AİHM Yargıcı Türmen Artık Tarafsız Değil
Avrupa Birliği'nin İlerleme Raporu Hakkında Bilinmedik Bir Şey Kalmadı. Brüksel'de Rapor Haftaya Açıklanacak ve de Bu Raporu Önümüzdeki Hafta Ayrıntılı Olarak Tartışma Fırsatımız Olacak. Ben Bugün Farklı Bir Konudan Bahsetmek İstiyorum.
Avrupa Birliği'nin ilerleme raporu hakkında bilinmedik bir şey kalmadı. Brüksel'de rapor haftaya açıklanacak ve de bu raporu önümüzdeki hafta ayrıntılı olarak tartışma fırsatımız olacak. Ben bugün farklı bir konudan bahsetmek istiyorum. Nedense Türkiye'de yankıları yeteri kadar olmayan, halbuki konuşmamız gereken bir konudan söz edeceğim. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) seçilecek olan yeni Türk yargıcı ile ilgili sürecin neresinde olduğumuzu, perde arkasında yaşananları ve bilinmeyen ayrıntıları anlatacağım.Türkiye'nin listesi geri döndüBilindiği gibi halen Türkiye'nin AİHM'de 9 yıldan beri yargıçlığını yürüten Rıza Türmen'in görev süresi doldu. Normal şartlar altında 1 şubat 2008'de yeni yargıcın göreve başlaması gerekiyor. Normal şartlar altında diyorum çünkü Türkiye'nin AİHM'e sunduğu üç adaylı liste Ankara'ya geri iade edildi. Bu durum, Avrupa Konseyi'ne üye olan Türkiye gibi büyük bir ülkeye ilk kez uygulandı. Malta, Moldova, San Marino gibi ülkelere uygulanan bu durumu nedense bu "rencide edici" bulmadık ve sineye çektik. Gerekçe ise, adaylar arasında büyük bir "birikim ve seviye farkı" olması. Yani adaylar arasında tercih yapan Avrupa Konseyi, Türkiye'nin bir adayını (Prof. Ruşen Ergeç) kendilerine "dayattığını" diğer iki adayı ise "süsleme" olarak koyduğunu düşündü ve "tercih şansımız yok" diyerek listeyi Ankara'ya geri gönderdi. Bugüne kadar ülke listelerine yönelik yapılan seçime bakılacak olursa, tüm ülkelerin "tercih ettikleri" adayları öne çıkardıklarını ve diğerlerini süsleme olarak koyduklarını görürüz.Ve o tercihli aday hep seçilir. Belli ki içeride bir "direniş" var. Bu işin bir yanı.Türmen direniyorDiğer yanda ise yargıçlığı "bırakmak istemeyen" Rıza Türmen'in, Ankara'nın kendi adının olmadığı bir listeyi Strasbourg'a göndermesine karşı direnişi var. Türkiye'nin yeni yargıcı altı veya dokuz seneliğine seçilecek. Türmen'in ise görev süresi ancak 2,5 yıl uzayabilir. Çünkü bir AİHM yargıcı 70 yaşına kadar görev yapabilir ve Türmen 67 yaşını çoktan geçti. Ancak Türmen kendisinin, "türban" kararındaki olumsuz oyu nedeniyle AK Parti hükümeti tarafından cezalandırıldığını düşünüyor. Ve de mart 2007'den beri verdiği demeçlerle hükümete kızgınlığını, tepkisini, eleştirisini açıkça dile getiriyor. Aslında Türmen artık AİHM'de "tarafsız görev yapamaz" konuma düştü. Çünkü AİHM davalarında taraflardan biri Türk Hükümetidir ve Türmen kızgın ve tepkili olduğu bir tarafın savunmasını ya da iddiasını "sağlıklı" olarak değerlendiremez. Ortada hukuki bir sorun var ve bunu daha ayrıntılı anlatacağım. Bu da işin diğer yanı. Süre daralıyorTürkiye'nin Strasbourg'a kasım ayı ortaları ve en geç sonlarına doğru yeni listesini sunmak zorunluluğu var. Çünkü bu listeyi değerlendirecek olan alt komisyon 17 aralıkta toplanacak ve onaylamayı ise Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi'nin (AKPM) 26 ocak 2008'deki toplantısında gerçekleştirecek.Eğer zamanında liste sunulamazsa, Türmen görevine, AKPM'nin bir sonraki genel kurulu olan nisan sonuna devam eder. Ve bu arada AİHM'in çalışmalarını hızlandırabilmesi için hazırlanan 14'üncü protokol, henüz onaylamayan Rusya tarafından da onaylanırsa bu görev süresi otomatik olarak 3 yıl daha uzar.AİHM'nin 28'inci maddesiŞimdi gelelim bunun sakıncalarına.Evet yukarıda dile getirdiğim gibi Türmen artık "tarafsız" bir yargıç değildir. Kendisini listeye koymayan Türk Hükümetine karşı tepkisini, kızgınlığını ve de yoğun eleştirisini medya aracılığıyla sözlü ve de yazılı yapmıştır. Mahkemenin iç tüzüğünün 3'üncü maddesine göre yargıçlar, AİHM'de tarafsız olarak görev yapacakları yönünde ant içmişlerdir. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 28'inci maddesinde bu konu çok açık ve net ifadelerle anlatılmış. "Yargıçlar, AİHM'deki davaların taraflarından birine karşı yazılı, sözlü ya da medya aracılığıyla açık bir şekilde tavır almışsa, tarafsızlığını yitirmiş ve objektifliğini kaybetmiştir". Türmen'in Türkiye ile ilgili davalara girmemesi gerekir. Artık bu durum hukuki bir sorun teşkil etmektedir.Peki Türk Hükümeti buna ne diyor?Şimdilik hiç ses yok. Türmen'in "tarafsızlığını" kimse gündeme getirmiyor. Hele hele hükümet yeni bir listeyi en geç kasım ayı sonlarına kadar sunmazsa, Türmen "taraflı" bir yargıç olarak AİHM'deki görevine devam edecek. Ülkemin hukukçuları bu duruma ne diyor? Doğrusu çok merak ediyorum.
- AK PARTİ
- AVRUPA BİRLİĞİ
- AZERBAYCAN
- BASKETBOL
- BELEDİYE
- BEŞİKTAŞ
- CHP
- ÇEVRE
- DEM
- DİPLOMASİ
- DOĞA
- DONALD TRUMP
- DEVLET BAHÇELİ
- EĞİTİM
- EKREM İMAMOĞLU
- ELON MUSK
- EMEKLİ
- EMLAK
- ENERJİ
- ENFLASYON
- ESNAF
- FENERBAHÇE
- FİKSTÜR
- FİLİSTİN
- FUTBOL
- GALATASARAY
- GASTRONOMİ
- GAZZE
- GÜNCEL
- GÜVENLİK
- GÖÇMEN
- HAKAN FİDAN
- HASTANE
- HAYVAN HAKLARI
- HIRSIZLIK
- HUKUK
- IRAK
- İNSAN HAKLARI
- İRAN
- İSRAİL
- İSTANBUL
- İŞÇİ
- İTFAİYE
- JANDARMA
- JOSE MOURINHO
- KAZA