Suça karışan her çocuk mağdur

Suça karışan her çocuk mağdur

Bursa Barosu tarafından düzenlenen 'Çocuk Muhakemesi Hukuku Eğitim Semineri'nde çocuk adalet sistemindeki eksiklikler ve yasaların uygulanmasında yaşanan sorunlar dile getirildi. Suça karışan her çocuğun mağdur olduğu, çocuk adalet sisteminin, çocukları suça iten sebepleri araştırmak ve bunları ortadan kaldırmak üzere çalışması gerektiği belirtildi.

Suça karışan her çocuk mağdur

Bursa Barosu tarafından düzenlenen 'Çocuk Muhakemesi Hukuku Eğitim Semineri'nde çocuk adalet sistemindeki eksiklikler ve yasaların uygulanmasında yaşanan sorunlar dile getirildi. Suça karışan her çocuğun mağdur olduğu, çocuk adalet sisteminin, çocukları suça iten sebepleri araştırmak ve bunları ortadan kaldırmak üzere çalışması gerektiği belirtildi.

Bursa Barosu tarafından düzenlenen 'ocuk Muhakemesi Hukuku Eğitim Semineri' Baro Evi konferans salonunda gerçekleştirildi. Seminere, Bursa Barosu üyesi avukatların yanı sıra, hâkim, adliye sosyal hizmet uzmanları, Bursa Emniyet Müdürlüğü, Bursa Bölge Jandarma Komutanlığı ve Bursa E Tipi Cezaevi ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü personeli katıldı.

Seminerin birinci gününde, İstanbul Barosu Üyesi Avukat Seda Akço ve Antalya Barosu Üyesi Av. Yasemin Onat Dilek, adalet sistemi içerisindeki çocukları ele aldı. Suça sürüklenen çocuklar ve onlara özgü yargılama usulleri ile çocuklar hakkında verilebilecek kararları inceleyen Akço ve Dilek, suça sürüklenen çocuğun aslında ihmal ve istismar mağduru olduğunu, bu nedenle çocuk adalet sisteminin, çocuğu suça iten sebepleri araştırmak ve bunları ortadan kaldırmak üzere çalışması gerektiğini söyledi.

Dilek, çocuk adalet sisteminde amaca ulaşabilmek için belirlenen temel hedefleri şöyle sıraladı: "Yeterli sayıda ve uzmanlıkta görevlilerin çalışması; adalet saraylarında çocukla görüşmek için uygun mekânların bulunması; çocuğun özgürlüğüne son çare olarak başvurulabilmesi için yakalama yerine davet, tutuklama yerine adli kontrol, hapis cezaları yerine alternatif tedbirlerin uygulanması; çocuk ve ailenin sürece katılması; uygun tedbire başvurulabilmesi için bütün çocuklar hakkında karar vermeden önceden mutlaka sosyal inceleme yaptırılması son derece önemlidir."

İstanbul Barosu Çocuk Hakları Merkezi Üyesi Avukat Ayşenur Demirkale ise, Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Sözleşmesi ve buna uygun iç hukuk düzenlemeleri uyarınca ister suça karışsın, isterse suçun mağduru olsun, tüm çocukların 'mağdur' olarak nitelendirilmesini istedi. Demirkale, yasal düzenlemelerin ve uygulamanın bu doğrultuda belirlenmesi gerektiğini vurguladı.

Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Yeşim Taneli de, çocuk psikiyatrik raporlama görüşme teknikleri konusunda bir sunum yaptı. Taneli, adli görüşmenin özelliklerini sıralarken, raporu istenen kişi muayene sırasında kendileriyle işbirliğinde bulunmuyorsa, durumun raporu isteyen adli mercilere bildirildiğini söyledi. Adli mercilerin yazılı görüşleri doğrultusunda eldeki verilerle rapor hazırlanabileceğini, aksi durumda rapor düzenlenemeyeceğini belirten Taneli, her raporlama sürecinin, aynı zamanda mağdur için bir yük olduğunu kaydetti.