Sanayide borçluluk oranları artıyor…
Türkiye’nin ekonomik büyüme modeli iç talep ve ithalata dayanan bir model olmakla beraber ideal bir model değildir. Bu nedenden dolayı üretime dayanmayan büyümenin sürdürülebilir olmaması varsayımından dolayı, öncelikle sağlıklı bir modelin inşası gereklidir. Türkiye ekonomisi 2014 yılında yüzde 2,9 büyürken, imalat sanayi büyümesinin yüzde 3,7 olarak gerçekleştiğini görüyoruz. 2015 yılı ilk çeyreğindeki zayıf büyüme görünümüne rağmen Türkiye ekonomisinin yüzde 2,3 büyümüş olması, imalattan ziyade hizmet sektöründeki büyümeye bağlıdır. Zira imalat sektörü büyümesi aynı dönemde yüzde 0,8 olarak gerçekleşmiştir. Bu da sanayinin genel ekonomi içindeki ağırlığını kaybetme trendini gözler önüne sermektedir.
2014 yılında 500 büyük sanayi kuruluşuna baktığımızda ise şirketlerin toplam net satışlarının 2013 yılına göre yüzde 4 arttığını görüyoruz. Faaliyet karlarında ise ilgili dönemler arasında yüzde 16 azalma söz konusudur. Finansman giderleri ilgili dönemler arasında azalsa da, burada asıl önemli olan elde edilen finansman giderlerinin faaliyet karının ne kadarına denk geldiğidir. Kurlardaki volatilite 2013 yılından itibaren ortaya çıkan bir konudur, dolayısıyla reel sektör üzerinde baskı yaratmaya başlaması da 2013 sonrasıdır. Nitekim, 2012 yılı verilerinde 500 büyük sanayi kuruluşunun elde ettiği faaliyet karının yüzde 34’ü finansman giderlerine gitmiştir. 2013 ve 2014 yılında bu oran faaliyet karının yarısından fazlasına yükselmiştir.
Asıl önemli olan ise 500 büyük sanayi şirketinin borçluluk oranlarının yıldan yıla artıyor olmasıdır. Son 10 yıldaki veriler incelediğinde borç / özkaynak oranında yükselen bir trend söz konusudur. Ancak 2013 yılıyla beraber TL’nin değer kaybının hızlanmasının şirketlerin borçluluğuna da yansıdığını görüyoruz. TL’nin daha hızlı değer kaybıyla beraber artan kambiyo zararları, borç kompozisyonu yoğunlukla dövizden oluşan sanayi şirketleri açısından olumsuz bir görünüm yaratmaktadır.
Nitekim dünyada standart olarak kabul edilen borç / özkaynak oranı yüzde 70 iken, 2014 yılında 500 büyük sanayi şirketinde bu oran yüzde 132 olarak gerçekleşmiştir. 2004 yılında, yani 10 yıl önce yüzde 84 olan bu orana bakarak şirket borç rasyolarının ideal noktadan gitgide uzaklaştığını söyleyebiliriz.
TCMB verilerine bakarak da benzer bir tablo ortaya koymak mümkündür. 2004 yılından bu yana Türkiye’de sektörlerin bankalara borcu yüzde 1333 artış göstererek 97 milyar 794 milyon TL’den 1 trilyon 402 milyar TL’ye yükseldi. Cari fiyatlarla GSYH 2004 yılında 559 milyar TL seviyesindeyken, 2014 yılında 1 trilyon 749 milyar TL’ye yükseldi. 2004 - 2014 yılları arasında GSYH artış miktarı 1 trilyon 190 milyar TL iken, borçlardaki artış ise 1 trilyon 305 milyar TL oldu. 2004 – 2014 yılları arasında finansal kesim dışındaki firmaların net döviz yükümlülükleri ise 18 milyar 937 milyon dolardan 176 milyar 891 milyon dolara yükselmiştir.
| Hisse | Yön | Son | Fark | Saat |
|---|---|---|---|---|
| Dolar |
|
43,5393 | 0,05 | 16:00 |
| Euro |
|
51,4875 | 0,16 | 16:00 |
| İngiliz Sterlini |
|
59,2608 | -0,41 | 16:00 |
| BIST 100 |
|
13.687 | -1,47 | 15:45 |
| BIST 50 |
|
11.811 | -1,40 | 15:45 |
| BIST 30 |
|
14.877 | -1,53 | 15:45 |
| Gram Altın |
|
6794,8 | -1,65 | 16:00 |
| Çeyrek Altın |
|
10868 | -2,03 | 16:00 |
| Yarım Altın |
|
21736 | -2,03 | 16:00 |
| Cumhuriyet A. |
|
48433 | -2,81 | 15:57 |