Artvin'de Hayvancılık Alarm Veriyor: "Çalışan Değil, Parasını Bekleten Kazanıyor"

Güncel Haberler

Artvin'de büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığının, besicilikteki maliyetlerindeki artışla birlikte azaldığı bildirildi. Artvinli besici Tarık Bozkurt, yüksek yem ve üretim giderleri yüzünden sektörün sürdürülemez hale geldiğini belirterek, "Artık altından kalkamıyoruz. Çocuklarıma da bu işi tavsiye etmiyorum. Yazın kendi imkânlarımızla otlatacağız, çoban da tutmuyoruz. Çünkü 65–70 bin lira istiyorlar. 50 hayvana bu parayı vermem mümkün değil" dedi. Büyükbaş hayvancılıkla uğraşan Fuat Salan ise birçok besicinin üretimi bırakıp parasını faize, altına ya da dövize yönlendirdiğini söyledi.

Haber : Uğur İSTANBULLU

(ARTVİN) - Artvin'de büyükbaş ve küçükbaş hayvan varlığının, besicilikteki maliyetlerindeki artışla birlikte azaldığı bildirildi. Artvinli besici Tarık Bozkurt, yüksek yem ve üretim giderleri yüzünden sektörün sürdürülemez hale geldiğini belirterek, "Artık altından kalkamıyoruz. Çocuklarıma da bu işi tavsiye etmiyorum. Yazın kendi imkanlarımızla otlatacağız, çoban da tutmuyoruz. Çünkü 65–70 bin lira istiyorlar. 50 hayvana bu parayı vermem mümkün değil" dedi. Büyükbaş hayvancılıkla uğraşan Fuat Salan ise birçok besicinin üretimi bırakıp parasını faize, altına ya da dövize yönlendirdiğini söyledi.

Artan maliyetlerle birlikte Artvin'de hayvancılık sektörü yıldan yıla küçülüyor. Küçükbaş hayvancılıkta 2024 yılında yaklaşık 80 bin olan hayvan sayısı geçen yıl yaklaşık 73 bine; büyükbaş hayvan sayısı ise aynı dönemde 6 binden 4 bine düştü.

Hayvan sayısındaki düşüşte önceki yıllarda görülen şap hastalığının olumsuz etkileri, bölgede maden çalışmalarının başlama ihtimali, artan yem ve bakım maliyetlerinin etkisinin olduğu belirtiliyor.

Ardanuç'lu besici Tarık Bozkurt, ANKA Haber Ajansı'na şunları söyledi:

"Geçen sene bu besihanede 22 kurban sattım. Bu sene ise 10 tane kurbanlığım vardı. Damızlık üzerine çalıştığım için hayvanlarımı özenle besledim. Ancak son iki gündür dışarı bıraktım. Çünkü fiyatlar vatandaşa çok pahalı geldi. Fiyatlar pahalı olunca da satamayacağımı anladım. İçeride yem masrafı günlük en az 4 bin lira tutuyordu. Bu nedenle hayvanları sürüye kattım ve kurban işini bıraktım. Zaten hayvan sayısını 140'tan 50'ye indirmiştim. Şu anda 50 hayvanım var, 10 tanesi kurbanlıktı. Onları da tekrar sürüye kattım. Bu sezon sonunda, sonbaharda bunları tamamen sıfırlamayı düşünüyorum. 138 ton ot yedirdim. Ayrıca bu yıl bahar geç geldiği için 10 ton daha yem aldım. Buna rağmen artık altından kalkamıyoruz. Çocuklarıma da bu işi tavsiye etmiyorum. Yazın kendi imkanlarımızla otlatacağız, çoban da tutmuyoruz. Çünkü 65–70 bin lira istiyorlar. 50 hayvana bu parayı vermem mümkün değil. O yüzden kendim gidip otlatıyorum."

"280 DÖNÜM ARAZİM ARAZİM VAR AMA İŞLEYEMİYORUZ"

Daha önce 150–200 dönüm tarla ekiyordum, artık onu da bıraktım. Mazot 85 lira oldu, maliyet çok yüksek. Sürme, tırmık, ekim, biçim, patos hepsi ciddi masraf. 280 dönüm arazim var ama işleyemiyoruz. Kendi yerimizden bile otu parayla alıyoruz. Tırmık 2 bin lira, geçen sene 30 liraydı. Makine bende olsa bile önemli değil, vatandaş da kullanamıyor.

Şap aşısından dolayı da çok sıkıntı yaşıyoruz. En az 10 hayvanım yürüyemiyor. Doğumlarda büyük zarar gördüm. 30 ineğim vardı, ancak 18'i doğum yaptı. Doğanlardan bazıları da öldü.Hastalık sürüde ciddi zarar bıraktı. Hayvanlar verim vermiyor. Et fiyatı yüksek gibi görünse de bizi kurtarmıyor. Yem fiyatı 7,5 liradan 1100 liraya çıktı. Bir çuval yemle artık hiçbir şey yapılamıyor.

Bu yüzden kurban işini de bıraktım. 140–150 bin lira fiyat söyleyince vatandaş almıyor. Satamadığımız hayvanı geri getiriyoruz, sonra senetle, vadeyle satmaya çalışıyoruz. İşimiz çok zor. Ne olacağı belli değil. Bir yandan büyüyor gibi görünüyoruz, bir yandan geri gidiyoruz. Bölgemizde maden konusu da var. Eğer hayvancılık da biterse, burada ne yaparız bilmiyoruz."

" B U YI L G EÇEN S ENEN İ N Y AR I S I K ADAR KURBANA H AYVAN B AĞLAD I M, O NLAR I N DA Y AR I S I H ALA E L İ MDE"

Ardanuçlu besici ve yemci Fuat Salan da geçen yıl bu zamanlarda kurbanlıklarının çoğunu sattığını anlatarak, "Bu yıl ise geçen senenin yarısı kadar hayvan bağladım. Onların da hala yarısı elimde kaldı, satamadım" dedi.

Salan, şunları söyledi:

"Besicilik artık yapılacak gibi değil. İnsanlar kurbanlık bağlamayı da besicilik yapmayı da bıraktı. Çünkü maliyetler çok yüksek. Etin kilosunu yaklaşık 600 liraya mal ediyoruz, 650 liraya kestiriyoruz. Bazen 650 liraya mal edip yine 650 liraya satış yapıyoruz. İlçede besicilik yapan arkadaşların çoğu işi bıraktı. Şu anda sadece 2-3 kişi kaldık. Geçen yıl hayvanlarımın büyük bölümünü bu zamana kadar satmıştım. Bu yıl ise geçen yılın yarısı kadar hayvan bağladım. Onların da yarısı hala elimde duruyor. Vatandaşın alım gücü kalmadı. Ben hayvanları pazara da çıkarmıyorum. Pazarlarda durum daha da kötü. Hayvanı pazara götürüp satamazsam geri getiriyorum. Bu da yeniden besi maliyeti demek. Yer parası, araç parası, nakliye ve işçi giderleri derken her şey ayrı bir maliyet oluşturuyor."

"BU ÜLKEDE ÇAL I ŞAN DEĞIL, PARAS I N I BEKLETEN KAZAN I YOR "

Faizler çok yüksek olduğu için kimse yatırım yapmak istemiyor. İnsanlar parasını faize koyup yüzde 50 kazanç elde ediyor. Ben yem de satıyorum ama buna rağmen yetişemiyorum. Yem fiyatları, ot ve saman maliyetleri çok yüksek. Hayvana yedirdiğimiz yemden elde ettiğimiz gelir, çoğu zaman maliyeti bile karşılamıyor.

Örneğin 10 milyon lira yatırım yapıyorsam, en fazla 3 milyon lira kar edebiliyorum. O para faizde, altında ya da dövizde olsa belki 1,5-2 milyon lira getirisi olacak ve hiçbir emek harcanmayacak. Büyük besicilerin çoğu sektörden çekildi. Paralarını bankaya, altına ya da dövize yatırdılar. Çünkü bu ülkede çalışan değil, parasını bekleten kazanıyor. Üretici neredeyse kalmadı.

Kendi köyümde 3 yıl önce meraya 350 büyükbaş hayvan çıkıyordu. Bu yıl ise sadece 170 hayvan çıktı. Yaklaşık 150 hayvan artık yok."