavıyla karşı karşıyayız" dedi.

Atalay, düzenlediği basın toplantısında "demokratik açılım" çalışmaları konusunda bilgi verdi. Demokratik açılım sürecini süreci kararlı şekilde sürdürdüklerini söyleyen Atalay, "Terörün sonlandırılmasına yönelik olarak sonuç alınacak önemli çok ileri kapsamlı çalışmalar yapıyoruz" dedi. Türkiye'nin içinde ve dışında kapsamlı çalışmalar yürüttüklerini ifade eden Atalay, şöyle devam etti:

"Terörün sona erdirilmesi için gereken ne varsa onu yapıyoruz. Bütün en ileri adımları atıyoruz ve ince ince dokunarak devam ediyor. Bunun pek çok boyutları ve bütün boyutlarıyla bu yürütülüyor. Şu anda Türkiye eski Türkiye değil. Türkiye güçlü bir ülke ve uluslar arası alanda bu gücünü, Türkiye'ye dönük terör desteklerini bitirmek için sonuna kadar kullanıyor. Türkiye bu terörü artık taşımayacak. Bunun için çalışıyoruz. Milletimizin desteğini devam ettirmesini biz talep ediyoruz."

Atalay, TBMM'nin 13 Kasım 2009 tarihinde yaptığı oturumda açılımla ilgili kısa ve orta vadede atacakları adımlara ilişkin detaylı bilgi verdiklerini hatırlattı ve "Burada verdiğimiz programa uygun olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Hepsini tek tek takip ediyoruz. Oradaki ifadelerimiz bizim taahhütlerimizdir" diye konuştu.

-ATILAN ADIMLAR-

Şu ana kadar demokratik açılım konusunda atılan adımlar hakkında da bilgi veren Atalay, cezaevlerinde artık hükümlü yakınlarının lehçelerde konuşmasına ilişkin yönetmelik düzenlemesi yapıldığını, TRT'de TRT-6'yla Kürtçe yayına başlandığını hatırlattı. Atalay, "Şu anda özel televizyon ve radyolarda farklı dil ve lehçelerde 24 saat yayın yapılabilir. Üniversiteler bünyesinde farklı dil ve lehçelerde enstitü araştırma merkezi kurulması yönünde YÖK'ün tasarrufları var" dedi.

Terörle mücadelenin aksatılmaksızın devam edeceğinin altını çizen Bakan Atalay, vatandaşların günlük yaşamlarını kolaylaştıracak adımlar atıldığını da söyledi. 18 yaş altındaki tüm çocukların çocuk mahkemesinde yargılamaya yönelik kanun tasarısının TBMM'ye gönderildiğini hatırlatan Bakan Atalay, insan haklarıyla ilgili yeni mekanizmaların kurulması bu sürecin en önemli sonuçlarından biri olacağını bildirdi. Atalay, insan haklarını birey boyutunda "Daha da böyle hücrelere kadar hissedilir şekle getirecek" tasarılar hazırladıklarını da söyledi.

Atalay, yapılan bu işlerin ülkenin sorunlarının çözülmesi anlamında, "içerdeki ev ödevini iyi yapması da çok önemlidir" dedi. Atalay, şöyle devam etti:

"Biz bu iç sorunlarımızı da cesaretle çözmeye çalışıyoruz. Hükümetimiz sorunlardan kaçan değil sorunları çözen bir iktidardır. Biz bunu ilke edindik. Risk almaktan kaçan değil millet adına sorumluluklarının farkında olan ve bunları üstlenen bir iktidarız. Ak Parti hükümetleri olarak geçmiş iktidarlarının yaptığı gibi biz kanayan yaralarına dokunmayabilirdik. Ama biz başta da söylediğim gibi farkı bir iktidarız. Sorunları iyi analiz eden teşhis eden ve bir bir çözen bir hükümetiz. Daha fazla yıllarca devam eden kanın akmasına da seyirci kalmadık kalmayacağız" şeklinde konuştu.

-YASA ÇALIŞMALARI-

Kurumlarla ilgili kanun çalışmalarının önemli ölçüde tamamlandığını söyleyen Atalay, ihtiyari protokolün onaylanmasına ilişkin kanun tasarısının Meclis'e gönderildiğini söyledi. Atalay, "Meclis'te önceliklerimiz arasında olacaktır. Türkiye insan hakları Kurumu'nun kurulmasına yönelik kanun tasarısı haftaya Meclis'e gidebilir. Diğer ikisi, bağımsız kolluk gözetim komisyonu hakkındaki kanun taslağının çalışması tamamlandı ve ilgili kamu kurumlarına gönderildi. Tasarılarda ilgili kurumların görüşlerinin alınması önemlidir. Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu'na ilişkin kanun tasarısı da tamamlanmak üzere, haftaya da bunu ilgili kuruluşların görüşlerine göndereceğiz" dedi.

