'Aşk Yakar' Benim İçin Bir Sınav!
Amerika'da İki Buçuk Yıl Yaşadıktan Sonra Türkiye'ye Dönen Oyuncu Meltem Cumbul, 'Aşk Yakar' Adlı Dizide Özcan Deniz ve Uğur Polat'la Başrolleri Paylaşıyor...
AMERİKA'DA İKİ BUÇUK YIL YAŞADIKTAN SONRA TÜRKİYE'YE DÖNEN OYUNCU MELTEM CUMBUL, 'AŞK YAKAR' ADLI DİZİDE ÖZCAN DENİZ VE UĞUR POLAT'LA BAŞROLLERİ PAYLAŞIYOR...Meltem Cumbul rol aldığı 'Aşk Yakar' dizisini bir sınav olarak gördüğünü söyledi ve ekledi: Her sahnenin hakkını vermeye çalışıyorum. Eskiden otomatiğe bağlı gibi oynardım şimdi sahte hiçbir ana tahammülüm yok!..Harper's Bazaar dergisine konuşan Cumbul, Şener Şen'le birlikte rol aldığı 'Gönül Yarası' filminden sonra gelen teklifleri ince eleyip sık dokuduğunu belirtiyor. 'Aşk Yakar' dizisinin ise kendisini tatmin eden bir iş olduğunun altını çizen Cumbul, dizinin senaryosuna da katkıda bulunuyor.* Oyunculuk anlamında hayatınızın en karanlık dönemi hangisiydi?'Gönül Yarası'nın hayatımda önemli yeri var. O filmden sonra, 'Şimdi hangi yönetmenle çalışıp, nasıl bir film yapacağım ki, bundan daha iyi olacak?' dedim kendi kendime. Benim için o kadar güzel ve tatmin edici bir tecrübeydi ki, beni yukarı çıkaracağına daha karanlık bir yere soktu aslında. 'Şimdi ne yapacağım' korkusu sardı beni.KARANLIK BENİ ARTIK TERK ETTİ* Peki şu an ne düşünüyorsunuz?O karanlık beni terk etti. Artık 'Aşk Yakar' ve çok mutluyum bu yüzden. İleriye çok umutla bakıyorum. Kenarından, köşesinden de olsa yazmaya başladım. Dizinin senaryosuna katkıda bulunuyorum.* Yazmaya nasıl karar verdiniz?Ben çok cesaretsizimdir ve akademik eğitime inanan biriyimdir. Bu yüzden Los Angeles'da bir hoca ile senaryo üzerine çalıştım. Buraya geldikten sonra 'Aşk Yakar'ın yaratım aşamasına katkıda bulunmak, yazı ekibinde yer almak beni yazma konusunda cesaretlendirdi. Bu daha işin başı, çünkü senaryo yazmak gerçekten çok zor. O yüzden, bu yolculukta çok umutlu ve ümitliyim.* Bu meslekte korkularınız var mı?Demodeleşmekten çok korkan biriyim.ARABAYLA HEYECANLANMAM* Ne demek demodeleşmek?Belki bu laf ağır olacak ama mezarın altına girmeden kaybolman gerektiğine inanıyorum. Eğer bu mesleği yapıyorsan bu cesarette olman gerek. Her şeyi göze alıp, kaybolma, unutulma, kendini yenileme, en baştan başlama heyecanını yaşamalı insan! Uzun süreçler heyecanları bitiriyor, insan her şeyi kanıksar hale geliyor. İnsan kendine şu soruyu sormalı; 'Kaç yıldır cepten yiyorum? Daha ne kadar yiyebilirim?' Yeni jenerasyon çok kuvvetli geliyorlar. Bu bir yarış ve ben kendimle yarışıyorum. Neden? Çünkü yaşamla ilgili heyecanımın bitmesini istemiyorum. Ben bir arabaya, bir eve bakıp heyecanlanan biri değilim. Muhteşem bir saray, eğer içinde güzel heykeller yoksa benim için hiçbir şey ifade etmez.