Faiz İndirimi ve Dolar Kuru Üzerine
Hükümetin TCMB’nin yeni yönetiminden sert faiz indirim kararı beklentisi olduğunu biliyoruz. Bunun belirli rasyonelleri var. Faiz indirimi ile yatırımların teşvik edilmesi beklentisi ve artan yatırımla oluşacak pozitif havanın uluslararası yatırımcıları yurtiçine çekmesi temel rasyoneldir. Bu beklenti arzulanan sonuç alınamazsa riskler taşır. En önemli risk döviz kurunda neden olabileceği volatilitedir.
Karşılıklı ülkelerin döviz kurları yurtiçi faiz oranlarını ele alan bir denklem üzerinden hesaplanır. Bu denklem daha düşük faiz oranı karşılığında daha yüksek döviz kuru sonucunu verir. Arzulanan yatırım ortamını oluşturmak zaman alır. Faiz indirimi etkisi yatırımlar üzerinde uzun vadeye yayılır. Ancak kur üzerinde piyasa faiz indirimine karşı sert tepki verir. Bu durum sert faiz indiriminin önce kuru artırması sonra yatırımlara yansıması şeklinde etki eder. Kurdaki artışlar ise yatırımlar üzerinde olumsuz etki doğurabilir ve istenen yatırım ortamı oluşmayabilir.
Bu durumun Türkiye’deki karşılığına bakalım. Türkiye’de yatırımları teşvik etmek üzere politika faizinde radikal değişikliğe gitmeden göz önünde bulundurulması gereken en önemli etmen firmaların mevcut borç yapısıdır.
Türkiye’de toplam 2016 Şubat sonu itibarıyla, özel sektörün yurtdışından sağladığı kredi borcu gelişmeleri incelendiğinde, 2015 yıl sonuna göre uzun vadeli kredi borcunun 2,8 milyar ABD doları artarak 198,4 milyar ABD doları, kısa vadeli kredi borcunun (ticari krediler hariç) ise 1.0 milyar ABD doları azalarak 19,8 milyar ABD doları düzeyinde gerçekleştiği gözlenmektedir.
Sektör dağılımı incelendiğinde, Şubat sonu itibarıyla, 198,4 milyar ABD doları tutarındaki uzun vadeli toplam kredi borcunun %53,1’ini finansal kuruluşların, %46,9’unu ise finansal olmayan kuruluşların borcu oluşturmuştur. Aynı dönemde, kısa vadeli toplam kredi borcunun ise %86,8’ini finansal kuruluşların 17,2 milyar ABD doları tutarındaki borcu oluşturmuştur.*
Şubat ayı verilerine göre çizilen çerçeve döviz kurundaki önemli artışların firmaların yeni yatırım yapabilme imkânını büyük oranda etkileyebileceği sonucunu doğurur. Yukarıdaki verilerin yanında bankaların vermiş olduğu kredilerin döviz cinsi de önemlidir. BDDK’nın Mart 2016 verisine göre 1,5 trilyon TL olan toplam kredilerin 474 milyar TL’si yabancı para cinsinden. Bunların büyük bölümü EUR ve ESD para cinsidir. Döviz cinsinden borçlandırılamayan tüketici kredilerini hesaplamadan çıkarırsak toplam krediler 1,2 trilyon TL’ye düşer. Kalan tutar işletmelere verilen kredilerden oluşur. Döviz cinsinden borçların toplam kredilere oranı %32 iken tüketici kredileri hariç oran %40 olarak hesaplanır.**
Tablo bu şekildeyken döviz kurunda artışa neden olabilecek radikal faiz indirim kararı ancak firmaların TL cinsinden borçluluklarını yükseltecektir. Yeni yatırım kararlarını olumsuz etkileyecek bir netice ortaya çıkar. Yatırımların canlanabileceği düşüncesi bu nedenle risk taşır. TCMB son faiz kararında doğru olanı tercih etmiştir. Firmaların borç yükünü önce döviz kurunu aşağı çekerek hafifletmeye yönelik ılımlı tutumu kur üzerindeki neticeleri bakımından olumlu sonuç vermiştir. USD kuru 2,80 seviyesinin altına uzun zaman sonra ilk defa düşmüştür.
Bu hamle pahalı olan TL yerine döviz cinsinden borçlanmayı tercih eden firmaları önemli oranda rahatlatmıştır. Bu aşamada TCMB kur ile mücadelesini bir miktar devam ettirmeden ve işletmelerin borç yükünü kur üzerinden bir miktar daha gevşetmeden ikinci aşamaya geçmeyecektir. TCMB ikinci aşamada TL faiz oranını gevşeterek yatırımları artırmayı amaçlayacaktır.
Ancak ikinci aşamaya geçişin zamanı ile ilgili FED kararları belirleyici olacaktır. FED’in 2016 yılı için faiz artırmayacağı imasında bulunması halinde TCMB için 6 aylık süre açılmış olacaktır. 6 aylık süre iç taleple beslenirse yatırımları artırmaya yönelik radikal faiz indirimi kararı gelebilir. Böyle bir karar gelmesi halinde hükümetin işi sıkı tutarak yurtdışı yatırımcıları ve uluslararası fonları Türkiye’ye çekmesi gerekir. Bunun altyapısının yapılmasına başlanmak için zaman yoktur. Şimdiden başlanmazsa geç olabilir.
*Kaynak: TCMB
**Kaynak: BDDK