AK Parti Sözcüsü Çelik, SAHA 2026'yı ziyaretinde gazetecilere açıklamada bulundu Açıklaması
"(CHP Genel Başkanı Özel'in SAHA 2026'ya ziyareti) Bütün siyasi parti liderlerinin ve yöneticilerinin burayı ziyaret etmesini çok arzu ederdik. Çünkü bunlar Türkiye'nin milli kazanımlarıdır. Geçmişte milli teknoloji hamlesinin öncülerine yapılan engellemelerin bugün de 'siyasi polemik' adı altında devam ettirildiğini görüyoruz. Buraya gelip de bu kazanımları takdir eden herkesin bu takdiri ortaya koyması değerlidir" - "Türkiye, 'Hepimiz güvende değilsek hiç kimse güvende değildir' anlayışıyla hareket ediyor. Biz Suriye'nin, İran'ın, Irak'ın güvende olmasını istiyoruz. Ege'de, Karadeniz'de, Akdeniz'de topyekun bir güvenlik istiyoruz. Başkalarının güvenlik ortamından uzak olmasından kendi güvenliğimizi devşirme gibi bir anlayışın peşinde değiliz"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in SAHA 2026'yı ziyaretine ilişkin, "Bütün siyasi parti liderlerinin ve yöneticilerinin burayı ziyaret etmesini çok arzu ederdik. Çünkü bunlar Türkiye'nin milli kazanımlarıdır. Geçmişte milli teknoloji hamlesinin öncülerine yapılan engellemelerin bugün de 'siyasi polemik' adı altında devam ettirildiğini görüyoruz. Buraya gelip de bu kazanımları takdir eden herkesin bu takdiri ortaya koyması değerlidir." dedi.
Çelik, Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu SAHA 2026 Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nı ziyaretinde katıldığı Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar'ın "Vizyon Konuşması" etkinliğinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
SAHA 2026'nın dünyaya mesaj veren bir organizasyon olduğunu, fuarda Türkiye'nin siyasi tarihinin özetinin bulunduğunu dile getiren Çelik, fuarı sadece savunma sanayi ürünlerinin tanıtılması olarak değil, çok daha büyük açılımları, boyutları olan bir organizasyon olarak görmek gerektiğini söyledi.
Fuarda Türkiye'nin savunma sanayi konusundaki iddiasının küresel düzene verdiği mesajların çok etkili şekilde sergilendiğini ifade eden Çelik, "Birçok alanda olduğu gibi savunma sanayi alanında da Türkiye'yi geri bırakmaya dönük incelikli hamleleri, hatta geçmiş dönemlerde birtakım açıktan siyasi engellemeleri ve bu konudaki öncü kişileri hedef alan uygulamaları net bir biçimde görüyoruz. Cumhurbaşkanı'mızın Türkiye'ye kazandırdığı devrim niteliğinde çok büyük kazanımlar var. Bunlardan birinin öz güven devrimi olduğunu düşünebiliriz. Türkiye'de 'yapılamaz, edilemez' denilenlerin aslında kendi insanımız, yetişen elemanlarımız, her alandaki değerlerimiz tarafından nasıl üretildiğini, ortaya konulduğunu çeşitli sektörlerde gördük. Dolayısıyla bu tek taraflı bir öz güven devrimi değil, bütün alanları etkileyen bir öz güven devrimi." diye konuştu.
Çelik, Türkiye'nin tesadüfi bir kazanım ya da başarı içinde olmadığına işaret ederek, "Yıllar içinde üst üste koyulan, çerçevesi iyi çizilmiş, iyi planlanmış, siyasi hedefleri ve teknolojik hedefleri iyi tutturulmuş bir yürüyüş bu. Bu yürüyüşün, siyasi çerçevesi, aynı zamanda insan yetiştirmeye dönük boyutları ve etrafımızdaki güvenlik tehditlerini de doğru algılayan ve buna dönük hazırlıkları ortaya koyan bir yapısı var." dedi.
SAHA 2026'yı Türk vatandaşlarının yanı sıra çok sayıda ülkeden temsilcinin, vatandaşın da ziyaret ettiğini belirten Çelik, ziyaretçi sayısının çok etkileyici olduğunu söyledi.
Çelik, insanın ürettiği teknolojiyi insana karşı kullanma gibi bir durumla karşı karşıya olunduğuna, yapay zeka ile Gazze'deki çocukların öldürüldüğüne, daha az mühimmatla daha çok insan öldürme gibi insanlık dışı bir matematiğin peşinden gidildiğine dikkati çekerek şöyle devam etti:
"Daha ileri teknolojiler kullanılarak doğrudan devletlerin birer terör örgütü gibi davrandığı, suikast gerçekleştirdiği ve bu yolla siyasi denklemleri değiştirmeye çalıştığı, İsrail örneğinde olduğu gibi bir bakıma kural tanımazlığın bir enstrümanı olarak teknoloji kullanılıyor. Türkiye'nin yapmaya çalıştığı şey ve bununla ilgili verdiği güçlü mesaj, insanın ürettiği bu değerin yine insan, insanlık ittifakı için kullanılmasıdır. Dolayısıyla insana karşı yapay zekanın, insanlık değerlerine karşı teknolojik ürünlerin kullanılmasına karşı Türkiye'nin savunma sanayi yaklaşımı, insani değerlerimizi korumak, insan haysiyetini korumak, insanın temel haklarını korumak ve insanlara yapılan haksızlıklara karşı durmak çerçevesinde gerçekleşiyor."
"Türkiye'nin içinde gözüken bu mücadele, küresel bir mücadelenin parçasıdır"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in SAHA 2026'yı ziyaretinde verdiği mesajlara ilişkin konuşan Çelik, "Bütün siyasi parti liderlerinin ve yöneticilerinin burayı ziyaret etmesini çok arzu ederdik. Çünkü bunlar Türkiye'nin milli kazanımlarıdır. Geçmişte milli teknoloji hamlesinin öncülerine yapılan engellemelerin bugün de 'siyasi polemik' adı altında devam ettirildiğini görüyoruz. Buraya gelip de bu kazanımları takdir eden herkesin bu takdiri ortaya koyması değerlidir." ifadesini kullandı.
Çelik, Türkiye'de savunma sanayi çalışmalarına başlandığında engellemeye yönelik girişimlerde bulunulduğunu belirterek, çok partili hayata geçildiği zamanlarda da yapılan birçok darbe, muhtıra, engelleme girişimlerinin Türkiye'yi bu alanlarda geri bırakmak gibi sonuçlara neden olduğunu söyledi.
Bugüne göre o günlerin daha zor olduğunu dile getiren Çelik, şunları ifade etti:
"İstikrarlı, tavizsiz bir şekilde Cumhurbaşkanı'mızın bu siyasi iradeyi koyması, teknolojiyi üretecek bütün mühendislere, firmalara, çalışanlara, işçilere müthiş bir öz güven kazandırdı. Dolayısıyla bu mücadele aslında Türkiye'nin içinde bir mücadele değildir. Türkiye'nin içinde gözüken bu mücadele, küresel bir mücadelenin parçasıdır. Şimdiden geriye baktığınızda çok daha iyi okuyabilirsiniz ki darbeler ve muhtıralar aslında Türkiye'nin içindeki birtakım odaklar tarafından yapılırken, bu bir küresel vesayetin neticesi olarak yapılıyordu. Yani içerideki yerli vesayet, küresel vesayetin bir parçasıydı."
Çelik, fuarda gördükleri kazanımların, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mücadelesiyle, yerli vesayetin Türkiye gündeminden kaldırılmasından sonra küresel vesayetle perdesiz bir şekilde hesaplaşmanın neticesi olarak önlerine geldiğini belirterek, "Bu Türkiye'nin yerli vesayeti ve küresel vesayeti nasıl mağlup ettiğinin, üzerindeki karanlığı nasıl kaldırdığının ve bu tasallutu nasıl yok ettiğinin bir örneğidir." dedi.
İnsanlığa ait bütün değerlerin, yapay zekanın ileri teknoloji ürünleri, savunma sanayi ürünleri unsurlarıyla yok edilmeye çalışıldığı bir dönemde Türkiye'nin başka bir yaklaşım ortaya koyduğuna işaret eden Çelik, "Türkiye, 'Hepimiz güvende değilsek hiç kimse güvende değildir' anlayışıyla hareket ediyor. Biz Suriye'nin, İran'ın, Irak'ın güvende olmasını istiyoruz. Ege'de, Karadeniz'de, Akdeniz'de topyekun bir güvenlik istiyoruz. Başkalarının güvenlik ortamından uzak olmasından kendi güvenliğimizi devşirme gibi bir anlayışın peşinde değiliz." diye konuştu.
"Yunan Başbakanı'nın bir soykırım şebekesiyle dostluk ifade etmesi Yunanistan için doğru yaklaşımlar değil"
Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin soykırım şebekesi olarak ortaya koyduğu eylemlerin Gazze ile sınırlı kalmayacağını söylediklerini hatırlatarak, bütün bu karanlık siyasi faaliyete karşı en güçlü sesin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın olduğunu, en güçlü duruşu da Türkiye'nin gerçekleştirdiğini vurguladı.
SAHA 2026'da tanıtılan yeni ürünlerle İsrail ve Yunanistan gibi ülkelerin ilgilenmesinin sorulması üzerine Çelik, İsrail'in ileri teknoloji ürünlerini, yapay zeka dahil olmak üzere katliam için kullandığını dile getirerek, "Herhangi bir yerde insanlık adına bir teknolojik ürün, insanlık ittifakı adına bir teknolojik ilerleme olduğu zaman bu onlar açısından tehdit oluşturuyor. Çünkü insanlığı kendisine tehdit gören bir yapı." ifadesini kullandı.
Çelik, İsrail ile iç içe olması nedeniyle Yunanistan'ın siyasetinde büyük kırılmalar olduğunu vurgulayarak, "Yunan Başbakanı'nın bir soykırım şebekesiyle dostluk ifade etmesi Yunanistan için doğru yaklaşımlar değil. Günün sonunda halledecekleri meseleleri diplomatik yolla halledebilirler. Bugün insanlığın başındaki en büyük bela siyonizmdir. Dolayısıyla Rum kesiminin ya da Yunanistan'daki yönetimin, siyonizmle bu kadar yan yana durması aslında kendi geleceklerine verdikleri bir zarardır." değerlendirmesini yaptı.
"CHP Genel Başkanı, partisindeki yönetim problemlerini AK Parti üzerinden değerlendirmeye çalışıyor"
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın AK Parti'ye geçeceğine ilişkin soru üzerine Çelik, partiye geçecek belediye başkanlarını il başkanları toplantıları ve grup toplantılarında görebileceklerini söyledi.
Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in konuya ilişkin tepkisine yönelik de "CHP Genel Başkanı'nın şöyle bir tablosu var. Kendi partisindeki yönetim problemlerini sürekli olarak AK Parti üzerinden değerlendirmeye çalışıyor. Partisini yönetememe, konsolide edememe diye bir durumu var. Bunu sürekli olarak AK Parti üzerinden izah etmeye çalışıyor ki bu son derece siyasi bir yetersizlik doğuruyor." diye konuştu.
CHP'nin yönetilemediğini, CHP'lilerin kendi partilileriyle sorunu olduğunu ve bütün bunların AK Parti ile hiçbir ilgisi bulunmadığını ifade eden Çelik, Özel'in daha önce kitapçıları, kafeleri tehdit ettiğini, şimdi de gazetecilere çirkin ifadeler kullandığını söyledi.
Çelik, Özel'in muhalefetteyken devlet ve yargı organlarını tehdit ettiğini belirterek, "Bu yaralı bilinç içinde herkesi tehdit eden birisinin demokrasiden bahsetmesi sadece trajik bir tablo ortaya çıkarıyor." dedi.