* Özel hayatınızda rahat mısın?Benim derdim sokakla değil! Sokaktaki insanların tepkisi çok farklı,onlar çok içtenler. Saf, güzel ve pozitif bir elektrikleri var. Ama bu işi yapıyor olsam da, kendimi kurgulu ve yapay ortamlara ait hissetmiyorum.Kendime bile yabancılaşıyorum yani.* Yapaylıktan kastınız ne?Bir oyuncu karşımda hüngür hüngür ağlasa da, eğer ben onun gerçekbir noktadan gelmediğini hissediyorsam etkilenmiyorum. İstediği kadar bağırıp çağırsın, bu odayı yerle bir etsin; onun çok can alıcı bir noktadanvurması gerekiyor. Genç oyuncuların çok iyi ustalarlaçalışması lazım, çok emin ellerde olmaları lazım! Yoksa her bakımdanparamparça olabilirler. Yeni jenerasyon dikkatli olmalı. Benim ne yardımım dokunursa vermeye hazırım. Çocuk gibidir oyuncu, çabuk kırılır, buyüzden onları pamuklar içinde tutup,daima arkalarında olacağını hissettirerek emekletmen lazım.Sinemada yapaylığa tahammülüm yok!* 'Aşk Yakar' dizisi size ne kattı?'Aşk Yakar'da benim için her metin, her monolog, her diyalog, her sahne bir sınav. Hepsinin hakkını verebilmek için nerelere gidiyorum, hayatımın ne evrelerini ziyaret ediyorum bilemezsiniz... O duygudan öbürüne, ondan ona geçiyorum.YORULMUŞTUMBundan dört, beş yıl önce otomatiğe bağlamış gibi teknik oynadığım çok sahne oluyordu. Duygu ziyaretlerimi yapmıyordum. Çünkü yıllarca günde 24 sahne çekmekten yorulmuştum. Ama Amerika'da verdiğim bu ara sayesinde çok şey kazandım. Bu hayatta artık tek bir sahte ana bile tahammülüm yok. Sinema karesinde de, televizyon ekranında da, gerçek hayatta da sahteliğe tahammül edemiyorum.ÇOK SORGULARIM* Hakkınızda yapılan olumsuz eleştiriler sizi çok üzüyor mu?İnsanlar bana, 'Bak neler deniyor hakkında?' dedikleri zaman, 'Ya, ben kendimi bu kadar suçlarken, deli gibi sorgularken ve hak etmediğim kadar üzerime giderken, kimin dediği ne kadar dokunabilir bana?' diyorum.İnançlı bir insan mısınız?Bugün hayatta kalabilmemin sebebi inançlı olmamdır. O kadar karanlık yerlere giriyorum ki, inançsız olsam çoktan vazgeçerdim. İnsanlara ve evrene olan inancım ayakta tutuyor beni.* Yıllardır Oscar hayali kurduğunuz söylenip duruyor. Bu gerçekten hayaliniz mi?Her oyuncu iyi bir filmde, iyi bir yönetmenle, iyi bir senaryo ile oynamak ister. Bütün bunlar benim de hayalim. Bunların sonucunda bir şeyler olursa ne mutlu bana! Ama asıl önemli olan süreçtir. Sonuç bir sürprizdir ve öyle de kalsın. Bilmek istemiyorum.* Şanslı biri olduğunuzu düşünüyor musunuz peki?Çok! En başta ailemi anmak istiyorum burada. Her şeyi yapma sebebim onlar! Her şeyi en başta rahmetli annem için yaptım, her oyunumu da annem için oynadım. Her gün onlarla birlikteyim. Babam geçenlerde bana, 'Ne kadar zamandır görüşemedik' dedi. Ona, 'Baba ben her gün seninleyim' dedim.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA