Ankara: Ankara'da Yerel Yönetimler
Sincan Belediye Başkanı Hasan Altın, Bazı Basın Yayın Organlarında Yer Alan "Başkan Sülale Boyu Çalışmış" Yönündeki Haberlere Tepki Gösterdi.
Sincan Belediye Başkanı Hasan Altın, bazı basın yayın organlarında yer alan "Başkan sülale boyu çalışmış" yönündeki haberlere tepki gösterdi.Altın, geçtiğimiz günlerde bir gazetesinin Ankara ekinde yer alan haberin hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını belirterek, bu konuda TBMM'de soru önergesi veren CHP Ankara Milletvekili Bayram Meral'in de siyasi hırslarına yenik düşen bazı kimseler tarafından yanıltıldığını ileri sürdü. Başkan Altın, nüfusu 500 bini aşan Sincan'da belediyecilik anlamında ilklere imza attıklarını vurgulayarak, şaibesiz ve temiz yönetim anlayışlarının bazı kesimleri rahatsız ettiğini dile getirdi. Altın, CHP Ankara Milletvekili Bayram Meral'ın soru önergesi vermesine neden olan hakkındaki haberlere ilişkin, "Öncelikle, ağabeyimin Satın Alma Müdürü ve İhale Yetkilisi olduğu belirtilmiştir. Ben 2004 Yerel Seçimlerinde Belediye Başkanı oldum. Hüseyin Altın ise (ağabeyim) 2000 yılında belediyede çalışmaya başlamış bir devlet memurudur. Benim belediye başkanlığımdan önce de Satın Alma Müdürü olarak görevine devam ediyordu. Benden 4 yıl önce personel mevzuatı çerçevesinde görevine başlayan ve benim başkanlığımdan sonra hiçbir görev değişikliği yapılmamış olan ağabeyimi müdürlük görevine ben getirmişim gibi kamuoyunu yanıltmaya yönelik haber yapılması basın ahlakı ile bağdaşmamaktadır. Ayrıca kendisi İhale Komisyon Başkanı değil, görev yaptığı müdürlüğün doğal uzantısı olarak sadece İhale Yetkilisidir. İhale Komisyonu Başkanı ihaleyi yapmakla görevli komisyonu yönetirken, yetkili ise sadece ihale öncesi yasal prosedüre ilişkin yazışmaları yürüten kişidir. Kaldı ki ihale yetkilisinin yasal tanımı ve yetkilerinin sınırları yetki veren belgede açıkça yazılmıştır. Soru önergesinde ve haberde yer alan bir diğer isim ise Fatih Koç. Koç'un halamın oğlu, Park Bahçeler İşçisi ve Fiili Müdür olduğu ifade edilmiş. Fatih Koç, benim öz halamın oğlu olmamakla birlikte, kendisi Sinkent Şirketi'nin işçisi Park ve Bahçeler Müdürlüğü'nde işçi olup, belediye personeli değildir ve doğal olarak müdürlükte yapmamaktadır. Ayrıca; Ar - Şen Ltd. Şti.'nin teyzemin oğluna ait olduğu ve en çok fatura kesen firma olduğu belirtilmiştir. 2006 yılında, belediyemizin inşaat işlerinde kullanılmak üzere yaklaşık 5 milyon YTL' lik inşaat malzemesi alınmış olup, bunun 80 ila 100 bin YTL civarında olan miktarı Ar-Şen Ltd. Şti.'den hukuki çerçeve içerisinde ve aynen diğer firmalardan alınan usullerle alınmıştır. Toplam rakamda bahsi geçen şirketin oranı dikkate alındığında, iddia edildiği gibi en fazla belediyeye iş yapan ve fatura kesen şirket olmadığı açıkça anlaşılacaktır. Akrabalık bağına göre dördüncü derecede bulunan ve mal alımı noktasında yasal olarak hiçbir şuç teşkil etmeyen alımda (ki diğer firmalara göre daha ucuza mal satılmasından dolayı alınmıştır) ne gibi bir suçu vardır? Akrabamız diye, oradan almayıp, kamunun parasını ucuz satan yerlere değil de pahalı satan yerlere mi vermek gerekir? Bir diğer yanlış ise Mesut Yüksel'in damat olduğu, danışmanım ve belediyespor kulübü genel kaptanı olduğuna ilişkindir. Birincisi, Mesut Yüksel, 1994 yılında Sincan Belediyesi'nde memur olarak göreve başlamıştır. İkincisi, benim damadım değildir. Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü'nde görevli bir memurdur. Ama, sanki kendi damadımmış gibi bir mesaj verilmeye çalışılmıştır" açıklamasında bulundu."Özellikle şunu da vurgulamak isterim ki, 2004 yerel seçimlerinden bu güne kadar; bir kişi dahi belediyeye alınmamıştır" diyen Altın, "Hatta, 828 olan belediye personelimizin sayısı; emeklilik ve yatay geçişlerle birlikte 642'ye kadar düşmüştür. Kısacası, yukarıda ismi geçen insanlar benim dönemimde belediyeye alınmış değildir. Benden, önce ağabeymin ya da bir yakınımın damadının çalışmaya başlamış olmasının benimle ne ilgisi olabilir, bunu sizlerin ve kamuoyunun vicdanına bırakıyorum. Bir diğer konu ise, belediye birim müdürlerinin imza yetkileriyle ilgilidir. Öncelikle, Fen İşleri Müdürümüz fiilen de hukuken de Cuma Altınöz'dür ve imza yetkisi vardır. İkincisi, Makine İkmal- Bakım Onarım ve Park Bahçeler Müdürlükleri Belediye Kanunu ve bu Kanun'un verdiği yetki ile Belediye Meclisinde alınan bir kararla Fen İşleri Müdürlüğü çatısı altında toplanmıştır. Dolayısıyla bu iki müdürlük hakkında da aynı müdürümüz yetkilidir. Özetle, yetkisiz hiçbir müdürümüz yoktur. Sonuç olarak, maalesef, bu soru önergesine kaynak teşkil eden; ilçemizde çıkan yerel bir gazetedir. Yaptığı yalan ve yanlış haberlerden dolayı bu gazeteyle zaten bir mahkeme sürecimiz de devam ediyor. Üzülerek belirtmek istiyorum ki; objektiflik ve doğru habercilikten uzak bu yerel gazetenin, milletvekillerimizi ve ulusal basınımızın en çok okunan gazetelerini yönlendirmeye çalışmasını hayretle karşılamaktayım. Gerçekten şahsımı ve belediyemizi zan altında bırakmaya çalışan bazı çıkar gruplarının oyununa gelinmesi, beni, habere konu kişileri, belediye çalışanlarımızı, şeffaf bir yönetimle çalıştığımızı bilen ilçe halkımızı üzmüştür. Bir hukuk devletinde ve Başkent'in hızlı büyüyen metropol ilçesinde bir belediyenin habere konu olan akrabalık bağlarıyla yönetileceğine inanabiliyor musunuz? Zaten, gerekli incelemelerde gerçekler bir kez daha açığa çıkacaktır. Umarım, araştırmadan, delillendirilmeden ve doğruluğu ispatlanmadan yapılan bu haberlerin yanlışlığı gerekli incelemelerin ardından ortaya çıktığında, yine aynı hassasiyetle kamuoyuna basınımız aracılığıyla duyurulur" değerlendirmesini yaptı.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA