Ankara: Dep Eski Milletvekillerinin Üçüncü Kez Yargılanması

Güncel Haberler

Kapatılan DEP eski Milletvekilleri Leyla Zana, Orhan Doğan, Selim Sadak ve Hatip Dicle'nin üçüncü kez yargılanmalarına bugün devam edildi.

Kapatılan DEP eski Milletvekilleri Leyla Zana, Orhan Doğan, Selim Sadak ve Hatip Dicle'nin üçüncü kez yargılanmalarına bugün devam edildi.

Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın bugünkü duruşmasına, sanıklardan Selim Sadak, Orhan Doğan ve sanık avukatları katılırken, Zana ve Dicle katılmadı. Duruşmada söz alan avukat Yusuf Alataş, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin verdiği karadan sonra müvekkilleri lehine olan kararın sadece tahliye olduğunu belirterek, diğer yargılamanın müvekkillerinin aleyhine cereyan ettiğini söyledi. Alataş, "Çünkü süre içinde 5237 sayılı TCK yürürlüğe girmiş, bu yasa lehe düzenlemeler getirmiştir. Bu yasaya göre, uyarlama yapıldığında müvekkillerimin cezaevinde kaldığı süre cezanın tamamının karşıladığı gibi yasa gereği kısıtlılık dahi sona ermektedir. Bu nedenle müvekkillerim yönünde hak yoksunluklarının da sona ermesi için biran önce yargılamanın bitirilmesini talep ediyorum" dedi.

Duruşmada söz alan avukat Nuri Özmen ise yargılama süreci sona ermeden dosyanın delilleri niteliğindeki kasetlerin imha edilmesini eleştirdi. Bu kasetlerin yeniden yapılan yargılama sırasında tekrar izlenemediğini belirten Özmen, tanık dinlenilmesinden vazgeçilmesini ve yargılamanın biran önce sonuçlandırılmasını istedi.

Duruşmada söz alan sanık Orhan Doğan da bir davada iki türlü zor alım olduğunu belirterek, "Birisi suç konusu eşyanın zor alımı, birisi de suç delilinin saklanmasıdır. Suç delillerinin en azından infazının tamamlanıncaya kadar saklanması gerekirken, bu dosyanın dayanağı olan suç delili kasetler imha edilmiştir. Dolayısıyla dosya dayanaksız kalmıştır" dedi.

Yeni TCK'nın yürürlüğe girmesinin ardından kendisine verilecek azami cezanın 2 Eylül 2001 tarihi itibariyle tamamlandığını kaydeden Doğan, "Bu tarih itibariyle yasal kısıtlılık halimin de ortadan kalkması gerekir. Halbuki yargılama süreci devam ettiğinden yasal kısıtlılığım da devam etmektedir. Bu durum mağduriyetime neden olmaktadır. Bu yüzden yargılamada ulaşılan sonuca göre karar verilmesini istiyorum" diye konuştu.

Yargılama devam ederken, dosyanın dayanağı olan kasetlerin imha edilmesini eleştiren Doğan, "Eğer böyle bir olay Japonya'da olsaydı, yetkililer, 15 yıl ceza verildiği için istifa ederdi. Bir kere davanın dayanağı ortadan kalktı. Bu davada başta Sedat Bucak'ın verdiği ifadeler ve diğer tanıkların verdiği ifadelerin değeri yok. Aslında bu davanın bugünden sonra da sürdürülmesinin bir manası yok" diye konuştu.

Duruşmada söz alan sanık Selim Sadak, bu davada Meclis'te yaptığı konuşmalar ve dışarıdaki yaşanan olaylar nedeniyle yargılandığını hatırlattı. Mardin'in Derik İlçesi'ndeki Şerif Temel'in lideri olduğu aşiretle Ahmet Türk'ün aşireti arasındaki barışı sağlamak için çalışma yaptıklarını anlatan Sadak, "Bu PKK örgütünün faaliyeti gibi gösterildi. Yine Şenoba Beldesi'nde aşiret lideri Şenol Babat ile onun isteğiyle yaptığı görüşmede PKK adına yapılmış gibi gösterildi. Bunlar doğru değildir. Şenol Babat da bu olayın tanığıdı,r ancak, mahkemede dinlenmesi yönündeki taleplerimizi kabul etmedi. Ben barış için çalışıyorum. Cezaevinden çıktıktan sonra da faaliyetlerime devam ediyorum. Bugüne kadar 50'nin üzerinde aşireti birbiriyle barıştırdım" açıklamasında bulundu.

Yeni TCK'ya göre infazının tamamlandığını kaydeden Sadak, yasal kısıtlılığının da sona ermesini istedi. Duruşmada söz alan Cumhuriyet Savcısı Dilaver Kahveci de tanıkların dinlenilmesinden vazgeçilmesini ve esas hakkında mütalaayı hazırlamak için dosyanın Başsavcılığa verilmesini talep etti.

Mahkeme heyeti, tanık dinlenmesinden vazgeçerek, esas hakkında mütalaasını hazırlaması için dosyanın savcılığa gönderilmesine karar vererek duruşmayı erteledi.
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel

, Haberler