Piyasalar FED’i Dinleyecek
Küresel piyasalarda bu hafta dikkatler ABD ve Euro Bölgesi için gelecek kritik haberlere odaklanacak.
Ekim ayının son beş günlük işlem dönemi, yurtiçi piyasalarda Cumhuriyet Bayramı nedeni ile diğerlerine göre daha kısa sürecek. Ancak yayımlanacak makro-ekonomik veriler ve ABD Merkez Bankası’nın (FED) toplantısı, global piyasalar için olduğu kadar yurtiçi varlık fiyatları açısından da büyük bir önem taşıyor.
Özellikle, FED’in para politikasındaki yol haritası adına ipuçları alınabilecek toplantısından sonra yapılacak açıklama, tüm dünyanın merceği altındaki en önemli başlıklar arasında yer alacak.


FOMC Öncesi Gelişmeler
İki gün sürecek ve 29 Ekim 2014 Çarşamba günü tamamlanacak Federal Açık Piyasa Komitesi’nin (FOMC) yeni toplantısında alınan kararlar, Türkiye saati ile 20:00’da açıklanacak. Eylül ayı toplantısının, Ekim başında yayımlanan tutanakları ve son toplantıdan bu yana gelen ekonomik veriler ile birlikte politika yapıcıların açıklamalarının, Ekim ayı FOMC toplantısından çıkacak kararları daha ilginç bir noktaya taşıdığını ifade edebiliriz.
Aslında Eylül ayında FED, aldığı kararlar ile genel anlamda piyasa beklentilerinin paralelinde bir tavır ortaya koymuştu. Ancak toplantının yayımlanan tutanaklarında, sanılanın aksine Komite üyelerinin, sözlü yönlendirmenin değiştirilmesinden çok, Dolar’daki güçlenmenin ve global ekonomik büyümenin hız kesmesinin ABD ekonomisi üzerindeki etkileri üzerinde durduklarının görülmesi yatırımcıları şaşırtmıştı. Sonrasında ise FED yetkililerinden gelen açıklamalar, Dolar ve bu paralelde birçok varlık fiyatında önemli değişikliklere neden oldu. FED’in para politikalarına ilişkin yapılan bu değerlendirmeler FOMC içerisindeki üyeler arasında görüş ayrılıklarının bir kez daha dikkat çekmesine yol açtı. Özellikle St. Louis FED Başkanı James Bullurd’ın yorumlarının, piyasa beklentileri üzerinde etkili olduğu söylemek yanlış olmayacaktır. Bullard, FED’in, tahvil alımlarını bitirmeyi erteleme konusunu düşünmesi gerektiğini söylerken, ilgili bu değerlendirmeler piyasalar tarafından dikkate alınmıştı. Yatırımcılar FED’in ne zaman faiz artırımına gideceği sorusunu sorarken, Banka’dan ve yetkililerinden, genişlemeci para politikasının sürdürülebileceği yönünde yorumlanan açıklamalar, piyasa algısında da etkili oldu.
FOMC ve Bullard başlıklarının yanında makro-ekonomik göstergeler tarafında aslında son FED toplantısından bu yana ABD’den karışık rakamlar geldiğini ifade edebiliriz. Tüketici güveni endeksleri genel çerçevede olumlu bir seyir izlerken, perakende satışlar beklentilerin altında kaldı ve enflasyon göstergeleri yükselişe işaret etti. Özellikle istihdam verilerinin şimdilik yolunda ilerler bir görünüm içerisinde olması ile dikkatler, FED’in para politikasında aldığı kararlar için önem taşıyan enflasyon rakamlarına çevrildi. Eylül ayı için açıklanan göstergelerde aylık ve yıllık bazda piyasa beklentilerinin hafif üzerinde gerçekleşen CPI (Tüketici Fiyat Endeksi – TÜFE - CPI) rakamları, FED’in “düşük seyretmeye devam edecek enflasyon için endişelenmek zorunda kalmayacağı” beklentilerini destekledi.
Eylül ayında enflasyon, Ağustos’a göre %0.1 artarak, %0.0 olan beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, oran, geride kalan kalan yılın Eylül ayına göre ise, %1.6’ya gerileyeceği beklentilerine rağmen %1.7 ile değişmemişti.
FOMC tutanakları ve Bullard’ın açıklamaları, FED’in bir süre daha genişlemeci kalmaya devam edeceği beklentilerini destekleyerek Dolar’da kayıplara neden olurken, enflasyon rakamları ise Banka’nın faiz artırımına yaklaştığı düşüncesinin ağırlık kazanabileceği tahminleri paralelinde ABD’nin para biriminde yükselişlere zemin oluşturmuştu.
Piyasalar Ne Bekliyor?
Yukarıda söz ettiğimiz faktörlerin gölgesinde, 29 Ekim’de tamamlanacak olan FOMC toplantısında alınacak kararlara ilişkin tahminlere göz atarsak, piyasalarda ağırlıklı olarak FED’in daha önceden ipucunu verdiği yol haritasından büyük bir sapma gerçekleştirmesinin beklenmediğini görüyoruz.
15 milyar Dolar tutarında kalan aylık tahvil alımlarının 29 Ekim’de tamamen bitirileceği öngörülüyor. Diğer taraftan Banka’nın politika faiz oranı ve sözlü yönlendirmesinde bir değişiklik yapması beklenmiyor. Bunların dışındaki sonuçlar, sürpriz olarak algılanıp piyasalarda sert hareketlerin oluşmasına neden olabilir. FED’in bu adımları ile parasal genişlemeden tamamen sıyrılmış bir şekilde Aralık ayında yapılacak yılın son FOMC toplantısını gerçekleştirmesi ve piyasaları faiz oranı artışındaki adımlar konusunda bilgilendirmeye başlaması olası görülüyor. Elbette ki gerek ABD ekonomisi, gerekse dünya ekonomisine ilişkin değerlendirmeler ve alınan kararların gerekçeleri de, varlık fiyatlarında etkili olabileceği için yakından izlenecek.
Haftanın en önemli gelişmelerinden biri olarak değerlendirilebilecek FOMC toplantısı, birçok açıdan farklı piyasalarda varlık fiyatlarına yön verebilir. Dolayısı ile tüm dünyanın dikkatini üzerinde toplayacak olan FED’in kararlarını “kritik” olarak değerlendirebiliriz. Bu paralelde Dolar’dan Altına, borsa endekslerinden piyasa faizlerine kadar farklı enstrümanlarda yatırımı bulunan piyasa katılımcıları, 29 Ekim akşamı dikkatle FOMC kararlarına odaklanacak.