“FOMC Tutanakları Sonrasında Dolar”
Küresel piyasaların merakla beklediği, ABD Merkez Bankası’nın (FED) 18 Mart’ta tamamlanan Federal Açık Piyasa Komitesi (FOMC) toplantısının tutanakları 8 Nisan akşamı yayımlandı. FED’in faiz artırım zamanlaması ve hızına ilişkin ipuçları bulmayı bekleyen yatırımcılar, ilgili kayıtların basına servis edilmesinin ardından, ilk tepki olarak Dolar’ın değer kazandığını gördüler. FED’in faiz artırımına yönelik beklentiler, son aylarda uluslararası piyasalardaki varlık fiyatlarına yön verirken, izlenen söz konusu fiyat değişimleri son derece büyük bir önem taşıyordu diyebiliriz. Piyasaların, 2015 yılının geri kalan kısmındaki yönü konusunda bilgiler vermiş olabilecek tutanakların ardından, özellikle bundan sonra” Dolar’da hangi faktörlerin, ne yönde etkili olabileceği” soruları öne çıkıyor. Ama önce, konuyu daha iyi anlayabilmek için son aylarda piyasa algısında görülen sık değişiklerin etkilerini inceleyelim.
“Dolar’da neler oldu”

Yukarıda, Dolar endeksinin bir yıldan dana uzun bir süre için fiyat değişimlerini göstergen grafik yer alıyor. ABD’nin para biriminde uzun bir süre görülen yön arayışı (kırmızı çerçeve içi), 2014 yılının sonlarına doğru (Eylül ayı civarı) bitiyor. Ardından ise endeks ciddi bir yükseliş sürecine başlıyor. Bu yükselişin temel nedenini, ABD’den iyi gelen ekonomik verilerin, FED’in 2015 yılı ortalarında faiz artışına gideceği beklentilerini desteklemesi olarak açıklayabiliriz.
k
18 Mart’ta FOMC üyelerinin, Aralık ayındakine göre, 2015 yılsonu faiz oranı tahminlerini önemli ölçüde aşağı çekmeleri, piyasalarda, FED’in oldukça yavaş bir tempoda faiz artıracağı beklentilerini desteklemişti. (FOMC üyelerinin 2015 yılsonu politika faiz oranı tahmin ortalaması; 2014 Aralık: %1,125 – 2015 Mart:%0,625). Bu paralelde Dolar’da sert kayıplar izlendikten sonra, bir süre tepki yükselişlerinin geldiğini görüyoruz. Ancak, 3 Nisan’da açıklanan tarım dışı
istihdam değişimi verisinin hayal kırıklığı yaratması, yine FED’in faiz artışı konusunda acele etmeyeceği yönündeki düşünceyi öne taşımış ve Dolar endeksinde kayıplar yaşanmıştı.
k
8 Nisan 2015’de yayımlanan FOMC tutanakları sonrasında, Dolar endeksi yükseliş kaydetti. Yılın ilk çeyreğinde ABD ekonomisine ilişkin olarak yayımlanan veriler, önceki rakamlarda daha iyi değildi. Ekonomideki toparlanmanın ilk üç aylık dönemde yavaşladığı yönündeki ipuçlarına rağmen, FOMC üyelerinin faiz artırımını ilerleyen tarihlere öteleme konusunda çok istekli olmadıklarının ve Haziran ayında bir artışın halen masadaki seçeneklerden biri olarak değerlendirildiğinin görülmesi, Dolar’da yükselişlerin izlenmesine yol açmıştı.Bu noktaya kadar, altın fiyatlarından borsalara, gelişmiş ülke para birimlerinden Türk Lirası’na kadar birçok finansal aracın fiyatına yöne veren Dolar endeksini, genelden özele doğru, hangi faktörlerin, nasıl etkilediğini değerlendirdik. Özellikle son dönem içerisinde, FED’in faiz artış zamanlamasına ve hızına ilişkin beklentiler ile birlikte piyasa algısının çok daha sık değişimler gösterdiğini ve belirsizliğin artmasının etkilerini gördük. Bundan sonra, son yayımlanan FOMC tutanaklarının ardından oluşan algı ile Dolar endeksinde hangi faktörlerin yön konusunda etkili olabileceğini değerlendirelim.
“Dolar’da yön arayışı”
Görünen o ki, FED’in faiz artırım zamanlaması ve hızına yönelik beklentiler, ABD’nin para biriminde bu zamana kadar yönü tayin eden ana faktör olmuş. Peki, FED’in ne zaman ve nasıl bir tempoda faiz artıracağına ilişkin kararı almasında etkili olabilecek unsurlar neler? Tabi ki bu sorunun cevabını çokça çeşitlendirebiliriz, ancak çok büyük bir kısmı “ABD ekonomisine ilişkin gelişmeler” diyebiliriz. Özellikle de istihdam ve enflasyon verileri önemli.
Piyasalarda, Dolar’ın değeri için kurulan denklem son olarak, “Haziran’da faiz artırımı= Dolar’da yükseliş”– “Faiz artışının daha ileri tarihlere ötelenmesi=Dolar’da düşüş” şeklinde çalışıyor diyebiliriz. 18 Mart’ta FOMC üyelerinin faiz tahminlerini düşürdüğünün görülmesi ile piyasalar, sert bir artırım süreci yaşanmayacağını ise anlaşılmış gibi görünüyor.
O halde ilgili ekonomik faktörleri şöyle sıralayabiliriz;
İstihdam Verileri– Tarım dışı istihdam değişimi ve İstihdam talepleri
Enflasyon verileri – Tüketici fiyat endeksi ve Çekirdek kişisel tüketim harcamaları
Son FOMC tutanaklarında, FED’in her ay, gelen verileri inceleyerek faiz artımı yapıp yapmama konusunda bir karar vereceği yönünde ipuçlarının yer aldığını ifade edebiliriz. Bu paralelde, Mart ayındaki olumsuz tarım dışı istihdam verisinden sonra, Nisan Mayıs ve Haziran aylarında yayımlanacak ABD’nin yeni rakamları, FED’in Haziran ayında faizi artırıp artırmayacağı konusunda önemli bilgiler verebilir. Bunun yanında, özellikle son aylarda gerek FOMC yetkililerinden, gerekse FED Başkanı Janet Yellen’ın açıklamalarından, enflasyon rakamlarının da ciddi derecede dikkate alınacağı yönünde açıklamalar duyuyoruz. Bu paralelde özellikle tüketici fiyat endeksindeki değişiklikler, önümüzdeki süreç içerisinde Dolar’da sert hareketlerin görülmesine neden olabilecek faktörler arasında değerlendirilebilir. Küresel piyasalar, ilgili rakamlar ile FED’in faiz artış zamanlamasına ait beklentilerini fiyatlamalarına yansıtarak Dolar’da yönü belirleyebilir.
Ağırlıklı olarak, FED’in Haziran ayındaki FOMC toplantısına kadar Dolar ve dolayısı ile birçok finansal aracın fiyatında yönü etkileyebilecek ekonomik faktörleri bu şekilde özetleyebiliriz. Ancak tabi ki, birçok farklı dinamik, ilgili varlık fiyatlarında etkili olma potansiyeli taşıyor. Yine de FED’in faiz artırımı konusundaki yol haritasının ekonomideki gidişat ile şekilleneceğini, bu paralelde de piyasa katılımcılarının ABD’nin makro-ekonomik göstergelerini yakından izlemesi gerektiğini söyleyebiliriz.