AK Parti TBMM Grup Toplantısı
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP'lilere farklı sıfatlar kullanınca, yaraları oldukları için gocunduklarını belirterek, "İstediğiniz yerde istediğinizi konuşun, tehditleriniz, edebi adabı aşan o kullandığınız diller hiç"...
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, BDP'lilere farklı sıfatlar kullanınca, yaraları oldukları için gocunduklarını belirterek, "İstediğiniz yerde istediğinizi konuşun, tehditleriniz, edebi adabı aşan o kullandığınız diller hiç bir zaman AK Parti iktidarını yıldırmaz, yıldırmayacak. O sizin olmayan kalitenizi ortaya koyar" dedi. Başbakan Erdoğan, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, Pınarbaşı'na doğru, şüpheli bir aracı takip eden güvenlik görevlisinin gözüne daha önce öldürülen canların geldiğini belirtti. Erdoğan, şöyle konuştu: "Hantepe'de şehit olan Üsteğmen Çetin Aylar'ı hatırladı. Belenoluk Karakolu'nda şehit düşen Önder Dursun'u hatırladı. Gediktepe'de, Üzümlü'de şehit olan askerleri hatırladı. Kastamonu'da bizim konvoyumuzda şehit edilen polis memuru Recep Şahin'i hatırladı. Aydın Nazilli'de, adeta bir barakada yaşayan, askerleri ve ambulansı görünce, 'Kara oğlum nerede-' diye feryat eden anneyi hatırladı. Isparta Yalvaç'ta, 'Yavrum, kuşum öldü mü- Şimdi bana kim kanat gerecek-' diye ağıt yakan anneyi hatırladı. Evine asılan Türk Bayrağı'nı görünce yere yığılan anneyi, 'eyvah ocağımız battı' diye feryat eden babayı, babasının ay yıldıza sarılmış tabutunu seyreden yavruları hatırladı. Bakıyorum şimdi birileri diyor ki ' Uludere'de siz Türk Bayrağı mı götürdünüz de tabutlara Türk Bayrağı sarılmadı-' Lafa bak ya. Oranın bir kaymakamlığı var, böyle bir hassasiyet olduğu anda onlar sarılır ama siz bu yavruların Türk Bayrağı sarılmasına layık olduğunu düşünmüş olsanız, terör örgütünün bayrağını o tabuta sardırmazdınız." Başbakan Erdoğan, Şırnak'ta görev yapan şehit Astsubay Çavuş Serhat Gencer'in, bir akşam arkadaşına bir mektup uzatarak, "Ben dedemi çok severdim. Bugün rüyamda gördüm, beni yanına çağırıyor. Eğer ben şehit olursam, bu mektubu aileme gönderin" dediğini kaydetti. Şehit Gencer'in, aynı gece bir askerine, "Bugün Miraç Kandili, sen sivildeyken imamdın, hadi beraber iki rekat namaz kılıp, Yasin okuyalım' dediğini ifade eden Erdoğan, Serhat'ın o gece şehit düştüğünü söyledi. -Şehitin mektubunu okudu- Erdoğan, Serhat'ın şehit olacağını anlayarak yazdığı mektubunda şu satırların yer aldığını kaydetti: "Bu mektup, ancak ben öldükten sonra elinize geçecektir. Beni asla unutmayın, hep kalbinizin bir köşesinde saklayın. Şunu asla unutmayın: Allah'ın verdiği canı, Allah'tan başkası alamaz. Bu yüzden üzülmeyin. Yalnız size söylemek istediğim bir şey var: Ben Burcu'yu çok seviyordum ve bu sevgimi de mezara götürüyorum. Ben burada öldüysem Allah yolunda, vatan, namus ve millet yolunda öldüm. Benimle aslında gurur duyun ve gülün, asla ağlamayın. Eğer ağlarsanız ben yattığım yerde rahat edemem. Dedeme de hepinizin selamını söylerim. Sizleri çok seviyorum, hepinizi çok özledim. Yazacak başka bir şey bulamıyorum. Oğlunuz Serhat." CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun "O araç Göksun'dan Pınarbaşı'na kadar nasıl gitti-" diye sorduğunu belirten Erdoğan, CHP Genel Başkanı'nın bu tavrının son derece manidar bir tavır olduğunu; bu tavrın, terör konusundaki cehaletin, terör konusundaki aymazlığın, vurdumduymazlığın ve istismarın tarihi nitelikte itirafı olduğunu ifade etti. Başbakan Erdoğan, Kemal Kılıçdaroğlu'ndan bahsederken salondan yuh sesleri duyuldu. -Uludere'yi istismar edenler 40 bin canı hiç umursamazlar"- Erdoğan, şunları kaydetti: "Eğer o araç imha edilse, içinden siviller çıksa, aynı CHP Genel Başkanı çıkacak 'yargısız infaz' yapıldı diyecekti. Şimdi de çıkıyor, 'o aracı neden durduramadınız-' diyor. İşte bu dille, bu tavırla, terörle mücadele edilmez. Tam tersine bu dil, bu tavır; BDP ile birlikte teröre kan veren, can veren, güç veren bir tavırdır. Allah aşkına, buradan o medyaya, CHP'ye, MHP'ye, BDP'ye soruyorum ki MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli, bu düşünceleri aynen paylaştı. Daha 9 ay önce, Bitlis Güroymak'ta yaşanan acı hadiseyi kim hatırlıyor- En az Uludere kadar acı, en az Uludere kadar vahim, trajik o Güroymak saldırısını kim hatırlıyor- O saldırı neden unutuldu- Oradaki şehitler neden unutuldu- 5 Polis memurunu taşıyan zırhlı araca saldırdılar. 