DHA YURT BÜLTENİ-3

05.07.2020 11:50 | Son Güncelleme: 05.07.2020 20:22
DHA YURT BÜLTENİ-3

Patlamanın olduğu fabrika sahasında arama çalışmaları devam ediyorSAKARYA'nın Hendek ilçesinde, AFAD ekipleri patlamanın meydana geldiği havai fişek fabrikasının bulunduğu alan ile çevresindeki fındıklık ve ormanlık alanda enkaz kaldırma ve arama-kurtarma çalışmalarına devam ediyor.

Patlamanın olduğu fabrika sahasında arama çalışmaları devam ediyor

SAKARYA'nın Hendek ilçesinde, AFAD ekipleri patlamanın meydana geldiği havai fişek fabrikasının bulunduğu alan ile çevresindeki fındıklık ve ormanlık alanda enkaz kaldırma ve arama-kurtarma çalışmalarına devam ediyor. 

Hendek ilçesinde bulunan havai fişek fabrikasında önceki gün meydana gelen patlama sonucu 4 kişi ölmüş, 114 kişi yaralanmış, 3 kişi ise kaybolmuştu. Fabrikadaki yangının söndürülmesinin ardından hem fabrika alanında hem de çevresindeki fındıklık ve ormanlık alanda itfaiye, jandarma, UMKE ve AFAD ekiplerince arama-kurtarma çalışmaları başlatıldı. Hayatını kaybeden Sebahattin Tepeçınar ve Havva Çelik dün toprağa verilirken, patlamada ölen diğer 2 kişinin de kimlikleri tespit edildi.  

Patlama sonrasında yapılan arama ve kurtarma çalışmaları sonrasında fabrika alanında bulunan uzuvlar kimlik tespiti için İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderildi.  Bugün sabah saatlerinden itibaren fabrika alanında AFAD ekiplerince arama-kurtarma çalışmalarına devam edildi. Patlamanın bulunduğu oyukta ve yıkılan binaların enkazlarının altında çalışmalar yapıldı. 

 

3 KİŞİNİN SORGUSU DEVAM EDİYOR Sakarya Cumhuriyet Başsavcısı Lütfi Dursun'un talimatı ile başlatılan soruşturma kapsamında 3 kişi gözaltına alındı. Fabrika Müdürü H.A.V., fabrikada ustabaşı olarak çalışan E.Ö. ile A.A.'nın Hendek İlçe Jandarma Komutanlığı'ndaki sorgusu sürüyor. 3 kişi jandarmadaki sorgularının ardından mahkemeye çıkarılacak.  

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ: Patlama oyuğu çalışmaEnkaz alanı çalışmaPersonellerin yürüyüşü detayHABER-KAMERA: Ramiz Kaan OKTAR-HENDEK (Sakarya),

==============================

Otomobille evin duvarına çarptı, ambulansa içki şişeleriyle binmek istedi ZONGULDAK'ın Ereğli ilçesinde, sevgilisinden ayrıldığını öne süren Sezgin A. (25), otomobille evin duvarına çarptı. Yapılan testte 1.50 promil alkollü çıkan genç, ambulansa binmeden önce aracındaki içki şişelerini yanına almak istedi.

Kaza, sabah saatlerinde, Murtaza Mahallesi Dış Çeşme Sokak'ta meydana geldi. Sezgin A. yönetimindeki 34 RP 834 otomobil, kontrolden çıkarak, evin duvarına çarptı. Kazada hafif yaralanan Sezgin A. ve yanındaki arkadaşı İlker A.'ya, ihbarla gelen sağlık ekipleri müdahalede bulundu. Mahallelinin tepki gösterdiği Sezgin A., sevgilisinden ayrıldığını öne sürerek, gözyaşı döktü. Ambulansa binmeden önce aracına giden Sezgin A., içki şişelerini yanına almak istedi. Polisin izin vermemesi üzerine Sezgin A., ambulansa bindirildi. Sezgin A., yapılan testte 1.50 promil alkollü çıktı. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ-------------------- -Kaza yeri-Sürücü Sezgin A.'ya mahalleliyle tartışması-Babasını arayıp kaza yaptığını söylemesi-Sezgin A.'nın mahalleliden şikayetçi olması-Sezgin A.'yı vatandaşların ambulansa bindirmek istemesi-Ambulansın kapısında sevgilisinden ayrıldığını söyleyerek ağlaması-Arabadan biraları almak istemesi-Vatandaşların karşı çıkması-Ambulansa bindirilmesi

