Babacan ve Barroso Öğlen Yemeğinde Bir Araya Geldi
AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ile Düzenlenen Yemekte Bir Araya Gelen Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Bazı Avrupa Liderlerinin Türkiye'nin Üyeliğiyle İlgili Takındıkları Tutumların Üzüntü Verici Olduğunu Söyledi. Barroso İse Türkiye'nin Siyasi Reformlarda Yepyeni Bir İvme Kazanması Gerektiğini Belirterek, "Taviz Vermek Zaaf Değildir" Dedi.
AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ile düzenlenen yemekte bir araya gelen Dışişleri Bakanı Ali Babacan, bazı Avrupa liderlerinin Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili takındıkları tutumların üzüntü verici olduğunu söyledi. Barroso ise Türkiye'nin siyasi reformlarda yepyeni bir ivme kazanması gerektiğini belirterek, "Taviz vermek zaaf değildir" dedi.Dışişleri Bakanı Ali Babacan, AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ve Komisyonun Genişlemeden Sorumlu üyesi Olli Rehn ile Feriye Lokantası'nda öğlen yemeğinde bir araya geldi. Yemekte Babacan, Barroso ve Rehn ile birlikte Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) Başkanı Arzuhan Doğan Yalçındağ da aynı masada yer aldı. Yemeğe TESEV Başkanı Can Paker ve Prof. Dr. Eser Karakaş da katıldı. Bakan Babacan ve Barroso, yemek öncesinde boğaz manzarası önünde basına poz verdi.Daha sonra konuşma yapan Ali Babacan, ziyaretin zamanlamasının çok önemli olduğunu söyledi. Babacan, "Bu samimi ortamda hep beraber Türkiye'de olanları, AB'deki gelişmeleri değerlendirme imkanı bulacağız. Hem AB'nin önemli bir değişimden geçtiği bir süreç yaşıyoruz, Türkiye-AB ilişkileri açısından içinde bulunduğumuz dönem de ayrı bir özellik taşıyor. Biz AB'yi bir ortak değerler bütünü olarak görüyoruz. Bu değerler demokrasidir, temel hak ve hürriyetlerdir, insan haklarıdır, hukukun üstünlüğüdür, toleranstır, farklılıkların bir arada barış ve huzur içerisinde yaşamasıdır. AB farklılıklar üzerinde savaşılan bir dönemden sonra bugün dünyaca bir barış projesi olarak kabul edilen bir birlik" dedi.Avrupa Birliği'nin, en iyi demokrasilerin çalıştığı ülkeleri içeren bir birlik olduğunu ifade eden Babacan, "Türkiye'nin AB süreci müzakerelerin başlamasıyla bambaşka bir döneme girdi. Bizim Türkiye olarak hedefimiz tam üyelik, başka bir şey değil. Bu süreç pek çok reform içeriyor. Bu reformları Türkiye'de bugüne kadar gerçekleştiren bir hükümet iş başında. Bazen başarı beraberinde farklı düşünceleri de getirebiliyor. Türkiye'nin 5 yılda elde ettiği başarı dilden dile konuşulurken, arkasından bu başarının sebeplerini unutup farklı yaklaşımları ara ara görüyoruz. Türkiye'nin kendisini mukayese edebileceği standartlara ihtiyacı var. Demokrasinin kalitesini mutlaka göz önünde bulundurmamız lazım. Türk insanının layık olduğu en iyi demokratik sistemi kurmak için hükümetiyle sivil toplumuyla bütün vatandaşlarımızla el ele çalışmamız lazım. Sürecin teknik boyutu bütün bakanlıklarımızı ilgilendiriyor. Bütün kamu kuruluşları bu işin içerisinde" diye konuştu.BABACAN: "BAZI AVRUPA LİDERLERİNİN ÜYELİĞİMİZLE İLGİLİ TUTUMLAR ÜZÜNTÜ VERİCİ" Babacan, AB çalışmaları kapsamında büyük ve kuvvetli bir merkezi yapı merkezi olarak bir AB bakanlığını düşünmediklerini söyledi. Bütün bakanlıkların tek tek yaptıkları işin sahibi olduklarının altını çizen Babacan, "Bir bakıma tepeden inme değil, tabandan tavana bir çalışma stili söz konusu. Geçen sene ilan ettiğimiz müktesebata uyum programı için tüm sivil toplum kuruluşlarından görüş aldık. Bu yıl içerisinde 2008 yılı ulusal programını hazırlayıp ilan edeceğiz. Bu konuda bütün kamu kuruluşlarımıza talimatlar verildi. Biz Türkiye olarak reformlarımıza devam ederken her geçen ay ve yıl reformlarımızı ilerletirken, AB'nin de taahhütlerine sadık kalması büyük önem taşıyor. Bazı Avrupa liderlerinin Türkiye'nin üyeliğiyle ilgili takındıkları tutumlar bizim için üzüntü verici" açıklamasında bulundu.Türkiye'nin kararlılıkla ve güçlü bir irade ile AB yolunda yürümeye devam edeceğinin altını çizen Bakan Babacan, şunları söyledi:"Sürecin sürdürülebilirliği son derece önemli. Sürdürülebilirlik aynı zamanda fasılların açılmasıyla da son derece alakalı. Biz Slovenya ve Fransa dönem başkanlıklarında da fasılları açarak devam etmeyi planlıyoruz. Şu anda üye ülkelerden bu konularla ilgili çalışmaları tamamlamalarını bekliyoruz. AB'nin özellikle terörizmle mücadelede ülkemize verdiği destek özel bir önem taşıyor. Bizim AB sürecimizin bölgesel ve küresel etkileri var. Türkiye şu anda nüfusunun büyük bir çoğunluğunun Müslüman olduğu bir ülke olarak, İslam, demokrasi ve laikliğin iyi işlediği bir ülke." BARROSO: "AB'YE ÜYELİKTE BAZI TAVİZLER OLMALI, TAVİZ VERMEK ZAAF DEĞİLDİR" AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ise, Türkiye'nin 6 faslı geride bıraktığına ve bunun çok önemli bir gelişme olduğuna dikkat çekerek, "Tüm AB ülkelerinin liderlerinin desteği ile Türkiye'nin müzakereleri başladı. Türkiye, AB'ye tam üyelik için müzakereleri sürdüren bir ülke. Türkiye ile AB ilişkileri AB'nin diğer ülkelerle olduğu ilişkiler gibi değil. Farklı alanları da mutlaka izleyeceğiz" dedi.Bunun bir müdahale anlamına gelmediğini belirten Barroso, Türkiye'nin siyasi reformlarda yepyeni bir ivme kazanması gerektiğini ifade ederek, "Mahkeme denetçileri, sivil-asker ilişkileri, yolsuzlukla mücadele, yargı reformları, azınlıklar, sosyal hak ve özgürlükler gibi düzenleme alanlarında bu reformlar yeni ivmeler kazanmalı. Entegrasyon önemli. Bu entegrasyon uzlaşı demek. Türkiye'nin reformları toplumsal diyaloga ve konsensusa dayanmalı, uzlaşı ortamı oluşturulmalı. AB'deki 27 ülke de Türkiye gibi onurlu ve gururlu ülkeler. AB'ye üyelikte bazı tavizler olmalı. Tavizleri zaaf olarak algılamayın. Bunlar AB'nin uzlaşı ruhudur. AB farklı perspektifler ve uzlaşı ruhuyla bir başarıya imza atmıştır. AB en büyük ekonomidir. Bu konsensusu ben dün Ankara'da muhalefet partilerine de anlattım. Onlar da anladı" diye konuştu.(EY-EY-ED-Y)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA