TREXIT
TRexit geleceğin tartışması ancak bugünden tartışılabilecek tecrübelerimiz var. Önce BRexit’e değinelim. BRexit İngiltere’nin AB’den ayrılışı için kullanılan kısaltma. İngiltere’nin AB ile entegrasyonu büyük oranda sınırlıdır. Örneğin para birliğinde yer almadığı gibi Schengen vize anlaşması da imzalamamıştır.
İngiltere’nin AB ile ilişkileri Türkiye’ninkine en yakın olanlardandır. AB’de hiç ayrılık olmadığı yaşanmadığı iddiası nedeni ile BRexit sürecinin nasıl olacağı ile ilgili belirsizlik vardır. Ancak bence AB’den ayrılış ilk defa tecrübe edilmeyecektir. Çünkü Türkiye son 50 yılda onlarca defa AB’den ayrılmış sonra yeniden katılmış bir yapıdadır.
Bu ayrılışlar da katılışlar da bir defada ortaya çıkmış ve derhal gerçekleşmişlerdir. Yani İngiltere’nin çıkışı bir kerede bitecek çok kolay bir süreçtir. Gerisi AB’nin parlamentosunda ve dönem başkanlıkları gibi detaylarda yapacağı birkaç düzenlemeden ibarettir.
Yani BRexit AB’de bir kaos sonucu doğurmaz. AB’de bir bunalım olmayacak olması en önemli dış ticaret partnerimiz olması bakımından önemlidir. Üstelik İngiltere’nin daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşacağını düşünürsek ihracatımızı destekleyen önemli bir argüman elde etmiş oluruz. Çünkü son 10 yıla baktığımızda dünya büyüme ortalaması bakımından AB en gerilerde yer alır. Oysa AB’nin çevresindeki ülkeler yüksek büyüme performansı gösterirler. Bu durum İngiltere için bir fırsat olabilir.
İngiltere’deki ortaya çıkabilecek ekonomik canlılık ise Türkiye için bir fırsattır. Türkiye en son geçen haftalarda vize krizi üzerinden AB’den ayrıldı. Türkiye’nin AB’den ayrılışıekonomi üzerinde belirli tesirler yapmıştır. Kurdaki artışlar da TRexit etkisi olduğu söylenebilir. AB ile ilişkilerin yükseldiği dönemler Türkiye için ekonominin de yükseldiği dönemler olarak görülür. AB ile ilişkilerin koptuğu dönemlerse Türkiye için ekonominin sıkıntılı olduğu dönemlere rastlar.
Aslında Türkiye için AB’ye üye olmaktansa müzakereleri sürdürmek daha verimli olabilir. Buna ilişkin özet strateji şu şekilde olmalıdır. Sürdürülebilir bir büyüme altyapısı sağladıktan sonra devamlı iyi ilişkilerin olduğu 5 yıllık bir periyod yakalanır. Altyapı yatırım ve ihracat temelli düzenlemeleri barındırır. Bu periyoda yönelik hazırlanan alt yapı geliştirilerek kaynak sağlanır. Trendin başlaması ile beraber yatırımlarla desteklenen bir büyüme istihdam ile beraber iç talebi besler. Kamu harcamalarının büyümedeki payı kalkınma lehine değişir. Nicelikle beraber nitelik artırılarak kalıcı bir büyüme trendi sağlanabilir.
Bu durum bir defa sağlandıktan sonra AB ile ilişkilerde ekonomik menfaat kalmayacaktır. İlişkiler gene askıya alınabilir. Çünkü maliye ve para politikalarının ayrıştığı yapıların ekonomik olarak sürdürülebilir olamayacağı kesindir. Elbette bu değerlendirmeler ekonomi ile ilgilidir. Sosyal boyutu ise tercihe kalır.
Ekonomi yönetiminin problemleri yanında AB’nin çevre ülkelerle problemli bir yapıda bulunması da ilişkilerin ekonomik olarak askıya alınmasında önemli olabilir. Örneğin sadece turizm sektörü üzerinden ele alırsak Türkiye’nin turist cazibesi kolay vize şartlarındandır. AB’nin vize rejimi tam üye bir Türkiye için bunalım konusudur. AB’nin Rusya ve Körfez ülkeleri ile ilişkileri Türkiye’ye ekonomik kayıplar olarak dönebilir. Enerji anlaşmaları gibi birçok konu burada sıralanabilir.
Tam üyelik yerine ekonomik farklı bir strateji olarak TRin - TRExit AB’nin Türkiye ile ekonomik bakımından sürdürmesi gereken temel stratejidir.