Haber-Kamera: Sinan KABATEPE/EREĞLİ(Zonguldak),

===========================================

Kadın Kaymakam, kadınların ürettiği organik ürünleri markalaştırıp, satarak istihdam sağlıyor  AKSARAY'da, Gülağaç Kaymakamı Elif Nur Saçal, ilçede kadınların ürettiği organik ürünleri Aşıklı Höyük'ten esinlenerek 'Aşıklı' markasıyla satıp, istihdam sağlıyor. Kaymakam Saçal, "İlçemizin en önemli sorunlarından bir tanesi erken yaşta evlilik ile kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılmaya zorluk çekmeleriydi. Biz de kooperatif kurup doğal organik ürünleri üretip, satıyoruz. Kadınlarımız kendi paralarını kazanmaktan son derece mutlular. Kimseye muhtaç olmadan ayakları üzerinde durmak, her kadının kendini güvende ve mutlu hissetmesi güzel bir şey. Biz kadınlarımızın mutlu olduğunu düşünüyoruz ve mutlulukları artırmaya devam edeceğiz" dedi. 

9 bin 755'i kadın olmak üzere 19 bin 615 nüfusa sahip Gülağaç ilçesinde 8 aydır görev yapan Kaymakam Elif Nur Saçal, göreve başladığı ilk günlerde makam odasında oturmak yerine ev, esnaf ve okulları ziyaret edip hizmet edeceği halkı tanımaya çalıştı. Kadınlarla evlerde, okullarda, camide, sokaklarda bir araya gelip onlarla sohbet edip, dertlerini dinleyen Saçal, 'Pempe perde' günleri düzenleyip birçok kadına hayatında ilk kez sinema izleme fırsatı sağladı, 'Veli Akademisi' programıyla da bin 900 kadına 11 alanda eğitim verilmesine yardımcı oldu. 

PAZAR ESNAFIYLA KAHVALTI YAPIYOR Makamına gelen herkesin rahatlıkla derdini anlatabildiği Kaymakam Saçal, her perşembe ilçe merkezinde kurulan semt pazarında esnafı ziyaret edip, sohbet ediyor. Haftada bir de pazar esnafıyla, pazar yerinde sabah kahvaltısını yapan Saçal'ı yolda gören herkes tanıyıp, selam verip sohbet ediyor. İlçedeki kadınların ekonomiye katkı sağlayabilmesi için projeler geliştiren Kaymakam Saçal, halk eğitim merkezinde 5 yıl önce kurulan halı dikim atölyesini daha aktif hale getirerek 50 kadının istihdam edilmesini sağladı. Pandemi sürecinde de merkezde kurulan atölyelerde 2 ayda 25 bin maske üretilerek 20 kadına istihdam ortamı oluşturdu.

KADINLAR ÜRETİYOR 'AŞIKLI' MARKASIYLA SATILIYOR Kaymakam Saçal, geliştirdiği yeni projeyle kadınların organik gıda üretip, pazarlayabilmesi için gecen şubat ayında önce kooperatif kurdu. Atıl vaziyetteki okul binasını kooperatif yeri olarak tahsis edip, kadınların ürünlerini burada üretip, satmasına yardımcı oldu. Ayrıca ilçedeki 10 bin yıllık yerleşim yeri olan ve Orta Anadolu'daki tarımın yapılığı ilk köy ve ilk beyin ameliyatının yapıldığı yer olarak bilinen Aşıklı Höyük'ten esinlenerek kooperatifte üretilen ürünlere de 'Aşıklı' adını koydu. Kadınlar şimdi 'Aşıklı' markasıyla kendilerinin ürettiği erişte, reçel, nohut ve fasulye gibi gıda ürünlerini internet üzerinden satabiliyor. Kaymakam Saçal, yine kooperatif ve Demirci Belde Belediyesi işbirliğiyle 15 dönümlük arazide 14 kadının istihdam edilerek organik çilek üretilmesini sağladı. Üretilen çilekler de yine 'Aşıklı' markasıyla reçel, meyve ve pasta sanayinde kullanılabilecek. 

