AKP'li Vekilden Okyanus Savunması

Politika Haberleri

AKP Konya Milletvekili Abdullah Çetinkaya, "Final" Operasyonunun Sanıkları Hakkında Hazırlanan İddianamede Yer Alan Kendisi ile İlgili İddialar Hakkında, "Eğer Devleti Bir Lira Zarara Uğrattığıma, İhaleye Bir Gün Dahil Olduğuma, Bir Lira Cebimize Girdiğine Dair Bir Şey Bulurlarsa, Siyaseti Bugün Bırakırım. Biz Yüreğimizle Siyaset Yapıyoruz" Dedi.

AKP Konya Milletvekili Abdullah Çetinkaya, “Final” operasyonunun sanıkları hakkında hazırlanan iddianamede yer alan kendisi ile ilgili iddialar hakkında, “Eğer devleti bir lira zarara uğrattığıma, ihaleye bir gün dahil olduğuma, bir lira cebimize girdiğine dair bir şey bulurlarsa, siyaseti bugün bırakırım. Biz yüreğimizle siyaset yapıyoruz” dedi.

Çetinkaya, AKP Konya İl Seçim Koordinasyon Merkezinde düzenlenen program sonunda Konya'da düzenlenen “Final” operasyonu kapsamında Adana Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısının hakkında düzenlediği fezlekeyi TBMM Başkanlığına iletilmek üzere Adalet Bakanlığına göndermesi ile ilgili gazetecilere açıklamalarda bulundu.

Davayla ilgili olarak hazırlanan 756 sayfalık iddianamede örgütün elebaşı olduğu iddia edilen Nusret Argun ile telefon görüşmelerinin bugün basında yer almasıyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Çetinkaya, Nusret Argun ile beraber büyüdüğünü ve okul arkadaşı olduğunu, kendisini 45 yıldır tanıdığını ve 45 yıldır da merhabaları olduğunu söyledi.

AKP Konya Milletvekili Çetinkaya, şunları kaydetti:

“15.02.2008 günü Nusret bey beni telefonla arayarak, 'Sayın vekilim Konya'da bir radyoloji ihalesi vardı, bu ihale biliyorsun iptal oldu' dedi. Ben de 'Bilmiyorum' dedim. Nusret beyin telefonu dinlendiği için dinlemeye takıldı. Konuşma metninde Nusret bey bana bir derdini anlattı. Yani diyor ki 'Benim ihalem iptal oldu' diyor. Ben de sordum 'Niye iptal oldu' diye. O da 'Konya'da özel bir radyoloji firması başka bir makinenin burada kurulmasını rekabet oluşmasını istemiyor. Bunun için de bu ihalenin olmasını istemiyor. Bunun için de iptal ettirdiler'. Ben 'Bunun arkasında ne var, kim var?' diyorum. Nusret bey 'Bunun arkasında Özkan Öksüz beyin tanıdıkları var' gibi ifadeler kullandı. Ben de 'Özkan abi böyle şeyler yapmaz' diyorum. Biz milletvekilleri olarak hiçbir ihalenin içinde olmayız. 'Nedir ihalenin içeriği' diye sorduğumda, diyor ki 'Bunu Adana'ya 6 milyon dolara kurdular ben diyor bunu Konya'ya 4 trilyon 900 milyon Türk Lirasına veririm' diyor. Ben bu ihaleden 400 bin dolar zarar ediyorum' diyor. Ama rektörümüz bu makinenin Konya'ya kazandırılmasını çok istiyor. Çünkü insanlarımız radyoloji tedavisi için bin 2 bin dolar ödüyor, bir an önce Konya'nın böyle bir cihaza kavuşması gerekir' diyor. Ben de 'Senin elinde, bunu kuran, seni engelleyen firmanın bilgi belge ismi, şahsı kim varsa bunu bana ver ben Ankara'da bunun hesabını sorayım' diyorum. Şimdi bu konuşma yapıldığında ihale bitmiş iptal olmuş ve bundan 2,5 ay sonra bana böyle bir telefon geliyor ve bununla konuşuyorum. 2,5 ay sonra ihale bitmiş bizim hiçbir şeyden haberimiz yok.”

Nusret Argun'un kendisine sadece serzenişte bulunduğunu anlatan Çetinkaya, konuşma metninde her şeyin açık olduğunu ve bunun dışında en ufak bir şey olmadığını söyledi.

Abdullah Çetinkaya, dünyanın hiçbir yerinde siyaset kurumunun bu denli yıpratıldığını görmediğini dile getirerek, “Şimdi soruyorum size. Siz iş adamı olsanız ve beni arasanız, benim bundan sonra size emniyetten kağıt getirin mi demem lazım, yani siz çete üyesi misiniz, mafya mısınız, nesiniz? Beraat kağıdı getirmeniz lazım mı demem gerekiyor? Böyle bir kepazelik olamaz. Özkan abiyle bunu konuştuk güldük sadece” dedi.

Bir iş adamının milletvekiline derdini anlatmasının ardından milletvekili hakkında fezleke düzenlenmesine anlam veremediğini kaydeden Çetinkaya, şöyle devam etti:

“Çünkü biz Konya milletvekili olarak böyle bir ihalenin içinde olmayız. Ankara toplantılarında Konya'dan böyle bir ihalenin iptal edildiğini Özkan abi söyledi. Ben Nusret beye söyledim. 'Bu ihaleye tek girmişsin ve çok para kazanıyormuşsun'. O da 'Ya vekilim yemin ederim, rektörün baskısıyla girdim ve 400 bin dolar da zarar ediyorum' dedi. Eğer devleti bir lira zarara uğrattığıma, ihaleye bir gün dahil olduğuma, bir lira cebimize girdiğine dair bir şey bulurlarsa, siyaseti bugün bırakırım. Biz yüreğimizle siyaset yapıyoruz. Kimin belgesi varsa getirsin, bizim müdahalemiz varsa ben siyaseti yine bırakırım. Siyaset kurumu böyle yıpratılmaz. Medya bunu aldı, yargı devam ediyor. Bu işi ayıklayacaklar ve temizleyecekler ve neticede hiç kimse hele bizler bu işten herhangi bir suç almadan çıkıp gideceğiz. Bir telefon konuşmasıyla bir siyasetçiye fezleke düzenlenmez. Bu, ülkenin demokrasisinde, hukukunda ciddi bir sıkıntı var demektir. Ben demişim ki 'Nedir bu olay' o da bana derdini anlatmış, gazetede çıkan olayda da bizi suçlayıcı bir şey yok. Sadece fezleke düzenlendiğini söyledi. Altında da bizim açıklamalarımız ve konuşma metinleri var.”

Abdullah Çetinkaya, ülkedeki yetişen insanlar adına üzüldüğünü, belirterek “Bakın gerçekten çok çalışkan, Konya'ya hizmet eden bir rektörümüz var. Maalesef emekli olan bir emniyet müdürünün kurbanı oldu. Bu da Konya siyasetinin zaafından ileri geliyor. Bizler devlete hizmet eden insanlarız bu da bunun bana hediyesidir” dedi.

Konya'da düzenlenen “Final Operasyonu” kapsamında haklarında dava açılan Selçuk Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Süleyman Okudan, Okyanus Taahhüt AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Nusret Argun ve hastane yöneticilerinin de bulunduğu 45'i tutuklu 234 sanık hakkında düzenlenen iddianame mahkeme tarafından kabul edilmişti.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Politika

, Haberler