CHP'nin bu kadar zayıf olmasına normalde sevinmeleri gerektiğini söyleyen Çelik, "Biz CHP'ye gönül veren vatandaşlarımıza saygı duyduğumuz, bu tabloyu onların hak etmediğini düşündüğümüz için CHP yönetimindeki bu durumu yadırgıyoruz. Demokrasimiz açısından muhalefet partisinin bu şekle düşmesinin bir eksiklik yarattığını düşünüyoruz. Türkiye'nin her zaman sağlıklı bir muhalefete ihtiyacı vardır ve sağlıklı bir muhalefet demokrasiyi güçlendirir ama CHP'nin üzerindeki en büyük yük şu anda kendi yönetimidir. Bu da onların sorunudur." ifadesini kullandı.
Çelik, Anadolu Ajansının Global İletişim Ortağı olduğu SAHA 2026 Savunma, Havacılık ve Uzay Sanayi Fuarı'nı ziyaretinde katıldığı Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar'ın "Vizyon Konuşması" etkinliğinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.
SAHA 2026'nın dünyaya mesaj veren bir organizasyon olduğunu, fuarda Türkiye'nin siyasi tarihinin özetinin bulunduğunu dile getiren Çelik, fuarı sadece savunma sanayi ürünlerinin tanıtılması olarak değil, çok daha büyük açılımları, boyutları olan bir organizasyon olarak görmek gerektiğini söyledi.
Fuarda Türkiye'nin savunma sanayi konusundaki iddiasının küresel düzene verdiği mesajların çok etkili şekilde sergilendiğini ifade eden Çelik, "Birçok alanda olduğu gibi savunma sanayi alanında da Türkiye'yi geri bırakmaya dönük incelikli hamleleri, hatta geçmiş dönemlerde birtakım açıktan siyasi engellemeleri ve bu konudaki öncü kişileri hedef alan uygulamaları net bir biçimde görüyoruz. Cumhurbaşkanı'mızın Türkiye'ye kazandırdığı devrim niteliğinde çok büyük kazanımlar var. Bunlardan birinin öz güven devrimi olduğunu düşünebiliriz. Türkiye'de 'yapılamaz, edilemez' denilenlerin aslında kendi insanımız, yetişen elemanlarımız, her alandaki değerlerimiz tarafından nasıl üretildiğini, ortaya konulduğunu çeşitli sektörlerde gördük. Dolayısıyla bu tek taraflı bir öz güven devrimi değil, bütün alanları etkileyen bir öz güven devrimi." diye konuştu.
Çelik, Türkiye'nin tesadüfi bir kazanım ya da başarı içinde olmadığına işaret ederek, "Yıllar içinde üst üste koyulan, çerçevesi iyi çizilmiş, iyi planlanmış, siyasi hedefleri ve teknolojik hedefleri iyi tutturulmuş bir yürüyüş bu. Bu yürüyüşün, siyasi çerçevesi, aynı zamanda insan yetiştirmeye dönük boyutları ve etrafımızdaki güvenlik tehditlerini de doğru algılayan ve buna dönük hazırlıkları ortaya koyan bir yapısı var." dedi.
SAHA 2026'yı Türk vatandaşlarının yanı sıra çok sayıda ülkeden temsilcinin, vatandaşın da ziyaret ettiğini belirten Çelik, ziyaretçi sayısının çok etkileyici olduğunu söyledi.
Çelik, insanın ürettiği teknolojiyi insana karşı kullanma gibi bir durumla karşı karşıya olunduğuna, yapay zeka ile Gazze'deki çocukların öldürüldüğüne, daha az mühimmatla daha çok insan öldürme gibi insanlık dışı bir matematiğin peşinden gidildiğine dikkati çekerek şöyle devam etti:
"Daha ileri teknolojiler kullanılarak doğrudan devletlerin birer terör örgütü gibi davrandığı, suikast gerçekleştirdiği ve bu yolla siyasi denklemleri değiştirmeye çalıştığı, İsrail örneğinde olduğu gibi bir bakıma kural tanımazlığın bir enstrümanı olarak teknoloji kullanılıyor. Türkiye'nin yapmaya çalıştığı şey ve bununla ilgili verdiği güçlü mesaj, insanın ürettiği bu değerin yine insan, insanlık ittifakı için kullanılmasıdır. Dolayısıyla insana karşı yapay zekanın, insanlık değerlerine karşı teknolojik ürünlerin kullanılmasına karşı Türkiye'nin savunma sanayi yaklaşımı, insani değerlerimizi korumak, insan haysiyetini korumak, insanın temel haklarını korumak ve insanlara yapılan haksızlıklara karşı durmak çerçevesinde gerçekleşiyor."
"Türkiye'nin içinde gözüken bu mücadele, küresel bir mücadelenin parçasıdır"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in SAHA 2026'yı ziyaretinde verdiği mesajlara ilişkin konuşan Çelik, "Bütün siyasi parti liderlerinin ve yöneticilerinin burayı ziyaret etmesini çok arzu ederdik. Çünkü bunlar Türkiye'nin milli kazanımlarıdır. Geçmişte milli teknoloji hamlesinin öncülerine yapılan engellemelerin bugün de 'siyasi polemik' adı altında devam ettirildiğini görüyoruz. Buraya gelip de bu kazanımları takdir eden herkesin bu takdiri ortaya koyması değerlidir." ifadesini kullandı.
Çelik, Türkiye'de savunma sanayi çalışmalarına başlandığında engellemeye yönelik girişimlerde bulunulduğunu belirterek, çok partili hayata geçildiği zamanlarda da yapılan birçok darbe, muhtıra, engelleme girişimlerinin Türkiye'yi bu alanlarda geri bırakmak gibi sonuçlara neden olduğunu söyledi.
Bugüne göre o günlerin daha zor olduğunu dile getiren Çelik, şunları ifade etti:
"İstikrarlı, tavizsiz bir şekilde Cumhurbaşkanı'mızın bu siyasi iradeyi koyması, teknolojiyi üretecek bütün mühendislere, firmalara, çalışanlara, işçilere müthiş bir öz güven kazandırdı. Dolayısıyla bu mücadele aslında Türkiye'nin içinde bir mücadele değildir. Türkiye'nin içinde gözüken bu mücadele, küresel bir mücadelenin parçasıdır. Şimdiden geriye baktığınızda çok daha iyi okuyabilirsiniz ki darbeler ve muhtıralar aslında Türkiye'nin içindeki birtakım odaklar tarafından yapılırken, bu bir küresel vesayetin neticesi olarak yapılıyordu. Yani içerideki yerli vesayet, küresel vesayetin bir parçasıydı."
Çelik, fuarda gördükleri kazanımların, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın mücadelesiyle, yerli vesayetin Türkiye gündeminden kaldırılmasından sonra küresel vesayetle perdesiz bir şekilde hesaplaşmanın neticesi olarak önlerine geldiğini belirterek, "Bu Türkiye'nin yerli vesayeti ve küresel vesayeti nasıl mağlup ettiğinin, üzerindeki karanlığı nasıl kaldırdığının ve bu tasallutu nasıl yok ettiğinin bir örneğidir." dedi.
İnsanlığa ait bütün değerlerin, yapay zekanın ileri teknoloji ürünleri, savunma sanayi ürünleri unsurlarıyla yok edilmeye çalışıldığı bir dönemde Türkiye'nin başka bir yaklaşım ortaya koyduğuna işaret eden Çelik, "Türkiye, 'Hepimiz güvende değilsek hiç kimse güvende değildir' anlayışıyla hareket ediyor. Biz Suriye'nin, İran'ın, Irak'ın güvende olmasını istiyoruz. Ege'de, Karadeniz'de, Akdeniz'de topyekun bir güvenlik istiyoruz. Başkalarının güvenlik ortamından uzak olmasından kendi güvenliğimizi devşirme gibi bir anlayışın peşinde değiliz." diye konuştu.
