AKP Kadın Kolları Kongresi (2 -Son) Başbakan Erdoğan: "Laiklik Türkiye'nin Değişmez Gerçeğidir"
Başbakan Erdoğan, "Bazıları AK Parti Hakkındaki Dava Şöyle Sonuçlanırsa, Böyle Sonuçlanırsa Farklı Olur Diyerek Türlü Türlü Fikirler Öne Sürüyor.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "Bazıları Ak Parti hakkındaki dava şöyle sonuçlanırsa, böyle sonuçlanırsa farklı olur diyerek türlü türlü fikirler öne sürüyor. Hangi netice olursa olsun bu noktada gerçeği değiştirmez, değiştirmeyecektir. Demokrasi de, laiklik de Türkiye'nin değişmez ve değiştirilemez gerçekleridir. Bunun aksi imkansızdır. Türkiye'nin önünde başka bir seçenek yoktur. Kimsenin kimseye inancını ya da siyasi görüşünü dayatma hakkına sahip değildir" dedi.
Erdoğan, partisinin Kadın Kolları Kongresinde konuştu. Cumhuriyetin çağdaşlaşma hedeflerine her zamankinden daha fazla yaklaştıklarını söyleyen Erdoğan, Türkiye'nin 5 yıl öncesine kadar çok daha ileri noktada olduğunu belirtti. Başbakan Erdoğan, bazı çevreler milleti ve milli iradeyi yok sayarak kendilerinin milli iradeyi çok vurguladıklarını söylediklerini belirterek, "Bundan rahatsız oluyorlar. Onlar devleti ve siyaseti, milletle birlikte değil milletsiz ve halksız bir alan olarak düşünüyorlar. Şimdi soruyorum cumhursuz bir cumhuriyet olur mu, halksız bir halkçılık olur mu? O zaman adınız, tabelanız ne olursa olsun, sizin halka, cumhura saygınız yoksa halka saygınız yoksa, halkın iradesine saygınız yoksa adınız istediğiniz kadar Cumhuriyet Halk Partisi olsun, hiçbir işe yaramaz" dedi.
-"POLİS YAPMASI GEREKENİ YAPMIŞTIR"-
1 Mayıs'ta yaşanan olaylarla ilgili olarak kendisi hakkında verilen gensoru önergesini de değerlendiren Başbakan Erdoğan, CHP'li milletvekillerini illegal örgütlerle birlikte yürüyen sendikaların yanında saf tutmakla suçladı. Erdoğan, CHP'nin Taksim meydanında kutlamalar için izin verilmediği gerekçesiyle hakkında gensoru önergesi verdiğini anımsatarak, "Ben görevimi yaptım. Şu anda görevimi yapmanın, valilerimle, bakanlarımla, polislerimle beraber görevimi yapmamın mutluluğu içindeyim. Kim ne derse desin" diye konuştu. Erdoğan, Ankara'da yapılan 1 Mayıs'ta olaylar çıktığını, molotof kokteyllerinin bulunduğunu ve üzerlerini aratmak istemeyen grupların olduğunu söyleyen Erdoğan, "Kusura bakmayın polis bir yere kadar tahammül eder. Tahammülün de bir sınırı var. O sınırdan sonra da polis yapması gerekeni yapmıştır ve yapacaktır" dedi.
"-MHP YUHALANDI"-
Başbakan Erdoğan, gensorunun, illegal örgütlerin legal örgütlerle birlikte hareket ettiği olaya muhalefet etmeleri gerekçesiyle verildiğini savunarak şöyle konuştu:
"Ben doğrusu MHP'nin onların yanında yer almasına üzüldüm. Nasıl onlarla hareket etti ve nasıl onlarla beraber ellerini kaldırdı, ona üzüldüm. Bu üzüntümü de burada söylemek zorundayım. Çünkü biz meşru ve legal olana evet diyoruz ama bu ülkeyi asla illegal yapılara asla teslim etmeyeceğiz." Erdoğan'ın bu sözleri üzerine salonda MHP yuhalandı.
CHP'nin halkla arasında duvar olduğunu ileri süren Erdoğan, "Bu duvar olduğu içindir bu CHP ülkemizde hiçbir zaman iktidar olamayacak. Bunun da müjdesini sizlere veriyorum. Olamayacağı için başka yollara başvuruyor. Boşuna çırpınma o yollarla da gelemeyeceksin. Çünkü benim milletimin feraseti ve anlayışı size asla bu yolu açmayacak. Ne yaparsanız yapın açmayacak" dedi.
-DEMOKRASİ DE LAİKLİK DE TÜRKİYE'NEN DEĞİŞMEZ GERÇEĞİDİR-
Erdoğan, hukukun üstünlüğüne inanmış dört dörtlük bir iktidarın işbaşında olduğunu söyleyerek, sonuç ne olursa olsun bu gerçeğin asla değişmeyeceğini kaydetti. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bazıları Ak Parti hakkındaki dava şöyle sonuçlanırsa, böyle sonuçlanırsa farklı olur diyerek türlü türlü fikirler öne sürüyor. Hangi netice olursa olsun bu noktada gerçeği değiştirmez, değiştirmeyecektir. Demokrasi de, laiklik de Türkiye'nin değişmez ve değiştirilemez gerçekleridir. Bunun aksi imkansızdır. Türkiye'nin önünde başka bir seçenek yoktur. Kimsenin kimseye inancını ya da siyasi görüşünü dayatma hakkına sahip değildir."
Parti içinde kendisi gibi yaşayanlar olduğu gibi farklı yaşayan arkadaşlarının da olduğunu söyleyen Erdoğan ne onların kendisinden ne de kendisinin onlardan rahatsız olduğunu söyledi. "Bir özgürlük ilkesi olarak, farklı yaşam biçimleri için bir güvence olarak laiklik zaten budur" diye konuşan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Laikliği bir sistem olarak sadece savunmuyoruz aynı zamanda yaşıyoruz ve yaşatıyoruz. Siyasi pratiğimiz bunun en açık ispatıdır. Partimizi oluşturan her kademeden kadroların çeşitliliği işte ortadadır. Türkiye için laiklikten geriye dönüş yoktur ve olmayacaktır. Bunu isteyen de esasen yoktur. Bu konu bugünün değil yıllardır, asırlardır farklı şekilde bu konular gündeme getirilmiştir. Türkiye bu noktaları çoktan geride bırakmıştır."
Meselenin laiklik, farklı yaşam tarzları, başın açık ya da kapalı, içki içip içmemek olmadığını ifade eden Başbakan Erdoğan, meselenin Türkiye'nin gerçek bir demokrasi ülkesi olup olmayacağı meselesi olduğunu ifade etti.
-"DÜNYAYA KONUŞMA YASAĞI MI KOYALIM SAYIN BAYKAL"-
Hiç kimse tercihlerini birbirine dayatma hakkına sahip olmadığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, Cumhuriyet kurumlarının başında bulunanlar olarak sorumluklarının bu rejimi korumakla kalmadığını, güçlendirmek için özeni azami ölçüde göstermek olduğunu belirtti. Erdoğan, etnik kökeni, yaşam biçimi ne olursa olsun, kendilerine oy versin vermesin, bütün vatandaşlardan razı olduğunu söyleyerek, "Biliyorum ki sizler de hizmetten başka amacı olmayan bizlerden, bu kadrodan razısınız. Gerisi boş. Gerisi gelip geçici laf-ü güzaf. Biz ne diyoruz: "Baki kalan bu kubbede hoş bir sadaymış meğer' Bu kadrolar, bu makamlar bizlere baki midir? Değildir. Onun için Baki böyle söylemiştir. Gelip geçiciyiz. Millet bizi ila nihaye burada tutmaya mecbur değil. Sayın Baykal biz bunun farkındayız da sen farkında değilsin" dedi.
Konuşmasında CHP ve Genel Başkanı Deniz Baykal'ı eleştirmeyi sürdüren Başbakan Erdoğan, şöyle dedi:
"Ak Parti iktidarının başarılarına şapka çıkaran, imrenerek konuşan sessiz devrim diye öven dünya kamuoyu bugün şaşkınlıkla Türkiye'yi izliyor. Bundan da rahatsız olanlar var. dünya bizi izlemesin, bizi konuşmasın, bizi değerlendirmesin diyorlar. Böyle bir şey mümkün mü? Bizim istememizle olacak iş midir bu? Dünyaya konuşma yasağı mı koyalım Sayın Baykal? Niye rahatsız oluyorsun. Sosyalist Enternasyonale neden gidiyorsun? Otur burada. Kaç kez söyledim, Türkiye kendi sorunlarını aşacak güçtedir. Bu süreci de kendi dinamikleriyle aşacaktır ben inanıyorum. Ama dünyadan el etek çekmek, aramıza duvarlar örmek mümkün değil. Türkiye bir demir perde ülkesi değildir, olmayacaktır. Kaldı ki yanılmıyorsam demir perdelerin hepsi yıkıldı. İçeride olup bitenleri saklamak için dünyayla aramıza demir bir perde çekmemizi kimse bizden beklemesin."
Erdoğan'ın konuşmasının ardından AKP Kadın Kolları Başkanı ve Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin tarafından hediye verildi.
-SALON ÇEVRESİNDE ÇOK SAYIDA HIRSIZLIK-
Kongrenin yapıldığı salon çevresinde çok sayıda hırsızlık olayı meydana geldi. Bugün Gazetesi ulaştırma görevlisi Nurettin Aydın'ın 380 YTL'si çalındı. Yakınlardaki polise başvuran Aydın'a polisler, "Biz bir şey yapamayız, 155'i arayın. Ekip gelsin ifadenizi alsın" diye yanıt verdiler. Salon çevresinde Aydın dışında çok sayıda kişinin daha aynı gerekçeyle polise başvurduğu öğrenildi.
-YEŞİL BAŞÖRTÜSÜ SALLADILAR
Öte yandan kongrede Bursa Kadın Kollarından gelen bir grup yeşil-beyaz renkli başörtüleri birbirine bağlayarak bayrak gibi salladıkları görüldü. (ANKA)
(İG/ÇAĞ)
Erdoğan, partisinin Kadın Kolları Kongresinde konuştu. Cumhuriyetin çağdaşlaşma hedeflerine her zamankinden daha fazla yaklaştıklarını söyleyen Erdoğan, Türkiye'nin 5 yıl öncesine kadar çok daha ileri noktada olduğunu belirtti. Başbakan Erdoğan, bazı çevreler milleti ve milli iradeyi yok sayarak kendilerinin milli iradeyi çok vurguladıklarını söylediklerini belirterek, "Bundan rahatsız oluyorlar. Onlar devleti ve siyaseti, milletle birlikte değil milletsiz ve halksız bir alan olarak düşünüyorlar. Şimdi soruyorum cumhursuz bir cumhuriyet olur mu, halksız bir halkçılık olur mu? O zaman adınız, tabelanız ne olursa olsun, sizin halka, cumhura saygınız yoksa halka saygınız yoksa, halkın iradesine saygınız yoksa adınız istediğiniz kadar Cumhuriyet Halk Partisi olsun, hiçbir işe yaramaz" dedi.
