İslami Finansal Okuryazarlık
Finansal okuryazarlık günümüz finansal sisteminin ve akademi çevrelerinin gündeminde bulunan konulardan birisidir. Konu ile ilgili çalışmalar toplumun uzmanlaşmış finansal enstrümanlar hakkında bilgi düzeyini tespit etmek ve finansal konulardaki bilinci geliştirerek insanların yatırım kararlarını kendilerinin alabilmelerini sağlamaktır. Böylelikle toplumun her seviyesinde tasarruflar doğru kullanılarak yatırımlara dönüştürülecek ve artan yatırımlar büyümeyi besleyerek toplam ekonomik refahı artıracaktır.
Ülkemiz için bu konu önem arz etmektedir. Zira en temel problemimiz dünyada %20 seviyelerinin üzerinde bulunan tasarruf oranlarının giderek azalmasıdır. Türkiye’de mevcut durumda tasarruf oranı BES gibi teşviklere rağmen %12.6 seviyesindedir. Finansal okuryazarlığın tasarruflarla ne düzeyde gelir elde edilebileceği hatta bir gelir elde edilebileceğine ilişkin temel öğretilerine ait bilgilerin ülkemizde yokluğu bu noktada etkilidir.
Tabi genç nüfusun tüketim iştahı ve gelirin çoğunun zorunlu mallara harcanması gibi temel etkenlere ilave olarak bu etkiden söz edilebilir. Türkiye özelinde finansal okuryazarlık İslami finansal okuryazarlık özelinde de incelenmeli ve desteklenmelidir. İstanbul Finans Merkezi projesinin temel hedeflerinden olan körfez fonlarının cezp edilmesi de önce iç piyasada İslami finansal okuryazarlığı geliştirerek yeterli finansal derinliği sağlamaktan geçer.
Dünyada 10 trilyon USD civarında serbest Körfez fonu mevcuttur. Bu fonların %10’unun devamlı olarak Türkiye’deki piyasalara akması ve yatırıma dönüştürülmesi durumunda milli gelirimiz iki katından fazla artacaktır.
Bu çok hızlı bir büyüme potansiyelini ifade eder. Üstelik 17. olduğumuz milli gelir sıralamasında ilk 10’a yükseleceğimiz ve gelişmiş ekonomiler seviyesine ulaşabileceğimiz anlamına gelir. Bu potansiyelin hikâyesini pazarlamak dahi Türkiye için çok önemli kaynak sağlanmasının önünü açacaktır.
Ülkemizde İslami finansal okuryazarlığın artırılmasına yönelik öncelikle akademik çalışmalar yapılması ve üniversite düzeyinde farkındalığın artırılması gerekmektedir. Daha sonra kamu ve İslami finansal kurumlar eliyle toplum seviyesinde farkındalık sağlanarak tasarrufların artırılması daha sonra da yatırıma dönüştürülerek piyasanın ortaya çıkarılması sağlanmalıdır.
Piyasa ortaya çıktıktan sonra en başta piyasa yapıcılığı ile derinlik sağlandıktan sonra etkin piyasa şartlarının oluşturulması ile yurtdışı ve özellikle körfez fonları cezp edilebilir. Türkiye için pazarlanabilir hikâyelerin çokluğu önemlidir. Bu hikâyelerin piyasada karşılığının bulunması ise geciktirilmemelidir. Unutulmaması gereken iç piyasalarda derinlik sağlanmadan yurtdışı fonların çekilemeyeceğidir. İslami finansal okuryazarlık yatırımları bu bakımdan önemli olacaktır.