"Yunan Başbakanı'nın bir soykırım şebekesiyle dostluk ifade etmesi Yunanistan için doğru yaklaşımlar değil"
Çelik, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hükümetinin soykırım şebekesi olarak ortaya koyduğu eylemlerin Gazze ile sınırlı kalmayacağını söylediklerini hatırlatarak, bütün bu karanlık siyasi faaliyete karşı en güçlü sesin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın olduğunu, en güçlü duruşu da Türkiye'nin gerçekleştirdiğini vurguladı.
SAHA 2026'da tanıtılan yeni ürünlerle İsrail ve Yunanistan gibi ülkelerin ilgilenmesinin sorulması üzerine Çelik, İsrail'in ileri teknoloji ürünlerini, yapay zeka dahil olmak üzere katliam için kullandığını dile getirerek, "Herhangi bir yerde insanlık adına bir teknolojik ürün, insanlık ittifakı adına bir teknolojik ilerleme olduğu zaman bu onlar açısından tehdit oluşturuyor. Çünkü insanlığı kendisine tehdit gören bir yapı." ifadesini kullandı.
Çelik, İsrail ile iç içe olması nedeniyle Yunanistan'ın siyasetinde büyük kırılmalar olduğunu vurgulayarak, "Yunan Başbakanı'nın bir soykırım şebekesiyle dostluk ifade etmesi Yunanistan için doğru yaklaşımlar değil. Günün sonunda halledecekleri meseleleri diplomatik yolla halledebilirler. Bugün insanlığın başındaki en büyük bela siyonizmdir. Dolayısıyla Rum kesiminin ya da Yunanistan'daki yönetimin, siyonizmle bu kadar yan yana durması aslında kendi geleceklerine verdikleri bir zarardır." değerlendirmesini yaptı.
"CHP Genel Başkanı, partisindeki yönetim problemlerini AK Parti üzerinden değerlendirmeye çalışıyor"
Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal'ın AK Parti'ye geçeceğine ilişkin soru üzerine Çelik, partiye geçecek belediye başkanlarını il başkanları toplantıları ve grup toplantılarında görebileceklerini söyledi.
Çelik, CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in konuya ilişkin tepkisine yönelik de "CHP Genel Başkanı'nın şöyle bir tablosu var. Kendi partisindeki yönetim problemlerini sürekli olarak AK Parti üzerinden değerlendirmeye çalışıyor. Partisini yönetememe, konsolide edememe diye bir durumu var. Bunu sürekli olarak AK Parti üzerinden izah etmeye çalışıyor ki bu son derece siyasi bir yetersizlik doğuruyor." diye konuştu.
CHP'nin yönetilemediğini, CHP'lilerin kendi partilileriyle sorunu olduğunu ve bütün bunların AK Parti ile hiçbir ilgisi bulunmadığını ifade eden Çelik, Özel'in daha önce kitapçıları, kafeleri tehdit ettiğini, şimdi de gazetecilere çirkin ifadeler kullandığını söyledi.
Çelik, Özel'in muhalefetteyken devlet ve yargı organlarını tehdit ettiğini belirterek, "Bu yaralı bilinç içinde herkesi tehdit eden birisinin demokrasiden bahsetmesi sadece trajik bir tablo ortaya çıkarıyor." dedi.
CHP'nin bu kadar zayıf olmasına normalde sevinmeleri gerektiğini söyleyen Çelik, "Biz CHP'ye gönül veren vatandaşlarımıza saygı duyduğumuz, bu tabloyu onların hak etmediğini düşündüğümüz için CHP yönetimindeki bu durumu yadırgıyoruz. Demokrasimiz açısından muhalefet partisinin bu şekle düşmesinin bir eksiklik yarattığını düşünüyoruz. Türkiye'nin her zaman sağlıklı bir muhalefete ihtiyacı vardır ve sağlıklı bir muhalefet demokrasiyi güçlendirir ama CHP'nin üzerindeki en büyük yük şu anda kendi yönetimidir. Bu da onların sorunudur." ifadesini kullandı.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA