“Seçim sonrasında Türk Lirası”
Yurtiçi piyasaların merakla beklediği 1 Kasım seçimleri sonuçlandı. Çıkan tablonun sürpriz olduğu ifade edilebilir. Birçok anket kuruluşunun 7 Haziran seçimlerine yakın bir oy oranı dağılımı çıkacağına işaret eden çalışmalarına rağmen, Türkiye genelinde oyların neredeyse yarısına yakınını almayı başaran Ak Parti, tek başına iktidar olmasını sağlayacak bir sonuç elde etti. Bu paralelde 2 Kasım haftasına Türk varlıkları değer kazanarak başladı.
“Türk Lirası ve borsa yükseliş ile başladı”
Haziran ayı başındaki seçimlerin ardından Türkiye 13 yıldır karşılaşmadığı bir resim görmüştü. Sonuçlar hiçbir siyasi partinin tek başına hükümet kurmasına imkan vermiyordu. Son yıllarda ilk kez yaşanan bu siyasi belirsizliğin yanında, güvenlik riskinin artmasına neden olan vahim gelişmeler ve doğu sınırının ötesinde yaşanan karışık olaylar, diğer küresel ekonomik gelişmeler ile birlikte Türk varlıklarının değer kaybetmesine neden olmuştu. Ancak birçok farklı faktörün bir araya gelerek borsa ve TL üzerinde yarattığı baskının 2 Kasım sabahında gevşediği görüldü. Önceki haftayı 2,9140’dan kapatan USD/TRY, Asya işlemleri ile 2,82 civarından yeni haftaya başladı. BIST-100 endeksinde ise yükselişler Pazartesi günü ilk seansta %5’i aştı. “Peki bu fiyatlamaları nasıl okumak gerekiyor” ve özellikle “Türk Lirası’nın bundan sonraki seyrinde yurtiçinden gelen iyimserliğin etkisi devam eder mi” sorularına cevap arayacak olursak hangi dinamikler ile karşılaşıyoruz?
“Yurtiçi, kura yön vermeye devam edecek mi?”
2 Kasım ile başlayan haftanın ilk işlem saatlerinde izlenen tablonun, gelecek 3 aydaki sürecin küçük bir örneği olabileceğini söylemek zor gözüküyor. Evet, Lira, önceden olduğundan daha savunmasız bir tablo içerisinde yer almayabilir. Ancak bunun için yatırımcılar yeni hükümetin ekonomi yönetimini, terör olaylarının devam edip etmeyeceğini ve TCMB’nin tavrını görmek isteyebilir. Merkez Bankası’nın üzerinde faiz konusundaki baskının sürüp sürmeyeceği de, cevap bulması gereken önemli bir soru. Özellikle ABD Merkez Bankası’nın (FED) faiz artırımlarına başlamasının adından TCMB Başkanı Erdem Başçı ve ekibinin buna nasıl bir tepki vereceği merak ediliyor. Ancak bu iç dinamiklerin yanında, Türk Lirası’na geçtiğimiz dönemde yön veren faktörler olan ABD ile Çin cephesindeki gelişmeleri göz ardı etmek ve sadece yurtiçi faktörlere odaklanmak bir hata olabilir. Dolayısı ile USD/TRY’de daha önce trendleri belirleyen, bitiren ve başlatan global etkenlerden özellikle FED’in para politikasını dikkate almak faydalı olacaktır diyebiliriz.
“FED’in Aralık ihtimali artarsa ne olur?”
ABD Merkez Bankası’nın Eylül ayındaki Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısında birçok faktörü gerekçe göstererek faiz artırımından kaçınması, küresel piyasalarda varlık fiyatlarına yön veren önemli bir gelişme olmuştu. Sonrasında 2 Ekim’de tahminlerden oldukça kötü bir performansa işaret eden ABD’nin istihdam raporu, FED’in bu yıl faiz artırımına gitmeyeceği yönündeki düşünceleri biraz daha üçlendirmişti. Ancak piyasalar Ekim ayındaki FOMC toplantısının ardından farklı bir beyanat gördüklerini düşündüler.28 Ekim’de tamamlanan toplantısının ardından, FED’in Aralık ayında bir faiz artırımının mümkün olabileceğine işaret etmesi, uluslararası piyasalarda Dolar’ın değer kazanmasına neden olmuştu. Her ne kadar daha önceden birçok FOMC üyesi bu konuyu zaten dile getirmiş olsa da, piyasalar 28 Ekim’deki beyanattan sonra Aralık ayında bir artırımın masadaki seçeneklerden biri olduğuna ikna oldu. Bundan sonraki süreçte, Türk Lirası’nın da aralarında bulunduğu birçok para biriminin Dolar karşısındaki değerini belirleyebilecek, FED’in Aralık ayında bir faiz artırımına ne kadar yakın olduğuna ilişkin piyasa algısı kritik bir önem taşıyor. Kasım ayının ilk haftası ise bu beklentiyi şekillendirebilecek birçok gelişme içeriyor.
“Bu hafta ‘FED beklentileri’ için önemli”
Özellikle haftanın son işlem gününde yayımlanacak ABD’nin istihdam raporu, FED’in Aralık ayındaki olası faiz artırımına ne kadar yakın olduğuna ilişkin bilgiler vererek piyasa beklentilerini yönlendirebilir. Ancak Cuma günü öncesinde yayımlanacak diğer makro göstergeler ve planlanmış konuşmaları bulunan FOMC yetkililerinin açıklamaları, haftanın son işlem gününe bir hazırlık sürecinin yaşanmasını sağlayabilir. USD/TRY paritesinde seçim sonrasında izlenen fiyat değişimleri, yatırımcılara yurtiçi gelişmelerin varlık fiyatlarına etkisi için önemli bir mesaj vermiş olabilir. Ancak birçok haftadan daha kritik bir veri ve haber akışına sahip olan Kasım ayının ilk beş günlük işlem dönemi, FED’in, kur ve diğer finansal enstrümanlar üzerindeki ağırlığını görmek için değerli bir fırsat olarak değerlendirilebilir.
Bu hafta boyunca gelecek ABD’nin makro göstergeleri ve politika yapıcıların açıklamaları, Banka’nın Aralık ayında bir faiz artışı yapılacağına yönelik beklentileri güçlendirirse Lira kazançlarını geri vermek zorunda kalabilir. Ancak bazı yurtiçi belirsizliklerin azaldığı yönündeki algı ile birlikte, daha az savunmasız olacağı düşünülebilecek Türk Lirası, FED’in faiz artışı için acele etmeyeceğine ilişkin beklentinin ağırlık kazanması ile gücüne güç katabilir. Bu sürecin hangi yönde ilerleyeceğine ilişkin kritik bir dönem olabilecek içerisinde bulunduğumuz hafta, özellikle ABD’nin istihdam verileri ile diğer rakamlar ve açıklamalar eşliğinde gelecek aylara ilişkin ışık tutabilecek bir 5 günlük süreç olabilir.