-"POLİS YAPMASI GEREKENİ YAPMIŞTIR"-
1 Mayıs'ta yaşanan olaylarla ilgili olarak kendisi hakkında verilen gensoru önergesini de değerlendiren Başbakan Erdoğan, CHP'li milletvekillerini illegal örgütlerle birlikte yürüyen sendikaların yanında saf tutmakla suçladı. Erdoğan, CHP'nin Taksim meydanında kutlamalar için izin verilmediği gerekçesiyle hakkında gensoru önergesi verdiğini anımsatarak, "Ben görevimi yaptım. Şu anda görevimi yapmanın, valilerimle, bakanlarımla, polislerimle beraber görevimi yapmamın mutluluğu içindeyim. Kim ne derse desin" diye konuştu. Erdoğan, Ankara'da yapılan 1 Mayıs'ta olaylar çıktığını, molotof kokteyllerinin bulunduğunu ve üzerlerini aratmak istemeyen grupların olduğunu söyleyen Erdoğan, "Kusura bakmayın polis bir yere kadar tahammül eder. Tahammülün de bir sınırı var. O sınırdan sonra da polis yapması gerekeni yapmıştır ve yapacaktır" dedi.
"-MHP YUHALANDI"-
Başbakan Erdoğan, gensorunun, illegal örgütlerin legal örgütlerle birlikte hareket ettiği olaya muhalefet etmeleri gerekçesiyle verildiğini savunarak şöyle konuştu:
"Ben doğrusu MHP'nin onların yanında yer almasına üzüldüm. Nasıl onlarla hareket etti ve nasıl onlarla beraber ellerini kaldırdı, ona üzüldüm. Bu üzüntümü de burada söylemek zorundayım. Çünkü biz meşru ve legal olana evet diyoruz ama bu ülkeyi asla illegal yapılara asla teslim etmeyeceğiz." Erdoğan'ın bu sözleri üzerine salonda MHP yuhalandı.
CHP'nin halkla arasında duvar olduğunu ileri süren Erdoğan, "Bu duvar olduğu içindir bu CHP ülkemizde hiçbir zaman iktidar olamayacak. Bunun da müjdesini sizlere veriyorum. Olamayacağı için başka yollara başvuruyor. Boşuna çırpınma o yollarla da gelemeyeceksin. Çünkü benim milletimin feraseti ve anlayışı size asla bu yolu açmayacak. Ne yaparsanız yapın açmayacak" dedi.
-DEMOKRASİ DE LAİKLİK DE TÜRKİYE'NEN DEĞİŞMEZ GERÇEĞİDİR-
Erdoğan, hukukun üstünlüğüne inanmış dört dörtlük bir iktidarın işbaşında olduğunu söyleyerek, sonuç ne olursa olsun bu gerçeğin asla değişmeyeceğini kaydetti. Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Bazıları Ak Parti hakkındaki dava şöyle sonuçlanırsa, böyle sonuçlanırsa farklı olur diyerek türlü türlü fikirler öne sürüyor. Hangi netice olursa olsun bu noktada gerçeği değiştirmez, değiştirmeyecektir. Demokrasi de, laiklik de Türkiye'nin değişmez ve değiştirilemez gerçekleridir. Bunun aksi imkansızdır. Türkiye'nin önünde başka bir seçenek yoktur. Kimsenin kimseye inancını ya da siyasi görüşünü dayatma hakkına sahip değildir."
Parti içinde kendisi gibi yaşayanlar olduğu gibi farklı yaşayan arkadaşlarının da olduğunu söyleyen Erdoğan ne onların kendisinden ne de kendisinin onlardan rahatsız olduğunu söyledi. "Bir özgürlük ilkesi olarak, farklı yaşam biçimleri için bir güvence olarak laiklik zaten budur" diye konuşan Erdoğan sözlerini şöyle sürdürdü:
"Laikliği bir sistem olarak sadece savunmuyoruz aynı zamanda yaşıyoruz ve yaşatıyoruz. Siyasi pratiğimiz bunun en açık ispatıdır. Partimizi oluşturan her kademeden kadroların çeşitliliği işte ortadadır. Türkiye için laiklikten geriye dönüş yoktur ve olmayacaktır. Bunu isteyen de esasen yoktur. Bu konu bugünün değil yıllardır, asırlardır farklı şekilde bu konular gündeme getirilmiştir. Türkiye bu noktaları çoktan geride bırakmıştır."
