Altının altındaki ateşe üç odun
Gram altın 6 bin 922 liraya yükseldi. Bu hareket yalnızca Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlikle ya da güvenli liman talebiyle açıklanamaz. Altının altındaki ateşe aynı anda üç odun atıldı: ABD’de zayıflayan istihdam, enflasyondaki yavaşlama ve Amerikan Hazinesi’nin tahvil piyasasına yönelik müdahalesi…
Gram altın 6 bin 922 liraya yükseldi. Bu hareket yalnızca Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlikle ya da güvenli liman talebiyle açıklanamaz. Altının altındaki ateşe aynı anda üç odun atıldı: ABD’de zayıflayan istihdam, enflasyondaki yavaşlama ve Amerikan Hazinesi’nin tahvil piyasasına yönelik müdahalesi…
İLK ODUN, ABD İSTİHDAM PİYASASINDAN GELDİ
Temmuz ayında tarım dışı istihdam 23 bin kişi azaldı. Üstelik önceki aylara ilişkin veriler de aşağı yönlü revize edildi. İş gücü piyasasında ortaya çıkan bu zayıflama, Amerikan Merkez Bankası’nın faiz artırma ihtimalini azalttı.
Çünkü Fed’in önünde artık iki ayrı risk bulunuyor: Bir tarafta halen tam olarak kontrol altına alınamayan enflasyon, diğer tarafta güç kaybeden istihdam piyasası…
Fed enflasyonla mücadele etmek için faiz artırırsa ekonomideki yavaşlamayı daha da derinleştirebilir. Faizi sabit tutar ya da indirim seçeneğine yönelirse bu kez fiyat istikrarını riske atabilir. Bu ikilem, faiz getirisi olmayan altının önünü açıyor.
İKİNCİ ODUN, ENFLASYON VERİLERİNDEN GELDİ
ABD’de tüketici fiyatları temmuz ayında yüzde 0,1 artarken yıllık enflasyon yüzde 3,5’ten yüzde 3,4’e geriledi. Çekirdek enflasyon da yüzde 2,5 olarak gerçekleşti. Bu rakamlar, enflasyon sorununun tamamen çözüldüğünü göstermiyor. Nitekim Fed içinde yeniden faiz artırılması gerektiğini düşünen üyeler bulunuyor. Ancak veriler, en azından yakın dönemde faiz artırımını zorunlu kılan baskının bir miktar hafiflediğine işaret ediyor.
Faiz artışı ihtimalinin gerilemesi, tahvil getirilerini ve doları baskılıyor. Dolar zayıfladığında, dolar üzerinden fiyatlanan altın diğer para birimlerini kullanan yatırımcılar açısından daha erişilebilir hale geliyor. Tahvil faizleri düştüğünde ise faiz getirisi olmayan altını elde tutmanın fırsat maliyeti azalıyor.
ÜÇÜNCÜ VE EN GÜÇLÜ ODUN İSE ABD HAZİNE BAKANLIĞI’NDAN GELDİ
Hazine, 10 yıldan uzun vadeli tahvillerde gerçekleştirdiği geri alım işlemlerinin üst sınırını 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkaracağını açıkladı. Uygulama 9 Eylül’de başlayacak ve ilk aşamada 4 Kasım’a kadar devam edecek. Amaç, uzun vadeli tahvil piyasasındaki likiditeyi artırmak ve sert yükselen borçlanma maliyetlerini yatıştırmak.
Bu kararın ardından tahvil fiyatları yükseldi, getiriler geriledi ve dolar değer kaybetti. Altın ise yüzde 3’ü aşan yükselişle iki buçuk ayın en yüksek seviyesine çıktı. Dolayısıyla altına asıl ivmeyi sağlayan mekanizma oldukça açık: Daha düşük tahvil faizi, daha zayıf dolar ve daha güçlü altın.
Ancak burada gözden kaçırılmaması gereken daha büyük bir sorun var: ABD’nin kamu borcu 40 trilyon doları aştı. Borcun büyüklüğü kadar, bu borcun hangi faizle çevrileceği de kritik hale geldi. Uzun vadeli tahvil getirilerinin yükselmesi; konut kredilerinden şirketlerin finansman giderlerine, federal bütçenin faiz yükünden tüketici harcamalarına kadar bütün ekonomiyi etkiliyor.
Bu nedenle Hazine’nin tahvil geri alımını iki katına çıkarması yalnızca teknik bir piyasa düzenlemesi değil. Aynı zamanda dünyanın en büyük ekonomisinin, artan borçlanma maliyetlerinden duyduğu rahatsızlığın da itirafı.
ALTINI DESTEKLEYEN DÖRDÜNCÜ BAŞLIK İSE JEOPOLİTİK RİSK
Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik devam ediyor. Enerji sevkiyatındaki her aksama ihtimali petrol fiyatlarını, enflasyon beklentilerini ve güvenli liman talebini artırıyor. Trump yönetimi bir taraftan İran üzerindeki askeri ve ekonomik baskıyı sürdürmek, diğer taraftan petrol fiyatlarının Amerikan seçmenini rahatsız edecek seviyelere çıkmasını engellemek istiyor.
Trump’ın aradığı formül, sıcak savaşı enerji piyasasından mümkün olduğu kadar yalıtmak olabilir. Başka bir ifadeyle İran üzerindeki baskıyı sürdürürken Körfez ülkeleriyle yapılan anlaşmalar ve enerji arzının yönetilmesi yoluyla petrol fiyatlarını kontrol altında tutmaya çalışıyor.
Ancak savaşı ve petrolü birbirinden ayırmak sanıldığı kadar kolay değil. Hürmüz’de yaşanabilecek tek bir ciddi kesinti, bütün bu hesabı bozabilir.
Trump, İran’ın anlaşma fırsatını değerlendirmediğini söyleyerek Tahran’a karşı “şimdiye kadarki en ezici ekonomik operasyonu” başlattığını açıkladı. İran’ın benzeri görülmemiş ölçekte ekonomik savaş ve izolasyonla karşılaşacağını, Tahran’a can simidi sağlayan ülkelerin de ekonomik sonuçlarına katlanacağını söyledi.
Bu açıklama, sıcak çatışmanın bir süreliğine ekonomik kuşatma ve yaptırım cephesine kaydırılabileceğini gösteriyor. Bunun temel nedenlerinden biri de 3 Kasım’daki ABD ara seçimleri. Seçim yaklaşırken yükselen petrol, pahalı benzin, artan enflasyon ve zayıflayan istihdam Trump yönetiminin taşıyamayacağı kadar ağır bir siyasi maliyet oluşturabilir.
Bu nedenle asıl soru şu:
SAVAŞIN SORUNLARI ÇÖZÜLÜYOR MU, YOKSA KASIM SEÇİMLERİNE KADAR BUZDOLABINA MI KALDIRILIYOR?
Kasım ayından sonra göreceğiz. Fakat bugünden görünen şu: Zayıflayan istihdam, yavaşlayan enflasyon, düşen tahvil getirileri, zayıflayan dolar, 40 trilyon dolarlık borç ve Hürmüz belirsizliği aynı noktada birleşiyor.
Altın da kendisine açılan bu yolda ilerliyor.
Yine de şunu unutmamak gerekiyor: Altının altına atılan odunlar ateşi büyütür; fakat ateş büyüdükçe fiyatın oynaklığı da artar. Çünkü altını yükselten nedenlerin hiçbiri istikrarın değil, küresel sistemde büyüyen güvensizliğin göstergesidir.
Serpin Alparslan
Haberler.com köşe yazarı
ABD, Altın, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA