Beyoğlu’nda Koku Akademisi açıldı

Güncel Haberler

Beyoğlu'ndaki 280 yıllık binada açılan Koku Akademisi, Bronz Çağı’ndan Osmanlı’ya 567 eseri sergiliyor. Dünyanın ilk parfüm formülünün Anadolu’da olduğu vurgulanan merkez, koku kütüphanesi ve eğitim olanağı sunuyor.

Beyoğlu, koku kültürünün tarihsel derinliğini yansıtan özel bir merkeze ev sahipliği yapıyor. Uluslararası koku uzmanı Bihter Türkan Ergül tarafından 26 yıllık bir birikimle hayata geçirilen sergide, Bronz Çağı'ndan Osmanlı İmparatorluğu'na uzanan 567 eser sanatseverlerle buluşuyor. Dünyanın ilk parfüm formülünün Anadolu topraklarına ait olduğunun vurgulandığı merkez, hem bir müze hem de koku kütüphanesi olarak hizmet veriyor.

Beyoğlu'nda 280 yıllık tarihi bir binada hizmet vermeye başlayan Koku Akademisi ve bünyesindeki sergi alanı, ziyaretçilerini kokuların kronolojik yolculuğuna çıkarıyor. Erzurum Karaz kazılarında bulunan Bronz Çağı koku şişlerinden başlayan sergi; eski Mısır, Mezopotamya, Asur, Sümer, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait 567 orijinal ve replika eseri barındırıyor.

Sergide, Roma dönemine ait üfleme tekniğiyle yapılan ve deniz aşırı ticarette kullanılan "unguentarium"lar ile Mezopotamya'da ambarları böceklerden korumak için kullanılan pişmiş toprak kaplar detaylı şekilde anlatılıyor. Özellikle Eski Mısır'da Yeni Krallık dönemine ait MÖ. 1850 tarihli el oyması koku şişesi ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken eserler arasında yer alıyor.

"DÜNYANIN İLK PARFÜM FORMÜLÜ ANADOLU TOPRAKLARINDA"

Uluslararası koku uzmanı Bihter Türkan Ergül, koku kültürünün sadece bir sektör değil, 8 bin yıllık bir miras olduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı:

"DOKUZ ARKEOLOGLA KİL TABLETİN SIRRINI ÇÖZDÜK"

"Dünyanın ilk parfüm formülünün Anadolu topraklarında olduğunu duyunca peşine düştüm. Mezopotamyalı Tapputi'ye ait, Suriye ile Antep sınırlarındaki bir kazıda bulunan bu formül, Paris Parfüm Okulu'nda okutuluyor. Dokuz arkeologla beraber kil tabletin sırrını çözdük. Dünyanın ilk parfüm formülü Anadolu koku kültürüne aitti. Gül suyu kültürümüzün Sümerlere kadar uzandığını görünce inanılmaz şaşırdım."

"KÜSTÜĞÜNÜZ ZAMAN MENDİLE SÜMBÜL DÖKÜP GÖNDERİRDİNİZ"

"Selçuklu ve Osmanlı'da muazzam bir koku kültürü var. Hem hijyen hem güç gösterisi hem de dini amaçlarla kullanılmış. Osmanlı'da sosyal bir dil koku. Örneğin küstüğünüz zaman mendile sümbül döküp gönderiyorsunuz; 'Sana kırıldım, derlen toparlan' demek için. Edirne Külliyesi'nde koku, su ve musiki ile tedaviler görüyoruz. Biz bu zenginliği uluslararası mesleki bir platforma taşıdık."

243 PARÇALIK OSMANLI KOLEKSİYONU VE KOKU KÜTÜPHANESİ

Serginin Osmanlı bölümünde 243 parça orijinal eser sergileniyor. 3. Selim dönemine ait altın varaklı Beykoz cam koku şişeleri, çeyiz sandıklarının vazgeçilmezi olan objeler ve 18. yüzyıla ait Pera kültürünü yansıtan porselen parfümler dikkat çekiyor. Ergül, 30 yıllık arşiv çalışmalarını ve nadir el yazmalarını merkezin bünyesindeki kütüphanede araştırmacılara açtıklarını belirterek, "Koku dünyası ülkemizde çok az bilgi barındırıyor. Edindiğim kitapları ve arşivleri burada bir koku kütüphanesi gibi sunmaktan büyük keyif alıyorum" dedi.

EĞİTİM VE İSTİHDAM ODAKLI AKADEMİ

Koku Akademisi bünyesinde verilen 6 haftalık eğitimlerle öğrenciler, topraktan şişelemeye kadar tüm süreci öğreniyor. Mezunlar, aldıkları belge ile dünyanın birçok ülkesinde mesleklerini icra edebiliyor. Akademi ayrıca Halfeti'deki karagül, Burdur'daki gül ve Artvin'deki orman gülü tarlalarının canlandırılmasına yönelik projelerle yerel istihdamı destekliyor.

EĞİTİM ALAN ÖĞRENCİLERİN GÖRÜŞLERİ

Eğitimlere farklı meslek gruplarından katılan öğrenciler deneyimlerini şu sözlerle aktardı:

İnşaat mühendisi Şafak Gürel:  "Kokunun tarihini ve genetik olarak nasıl aktarıldığını öğrendik. Notaları tanıdık. Bir inşaat mühendisi olarak hem sahada kalıcı olsun hem de feminen tarafımı ortaya çıkarsın istiyordum. Koku aslında sizin duygunuzla konuşuyor."

Üniversite sınavına hazırlanan 17 yaşındaki Ratmir Yardım:  "Kokulara asla bakmadığım yönden bakmamı sağladı. Hayat kalitemi artırdı. İlk kokumu annem için siyah ve pembe güllerle yaptım. Annem hala kullanıyor o parfümü. Galiba hayalimdeki meslek bu."

Göksu Damla Ardane:  "Sınıfta kimya mühendisi, mimar, fizik öğretmeni gibi her yelpazeden insan vardı. Sadece burnumuzla değil kalbimizle de bütünleştik. Kendi elementimize göre kokular yaptık. Pratik anlamda çok zengin bir akademi."

Tülay Gün:  "Kokunun topraktan yetişme ve şişelenme sürecine hakim olduk. Mezopotamya ve Osmanlı tarihinde kokunun önemini öğrendik. Her birimiz koku uzmanı olduk."

Ümmügülsüm Gül:  "Burnun anatomik yapısından koku kültürüne kadar her şeyi öğrendik. Kokular bizi uyurken bile bir yerlere götürür. Ruh halimizin ihtiyaçlarını sentetikten uzak, doğal kokularla karşılamayı öğrendim."

Kadir Özdemir:  "Beni en çok etkileyen moleküllerin bir araya gelip bir koku akoru oluşturmasıydı. Örneğin kendi başına gül kokmayan ayrı molekülleri birleştirip gül akorunu elde etmek büyüleyiciydi. Parfüm atölyeleri yapmayı planlıyorum."

Görüntü Dökümü

  • Bihter Türkan Ergül ropörtajı
  • Öğrenci ropörtajları
  • Sergi alanı