'KADINLAR KENDİ PARALARINI KAZANMAK İSTİYOR' Kadınlara yönelik neden proje başlattığını anlatan Kaymakam Saçal, şöyle konuştu: "İlçemizin en önemli sorunlarından bir tanesi erken yaşta evlilik ile kadınların ekonomik ve sosyal hayata katılmada zorluk çekmeleriydi. Biz de arkadaşlarımızla düşünüp, onları yapmayı bildikleri en iyi şeyle para kazanmalarını sağlamaya çalıştık. Çünkü evlerinde zaten kışlık salça, menemenlik yapıyorlardı. Erişte kesiyorlardı. Biz de bunu nasıl paraya dönüştürebiliriz diye düşündük. Şubat ayında kooperatif kurduk. Daha sonra bizim hayalimizde kadınlarımızın el emeklerini pazarlamak olduğu için fide satışı yapmaya başladık. Kendi fidemizi kendimiz üretmeye ve bundan kadınlarımızın para kazanmasını sağlamaya çalıştık. Aksaray il merkezi ve ilçeleri dahil olmak üzere 120 bin fide sattık. Kendi seramızı kendimiz kurduk. Daha sonra oradan kazanılan parayla şu an kadınlarımız 8 çeşitten oluşan üretim yapıyorlar. Sade erişteler, sebzeli erişteler, yalancı mantılar, ıhlamur topluyoruz, reçeller yapıyoruz. Kahvaltılık için domateslerimiz olmaya başladı. Bizim burada aldığımız veya ürettiğimiz ürünlerde kimyasal ilaç yok. İyi tarım sertifikası alan kadın çiftçilerle çalışıyoruz. Kadınlarımız üretip, sosyal medyadan satmaya başladılar. Sayın Valimiz öncülük etti daha da geliştirdik. Siparişleri yetiştiremez duruma geldik. Şu an kooperatifte 5 kadınımız çalışıyor. Burada üretilen ürünlerin hammaddesi domatesi, biberi, yumurtayı ve diğer ürünleri yine ilçedeki kadın üreticilerimizden alıyoruz." 'Aşıklı' markasını da anlatan Saçal, "Markamız ilçemiz sınırları içinde bulunan Aşıklı Höyük kazılarından geliyor. Aşıklı Höyük, Orta Anadolu'da yerleşik hayata ve tarıma geçilen ilk köy. Aynı zamanda beyin ameliyatının yapıldığı ilk yer. Biz de tarımdan yola çıkan iş yaptığımız için Aşıklı Höyüğü'nün, Aşıklı ismini aldık ve markamızı Aşıklı olarak kurduk. Kadınlarımız doğal çiftçilik yapıyor, kendi sütlerini reçel yapıp, doğadan gelen şeylerle para kazanıyorlar. Bu yüzden de 'Doğaya aşık eller' diye markanın altına slogan oluşturduk" diye konuştu. 

"KADINLARIMIZ MUTLU" Kadınların çalıştıkları için mutlu olduğunu belirten Saçal, "Kadınlarımız kendi paralarını kazanmaktan son derece mutlular. Boşanmış kadınlarımız var. Zor hayat geçirmiş kadınlarımız var. Her kadının, kimseye muhtaç olmadan ayaklarının üzerinde  durması, kendini güvende ve mutlu hissetmesi güzel bir şey. Biz kadınlarımızın mutlu olduğunu düşünüyoruz ve mutlulukları artırmaya devam edeceğiz" dedi. 

'BENİ KIZLARI VE GELİNLERİ GİBİ GÖRÜYORLAR' İlçede kadın idareci olmanın da avantajını yaşadığını ifade eden Saçal, "Çok daha fazla benimsediler, sahip çıktılar. Kendi kızları, gelinleri; anneleri ve ablaları gibi gördüler. Bunun kadın bir idareci olarak avantajlı olduğunu düşünüyorum. Kadın olmam nedeniyle kadınlarımız çok rahat dertlerini anlatıyorlar. Çoğu insanın barışmasına, evdeki, komşusuyla problemine şahit oldum. Kahveye veya evlerine gittiğimde yadırgamıyorlar" diye konuştu.1.5 yıllık evli olan Saçal, Ankara'da bir kamu kurumunda çalışan eşi ile hafta sonları görüşebildiklerini belirterek, "1.5 yıllık evliyim. Benim eşim inanılmaz anlayışlı ve arkamda duran birisidir. Zaten olmasa, ben bu kadar başarılı ve mutlu olamazdım. Her başarılı erkeğin arkasında kadın vardır diyorlar ama; her başarılı kadının arkasında erkek vardır. Eşim Ankara'da olduğu için hafta sonları görüşebiliyoruz" dedi. 

'KENDİ PARAMIZI KAZANIYORUZ'Halı kursunda çalışan Raiba Türkmen, "1 yıldır burada çalışıyorum. Bana kursu tavsiye ettiler ve geldim ve çalışıyorum. Eşimden ayrılmıştım, bana terapi gibi geldi. 2 çocuğum var. Kimseye muhtaç olmadan da çocuklarıma bakıyorum" diye konuştu.Kooperatifte erişte üretimi yapan Gülcan Topal, "Ben bedensel engelliyim ve ailemle yaşıyorum. Bugün benim işte ilk günüm. Gülağaç ilçesinin kaymakamının kadın olması bu işlere vesile olması çok güzel. Sosyal medyadan reklamını gördüm. Kadınların özgüvenli olması ve kendi paralarını kazanması çok güzel" dedi. Elmas Yüksel de, "Ev kadınıydım. Eşim de asgari ücretle çalışıyor. Ben burada çalışarak, aile ekonomisine katkıda bulunmaya çalışıyorum. Kendi paramızı kazanıp, kendimiz harcıyoruz. Çocuklarımın ihtiyaçlarını daha rahat karşılıyorum" diye konuştu. Çilek tarlasında çalışan Ayşe Öz de, "Gülağaç da doğup büyüdüm. Çiftçilikle uğraşıyoruz. Daha önce başka tarlalarda yevmiyeli olarak çalışıyorduk. Yevmiyelerimizi bazen alamıyorduk. Şimdi burada günlük düzenli olarak alıyoruz. 13-14 kişi çalışıyoruz" dedi.  

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------Kaykamın pazarda kahvaltı yapıp, pazarı gezmesi makamında çalışması Makamında vatandaşlarla ilgilenmesi Kaymakamlıktan çıkması Halı atölyesinden detayKaymakamın halı dokuması Kooperatifte kadınların erişte kesmesi kadınların çalışmasından detayPaketlenen ürünler ve kooperatif bınasından detayÇilek tarlasında kadınların fide dikmesi Kaymakam röp.Çalışan kadınlar röp.

Haber- Kamera: İsmail AKKAYA- Erkan ALTUNTAŞ AKSARAY

==================================================

Hakan Aysev ile Funda Uyanık'tan büyüleyen konser MERSİN Devlet Opera ve Balesi (MDOB) ev sahipliğinde, dünyaca ünlü tenor Luciano Pavarotti'nin öğrenicisi 'Türk Pavarotti' olarak anılan Hakan Aysev ile soprano Funda Uyanık'ın verdiği konser büyük ilgi görürken, sanatseverler ve sağlık çalışanları unutulmaz bir akşam yaşadı.

Marina Amfitiyatro'da gerçekleşen 'Akdeniz Esintileri' konserine, MDOB Müdürü ve Sanat Yönetmeni Serbülent Biçer, İl Kültür ve Turizm Müdürü Emre Duru, sanatseverler ile sağlık çalışanları katıldı.MDOB sanatçılarından Rufina Usmanova (piyano), Muzaffer Yoluk (klavye) ve Ziya Arman (bas gitar), konuk sanatçı olarak ise Ferit Poyraz (gitar) ve Kadir Taşur (davul) solistlere eşlik ettiği konserde, bale sanatçıları Miray Boyacıoğlu, Meltem Ayar, Yusuf Ozan Demirbaş ve Risa Ochia da görev aldı.Yaklaşık bir saat süren konserde, napolitenler, tangolar ve Akdeniz ezgilerinden oluşan eserleri, dünyaca ünlü tenor Luciano Pavarotti'nin öğrenicisi 'Türk Pavarotti' olarak anılan Hakan Aysev ile soprano Funda Uyanık seslendirerek, sanatseverler ve sağlık çalışanlarına unutulmaz bir gece yaşattı.Konser sırasında konuşan Hakan Aysev, Mersin'de konser vermekten büyük mutluluk duyduğunu belirterek, "Devlet Opera ve Balesi Kurumu olarak cesur ve fedakarca davranıyoruz. Çünkü pandemi gerçeğini çok iyi biliyoruz ama müziğin de ruha ve insana iyi geldiğini biliyoruz. Yine de dikkat edelim. Konserlere başladık ama bugün konserimizin bir teşekkür karşılığı var. Çünkü biz evlerimizde otururken sağlık çalışanlarımız görevlerine ölüm pahasına devam etti ve bizim için çalıştılar. Onları alkışlıyoruz" dedi.MDOB Müdürü ve Sanat Yönetmeni Biçer de kurum olarak pandemi döneminde 4 aylık bir süre seyircilerinden ayrı kaldıklarını dile getirerek, "Şimdi normalleşme sürecine geçtik. Biz de artık seyircilerimizle buluşmayı arzu ediyoruz. Bu konser onlardan biri. Konserimize sağlık çalışanlarımızı davet ettik. Onlar hep en ön sırada mücadele ettiler. Onların sanatla buluşmalarını çok arzu ediyorduk. Bundan sonraki konserlerimizde onları hep davet edeceğiz" diye konuştu.Tarsus Devlet Hastanesi'nde görevli sağlık çalışanı Önder Atakan Canoğlu ise keyifli bir konser geçirdiklerini kaydederek, "Daha önce konserler için bilet almıştık ama koronavirüs nedeniyle iptal olmuştu. Mart ayından bu yana yoğun çalışıyorduk. Uzun bir zamandan sonra bir konserde buluştuk. 30 sağlık çalışanına ücretsiz bilet verilmesi çok büyük bir jestti. Herkese ve Hakan Aysev'e çok teşekkür ediyoruz, çok keyifli bir konserdi" ifadesini kullandı.

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜ----------------------------Konsere gelenlerGörevliler ateş ölçerkenKonser alanından görüntüHakan Aysev ile Funda Uyanık şarkı söylerkenHakan Aysev konuşurkenKonsere katılanlardan genel ve detayHakan Aysev şarkı söylerkenAysev'e eşlik edenlerFunda Uyanık şarkı söylerkenMDOB Müdürü Serbülent Biçer ile röpSağlık çalışanları ile röp.

Haber-Kamera: Mustafa ERCAN/MERSİN,

====================================

Çanakkale'de engelliler havuza asansörle girip, çıkıyor ÇANAKKALE'de, Olimpik Yüzme Havuzu'ndan yararlanan bedensel engelli vatandaşlar, suya girip çıkmakta zorlanınca Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü tarafından asansör alınarak, hizmete sokuldu. Sehpasına oturdukları asansör ile direkt suya girip, çıkabilme kolaylığına ulaşan engelliler, asansörün hizmete alınmasında emeği geçenlere teşekkür etti.

Çanakkale Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde hizmet veren Olimpik Yüzme Havuzu'nda antrenman yapan engelli lisanslı sporcular ile havuza yüzmek için gelen bedensel engelli vatandaşlar, suya girip çıkmakta büyük zorluklar yaşıyordu. Zaman zaman havuza girip, çıkarken küçük çapta yaralanma olayları da yaşandı. Türkiye Sakatlar Derneği Çanakkale Şube Başkanı Ümit Burunlular, Gençlik ve Spor İl Müdürü Aziz Sinan Alp ile görüşerek, bir asansör alınması halinde sorunun çözüme kavuşacağını iletti. Bunun üzerine harekete geçen Gençlik ve Spor İl Müdürü Aziz Sinan Alp, olimpik yüzme havuzuna engelliler için asansör alınması talimatını verdi. Hizmete giren asansör sayesinde engellilerin de bugüne kadar yaşadıkları zorluk sona erdi. Havuza tekerlekli sandalye ile gelen bedensel engelli sporcular ve vatandaşlar, kendileri için girişe yapılan rampayı kullanarak, içeriye kolaylıkla giriyor. Ardından da görevlilerin yardımıyla havuz başında tekerlekli sandalyeden asansörün sehpasına alınıyor. Asansör havuzun kenarına getirilerek, sehpada oturan engelliler direkt olarak suya indiriliyor. Paralimpik eski Milli yüzücüsü ve engellilere yüzme eğitmenliği yapan Berk Kamanlı nezaretinde antrenman yapan ya da yüzmeyi öğrenen engelliler, aynı yöntemle sudan çıkarılıyor.

'BU KONUYLA İLGİLİ ASANSÖRLERİN OLDUĞUNU ÖĞRENDİK'Gençlik ve Spor İl Müdürü Aziz Sinan Alp, "Gelen lisanslı engelli sporcularımız ve diğer engelli vatandaşlarımızın olimpik havuzumuzdan faydalanması, spor yapması, yüzmesi için ne yapabiliriz diye düşündük. Bu konuyla ilgili asansörlerin olduğunu öğrendik. Çanakkale'deki engelli vatandaşlarımızın havuza giriş ve çıkışlarını daha kolaylaştırmak adına bu asansörü aldık. Tüm engelli sporcularımız ve engelli vatandaşlarımız rahat bir şekilde havuza girip, antrenmanlarını yapıyorlar, yüzüyorlar. Bu sayede engelli sporcularımızın ve engelli vatandaşlarımızın olimpik yüzme havuzunu kullanmalarını sağlamış olduk" dedi.

'SORUNSUZ BİR ŞEKİLDE SPOR YAPMALARINI SAĞLAYACAĞIZ'Türkiye Sakatlar Derneği Çanakkale Şube Başkanı Ümit Burunlular ise, "Burası olimpik bir havuz. Engellerin buraya giriş, çıkışlarında sorunlar yaşanıyordu. Aziz müdürümüze, engelli sporcularımız ile engelli vatandaşlarımızın yüzme havuzuna girip çıkabilmeleri için bir asansör alınması gerektiğini söyledim. Asansör alımı yapıldı. Şu anda 4- 5 engelli arkadaşımız havuza girip çıkarken asansörü kullanıyor. Bu sayede sorunsuz bir şekilde spor yapmalarını sağlayacağız. Daha önceden engelli sporcularımız ve engelli vatandaşlarımız havuza giremiyordu. Havuzun kıyısına oturup girmeye çalışıyorlardı. Ama bu süreçte ufak tefek yaralanmalar meydana geliyordu. Bu asansör engelli sporcularımızın ve vatandaşlarımızın sağlıklı bir şekilde havuza girmesini sağlayacak. Bunlar bizim için önemli. Asansörün Çanakkale'ye kazandırması da mutluluk verici. Pandemi sürecinin daha da serbestleşmesiyle birlikte sporcularımıza bu asansör daha çok lazım olacak. Birkaç tane asansör ile zaman kaybetmeden sporcu arkadaşlarımız antrenmanlarını yapabilecekler" diye konuştu.

'ASANSÖR BÜYÜK KOLAYLIK OLDU'Bedensel engelli Ahmet Aslan, "Daha önce şişme yelek ile havuza giriyordum. Burada hocalarım sayesinde yüzme konusunda özgüvenim arttı. Tek başıma rahat bir şekilde yüzüyorum. Asansör sayesinde rahat bir şekilde havuza giriyorum. Asansör yokken yardım alarak girebiliyordum. Asansör büyük kolaylık oldu. Asansöre biniyorum, suyun dibine kadar hocalarım götürüyor ve asansör ile yavaşça suyun içine bırakıyorlar. Kendimi suya bırakıp, serbest bir şekilde yüzüyorum" dedi. 

GÖRÜNTÜ DÖKÜMÜEngellilerin Olimpik Yüzme Havuzu'na girişlerinden görüntü.Görevlilerin girişte engellilerin vücut ateşini ölçmelerinden görüntü.Engelli Ahmet Aslan'ın, asansöre oturtulması ve havuza indirilmesinden görüntü.Burak Gezen anons.Engellilerin havuzda yüzmesinden görüntüler.Aziz Sinan Alp ile röp.Ümit Burunlular ile röp.Engelli Ahmet Aslan'ın asansör ile havuzdan çıkmasından görüntü.Ahmet Aslan ile röp.Haber-Kamera: Burak GEZEN- Mustafa SUİÇMEZ/ÇANAKKALE,

===============================

Dansözlü iş yeri açılışında koronavirüs unutuldu BURSA'da sosyal mesafe ve maske kuralının hiçe sayıldığı iş yeri açılışında davul zurna çalıp, dansöz oynattılar. Görüntüler sosyal medyada tepki çekti.

Merkez Yıldırım ilçesi Millet Mahallesi'ndeki bir çanta dükkanının açılış töreninde davul zurna çalınıp, dansöz oynatıldı. Dansözü görüp, müziğin sesini duyan çevredeki vatandaşlar ise iş yeri önünde kalabalık oluşturdu. Sosyal mesafe ve maske kuralının hiçe sayıldığı o görüntüler ise bir vatandaş tarafından cep telefonu kamerasıyla kaydedildi.

SAĞLIK BAKANI KOCA BURSALILARI UYARMIŞTI Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, önceki gün Bursa'da yapılan bir sokak düğününde sosyal mesafe ve maske kuralının hiçe sayılmasının kaygı verici olduğunu belirtmiş, kentteki vaka sayılarındaki artışa dikkati çekmişti.

Ancak Bakan Koca'nın bu paylaşımından sonra da Bursa'da manzara değişmedi. Merkez Yıldırım ilçesinde yapılan bir sokak düğününde sosyal mesafe ve maske kuralı hiçe sayıldı. Davetlilerin el ele tutuşup oynadığı görüntüler, sosyal medyada tepki çekti.

Kaynak: Demirören Haber Ajansı

Manşet

Haberler

title