AKP'li Canikli: Mayınların Kendi İmkanlarımızla Temizlenmesi Mümkün Değil

Politika Haberleri

Meclis Genel Kurulu'nda Türkiye ile Suriye Sınırındaki Mayınların Temizlenmesi ve İhale İşlemleriyle İlgili Tasarının Görüşmeleri Devam Ederken AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, "Kendi İmkanlarımızla Temizlenmesi Mümkün Değil" Diye Konuştu.

Meclis Genel Kurulu'nda Türkiye ile Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi ve ihale işlemleriyle ilgili tasarının görüşmeleri devam ederken AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli "Kendi imkanlarımızla temizlenmesi mümkün değil" diye konuştu. Canikli tasarıda Türkiye'nin güvenliği ve topraklarını tehdit eden hiçbir düzenleme olmadığını savunarak ''Hiç kimse buna müsaade etmez, kimsenin aklından da böyle bir şey geçmez'' dedi.

Tasarının görüşmeleri nedeniyle Meclis Genel Kurulu'nda iktidar ve muhalefet milletvekilleri arasında sık sık sert tartışmalar yaşanırken tasarının 4'ncü maddesi üzerine söz alan AKP Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, 1992 yılından bu yana Türkiye ile Suriye sınırındaki mayınların temizlenmesi için çalışmalar yapıldığını ancak Milli Savunma Bakanlığı, Genelkurmay Başkanlığı ve devletin diğer değişik birimleri tarafından mayın temizleme işinden sonuç alınamadığını kaydetti. Canikli şunları söyledi:

"Mayınların temizlenmesi için çok ciddi bir teknoloji birikimiyle ciddi bir rakamın harcanması gerekiyor. Devletin herhangi bir biriminin kendi araç, kendi ekipman, kendi insan gücü, kendi imkanıyla mayınların temizlenemeyeceği bugüne kadar yapılan çalışmalarla ortaya çıkmıştır. Temizlenir ama 50 yıla temizlenir. Uluslararası sözleşmelerde belirtilen tarihe kadar bu mayınların kendi imkanlarımızla temizlenmesi mümkün değil. Dolayısıyla mayınların temizlenmesi için dışarıdan hizmet alınması gerekir'' diye konuştu. Muhalefet tasarıyla ilgili yaptığı konuşmalarda "Sevr anlaşmasıyla eş anlama gelir gibi kabul edilmesi mümkün olmayan ve millete hakaret içeren sözler sarf ettiği"ni savunan Canikli, "Sınırlarımız içerisindeki bütün alanların güvenlik açısından değeri birbirine eşit. Yani Muğla'daki bir alanla, Karadeniz'deki, Doğu'daki herhangi bir alan arasında, güvenlik açısından fark yoktur. Hepsi Türkiye Cumhuriyeti Devleti milleti ve onun Silahlı Kuvvetlerinin koruması ve güvencesi altındadır. Bu açıdan bakıldığında, şu anda tartıştığımız alan ile Ege Bölgesindeki, İç Anadolu Bölgesindeki herhangi bir fiziki alan arasında herhangi bir fark yoktur. Hepsi bu milletin teminatı altındadır, bu ülkenin siyasi egemenliğinin garantisi altındadır'' diye konuştu. Son 50-60 yıldır yabancılara gayrimenkul satışı yapıldığını, bunun AKP hükümetleri öncesinde kurulan hükümetlerce de yapıldığını dile getiren Canikli Suriye sınırındaki mayınlı arazinin temizlendikten sonra satılmayacağını kiraya verileceğini söyledi. Canikli sözlerini şöyle sürdürdü:

''Bizim yaptığımız kiralamadır. Yıllardan beri yabancılara gayrimenkul satışı yapılıyor. Bunlar arasında İsrailliler de vardır, Yahudiler de Amerikalılar da Fransızlar da vardır. Siz çıkıp buradan, bu hükümetleri, bu hükümetlerin yöneticilerini, başbakanlarını, bakanlarını, bu ülkenin topraklarını peşkeş çekmekle itham edebilir misiniz? O dönemde yabancılara mülk satışı yapan yöneticileri, başbakanları, bakanları böyle bir suçlamayla karşı karşıya bırakamıyorsanız, bu hükümete söyleyecek hiçbir şeyiniz yok. Bu kiralamadır. Olayı bu çerçevede değerlendirmek lazım. Satılan veya kiraya verilen toprağın sınırda olması içeride olması hiç fark etmez. Bu bölgelerde 50 metre derinliğinde güvenlik şeridi oluşturulacak, Genelkurmay tarafından silahlı kuvvetlerimiz tarafından oluşturulacak. Bu yapıldıktan sonra da kiraya verilecek alan Türkiye Cumhuriyetinin siyasi egemenliği içerisinde olan alandır. (Kiraya alacak şirket, gelecek ve bir daha çıkmayacak) bu ne biçim mantıktır. Sizin bu millete güveniniz yok mu, sizin bu milletin silahlı kuvvetlerine inancınız yok mu? Biz inanıyoruz, milletimizin gücüne, devletimizin gücüne ve silahlı kuvvetlerimizin gücüne inanıyoruz. Hiç kimse şimdiye kadar olduğu gibi bugünden sonra da böyle bir gerekçeyle bir karış toprağımızı tehdit edemez. Buna ne millet imkan verir, ne Meclis imkan verir. Sadece siyasi rant elde etmek ve insanların kafasını karıştırmak amacıyla, burada çıkıp hamasi nutuklar atarak böyle bir konu yanlış bir şekilde aksettirilemez.''

-"BU ŞEHİTLER HEPİMİZİN"-

Türkiye topraklarının her karışının şehit kanıyla sulandığını ifade eden Canikli, "Bu şehitler hepimizin şehididir, bu kanlar milletin kanıdır" dedi. Türkiye Cumhuriyeti Devleti sınırları içerisindeki tüm alanların milletin teminatı, güvenlik güçlerinin ve silahlı kuvvetlerin teminatı altında olduğunu söyleyen Canikli "Hiç kimse, hiçbir güç onu ortadan kaldıramaz. Benim tavsiyem, bu millete inanın, güvenlik güçlerine inanın, bu milletin geçmişine inanın. Geçmiş hükümetler döneminde yabancılara mülk satışı yapılmıştır. Burada eleştirenler, kendi hükümetlerini, kendi başbakanlarını eleştirmeleri lazım. Tasarıda, Türkiye güvenliğini, Türkiye topraklarını tehdit eden hiçbir düzenleme yoktur, hiç kimse de buna müsaade etmez, kimsenin aklından da böyle bir şey geçmez" diye konuştu.

Tasarının üçüncü maddesi yapılan açık oylamada 192 oyla kabul edildi. (ANKA)

(EG/BÜN)
Kaynak: ANKA / Politika

, Haberler