Bahçeli: 'TSK Üzerindeki Kuşkular Ortadan Kaldırılmalı'

Güncel Haberler

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Genelkurmay Başkanlığında Hazırlandığı İddia Edilen ve Basına Sızdırılan Belgeye İlişkin, 'İddialar Türk Silahlı Kuvvetlerini Zan ve Töhmet Altında Bırakacak Kadar Ağır ve Ciddidir' Dedi.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Genelkurmay Başkanlığında hazırlandığı iddia edilen ve basına sızdırılan belgeye ilişkin, ''İddialar Türk Silahlı Kuvvetlerini zan ve töhmet altında bırakacak kadar ağır ve ciddidir'' dedi.

Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısında yaptığı konuşmada, AK Parti ile beraber 7 yıla yaklaşan sürenin bilgi ve haber kirliliği olarak hatırlanacağını söyledi.

''Siyasete, adalete, üniversiteye, emniyete ve orduya olan güvenin azaltılmak istendiği karmaşık senaryolar özellikle son yıllarda bütün yönleriyle sahnelenmek istenmektedir'' diyen Bahçeli, ''Bu itibarla, her söylentiye, her iddiaya hatta belge adındaki yayınlara ihtiyatla bakmak, çabuk karar vermeden, yanlış bir şeyler söylemeden konuları hukuk çerçevesinde çözmek ve sonuçlandırmak en makul yol ve yöntem olmalıdır'' ifadesini kullandı.

Bahçeli, 2 yıldır yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan bir şahsın bürosunda bulunduğu ileri sürülen belgenin gazetede yayınlandığını anımsattı.

Yayınlanan belgeye önem kazandıran konunun yayının yasallığından da önce, doğru çıkması halinde metnin içeriği ve siyasal hayat için taşıdığı tehdit olduğuna işaret eden Bahçeli, ''Genelkurmay Başkanlığına bağlı bir birim tarafından 'İrtica ile Mücadele Eylem Planı' başlığı ile hazırlandığı iddia edilen bu belgede hükümete yönelik demokrasi dışı müdahale arayışı açıkça görülmektedir'' diye konuştu.

İddiaların Türk Silahlı Kuvvetlerini zan ve töhmet altında bırakacak kadar ağır ve ciddi olduğunu belirten Bahçeli, olayın aydınlatılması için Genelkurmay Askeri Savcılığının vakit kaybetmeden soruşturma başlatmış olmasının bu açıdan son derece önemli olduğuna dikkati çekti.



-''KUŞKULARIN ORTADAN KALDIRILMASI İÇİN...''-



Soruşturmanın süratle tamamlanması ve sonuçlarının kamuoyuyla paylaşılması, bu güzide kurum hakkında oluşan bütün kuşkuların ortadan kaldırılması için kaçınılmaz hale geldiğini dile getiren Bahçeli şöyle devam etti:

''Konu, askeri yargının kısa sürede çözemeyeceği boyutlara ve kapsama ulaşmış ise sivil yargının konuya derhal el atması demokratik hayatımızın ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarı açısından zorunlu ve gereklidir. Ancak, haberin doğru olması kadar, yanlış çıkması da vahim sonuçlar doğuracak gelişmelere davetiye çıkartmaktadır.

Bu durumda ise bazı mihrakların Türk Silahlı Kuvvetlerine karşı tam bir psikolojik savaş hali ilan etmiş oldukları ortaya çıkacaktır. Böylesi bir gelişme halinde, bunların kim oldukları, nereden güç aldıkları, kim tarafından yönetildikleri, neyi amaçladıkları, hangi kurumların içine sinmiş ve sızmış oldukları gibi konuların ayrıntılı soruşturulması ve sonuçlandırılması hükümetin, istihbarat ve emniyet birimlerinin ve adalet teşkilatının sorumluluğundadır.

Bu konuda, en mahrem devlet belgelerini ve mahkeme evrakını, sorgulama kayıtlarını yayınlayanlar hakkında hükümetin geçmişte hareketsiz kalmış olduğu düşünülürse bu kanaldan sonuç alınması zor görünmektedir. Bu durumda zan ve töhmet altında kalacak ve bunun hesabını verecek olan da hükümet olacaktır.''

Bahçeli, TSK'ya yönelik karalama ve lekeleme kampanyalarına ısrarla karşı çıkacaklarını ifade ederek, milli güvenlik açısından asla vazgeçemeyecekleri bu kuruma ve mensuplarına sahip çıkmaya devam edeceklerini kaydetti.



-ÖSS-



Binlerce gencin yükseköğrenime girme şansı bulamayacağını, bu durumun yıllardan beri ülkenin yalnızca eğitim alanında değil, sosyal sonuçları itibariyle de kanayan bir yarası durumunda olduğunu söyleyen Bahçeli, 8 yıl ilköğretim, 4 yıl ortaöğretim görerek 12 yılın sonunda 18 yaşında mezun olan gençlerin sıkıntılarının, toplumun ortak sorunu olarak görülmesi gerektiğini vurguladı.

Bahçeli, ''Parti programımızda üniversitelerin; ülkemizin ihtiyaç duyduğu insan gücünü yetiştiren, araştırma yaparak bilim ve teknoloji üreten, toplumsal gelişmeye önderlik eden, bilimsel yöntemlerle meselelere çözüm üreten ve dünya üniversiteleriyle yarışan eğitim kurumları haline getirilmesi esas alınmıştır. Bu itibarla, üniversite sisteminin vazgeçilemez insan kaynağını daha fazla ihmal etmemiz düşünülmemelidir. Münferit başarılar haricinde, üniversitelere 12 yıl boyunca öğrenci yetiştiren milli eğitim sistemi mutlaka gözden geçirilmelidir. Üniversite giriş sınavının kaldırılarak, yerine ortaöğretim başarısını ve ortaöğretim sonunda yapılacak 'Olgunlaşma Sınavını' esas alan ve fırsat eşitliğini gözeten üniversiteye geçiş sistemi üzerinde çalışmalar başlatılmalıdır.''
Kaynak: AA / Güncel

, Haberler