Askon'dan Ekonomi Değerlendirmesi
Askon Anadolu Aslanları İşadamları Derneği, 2007 Yılının Değerlendirildiği, 2008 Yılı Beklentilerinin Sunulduğu "Küresel Gelişmeler Işığında Türkiye Ekonomisi" İsimli Yıllık Raporunu Yayınladı.
ASKON Anadolu Aslanları İşadamları Derneği, 2007 yılının değerlendirildiği, 2008 yılı beklentilerinin sunulduğu "Küresel Gelişmeler Işığında Türkiye Ekonomisi" isimli yıllık raporunu yayınladı.Raporun kamuoyuna sunulduğu toplantıda açıklamada bulunan Genel Başkan Mustafa Koca, dünyada büyük bir ekonomik sarsıntı yaşanırken, Türkiye'nin uzun yıllardır yakalayamadığı kadar iyi bir durumu yaşadığını belirterek, "Ancak kendi içimizden ürettiğimiz suni bir siyasal kriz hepimizi ciddi ciddi düşündüren bir konuma itmiştir" dedi."Bu yıl diğer yıllardan biraz farklı bir boyut karşımıza çıkmıştır. Maalesef bunu da değerlendirmek zorundayız" diyen Koca, bu konunun siyasi olmakla beraber ekonomiyi kökten etkileyen ve geleceği şekillendirme gücüne sahip bir konu olduğunu vurguladı. Koca, "Bunu görmezden gelerek ekonomik değerlendirme yapmamız söz konusu olamayacaktır. Veya öyle yaparsak eksik yapmış olacağız. Hepinizin de çok iyi bildiği gibi bu konu AK Parti'nin kapatma davasıdır "diye konuştu."İkinci döneminde olduğu halde oylarını artırmış, milletten ciddi oranda bir destek almış ve seçimin üzerinden henüz 6 ay geçmişken, iktidar partisine kapatma davası açılırsa, bu ülkedeki bütün gelişmeleri etkileyen bir durum olur" diyen Koca, bu durumun uluslararası ilişkileri, Avrupa Birliği sürecini, terörle mücadele kondisyonunu ve ekonomiyi etkileyeceğini ifade etti. Koca konuşmasına şöyle devam etti: "Daha şimdiden sırf dövizdeki yükselişten, dışarıya çıkan sıcak paradan ve vazgeçilen yabancı yatırımlardan dolayı, ülkemiz ciddi bir stres içine girmiş bulunmaktadır. Hakeza aynı şekilde yerli yatırım konusu da aniden duraksama sürecine girmiş bulunmaktadır. Biz de ASKON olarak bu konumda kendimize şöyle bir formül bulmaya çalıştık; diyoruz ki, artık şu andan itibaren ekonomi ile ilgili şikayetlerimizi, dertlerimizi sıkıntılarımızı, hükümete iletmeyelim. Bunun bir anlamı yok. Partisi kapatılma sürecine sokulmuş bir iktidarın performansından ne hayır umulabilir? Biz en iyisi dertlerimizi yargıya sunalım, onlar bu problemlere de çözüm bulsunlar." Öte yandan dünyada ve Türkiye'de meydana gelişmelerle ilgili olarak, siyasal ve ekonomik değerlendirmelerin yapıldığı toplantıda özet bilgiler sunuldu. Toplantıda şu hususlara yer verildi: "Bilişimde, petrolde ve gayri menkulde yaşanan ve çoğu spekülatif olan kriz durumu, şimdilerde emtiada ve gıdada yaşanmaktadır. Bu sosyal bir krizin tetikleyici fonksiyonu olabilir. 26 dolarlarda dolaşan petrol 120 doları aşmıştır. 300 dolarda bulunan pirinç 1000 doları aşmıştır. Bunların rasyonel gerekçeleri bulunmamaktadır. Genellikle spekülatif amaçlı artışlardır. Unutmamak gerekir ki, ABD'de oluşan türev piyasaları, petrolde, 1'e10, gayr-i menkulde 1'e 8 boyutlarına ulaşmıştır. Sonuç ise, finansal krize dönüşmüştür. Dövizde yaşadığımız hareketlilik, işadamını rahatsız etmiştir. Siyasal istikrarın çok önemli ekonomik dayanak olduğu bir kez daha görülmektedir. Sıcak para isteksiz hale gelmiştir. Çıkışlar hızlanmıştır. Bu durumda cari açığın finanse edilmesi zorlaşacak, bu da başka bir sıkıştırma anlamına gelecektir. Ülkemizde yeniden TCMB'na faizlerin yükseltilmesi baskısı yapıldığı bilgisi sızmaktadır. Bu tek kelime ile talihsizliktir. Bu lobi faaliyetidir. Kesinlikle kabul edilebilecek bir durum değildir. Maalesef, ülkemizde kriz olsun, ekonomi batsın ve müdahale şartları oluşsun diyebilen kemsiler vardır. Bunların önemli bir kısmının devletten maaş alanlar arasında olmaları manidardır. Yargının bu gruplar üzerine yeterli cesaretle gidemeyişi talihsizliktir. Ülkemiz artık bu tür P2, gladyo artıklarından temizlenmelidir. IMF ile olan ilişkilerde artık sıkıntılı stand-by dönemlerini geride bırakmış olmamız önemli bir gelişimdir. Daha mesafeli olmalıyız. Kendine güvenen ve kendi kendine ekonomik disiplinini yönetebilen bir ülke konumunu yakalamalıyız. Dünyadaki gelir ve gider dağılım dengesizlikleri, giderek uçurumu büyütmektedir. İletişimin küreselleşmesi ile bu bütün kitlelere ulaşmaktadır. Bu gelişmeye bütün dünya tedbir almakla yükümlüdür. 55 trilyon dolarlık bir GSH da, 500 milyon dolar, açlık tehlikesini bitirilebiliyorsa, bunun çözülmemesi tek kelime ile duyarsızlık olacaktır. Ülkemizde, başlayıp belirli bir başarı kazanan makro reformların devam etmesi, buna bağlı olarak acilen mikro reformlarında devreye sokulması ekonomik problemlerimizin çoğunun halledilmesini sağlayacaktır. Ancak bütün bunlar için de siyasal istikrarımızın korunması büyük bir mecburiyettir." (SŞ-SŞ-ÖK-E)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA