AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kaya, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa'da gençlerle buluştu Açıklaması

Güncel Haberler

"Anneler Günü reklamında, bir köpek sahibi olan bir kadını anne diye niteleyen bir film karşısında gerçekten tüylerimiz diken diken oldu. Bugün dinamik nüfus yapısı büyük bir tehdit altında. Avrupa'da iki çocuklu aile modelini ortaya koyan aynı marka, Türkiye'de anneliği köpek sahibi olmak üzerinden gösteriyor" - "Bugün Türkiye, bölgesinde ve dünyada küresel bir lider ve ileride de böyle olması için ülkemizin dinamik ve genç nüfusunun korunması lazım. Onun için nüfusun yenilenme oranı olan 2,1'in altına kesinlikle düşmemesi için bu küresel annelik karşıtı, çocuk karşıtı kampanyaların karşısında zihinlerimizi medeniyet değerlerimizle, inancımızla yeniden şekillendirmemiz gereken bir dönemi yaşıyoruz"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, "Anneler Günü reklamında, bir köpek sahibi olan bir kadını anne diye niteleyen bir film karşısında gerçekten tüylerimiz diken diken oldu. Bugün dinamik nüfus yapısı büyük bir tehdit altında. Avrupa'da iki çocuklu aile modelini ortaya koyan aynı marka, Türkiye'de anneliği köpek sahibi olmak üzerinden gösteriyor." dedi.
Kaya, İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa'da düzenlenen "Söz Gençlikte" programında üniversite öğrencileriyle bir araya geldi.
Burada konuşan Kaya, AK Parti hareketini besleyen ve bugünlere gelmesini sağlayan en önemli unsurun teşkilat yapısı olduğunu belirterek, özellikle üniversitelerin ve gençlere doğrudan dokunan teşkilatların çok değerli ve kıymetli olduğunu söyledi.
AK Parti'nin 11 milyon üyesiyle devasa bir teşkilatlanma yapısına sahip, dünyanın en büyük siyasi hareketlerinden biri olduğunu kaydeden Kaya, "AK Parti tekelci siyaseti reddeden, istişareye önem veren, kolektif anlayışı benimseyen ve milletin beklentilerini önceleyen bir siyaset anlayışını temsil etmektedir. Hiçbir kesimi ayırmadan, dışlamadan, kucaklayıcı bir yaklaşımı esas alır. Biz her zaman '85 milyon kardeşiz, biriz, beraberiz.' diyoruz. Siyasi ve fikir ayrılıkları olabilir, ancak bu farklılıklar asla ayrışmaya neden olmamalıdır. Birlik, beraberlik ve kardeşliği her şeyin üstünde tutmamız gerektiğine inanıyoruz." diye konuştu.
Eğitim hayatından örnekler vererek, Türkiye'nin geçirdiği dönüşümü anlatan Kaya, 1999 yılında üniversite sınavında derece yapmasına rağmen başörtüsü yasağı nedeniyle yaşadığı zorlukları aktardı.
Kaya, İstanbul Üniversitesinin o dönemde "ikna odaları" ve psikolojik şiddetle anıldığını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Tıp fakültesini okumak istiyordum ama o zaman İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa ve Çapa Tıp fakültelerinde başörtülü kızlar üniversitenin kapısından dahi alınmıyordu. İkna odalarında üniversiteli kızlar inançlarından taviz vermeye, başörtülerini açmaya ve sözde, tırnak içinde söylüyorum, 'modern bir gelecek' için başlarını açmaya ikna edilmeye çalışılıyordu. Aslında her türlü psikolojik şiddete maruz kalıyorlardı ve bir üniversitenin çatısı altında bütün bunlar oluyordu. O günlerden bugünlere üniversitelerimiz her türlü düşüncenin, fikrin, kıyafetin özgürce ifade edilebildiği yerler haline geldi. Bu ülkenin gençleri arasındaki ayrım ortadan kalktı. Ülkenin genç kadınları, başı açık ya da başörtülü, kılık kıyafeti nasıl olursa olsun özgür bir şekilde eğitim haklarının uygulandığı çatı haline geldi üniversitelerimiz."
Bugün gençlerin önündeki her türlü ayrımcılığı, engeli kaldırdıklarını vurgulayan Kaya, "Katsayı engeli gibi bir engelle aslında imam hatip okullarının önünü kesmek isterken, ülkenin meslek liselerindeki gençlerin de önü kesildi ve Türkiye'nin meslek liselerinin, geleceğinin aslında önünü de yıllarca kestiler. O katsayı adaletsizliğini de iktidara gelişimizin hemen ardından kaldırmış olduk. Bugün bu ülkenin gençleri meslek liselerinde, imam hatip okullarında, hangi okullarda istiyorlarsa o okullarda okuyup istedikleri üniversitede istedikleri şekilde, kazandıkları, hak ettikleri yerde eğitimlerini alıp özgür bir şekilde istedikleri kıyafetle çalışabiliyorlar." ifadelerini kullandı.
"Nüfus, bir ülkenin en büyük zenginliği"
Aile yapısı ve dinamik nüfusun önemine dikkati çeken Kaya, küresel sermayenin "çocuksuzluk" üzerine yürüttüğü kampanyalara karşı uyarılarda bulunarak, "Anneler Günü reklamında, bir köpek sahibi olan bir kadını anne diye niteleyen bir film karşısında gerçekten tüylerimiz diken diken oldu. Bugün dinamik nüfus yapısı büyük bir tehdit altında. Avrupa'da iki çocuklu aile modelini ortaya koyan aynı marka, Türkiye'de anneliği köpek sahibi olmak üzerinden gösteriyor. Bakın, 'Dünyanın en büyük zenginliği dinamik nüfus yapısıdır.' denilirken Türkiye gerçekten zorlu bir eşikte." şeklinde konuştu.
Kaya, genç nüfusun giderek azaldığını vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Bu konuda yapılan, özellikle küresel sermayenin Türkiye'de 60'lardan itibaren nüfusu durdurmak üzere yaptığı, çocuk sahibi olmayla mücadele eden politikaların etkilerini, izlerini bugün görüyoruz maalesef. 1960'larda Hacettepe'de Nüfus Enstitüsü Müdürlüğü altında başlayan, Amerikan Rockefeller Vakfı eliyle nüfusumuzun yavaşlatılması üzerine ortaya konan politikaların yıllar içerisinde Türkiye'nin nüfusunu gerileterek bugünlerde 1,48'lere düşürdüğünü görüyoruz. Nüfus, bir ülkenin en büyük zenginliği. Anne olmak, bir kadın için dünyanın gerçekten en güzel nimetlerinden biri. Bugün bir küresel sermayenin markasının Anneler Günü'nü bir köpek anneliği üzerinden vurgulaması gerçekten manidar."
Özellikle gençlerin bu konudaki farkındalığının yüksek olmasının önemine işaret eden Kaya, şunları kaydetti:
"Gençlerin, ülkemizin en büyük zenginliğinin gençliğimiz, nüfusumuz, ailemiz olduğunun bilincinde olması çok kıymetli. Aile toplumu, ülkeyi ayakta ve güçlü tutan en küçük yapı taşıdır. Onun için biz diyoruz ki, 'Güçlü aile, güçlü toplum, güçlü Türkiye.' Bugün Türkiye bölgesinde ve dünyada küresel bir lider ve ileride de böyle olması için ülkemizin dinamik ve genç nüfusunun korunması lazım. Onun için nüfusun yenilenme oranı olan 2,1'in altına kesinlikle düşmemesi için bu küresel annelik karşıtı, çocuk karşıtı kampanyaların karşısında zihinlerimizi medeniyet değerlerimizle, inancımızla yeniden şekillendirmemiz gereken bir dönemi yaşıyoruz."
Kaya, dijital medya üzerinden, özgürlüğün özellikle çocuksuz olmak üzerinden vurgulandığı kampanyalara karşı da uyanık olunması çağrısında bulunarak, "Bu küresel lobilere lütfen aldanmayalım ve en büyük gücümüz olan ailelerimizin kıymetini bilelim. Biz de AK Parti olarak bu konuda yeni bir on yıllık planı hayata geçiriyoruz inşallah." dedi.
Türkiye'nin uluslararası arenadaki itibarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğiyle güçlendiğini ifade eden Kaya, "Eski Türkiye'de dünyanın liderleriyle rekabet edebilen bir lider yoktu. Amerikan liderlerinin karşısında böyle eğilmiş, büzülmüş Türkiye başbakanları görüyorduk ama bugün Türkiye lideriyle birlikte, Sayın Cumhurbaşkanı'mız Recep Tayyip Erdoğan'la birlikte küresel arenada, diplomasi ve siyasette her zaman masa kuran, söz sahibi olan, diyalog zemini oluşturan, barışın ve güvenin adresi olan bir ülke haline geldi." değerlendirmesinde bulundu.
Kaya, AK Parti'nin gençlere ve kadınlara verdiği önemin altını çizerek, partinin tüm kademelerinde gençlerin aktif rol aldığını kaydetti.
"Filistin'deki doğumlar direnişin meşalesidir"
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Kaya, Gazze, Filistin ve Lübnan'da yaşanan insani dramlara dikkati çekerek, Filistin halkının demografik yapısının işgale karşı en büyük güç olduğunu ifade etti.
Kaya, "Filistin'de doğan her çocuk siyonizmle mücadelenin en büyük meşalesi, bunu da unutmayın. Çünkü soykırımcıların istediği orada Filistin nüfusunu yok etmek. Orada Filistin nüfusunu yok ettikleri an direniş yok olacak ve Filistin topraklarını tam olarak işgal edebilecekler. İşte onun için genç nüfusumuzu korumak gerçekten çok çok önemli." ifadelerini kullandı.
Program, soru-cevap bölümüyle sona erdi.