Ankara: Mehmet Akif Ersoy'un Ölümünün 70.yıldönümü

Güncel Haberler

Mehmet Akif Ersoy'u Anma Töreninde Bir Konuşma Yapan TBMM Başkanı Bülent Arınç, Ersoy'a Hitaben Yaptığı Konuşmanın, "Her Okuyanın Gözlerinden Yaş Akıtan O Eser Senindir. 70 Milyon Seni Anıyor. Sana Rahmet Okuyor. Anneler Çocuklarına Senin Adını Veriyor. O Çocuklardan Biri de Benim Torunum Olan Mehmet Akif'tir" Bölümünde Gözyaşlarına Zor Hakim Oldu.

Mehmet Akif Ersoy'u anma töreninde bir konuşma yapan TBMM Başkanı Bülent Arınç, Ersoy'a hitaben yaptığı konuşmanın, "Her okuyanın gözlerinden yaş akıtan o eser senindir. 70 milyon seni anıyor. Sana rahmet okuyor. Anneler çocuklarına senin adını veriyor. O çocuklardan biri de benim torunum olan Mehmet Akif'tir" bölümünde gözyaşlarına zor hakim oldu.

İstiklal Marşı'nın yazarı Mehmet Akif Ersoy, ölümünün 70.yıldönümünde İstiklal Marşı'nı yazdığı Taceddin Dergahı'nda düzenlenen törenle anıldı. Soğuk havada gerçekleşen anma törenine, TBMM Başkanı Arınç'ın yanısıra, TBMM İnsan Hakları Komisyonu Başkanı Mehmet Elkatmış, Tarım ve Köyişleri eski Bakanı Sami Güçlü, Türkiye Yazarlar Birliği yöneticileri ile ismi 'Mehmet Akif Ersoy' olan ilköğretim ve lise öğrencileri katıldı. Kur'an-ı Kerim okunmasıyla başlayan törende konuşan TBMM Başkanı Arınç, Meclis'in ilk döneminde Burdur Milletvekili olarak görev yapan milli şairin, İstiklal Mücadelesi sırasında esarete isyan ederek milleti uyandırmaya ve harekete geçirmeye çalışan bir aksiyon adamı olduğunu söyledi. Arınç, ülkenin bağımsızlık savaşında, milli ruhun uyanmasında Mehmet Akif'in vatan aşkını dile getiren coşkulu mısralarının katkısının büyük olduğunu vurguladı. Mehmet Akif'in, Osmanlı geçmişini reddetmeyen ama Cumhuriyete inanmış, Türk toplumunu yücelten ama ırkçılığa karşı çıkmış, bu topraklara kendini adamış, yerli, inançlı bir aydın tipi olduğunu ifade eden Arınç, "Akif bizim toplumumuzun özetidir. Kiminin görmezden geldiği, kiminin görmek istemediği, kiminin de henüz keşfetmediği bugün en çok özlediğimiz aydın modelidir" dedi. Yüce Meclis'in, bir ulusun yüz yıllarca onurla okuyacağı, halkının tarihini en derinden tasvir eden muhteşem İstiklal Marşı'nı yazabilecek derinlikte ve güçte bir milletvekiline sahip olduğunu belirten Arınç, şunları kaydetti:

"Siyasetin kuru, sığ ve çıkara dayalı yapısına inat, farklı bir milletvekili tipi çizmiştir Akif. Fedakar, ülkesi için yanıp tutuşan, her an kendinden vazgeçebilecek, derin, sessiz, engin bir okyanusa benziyor Akif'in milletvekilliği. Biz siyasetçilerin günlük koşuşturmada, seviyesi üzüntü veren tartışmalarda boğulup giderken, dönüp bakması ve biraz da mahcup bir edayla örnek alması gereken bir siyasetçi tipidir Akif. Bir siyasetçi bence her zaman geride nasıl bir iz bıraktığına dönüp bakmalıdır. Ya Akif gibi muhteşem bir İstiklal Marşı, Safahat gibi bir eser, bu edebi değerde olmasa da o anlamda bir iz bırakırsınız, ya da varlığınızı hatırlatacak bir şey bırakmadan gidersiniz bu diyardan. Ülkeyi yönetmek için halkın seçip Meclise gönderdiği siyasetçinin bir iz bırakmadan buradan ayrılması ne kadar hazindir. Siyaset yeni Akifler çıkarmalıdır. İstiklal Marşı'nı yazmasa da Safahat gibi eserler bırakacak siyasetçilere ihtiyacımız var. Onların bilgeliğine, yol göstericiliğine ve derinliğine ihtiyacımız var".

"Akif'in beni en çok etkileyen bir dörtlüğüne, ölümünden 70 yıl sonra cevap vermek istiyorum" diyerek, Mehmet Akif Ersoy'un "Resmim İçin" şiirindeki "Toprakta gezen gölgeme toprak çekilince, Günler şu heyulayı da er geç, silecektir. Rahmetle anılmak, ebediyet budur amma, Sessiz yaşadım, kim beni, nerden bilecektir?" mısralarını hatırlatan Arınç, konuşmasının son bölümünde oldukça duygulandı. Gözyaşlarına zor hakim olan ve sesi titreyen Arınç, şöyle devam etti:

"Bu içimde her zaman sızı ile yankılanmış mısralara iki cevabım vardır. Birincisi, milletimizin sesi olan Akif'in aziz hatırasını yaşatmak amacıyla Meclisimizin en güzel yerinde 'İstiklal Marşı Abidesi' yaptırıyoruz. Geç kalmış, hatta ihmal edilmiş bir görevdir bu. Umuyorum ki, İstiklal Marşımızın kabul yıldönümüne yetiştireceğiz bu eseri. 'Sessiz yaşadım, kim beni, nerden bilecektir?' diyen Akif'i o abideyi gören herkes yeniden hatırlayacaktır. O mısralara ikinci söyleyeceğim şey ise şudur: Ey büyük şair, bugün her okulda, her törende, her fırsatta, genç yürekler coşkuyla bağımsız bir ülkenin milli marşını okuyor. Her okuyanın gözlerinden yaş akıtan o eser senindir. 70 milyon seni anıyor. Sana rahmet okuyor. Anneler çocuklarına senin adını veriyor. O çocuklardan biri de benim torunum olan Mehmet Akif'tir".

Türkiye Yazarlar Birliği Doç.Dr. Hicabı Kırlangıç da, Mehmet Akif Ersoy'un, İstiklal mücalesinde başından beri yer alan, en ön saflarda halkıyla birlikte olan ve her türlü zorluğa gögüs germiş seçkin simalardan birisi olduğunu belirterek, "Bu açıdan Mehmet Akif'i iyi anlamak ve O'nu geleceğe iyi aktarılabilmek bizim boynumuzun borcudur" şeklinde konuştu. Kırlangıç, bağımsızlığa çok düşkün olan Ersoy'un bireysel özgürlüğü de büyük önem verdiğini vurgulayarak, "Mehmet Akif bağımsızlığımızı savundu ama bireylerin özgürlüğünü, düşüncenin özgürlüğünü de yaşayışla ortaya koydu" dedi.

Türkiye Yazarlar Birliği Şeref Başkanı Mehmet Doğan ise İstiklal Marşı'nın yazıldığı Taceddin Dergahı'nın korunması ve Mehmet Akif'in unutulmaması gerektiğini ifade ederek, "Eğer biz Mehmet Akif'i yaşatamazsak, bizi yaşatmış olan gerçek bir değeri yaşatmamış oluruz. Bu bizim de, milletimizin de sonu olur" dedi.

Altındağ Belediye Başkanı Veysel Tiryaki de, Mehmet Akif Ersoy'un, ilelebet bu milletin kalbinde yaşacak milli bir şair olduğunu söyledi. Ersoy'un İstiklal Marşı'nı yazdığı Taceddin Dergahı'nı kapsayan bir müze park projesi yürüttüklerini belirten Tiryaki, 20 dönümlük alan üzerine yapılacak olan Mehmet Akif Ersoy Parkı ve Müzesi'nde, İstiklal Marşı'nın 10 kıtasının da yer aldığı abide yapılacağını bildirdi. Konuşmaların ardından, 'Türkiye Liseler Arası Mehmet Akif Neyi Anlatır?' konulu kompozisyon yarışmasında dereceye giren öğrencilere protokol tarafından ödülleri verildi. Arınç, törenin ardından Taceddin Dergahı'nı gezdi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel

, Haberler