Atalay, kurulan bağımsız kurul ve komisyonlara ilişkin bilgi verdi. Atalay sözlerine şöyle devam etti:

"Bağımsız bir mekanizma oluşturuyoruz. Ayrımcılıkla Mücadele ve Eşitlik Kurulu. Bu gerçekten Türkiye'de insan hakları ve demokrasiyi yükseltme bakımından büyük bir adımdır. Bu kurum her türlü ayrımcılığın önlenmesi için, ihlalin ortadan kaldırılması için görev yapacaktır. Bu kurul, sembolik yetkilerin ötesinde önemli yetkilere sahip olacaktır. Kurumun kararları tüm devlet organlarını bağlayacak düzeyde olacaktır. Ayrımcılığa tabi tutulduğunu düşünen bütün vatandaşlarımız başvurabilecektir. Kurulun kararları, bilirkişi raporu olarak ta kabul edilecektir. İşkenceye sıfır tolerans politikamızı başarıyla uygulamaktayız. Bunun son örneklerinden biri de bu komisyonun kurulmasına yönelik kanun çalışmasıdır. Kolluk Gözetim Komisyonu, kamu kurumlarından, üniversitelerden temsilciler görev yapacaktır. Komisyon bir yandan ihlal iddialarıyla ilgili başlatılan soruşturmaları izleyecek, diğer yandan bizzat kolluk hakkında idari soruşturmanın başlatılmasını isteyebilecektir. Şimdi bağımsız bir mekanizma getiriyoruz. Bunu sadece vatandaşın hakkını korumak için de ifade etmiyorum, diğer yandan güvenlik güçlerimiz için de bir güvence olacaktır."

-POLİS DEVLETİ İDDİASI: "TRAJİ KOMİK"-

Bakan Atalay, "Ülke polis devletine doğru gidiyor" eleştirilerine de yanıt verdi. Bu eleştirileri traji komik bulduğunu söyleyen Atalay, "İnsanın ciddiye alası bile gelmiyor. Türkiye neredeyse, demokratik standartlarını en uç noktalara doğru götürüyor. Yeni bir temcit pilavıyla karşı karşıyayız" dedi.

Atalay, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Çok ucuz bir sosyal mühendislik projesi. İşte sivil darbe, sivil faşizm gibi, özünde çelişkili ifadeler yeniden gündeme getirilmeye başlanıyor. Aslında bunlar bazı siyasetçilerin ve partilerin klasiğidir. Geçmişte de bunlar olmuştur.

Bunların hepsi önceden biraz çalışılmış, yapaylığı sırıtan, düşünce asaletinden de yoksuldur. Sığ ve yapan olduğundan da ömrü bir haftayı geçmiyor. Ülkemizde tartışmamız gereken şey, ülkemizin standartlarının daha nasıl yükseltebiliriz kaygıları olmalıdır. Bizim derdimiz milletimiz tarafından çok iyi biliniyor. Bizi anaların vicdanı çok iyi anlıyor. Girdiğimiz yol, Başbakanımızın ifade ettiği gibi, "analar daha fazla ağlamasın ve daha güçlü bir Türkiye ortaya çıksın' yoludur. Bunun en büyük karşılığı milletimizin vicdanıdır. Türkiye normalleştikçe büyüyor.

Dere yatağında akmaya başladı, bırakın Türkiye'de tekrar demokratik alanların sınırlanması veya işte sivil dikta vs. bu bizim getirdiğimiz mekanizmalar ve Ak Parti'nin 2002'den bu yana yaptığı uygulamalarla, bırakın şimdileri gelecekte de bunların heveslileri olsa bile dönemeyeceklerdir. Türkiye öyle mesafe aldı. Onun için diyorum dere yatağı akmaya başladı, Türkiye büyüyor. Bizim görevimiz bu."

-"KARANLIK ODA KALMASIN"-

Baştan beri Türkiye'nin açık ve şeffaf olması için mücadele ettiklerinin altını çizen Atalay, "Karanlık odalar kalmasın, karanlık kapıların ardında bir şey kalmasın. Her şey şeffaf ve açık. Biz baştan itibaren Türkiye'nin demokratikleşmesi için büyük çaba sarf ediyoruz" dedi. Çözümü baltalamak, kitleleri galeyana getirme çabasını anlayamadığını ifade eden Atalay, "Çözümün karşısında durmak, çözümü baltalamak, kitleleri galeyana getirme çabası anlaşılır değildir. Birileri bunu yapıyor" dedi. Atalay, şunları söyledi:

"Milletimiz basiret sahibidir. Ben özellikle bir toplum araştırmacısı olarak, bizim milletimizin, Türk milletinin bu özelliğine karakterine çok güveniyorum. Oynanan oyunları dönen dolapları çok iyi biliyor. Bu sorunları, siyasi rüştünü ispatlayamamış siyasi partiler, marjinal gruplar çözemez. Bu konular geniş ufuk vizyon ister. Bu sorunlar ancak öyle çözülür. Bugün mikro boyutta boğulanlar var. Özden uzaklaşmamak lazım. Bu süreçler kolay süreçler değildir.

Bu sorunlar ancak hükümetimizin ortaya koyduğu ufuk vizyon samimiyet ve cesaretle çözülür. Bizim farkımız bu. Ak Parti kendisini iktidar yapan gücün farkındadır. Ak Parti'ye oy veren vermeyen her vatandaşımızın şikayeti derdi, bizim derdimizdir."(ANKA)

(ÜNS/BÜN)
Kaynak: ANKA / Güncel

, Haberler