5 polisimiz de orada şehit oldu. Arkalarından gelen, bir ailenin tüm fertlerini taşıyan araç aynı şekilde tahrip oldu. 5 polisimizin yanında, 6 vatandaşımız hayatını kaybetti. Şimdi bütün Türkiye'ye sesleniyorum: Ferit daha 13 yaşındaydı. Hiranur daha 4 yaşındaydı. Elif 12 yaşındaydı. Esra 14 yaşındaydı. Sadece vatandaşlar değil, şehit olan 5 polisin 3 tanesi de Kürt kökenliydi. Ben BDP'lilere farklı sıfatlar kullanınca, yaraları oldukları için gocunuyorlar. İstediğiniz yerde istediğiniz konuşun, tehditleriniz edebi adabı aşan, o kullandığınız diller hiç bir zaman AK Parti iktidarını yıldırmaz, yıldırmayacak. O sizin olmayan kalitenizi ortaya koyar. Güroymak'ta, Norşin'de 9'u Kürt 11 kişiyi katleden teröristin cesedi Malatya'ya gönderildi. Teröristin babası, Bitlis Valisi'ne gidip, 'Ben bu cesedi bu BDP'lilere vermek istemiyorum, alıp gizlice gömmek istiyorum, bana yardım edin' dedi. BDP'liler, biri de milletvekili, teröristin cesedini babasından almak için her türlü çirkinliği yaptılar ama o ceset babasına verildi ve babası da teröre lanet okuyarak gitti cenazesini gömdü. Bunlar ceset avcısı. Bunlar, Malatya morgunun önünden çıkan cesetleri; anaların, babaların, ailelerin elinden alıp kaçırmakla meşhurlar. Uludere'yi dillerinden düşürmeyenler, Norşin'deki bu olayı hatırlamazlar. Uludere ile yatıp kalkanlar, 15 kadın teröristi yalnız bırakıp kaçan korkakları hiç gündeme getirmezler. Uludere'yi istismar edenler, çoğu Kürt kökenli vatandaşımız olan, 30 yılda verdiğimiz 40 bin canı hiç ama hiç umursamazlar." -"Hassas ve gerilimli bir iş"- Başbakan Erdoğan, 24 Mayıs'ta, GATA'da uzman çavuş Burak Ulukaya'nın şehit olduğunu anımsattı. Ulukaya'nın, 19 Mayıs'ta Uludere'de Gülyazı Köyü'ne 5 kilometre, Uludere olayının gerçekleştiği yere 3 kilometre yakında teröristlerin döşediği el yapımı bombayla yaralandığını belirten Erdoğan, "O bölgede 16 el yapımı bomba daha ele geçirildi. Beyler, bu iş öyle anlatıldığı gibi kolay değil, çok zor. Fakat dikkat ederseniz, kaçakçıların hiç biri bu bombalara basmadı. Bu iş, çok büyük dikkat, çok büyük hassasiyet gerektiren bir iş. Harita kimlerin elinde- Bu haritayla beraber kaçakçılar bunların üzerine basmıyor, rahatlıkla gidip gelebiliyorlar. Bu iş siyasetin malzemesi olamayacak kadar, istismar malzemesi olamayacak kadar, medyanın elinde oyuncak olamayacak kadar hassas ve gerilimli bir iş" diye konuştu. Erdoğan, hep "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" dediklerini ifade ederek, bu sözün her zaman ilkeleri, rehberi, yollarının ışığı olduğunu söyledi. Masum canlar kadar kandırılan, aldatılan, kullanılan canlar için de üzüldüklerini belirten Erdoğan, "Devlet intikam duygusuyla, yok etme güdüsüyle hareket etmez. Biz böyle bir intikam duygusuna, böyle bir yok etme duygusuna asla müsamaha göstermeyiz. Daha başından beri Uludere ile alakalı olarak, burada bir hatanın olduğunu Genelkurmay Başkanımız da şahsım da ilgili arkadaşlarım da ifade etmemize rağmen hala Başbakan 'hata edilmiştir deseydi'... Dedik ya daha kaç kere diyeceğiz. Otomata mı bağlayacağız bu işleri. Kusura bakma bizim sürekli olarak sizleri arzularınız istikametinde hareket etmek suretiyle kaybedecek vaktimiz yok, bizim işimiz çok. Biz terörle mücadelede ne kadar kararlıysak, bu mücadeleyi insani ve hukuki hassasiyetlerde sürdürmekte de o kadar kararlıyız" dedi. Bütün zorluğuna, tehditlerine ve tehlikelerine rağmen, "Yüzde yüz emin olun" dediklerini belirten Erdoğan, "Terörle mücadele demokrasiyi, hukuku, insan haklarını çiğneyemez" dediklerini kaydetti. - TBMM
Kaynak: AA / Politika
Recep Tayyip Erdoğan, Pınarbaşı, Politika, Ak Parti, Uludere, Güncel, Politika, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA