12 Eylül'ü Yargılama Tartışması

Güncel Haberler

12 Eylül'e Yargı Yoluna Açacak Düzenleme Hukukçular Arasında Tartışma Yarattı.

ANAYASA paketinde yer alacak ve geçici 15’inci madde kaldırılarak, 12 Eylül’e yargı yoluna açacak düzenleme hukukçular arasında tartışma yarattı.

Darbenin lideri Kenan Evren hakkında iddianame hazırladıktan sonra meslekten ihraç edilen eski savcı Sacit Kayasu, geçici 15’in kaldırılması halinde, Evren başta olmak üzere tüm 12 Eylül generallerine ve o dönemdeki tüm insan hakkı ihlallerine yargı yolunun açılacağını savundu. Görüşler şöyle:

 Sabih Kanadoğlu: Çok net; affın ötesinde bir sorumsuzluk hali getirildi. Hiçbir hukuk devletinde, sorumsuzluğun kabul edilmesinin ardından, ‘Seni yargılayacağım’ denilemez. Hiçbir hukuk ilkesine sığmaz. Yeniden yargılama için bir adım olarak görmek aldatıcıdır. Psikolojik yönü ile anayasada yer almamalıdır, kaldırılmalıdır. Ama bu tekrar yargılama yolunu açacak bir hüküm değildir. Zamanaşımı tartışmasının ise hiçbir anlamı yoktur. Yargılanamayacak bir konuda “zamanaşımına uğradı” demek yersizdir.

 Sacit Kayasu (Eski savcı): Zamanaşımı diyenler 12 Eylül’ün yargılanmasını istemeyenler. Ben hukuk açısından bakıyorum. Bu işten mağdur olup olmamam da önemli değil. Evren hakkında iddianame düzenledim. Kabul edilmedi. İddianame tanzimi ile zamanaşımı yarı oranda uzamıştır. Geçici 15’inci madde yargılamayı imkansız kılıyor. Nasıl zamanaşımı denebilir? Milletvekili dokunulmazlığında olduğu gibi artık zamanaşımı burada işlemez. Yeni TCK’ya göre daha 30 yıllık zamanaşımı süresi var. 12 Eylül’ün dışkı yedirilenler, 1402’likler, vatandaşlıktan çıkarılanlar dahil olmak üzere milyonlarca mağduru var. Milyonlarca dava açılacak. Darbeye teşebbüs edeni yargılıyorsun, yapanı yargılamıyorsun. Bu sakat bir mantıktır. Türkiye 12 Eylül’le hesaplaşmalıdır.

 Ali Fahir Kayacan (Askeri Yargıtay Onursal Üyesi): Hükmün niteliğine göre yorumu değişir. İlk şıkta, madde af gibi değerlendirilirse, kesinlikle yargılama yapılamaz. İkinci şıkta, 20 yıllık zamanaşımı devreye girer ve dava açılsa bile düşer. Üçüncü şıkta kıyasen dokunulmazlık gibi değerlendirilirse zamanaşımı durduğu için dolmaz, yargılama yapılması gündeme gelebilir. 

Bülent Arınç: (Başbakan Yardımcısı) Artık hem psikolojik olarak hem de Türkiye’nin demokratikleşme ve özgürleşme konusunda geldiği seviye bakımından böyle bir geçici maddenin hiçbir şekilde Anayasa’da bulunmaması gerektiğini düşünüyorum. Taslağımızın içerisinde bu madde de sunulduğu takdirde bunun bir demokrasi standardı olarak, yüksek bir standart olacağına inanıyoruz.
Kaynak: Demirören Haber Ajansı / Güncel

, Haberler