“Merkez Bankaları ve Beklentiler - 1”

Sermet Doğan
Sermet Doğan
Analist / GCM Menkul Kıymetler
20 Tem 2015 Pazartesi

2015 yılının ilk yarısında uluslararası sermaye piyasaları, belirsizliklerin son derece yoğun olduğu kritik bir dönem yaşadı. Dünya ekonomisi için önem arz eden ülkelerdeki gelişmelerin yanında bu süreçte, ağırlıklı olarak Yunanistan’ın içerisinde bulunduğu durumun, küresel ekonomi ve finans piyasaları için yaratabileceği potansiyel riskler izlendi. Uzun vadede Euro Bölgesi’nin dağılmasına kadar uzayabileceği düşünülen Yunanistan sorunu, sadece Avrupa için değil, tüm dünya adına oldukça yakından izlenen bir dinamik oldu.  


Temmuz ayının ortalarında Yunanistan’ın Avrupalı ortakları ile kurtarma programı üzerinde nihayet bir uzlaşmaya varması, küresel piyasalar için en önemli gelişmelerden biriydi. Bu haber, Atina’ya ilişkin risklerin gevşediği şeklinde yorumlanarak, piyasa katılımcılarının dikkatini önümüzdeki dönemde bir miktar daha ekonomik gelişmelere ve önemli merkez bankalarına ilişkin beklentilere yönlendirebileceği için dikkat edilmesi gereken bir faktör. Euro, Dolar, Sterlin, Yen ve hatta Türk Lirası ile altın gibi araçlar, yön ararken daha bu dinamikler ile yol haritasını belirleyebilir.


“Piyasalar yeniden merkez bankalarına odaklanırsa…”


Yunanistan’da bu yıl yeni hükümeti kuran Syriza’nın Avrupalı ortakları ve kreditörleri ile kurtarma programı üzerinde uzun süre uzlaşamaya varamamaları, getirdiği riskler ile birlikte piyasaların algısını da etkiledi. Risk iştahının yönünü belirleyen temeller, Atina’ya ilişkin gelecek öngörüleri ile rota belirledi. Yılın ilk yarısı böylelikle ağırlıklı olarak dünyanın en büyük ikinci ekonomisi olan Euro Bölgesi’ne ilişkin riskler ile geride bırakıldı. 


Daha öncede söz ettiğimiz gibi, Temmuz ayında Yunanistan ile Avrupalı ortaklarının anlaşma sağlamaları ve ulusal parlamentoların kurtarma programını onaylaması, para ve emtia piyasasında dikkatlerin ağırlık yönünü değiştirebilir. Yatırımcılar ABD (FED) ve İngiltere (BOE) merkez bankalarının ne zaman faiz artıracağını konuşurken, Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) para politikasına ek teşvik önlemleri almak zorunda kalabileceği, Avrupa’nın ise (ECB) varlık alımlarını ne kadar sürdüreceğini merak ediyor. Bu paralelde FED ve BOE para politikasında genişlemeci dönemi geride bırakarak normalleşmeye hazırlanırken, ekonomilerindeki sorunlar nedeni ile BOJ ve ECB, genişlemeci kalmayı sürdürecek gibi görünüyor. Tabi ki piyasanın bu beklentileri, yeni dinamikler ile değişiklikler gösterebilir. Bu paralelde merkez bankalarının para politikaları arasındaki farklılıkların fiyatlara yansımasını doğru öngörebilmek adına, dünyanın bu büyük ekonomilerinden gelecek haberleri dikkatle izlemek gerekiyor. 


“Fark ne kadar açılır, ya da açık kalır?”


Merkez bankalarının sıkı ya da genişlemeci politikalar uygulamaları, ilgili para birimleri üzerinde etkili olan en önemli faktörlerden biri diyebiliriz. Sıkılaştırıcı para politikası ülkenin para birimine değer kazanımı getirebilecekken, genişlemeci stratejiler ise kayıplara neden olabilir. Eğer bir ülkede ekonomik aktiviteler yavaşsa ya da istenen kadar hızlı değilse, merkez bankaları genişlemeci bir yol haritası izleyerek ekonomide çarkların dönüş hızlını artırmak isteyebilir. Ancak aşırı ısınmış bir ekonomi modeli varsa, bu gibi bir durumda da merkez bankası para politikasını sıkı tutarak ekonomiyi bir miktar soğutmak, dizginlemek isteyebilir. Tabi bu iki uç strateji arasında geçiş dönemleri de izlenebilir. Örneğin ABD ekonomisinin 2008 krizinden sonra toparlanma sinyalleri vermeye başlaması ile FED’in 2013 ve 2014 yıllarında parasal genişlemesini kademeli bir şekilde azaltmış ve sonrasında da bitirmiştir. 


FED, BOE, ECB ve BOJ’un para politikalarına ilişkin piyasa beklentileri, dünyanın en çok kullanılan para birimleri olan Dolar, Euro, Sterlin ve Yen gibi araçların birbirleri arasındaki değerlerinin görece farklılaşmasına neden olabiliyor. İçerisinde bulunduğumuz yılın ikinci yarısı ve gelecek yılın başları, önemli gelişmiş merkez bankaları arasındaki para politikası farklarının değişimler gösterebileceği bir süreç olabilir. Tabi ki küresel piyasalar da bu yeni şartlara uyum sağlayarak yeni fiyatlamalar ile finansal piyasaların en çok işlem gören pariteleri olan EUR/USD, GBP/USD, USD/JPY, EUR/GPB ve EUR/JPY gibi çiftlerde yönü belirleyebilir. Tabi ki bu araçların yanında, değerli madenlerden borsalara ve Türk Lirası başta olmak üzere gelişen ülke para birimlerine kadar farklı enstrümanlar, bu önemli merkez banaklarının adımları ile söz ettiğimiz gelecek dönem içerisinde yönünü çizebilir.


Bu girişin ardından takip edecek sonraki yazılarımızda, FED-ECB, FED-BOE, FED-BOJ gibi başlıklarda merkez bankalarının para politikaları arasındaki farklılaşmaları ile bunların piyasalara etkilerini ele alacağız. Yatırımcıların, ekonomik faktörleri dikkate alarak değişen beklentilerini değerlendirip, böylelikle paranın rotasına ışık tutmaya çalışacağız.


Yazarın Diğer Yazıları
Piyasa
Hisse Yön Son Fark Saat
Dolar Dolar 43,5393 0,05 16:00
Euro Euro 51,4875 0,16 16:00
İngiliz Sterlini İngiliz Sterlini 59,2608 -0,41 16:00
BIST 100 BIST 100 13.687 -1,47 15:45
BIST 50 BIST 50 11.811 -1,40 15:45
BIST 30 BIST 30 14.877 -1,53 15:45
Gram Altın Gram Altın 6794,8 -1,65 16:00
Çeyrek Altın Çeyrek Altın 10868 -2,03 16:00
Yarım Altın Yarım Altın 21736 -2,03 16:00
Cumhuriyet A. Cumhuriyet Altını 48433 -2,81 15:57
Altın Çevirici
Türü
TL Miktarı
Altın Türü
Döviz Çevirici
Türk Lirası
Amerikan Doları
Euro
İsviçre Frangı
Yen
İngiliz Sterlini
Serbest piyasa verileri kullanılarak hesaplanmaktadır. Tüm Değerler
BİST endeksleri, haberler, Kapalıçarşı, uluslararası parite verileri eşanlı olarak verilmektedir. BİST isim ve logosu "Koruma Marka Belgesi" altında korunmakta olup izinsiz kullanılamaz, iktibas edilemez, değiştirilemez. BİST ismi altında açıklanan tüm bilgilerin telif hakları tamamen BİST’e ait olup, tekrar yayınlanamaz.

SPK’nın 22 Nisan 2002 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan tebliği uyarınca yayımlanması istenen uyarı;
"Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri, mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler, yorum ve tavsiyede bulunanların kişisel görüşlerine dayanmaktadır. Bu görüşler, mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi, beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir"