"Ana Kız Okuldayız" Kampanyası

Güncel Haberler

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Bilinenin Yada Tahmin Edilenin Aksine Türkiye'de Okuma Yazma Bilmeyenlerin Büyük Bir Kesimi Kırsalda Olmadığını Belirterek, "En Fazla Okuma Yazma Bilmeyen İstanbul'dadır" Dedi.

Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, bilinenin yada tahmin edilenin aksine Türkiye'de okuma yazma bilmeyenlerin büyük bir kesimi kırsalda olmadığını belirterek, "En fazla okuma yazma bilmeyen İstanbul'dadır" dedi.

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan ve Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, Halk Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda "Ana Kız Okuldayız" kampanyasının tanıtım toplantısına katıldı. Milli Eğitim Bakanlığı'nın organizasyonu ve Halk Bankası'nın ana sponsorluğuyla düzenlenen kampanyayla ilgili düzenlenen toplantıda bir konuşma yapan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan, Türkiye için çok hayırlı, çok değerli bir faaliyet için bir araya gelindiğini belirterek, "Daha çok ışığa, daha çok aydınlığa, daha çok sevgiye ve daha çok bilgiye ulaşmanın kapılarını açıyoruz. Bugün burada yeni bir okuma yazma öğretimi kampanyasının açılışını gerçekleştiriyoruz. Okuyarak öğrenerek karanlığı aşacak, aydınlığa ulaşacağız. İstiyoruz ki kimse bilgi edinme hakkından mahrum kalmasın, kimse eğitim yolunda haksızlığa maruz kalmasın. Bilenlerle bilmeyenlerin bir olmadığı biliniyor. Medeniyetin yolu bilginin yoludur" diye konuştu.

Okuyarak zenginleşmenin, dünyanın en güçlü bireylerine, en güçlü ailelerine, en güçlü toplumuna kavuşmak anlamına geldiğini ifade eden Erdoğan, "Devletin ve milletin bu konudaki eksikliklerini gidermek için bütün gücünü ortaya koyması gerekiyor. Ülkemiz için, milletimiz için, umutlarımızı besleyecek çok muhteşem gelişmelere şahit oluyoruz. Son yıllarda Türkiye'de her alanda olduğu gibi, eğitim sisteminde de çok önemli gelişmeler yaşanıyor. Devletimiz gücünü milletimizle milletimiz de gücünü devletimizle paylaşınca, ülkemizin her tarafında, her şehrinde muhteşem gelişmeler yaşanıyor" ifadelerini kullandı.

Erdoğan, eğitim faaliyetlerinin devlet ve millet işbirliği ile yürütülmesinin, hayırseverlerin okur ve derslik yapmasının, ihtiyaç sahiplerinin burs ve yurtlara kavuşmasının da ayrı bir sevinç kaynağı olduğunu söyleyerek, son 5.5 yıl içinde yapılan 115 bin dersliğin 28 bine yakını hayırseverler tarafından yapıldığını söyledi.

"Belediyeler ve kaymakamlıkların, sivil toplum örgütleriyle güç birliği içinde gönüllü eğitim çalışmaları yapmaları da son yılların en güzel gelişmelerinden biridir" diyen Erdoğan, "Eğitim sistemi eskiye nazaran çok büyük gelişmeler gösteriyor. Ancak hala toplumun bir kesimi bundan yararlanamıyor. Bu konu beni üzüyor. Geçmişte birçok değişik nedenden dolayı eğitim faaliyetine hiç başlamamış veya yarım bırakmak durumunda kalmış vatandaşlarımız var. Hala okuma yazma bilmeyen 5 milyona yakın insanımız var.

Bu rakam 2000'li yılların başında 6,5 milyon civarındaydı. Demek ki son 5 yılda 1. 5 milyon insanımız okuma yazma öğrenmiş. Ben bu 1.5 milyon insanımızın her birini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Zira bu kardeşlerimiz, azimle, iradeyle bütün zorlukların aşılacağının, öğrenmenin yaşının olmadığının en güzel örneklerini verdiler. Onlar zor olanı başardılar. Okuma yazma öğrenenlere emek veren ve okuma yazma öğreten eğitimcilere teşekkür ediyorum. İnşallah 4 yıl içinde okuma yazma bilmeyen 5 milyona yakın vatandaşımızın 3 milyonu daha okuma yazma öğrenecek" dedi.

Eğitim seferberliğinin kalkınmada öncelikli illerden başlayacağını dile getiren Erdoğan, bunun Türkiye'de yaygınlaşacağını söyleyerek konuşmasına şöyle devam etti:

"1. ve 2. kademe kurslarını başarı ile bitiren kursiyerler sadece okuma yazma öğrenmekle kalmayacaklar. 2011 yılına kadar ehliyet sahibi de olabilecekler. Kursları başarıyla bitirenler açık öğretim programlarına 6. sınıftan itibaren katılıp devam edebilecekler. Kampanyayla birlikte açık öğretim hizmetlerinin yaygınlaştırılmasıyla ilgili konusunda önemli çalışmalar yürütülüyor. Böylece her vatandaşımız eğitimine kaldığı yerden devam etme imkanı bulacak. Kampanyaya ilk etapta 5 milyon YTL destek sağlayan Halk Bankası'na teşekkür ediyorum. Elimden geldiğince bu tür sosyal faaliyetlere, insana ve topluma yönelik çabalara destek olmaktan büyük onur duyuyorum. Maddi ve manevi katkıda bulunduğum bu faaliyetleri her şeyden çok önemsiyorum. 30 yaşında, 40 yaşında okumaya başlayan, artık okuyabildiği için sevincini paylaşmak isteyen binlerce insanımızla buluştum. Her biri için ayrı ayrı büyük bir heyecan duydum. Hiçbir emek zayi olmuyor bu dünyada. Sabırla, ısrarla, gayretle biriken nice damlalar zaman içinde nehirlere dönüşebiliyor. Okuma yazma seferberliğinin sosyal faydası sonsuz. Özellikle kadınlarımızın bu heyecanına şahit olmak beni de son derece heyecanlandırıyor, gelecek için umutlandırıyor." Ardından bir konuşma yapan Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, son 6 yıllık dönemde genel bütçeden en büyük payın eğitime ayrıldığını vurgulayarak, Emine Erdoğan'ın himayesinde başlayan "Haydi Kızlar Okula" ve "Eğitime yüzde 100 destek" kampanyaları ile binlerce kız çocuğunun eğitime kazandırılmasının, yeni okulların, dersliklerin hizmete sokulmasının öneminin altını çizdi.

Bu büyük yürüyüşün kendilerini hedeflerine biraz daha yaklaştırdığını ifade eden Çubukçu, "2010 yılına kadar kız ve erkek çocuklar için okullaşma oranının yüzde 100'e ulaştırılması hedefinin neredeyse sonuna geldik. Yine bugün Sayın Emine Erdoğan'ın himayelerindes yakınaan 115 bin dersliğin 28 bine yakını hayırseverler tarı hayırseverler tar başlayan, tüm zamanların en büyük okuma yazma kampanyasının, bizlere ipi göğüslemeden önce biraz daha adımlarımızı ve tempomuzu hızlandırmamızı ve böylelikle hedeflerimize ulaşmamızı sağlayacak koşumuzun son aşaması olduğunu düşünüyorum. Bugün biz kadının statüsünün yükseltilmesi, kadının ayrımcılığa uğramaması, kadınlarımızın şiddetten korunması gibi hangi çabanın içinde olursak olalım, gelip dayandığımız konu eğitimdir. Gösterdiğimiz bu çaba Türkiye çabasıdır. Türkiye'yi 21. yüzyılda yaşayacağı bilgi toplumu olma ve bilgi odaklı eğitim konusunda kadınlarımız en önemli görevlerde yer alarak etkin bir şekilde rol oynamalı, sadece okur yazar olmaları değil tabii aynı zamanda bir şekilde bu toplumun içinde en üst düzeyde görevlere de gelebilmelidir" ifadelerini kullandı.

Türkiye'de ilk kez Başbakan Erdoğan'ın kadına yönelik ayrımcılığın ve şiddetin önlenmesi konusunda bir genelge yayımladığını dile getiren Çubukçu, "Her konuda olduğu gibi bu konuda da politikaların artması bugün geldiğimiz başarılı noktayı bize açıklama imkanı veriyor" dedi.

Son olarak söz alan Bakan Çelik, Türkiye'de hala 4 milyondan fazlası kadın olmak üzere yaklaşık 5 milyon kişinin okuma yazma bilmediğini hatırlatarak, İnsanların, halkın cehalet gibi bir mazereti olabileceğine ama kendilerinin böyle bir mazereti olmayacağını söyledi.

Türkiye'de son 5 yılda çok büyük bir değişim ve dönüşüm yaşandığını vurgulayan Çelik, "Bugün eğitim-öğretim yapılan her 4 derslikten biri son 5 yılda yapıldı. Çocuklara ilim ve irfan öğreten öğretmenlerden her 3'ünden biri son 5 yılda atandı. Okullara son 5 yılda 600 bin bilgisayar gönderildi. Çocukların yüzde 90'ından fazlası hızlı internetten yararlanıyor. Bu fırsat eşitliği adına Türkiye'de güzel bir gelişme. 'Haydi Kızlar Okula' kampanyasıyla 310 bin çocuğun okullu olduğunu söyleyen Bakan Çelik, "Karanlığa itilmiş olan 310 bin insan aydınlığa çıkarıldı 'Ana-Kız Okuldayız Okuma Yazma Kampanyası' için Milli Eğitim Bakanlığı bütçesi dışında Halk Bankası da finans desteğini sağlıyor. Kadınlarını okutmayan, onlara fırsat eşitliği sağlamayan ve olumsuz ayrımcılık yapan ülkeler, akıllarının yarısını kullanmıyor. Bizim aklımızın yarısından vazgeçmek gibi bir lüksümüz olamaz. Kadınlara her türlü desteği sağlamak ve önlerindeki ayrımcılığı kaldırmak görevlerimiz arasında yer alıyor. Şiirlerde, türkülerde, kendi tercih ve iradesiyle değil başkaları tarafından biçilen rolle karanlıkta bırakılan birçok kadınımızın buram buram hasret kokan ifadelerini görürsünüz. Okuma yazma bilmeyen birçok anne, kendi çocuğunun yaşını, tabii afetlere, Ahmet'in Mehmet'in askere gidişine, Ayşe'nin Fatma'nın evlilik tarihine göre belirliyordu. Bu bir talihsizliktir" ifadelerini kullandı.

Eğitimin cebredilerek yapılamayacağını, yani zorlanarak, zorla yapılamayacağını söyleyen Bakan Çelik, eğitimin, cezbedilerek yapılacağını yani sevimli hale getirilerek ve bütün topyekun hazırlanarak yapılacağını bunu da yaptıklarını söyledi. Çelik, kampanya dahilinde açılacak kursa devam edecek vatandaşların her türlnaan 115 bin dersliğin 28 bine yakını hayırseverler tarüs yakını hayırseverler tar maddi altyapısının düşünüldüğünü belirtti.

Bilinenin veya tahmin edilenin aksine Türkiye'de okuma yazma bilmeyenlerin büyük bir kesimi kırsalda olmadığını kaydeden Çelik, "En fazla okuma yazma bilmeyen İstanbul'dadır. Metropol şehirlerdedir. Dolayısıyla hem metropollerde, hem şehir merkezlerinde, hem kırsaldaki bütün insanlarımıza okumayı, yazmayı öğretmek, onları karanlıktan aydınlığa çıkartmak, onlara alemin şifrelerini öğretmek bizim namus borcumuzdur. Bunun için bu kampanyayı başlatıyoruz" dedi.

Konuşmaların ardından Emine Erdoğan, Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik ve Devlet Bakanı Nimet Çubukçu'nun katılımıyla Halk Bankası Genel Müdürü Hüseyin Aydın ile Çıraklık ve Yaygın Eğitim Genel Müdürü Necmettin Yalçın arasında kampanya protokolü imzalandı.

Halk eğitim merkezlerinde okuma yazma öğrenen kursiyerlerin Emine Erdoğan'a çiçekler verdi. Toplantının sonunda Erdoğan, Çubukçu ve Çelik, "Kul olayım Kalem tutan Ellere" türküsü eşliğinde kampanyaya destek veren sanatçılarla biraya geldi.

(MH-RA-ÖK-Y)
Kaynak: İhlas Haber Ajansı / Güncel

, Haberler