Meselenin laiklik, farklı yaşam tarzları, başın açık ya da kapalı, içki içip içmemek olmadığını ifade eden Başbakan Erdoğan, meselenin Türkiye'nin gerçek bir demokrasi ülkesi olup olmayacağı meselesi olduğunu ifade etti.
-"DÜNYAYA KONUŞMA YASAĞI MI KOYALIM SAYIN BAYKAL"-
Hiç kimse tercihlerini birbirine dayatma hakkına sahip olmadığını vurgulayan Başbakan Erdoğan, Cumhuriyet kurumlarının başında bulunanlar olarak sorumluklarının bu rejimi korumakla kalmadığını, güçlendirmek için özeni azami ölçüde göstermek olduğunu belirtti. Erdoğan, etnik kökeni, yaşam biçimi ne olursa olsun, kendilerine oy versin vermesin, bütün vatandaşlardan razı olduğunu söyleyerek, "Biliyorum ki sizler de hizmetten başka amacı olmayan bizlerden, bu kadrodan razısınız. Gerisi boş. Gerisi gelip geçici laf-ü güzaf. Biz ne diyoruz: "Baki kalan bu kubbede hoş bir sadaymış meğer' Bu kadrolar, bu makamlar bizlere baki midir? Değildir. Onun için Baki böyle söylemiştir. Gelip geçiciyiz. Millet bizi ila nihaye burada tutmaya mecbur değil. Sayın Baykal biz bunun farkındayız da sen farkında değilsin" dedi.
Konuşmasında CHP ve Genel Başkanı Deniz Baykal'ı eleştirmeyi sürdüren Başbakan Erdoğan, şöyle dedi:
"Ak Parti iktidarının başarılarına şapka çıkaran, imrenerek konuşan sessiz devrim diye öven dünya kamuoyu bugün şaşkınlıkla Türkiye'yi izliyor. Bundan da rahatsız olanlar var. dünya bizi izlemesin, bizi konuşmasın, bizi değerlendirmesin diyorlar. Böyle bir şey mümkün mü? Bizim istememizle olacak iş midir bu? Dünyaya konuşma yasağı mı koyalım Sayın Baykal? Niye rahatsız oluyorsun. Sosyalist Enternasyonale neden gidiyorsun? Otur burada. Kaç kez söyledim, Türkiye kendi sorunlarını aşacak güçtedir. Bu süreci de kendi dinamikleriyle aşacaktır ben inanıyorum. Ama dünyadan el etek çekmek, aramıza duvarlar örmek mümkün değil. Türkiye bir demir perde ülkesi değildir, olmayacaktır. Kaldı ki yanılmıyorsam demir perdelerin hepsi yıkıldı. İçeride olup bitenleri saklamak için dünyayla aramıza demir bir perde çekmemizi kimse bizden beklemesin."
Erdoğan'ın konuşmasının ardından AKP Kadın Kolları Başkanı ve Gaziantep Milletvekili Fatma Şahin tarafından hediye verildi.
-SALON ÇEVRESİNDE ÇOK SAYIDA HIRSIZLIK-
Kongrenin yapıldığı salon çevresinde çok sayıda hırsızlık olayı meydana geldi. Bugün Gazetesi ulaştırma görevlisi Nurettin Aydın'ın 380 YTL'si çalındı. Yakınlardaki polise başvuran Aydın'a polisler, "Biz bir şey yapamayız, 155'i arayın. Ekip gelsin ifadenizi alsın" diye yanıt verdiler. Salon çevresinde Aydın dışında çok sayıda kişinin daha aynı gerekçeyle polise başvurduğu öğrenildi.
-YEŞİL BAŞÖRTÜSÜ SALLADILAR
Öte yandan kongrede Bursa Kadın Kollarından gelen bir grup yeşil-beyaz renkli başörtüleri birbirine bağlayarak bayrak gibi salladıkları görüldü. (ANKA)
(İG/ÇAĞ)
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA