Ömer Çelik: Tarihi Bir Gündeyiz, Kardeşliğimiz İçin Adım Atıyoruz
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin 'tarihi bir gündeyiz' diyerek, milletin desteğiyle sürecin kararlılıkla ilerlediğini, ince işçilik yapacaklarını ve tüm vatandaşların eşit olduğunu vurguladı.
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Tarihi bir gündeyiz. Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün yurttaşları olarak kardeşliğimiz, birliğimiz, dirliğimiz için önemli adımlar atıyoruz." dedi.
Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.
"Çerçeve yasa" teklifine ilişkin bilgi veren Çelik, Komisyon'da ve Genel Kurul'da bütün siyasi partilerin, hür iradeleriyle görüşlerini açıklayacağını belirtti.
Çelik, "Dolayısıyla Meclis'ten çabuk geçeceğini ve bu meselenin bir an evvel çözüme kavuşması, adımların atılması için bu aşamanın çabuk kat edileceğini değerlendiriyoruz. Bu bir irade beyanıdır. Türkiye Cumhuriyeti devleti bütün dünyaya, dünyanın kaosa sürüklendiği bir dönemde, 'Biz her türlü kendi meselemizi, kendi imkan ve kabiliyetlerimizle ve kendi irademizle çözebiliriz' mesajını vermiştir." diye konuştu.
"Hepimiz milletimizin talimatıyla iş yaparız"
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, MYK ve MKYK toplantılarının kapalı bölümlerinde uzun değerlendirmeler yaptığını ve "Terörsüz Türkiye" konusundaki hassasiyetini her toplantıda dile getirdiğini vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:
"Terörsüz Türkiye konusunda Cumhur İttifakı'nın bir ve beraber bir şekilde hareket etmesi gerektiğini net bir şekilde söylemiştir. Devlet kurumlarına talimatlarını vermiştir. Biz heyet olarak, yani bu süreci yürütmekle görevlendirilmiş, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız tarafından görevlendirilmiş heyet olarak sürecin her aşamasında kendilerine bilgi verdik, kendilerinin talimatlarını aldık. O talimatlar çerçevesinde sonraki adımlarımızı şekillendirdik. Dolayısıyla zat-ı devletleri bu sürecin olumlu bir şekilde işlemesi, provokasyonlara ya da sabotajlara karşı dirençli hale gelmesi, yoldan çıkmaması için gerçekten mesaisinin çok önemli bir bölümünü ayırdı ve heyetimizin kendisine arz ettiği konularda net talimatlarla yönlendirdi. Tabii milletimiz her şeyin karar vericisidir. Hepimiz milletimizin talimatıyla iş yaparız.
Bu sürece dönük provokasyonlar ve iftiralar karşısında Sayın Devlet Bahçeli'nin gerek grup konuşmalarıyla gerek diğer zamanlarda yaptığı stratejik müdahaleler, cesur ve net açıklamalar bir şeyi daha göstermiştir. Burada Türk milliyetçiliği üzerinden bu süreçleri sabote etmek isteyenlere karşı aslında Türk milliyetçiliğinin bir 'millet milliyetçiliği' olduğunu, bir 'ırk milliyetçiliği' olmadığını, bu basiretle ve bu dirayetle bu sürecin yönetilmesi gerektiği konusunda da Sayın Bahçeli'nin açıklamaları Cumhuriyet tarihine geçecek bir dönüm noktası olmuştur. Çünkü burada esas olan milletin tamamının hukukunu, devletin bekasını ve milletin geleceğini gözetmektir. Sayın Bahçeli'nin stratejik müdahaleleri, bu sabotajların ve yoldan çıkarma çabalarının ortadan kaldırılması bakımından son derece büyük bir işlev gördü. DEM Parti'den, CHP'den ve diğer partilerden bütün bu süreç boyunca sürecin sağlıklı işlemesi için yapıcı eleştirilerde bulunan, fikirlerini net bir şekilde açıklayan milletvekili arkadaşlarımızın çok büyük katkıları oldu. Tabii Sayın Meclis Başkanımızın, Sayın Kurtulmuş'un Komisyon'a bizzat başkanlık etmesinin de hem Türkiye'deki sürecin yönetilmesi ve Meclis'in iradesinin ortaya çıkması bakımından hem de dışarıya Yüce Meclis adına verilen mesaj açısından çok büyük bir kıymeti oldu. Bütün bu destek, süreci oturttu."
"Hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir"
Çelik, gelinen aşamada izlenecek yolun belli olduğunu belirterek, silahlı terör örgütünün ortadan kalkmasının ardından Türkiye'nin şimdiye kadar olduğu gibi "tarihdaşlık" ve "kaderdaşlıkla" yol yürüyeceğini, yüksek demokrasi standartlarında vatandaşlık ilkelerini daha ileriye taşıyacağını söyledi.
Kaderdaşlığın önemine işaret eden Çelik, geçmişte ve bugün olduğu gibi gelecekte de milletin kaderinin bir olduğunu dile getirdi.
Çelik, belirlenen aşama ve hedeflere ulaşılmasının ardından vatandaşlık ilkelerinin güncellenmesinin, siyasi ve demokratik sisteme daha fazla oksijen pompalanmasının mümkün olacağını kaydetti.
"Tarihi bir gündeyiz." ifadesini kullanan Çelik, "Adlarımız farklı olabilir ama adlarımız farklı olsa da hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir." diye konuştu.
Türkiye'de ikinci sınıf vatandaş bulunmadığını vurgulayan Çelik, geçmişte bazı vatandaşları dini, mezhepsel ve etnik aidiyetleri, kılık kıyafetleri ya da dini düşünceleri nedeniyle ikinci sınıf vatandaş konumuna getirmeye çalışan vesayetin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen 25 yıllık mücadeleyle ortadan kaldırıldığını söyledi.
Türkiye'de herkesin birinci sınıf vatandaş olduğunu belirten Çelik, sürecin sağlıklı işleyebilmesi için her vatandaşın desteğine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Eleştirinin herkesin hakkı olduğunu dile getiren Çelik, bu eleştirilerin yapıcı, ön açıcı, yol gösterici, ışığı ve oksijeni çoğaltan, demokrasinin ve siyasetin ölçeğini büyüten nitelikte olması gerektiğini kaydetti.
Tarihi bir günde bulunulduğunu yineleyen Çelik, "Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün yurttaşları olarak kardeşliğimiz, birliğimiz, dirliğimiz için önemli adımlar atıyoruz. Bundan sonrasında daha önce ince işçilik demiştim. Onun üzerine de çok spekülasyon yapılmış. Bir kere daha söylüyorum. İnce işçilik yapacağız. Daha özenli dil kullanacağız. Hassasiyetleri daha doğru bir şekilde yöneteceğiz. Herkesin katkı vermek isteyen herkesin yolunu açan bir yaklaşım ortaya koyacağız. Hep şunu söyleyeceğiz: Türkiye Cumhuriyeti çok yaşasın, Türkiye Büyük Millet Meclisi var olsun, kardeşliğimiz ebedi olsun."
Dervişoğlu'nun açıklamaları
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, siyasetin belirli hukuk prensipleri ve devletin meşru mekanizmaları içerisinde yapıldığını söyledi.
Devletin nitelikleri ve milletin değerleri etrafında hareket ettiklerini belirten Çelik, bir kişinin sürece karşı çıkabileceğini ancak "ihanet" ifadesinin siyasi bir cümle olmadığını kaydetti.
Konunun makul bir şekilde konuşulması gerektiğini dile getiren Çelik, şunları söyledi:
"Üstelik Türkiye Büyük Millet Meclisi Gazi Meclis'tir, iki kere gazi olmuştur. Burada bunların sükunetle konuşulabilmesi gerekir. Ama sürekli olarak İYİ Parti milletvekillerinin bunu bir kavgayla konuşması kendileri için de iyi bir şey değil. Sonuçta 'Ben bu yönteme katılmıyorum, şu yöntemi tercih ediyorum' diyebilirler, bu başka bir şeydir. Ama burada siz bir ihanet dediğiniz zaman, bu şekilde konuşanların geçmişte neler yaptığının Türkiye'deki siyasi arkeolojisi bellidir. Dolayısıyla kendinizi o kampa sokmayın, gidin başka cümlelerle konuşun. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli ile 'ihanet' kelimesi asla yan yana gelmez. Bunu sokaktaki hiçbir vatandaşımıza kabul ettiremezsiniz. Bunu bu şekilde ifade ettiğinizde vatandaşımızdan alacağınız cevap bellidir. Sayın Cumhurbaşkanımızla ve Sayın Bahçeli ile yan yana gelecek kelime 'vatanseverlik'tir. Birileri ihanet için adres arıyorsa başka yerlere baksınlar."
Karadeniz'de Türk gemilerine yönelik saldırılar
Karadeniz'de Türk ticaret gemilerine yönelik saldırılara ilişkin soru üzerine Çelik, daha önce Karadeniz'in güvenliğinin riske atıldığı yönünde uyarılarda bulunduklarını hatırlattı.
Bazı müttefik devletlerin savaşa taraf olmak, müdahil olmak ya da belirli bir ülkeye destek vermek amacıyla Boğazların kullanımı konusunda Türkiye ile yoğun temasta bulunduğunu aktaran Çelik, Türkiye'nin buna rağmen Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni tavizsiz uyguladığını ifade etti.
Türkiye'nin bazı müttefiklerini karşısına alma pahasına Montrö'yü dirayetli şekilde uygulamasının, Karadeniz'in güvenliği konusunda en doğru yerde bulunduğunu gösterdiğini belirten Çelik, "Türkiye'ye ait sivil gemilerin hedef alınması asla kabul edeceğimiz bir şey değil. Bunu en ciddi şekilde kınıyoruz. Bunun tedbirinin alınması lazım, gerçekten bunun tahammül edilecek bir tarafı kalmamıştır." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatları
AK Parti'nin şehit aileleri, gaziler ve vatandaşlarla yürüttüğü temaslar ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın MKYK toplantısındaki talimatlarının sorulması üzerine Çelik, sürecin bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yönetildiğini ve çalışmaların Erdoğan'ın yüksek iradesiyle şekillendiğini söyledi.
AK Parti teşkilatlarının yaz çalışmaları kapsamında vatandaşlarla bir araya geldiğini belirten Çelik, bakanlar, genel başkan yardımcıları ve MKYK üyelerinin ağustos ayında da sahada olacağını bildirdi.
Sürece ilişkin gerçekleri hukuki, siyasi, toplumsal ve ekonomik boyutlarıyla anlatmaya devam edeceklerini aktaran Çelik, ağustos ve eylül aylarına ilişkin planlamanın yapıldığını, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da çalışmaların yoğun biçimde yürütülmesi talimatını verdiğini kaydetti.
Doğu ve Güneydoğu'daki beklentiler
Çelik, sürecin başlamasının ardından Doğu ve Güneydoğu illerinde büyük bir beklenti oluştuğunu ve süreci sakin biçimde yönettiklerini ifade etti.
Türkiye'nin herhangi bir bölgesinin huzurlu, Doğu ve Güneydoğu'nun ise huzursuz olduğu yönündeki algının tamamen geride bırakılmasını arzu ettiklerini dile getiren Çelik, son 1,5 yıllık dönemde bölgede festivaller, şenlikler ve çeşitli toplantılar düzenlendiğini kaydetti.
Bunların son derece kıymetli olduğunu belirten Çelik, Türkiye'nin ve milletin bir bütün olduğunu vurguladı.
Doğu ve Güneydoğu'daki vatandaşların sürece rıza göstermesi kadar Ege, Akdeniz, Karadeniz ve İç Anadolu'daki vatandaşların rızasının da önemli olduğunu belirten Çelik, "Bizim bir tane amirimiz vardır, o da milletimizdir. Onlar arasında da bir ayrım yoktur." dedi.
Yapılan anketlerden ve ülkenin farklı bölgelerindeki temaslardan alınan geri dönüşlerin son derece iyi olduğunu aktaran Çelik, bundan sonraki süreci de "ince işçilikle", dirayetli, iyi çalışılmış, stratejik öngörüleri ve koordinatları doğru belirlenmiş biçimde yönetmeye devam edeceklerini söyledi.
(Bitti)
Çelik, parti genel merkezinde Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısına ilişkin açıklamalarda bulundu.
"Çerçeve yasa" teklifine ilişkin bilgi veren Çelik, Komisyon'da ve Genel Kurul'da bütün siyasi partilerin, hür iradeleriyle görüşlerini açıklayacağını belirtti.
Çelik, "Dolayısıyla Meclis'ten çabuk geçeceğini ve bu meselenin bir an evvel çözüme kavuşması, adımların atılması için bu aşamanın çabuk kat edileceğini değerlendiriyoruz. Bu bir irade beyanıdır. Türkiye Cumhuriyeti devleti bütün dünyaya, dünyanın kaosa sürüklendiği bir dönemde, 'Biz her türlü kendi meselemizi, kendi imkan ve kabiliyetlerimizle ve kendi irademizle çözebiliriz' mesajını vermiştir." diye konuştu.
"Hepimiz milletimizin talimatıyla iş yaparız"
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, MYK ve MKYK toplantılarının kapalı bölümlerinde uzun değerlendirmeler yaptığını ve "Terörsüz Türkiye" konusundaki hassasiyetini her toplantıda dile getirdiğini vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:
"Terörsüz Türkiye konusunda Cumhur İttifakı'nın bir ve beraber bir şekilde hareket etmesi gerektiğini net bir şekilde söylemiştir. Devlet kurumlarına talimatlarını vermiştir. Biz heyet olarak, yani bu süreci yürütmekle görevlendirilmiş, Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız tarafından görevlendirilmiş heyet olarak sürecin her aşamasında kendilerine bilgi verdik, kendilerinin talimatlarını aldık. O talimatlar çerçevesinde sonraki adımlarımızı şekillendirdik. Dolayısıyla zat-ı devletleri bu sürecin olumlu bir şekilde işlemesi, provokasyonlara ya da sabotajlara karşı dirençli hale gelmesi, yoldan çıkmaması için gerçekten mesaisinin çok önemli bir bölümünü ayırdı ve heyetimizin kendisine arz ettiği konularda net talimatlarla yönlendirdi. Tabii milletimiz her şeyin karar vericisidir. Hepimiz milletimizin talimatıyla iş yaparız.
Bu sürece dönük provokasyonlar ve iftiralar karşısında Sayın Devlet Bahçeli'nin gerek grup konuşmalarıyla gerek diğer zamanlarda yaptığı stratejik müdahaleler, cesur ve net açıklamalar bir şeyi daha göstermiştir. Burada Türk milliyetçiliği üzerinden bu süreçleri sabote etmek isteyenlere karşı aslında Türk milliyetçiliğinin bir 'millet milliyetçiliği' olduğunu, bir 'ırk milliyetçiliği' olmadığını, bu basiretle ve bu dirayetle bu sürecin yönetilmesi gerektiği konusunda da Sayın Bahçeli'nin açıklamaları Cumhuriyet tarihine geçecek bir dönüm noktası olmuştur. Çünkü burada esas olan milletin tamamının hukukunu, devletin bekasını ve milletin geleceğini gözetmektir. Sayın Bahçeli'nin stratejik müdahaleleri, bu sabotajların ve yoldan çıkarma çabalarının ortadan kaldırılması bakımından son derece büyük bir işlev gördü. DEM Parti'den, CHP'den ve diğer partilerden bütün bu süreç boyunca sürecin sağlıklı işlemesi için yapıcı eleştirilerde bulunan, fikirlerini net bir şekilde açıklayan milletvekili arkadaşlarımızın çok büyük katkıları oldu. Tabii Sayın Meclis Başkanımızın, Sayın Kurtulmuş'un Komisyon'a bizzat başkanlık etmesinin de hem Türkiye'deki sürecin yönetilmesi ve Meclis'in iradesinin ortaya çıkması bakımından hem de dışarıya Yüce Meclis adına verilen mesaj açısından çok büyük bir kıymeti oldu. Bütün bu destek, süreci oturttu."
"Hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir"
Çelik, gelinen aşamada izlenecek yolun belli olduğunu belirterek, silahlı terör örgütünün ortadan kalkmasının ardından Türkiye'nin şimdiye kadar olduğu gibi "tarihdaşlık" ve "kaderdaşlıkla" yol yürüyeceğini, yüksek demokrasi standartlarında vatandaşlık ilkelerini daha ileriye taşıyacağını söyledi.
Kaderdaşlığın önemine işaret eden Çelik, geçmişte ve bugün olduğu gibi gelecekte de milletin kaderinin bir olduğunu dile getirdi.
Çelik, belirlenen aşama ve hedeflere ulaşılmasının ardından vatandaşlık ilkelerinin güncellenmesinin, siyasi ve demokratik sisteme daha fazla oksijen pompalanmasının mümkün olacağını kaydetti.
"Tarihi bir gündeyiz." ifadesini kullanan Çelik, "Adlarımız farklı olabilir ama adlarımız farklı olsa da hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti'dir." diye konuştu.
Türkiye'de ikinci sınıf vatandaş bulunmadığını vurgulayan Çelik, geçmişte bazı vatandaşları dini, mezhepsel ve etnik aidiyetleri, kılık kıyafetleri ya da dini düşünceleri nedeniyle ikinci sınıf vatandaş konumuna getirmeye çalışan vesayetin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yürütülen 25 yıllık mücadeleyle ortadan kaldırıldığını söyledi.
Türkiye'de herkesin birinci sınıf vatandaş olduğunu belirten Çelik, sürecin sağlıklı işleyebilmesi için her vatandaşın desteğine ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.
Eleştirinin herkesin hakkı olduğunu dile getiren Çelik, bu eleştirilerin yapıcı, ön açıcı, yol gösterici, ışığı ve oksijeni çoğaltan, demokrasinin ve siyasetin ölçeğini büyüten nitelikte olması gerektiğini kaydetti.
Tarihi bir günde bulunulduğunu yineleyen Çelik, "Türkiye Cumhuriyeti'nin bütün yurttaşları olarak kardeşliğimiz, birliğimiz, dirliğimiz için önemli adımlar atıyoruz. Bundan sonrasında daha önce ince işçilik demiştim. Onun üzerine de çok spekülasyon yapılmış. Bir kere daha söylüyorum. İnce işçilik yapacağız. Daha özenli dil kullanacağız. Hassasiyetleri daha doğru bir şekilde yöneteceğiz. Herkesin katkı vermek isteyen herkesin yolunu açan bir yaklaşım ortaya koyacağız. Hep şunu söyleyeceğiz: Türkiye Cumhuriyeti çok yaşasın, Türkiye Büyük Millet Meclisi var olsun, kardeşliğimiz ebedi olsun."
Dervişoğlu'nun açıklamaları
İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu'nun açıklamalarının sorulması üzerine Çelik, siyasetin belirli hukuk prensipleri ve devletin meşru mekanizmaları içerisinde yapıldığını söyledi.
Devletin nitelikleri ve milletin değerleri etrafında hareket ettiklerini belirten Çelik, bir kişinin sürece karşı çıkabileceğini ancak "ihanet" ifadesinin siyasi bir cümle olmadığını kaydetti.
Konunun makul bir şekilde konuşulması gerektiğini dile getiren Çelik, şunları söyledi:
"Üstelik Türkiye Büyük Millet Meclisi Gazi Meclis'tir, iki kere gazi olmuştur. Burada bunların sükunetle konuşulabilmesi gerekir. Ama sürekli olarak İYİ Parti milletvekillerinin bunu bir kavgayla konuşması kendileri için de iyi bir şey değil. Sonuçta 'Ben bu yönteme katılmıyorum, şu yöntemi tercih ediyorum' diyebilirler, bu başka bir şeydir. Ama burada siz bir ihanet dediğiniz zaman, bu şekilde konuşanların geçmişte neler yaptığının Türkiye'deki siyasi arkeolojisi bellidir. Dolayısıyla kendinizi o kampa sokmayın, gidin başka cümlelerle konuşun. Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ve MHP lideri Sayın Devlet Bahçeli ile 'ihanet' kelimesi asla yan yana gelmez. Bunu sokaktaki hiçbir vatandaşımıza kabul ettiremezsiniz. Bunu bu şekilde ifade ettiğinizde vatandaşımızdan alacağınız cevap bellidir. Sayın Cumhurbaşkanımızla ve Sayın Bahçeli ile yan yana gelecek kelime 'vatanseverlik'tir. Birileri ihanet için adres arıyorsa başka yerlere baksınlar."
Karadeniz'de Türk gemilerine yönelik saldırılar
Karadeniz'de Türk ticaret gemilerine yönelik saldırılara ilişkin soru üzerine Çelik, daha önce Karadeniz'in güvenliğinin riske atıldığı yönünde uyarılarda bulunduklarını hatırlattı.
Bazı müttefik devletlerin savaşa taraf olmak, müdahil olmak ya da belirli bir ülkeye destek vermek amacıyla Boğazların kullanımı konusunda Türkiye ile yoğun temasta bulunduğunu aktaran Çelik, Türkiye'nin buna rağmen Montrö Boğazlar Sözleşmesi'ni tavizsiz uyguladığını ifade etti.
Türkiye'nin bazı müttefiklerini karşısına alma pahasına Montrö'yü dirayetli şekilde uygulamasının, Karadeniz'in güvenliği konusunda en doğru yerde bulunduğunu gösterdiğini belirten Çelik, "Türkiye'ye ait sivil gemilerin hedef alınması asla kabul edeceğimiz bir şey değil. Bunu en ciddi şekilde kınıyoruz. Bunun tedbirinin alınması lazım, gerçekten bunun tahammül edilecek bir tarafı kalmamıştır." diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatları
AK Parti'nin şehit aileleri, gaziler ve vatandaşlarla yürüttüğü temaslar ile Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın MKYK toplantısındaki talimatlarının sorulması üzerine Çelik, sürecin bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından yönetildiğini ve çalışmaların Erdoğan'ın yüksek iradesiyle şekillendiğini söyledi.
AK Parti teşkilatlarının yaz çalışmaları kapsamında vatandaşlarla bir araya geldiğini belirten Çelik, bakanlar, genel başkan yardımcıları ve MKYK üyelerinin ağustos ayında da sahada olacağını bildirdi.
Sürece ilişkin gerçekleri hukuki, siyasi, toplumsal ve ekonomik boyutlarıyla anlatmaya devam edeceklerini aktaran Çelik, ağustos ve eylül aylarına ilişkin planlamanın yapıldığını, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın da çalışmaların yoğun biçimde yürütülmesi talimatını verdiğini kaydetti.
Doğu ve Güneydoğu'daki beklentiler
Çelik, sürecin başlamasının ardından Doğu ve Güneydoğu illerinde büyük bir beklenti oluştuğunu ve süreci sakin biçimde yönettiklerini ifade etti.
Türkiye'nin herhangi bir bölgesinin huzurlu, Doğu ve Güneydoğu'nun ise huzursuz olduğu yönündeki algının tamamen geride bırakılmasını arzu ettiklerini dile getiren Çelik, son 1,5 yıllık dönemde bölgede festivaller, şenlikler ve çeşitli toplantılar düzenlendiğini kaydetti.
Bunların son derece kıymetli olduğunu belirten Çelik, Türkiye'nin ve milletin bir bütün olduğunu vurguladı.
Doğu ve Güneydoğu'daki vatandaşların sürece rıza göstermesi kadar Ege, Akdeniz, Karadeniz ve İç Anadolu'daki vatandaşların rızasının da önemli olduğunu belirten Çelik, "Bizim bir tane amirimiz vardır, o da milletimizdir. Onlar arasında da bir ayrım yoktur." dedi.
Yapılan anketlerden ve ülkenin farklı bölgelerindeki temaslardan alınan geri dönüşlerin son derece iyi olduğunu aktaran Çelik, bundan sonraki süreci de "ince işçilikle", dirayetli, iyi çalışılmış, stratejik öngörüleri ve koordinatları doğru belirlenmiş biçimde yönetmeye devam edeceklerini söyledi.
(Bitti)
Kaynak: AA / Güncel
Türkiye Cumhuriyeti, AK Parti, Güvenlik, Politika, Güncel, Terör, Merkez Karar ve Yönetim Kurulu, AK Parti, Türkiye Cumhuriyeti, Terör, Güvenlik, Politika, Güncel, Haberler
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA