Yeni Kıdem Tazminatı Sisteminin Avantajları
"Kıdem tazminatı sisteminde yaşanan sorunların çözümü amacıyla ilgili sosyal taraflarla istişare içinde gerekli mevzuat düzenlemesi yapılacak. " diyor hükümet; eylem planındaki üç aylık hedeflerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.
Kıdem tazminatı aslen, işçinin işveren tarafında işten çıkartılması esasına dayanan, işçiyi en azından yeni bir iş bulana kadar geçimine katkı sağlayacak ve işyerinde çalıştığı süre üzerinden hesaplanan, işçinin korunmasına yönelik bir uygulama olarak karşımıza çıkıyor.
Buraya kadar aslında her şey işçi lehine gözükmekte fakat uygulama da büyük sıkıntılar yaşanmaktadır. İşçi kıdem tazminatına hak kazanabilmesi için; işveren tarafından ahlak ve iyi niyet kuralları dışında yaptığı fesihlerde, işçi tarafından yapılan haklı nedenlerle fesihte, askerlik sebebiyle, emeklilik sebebiyle, kadının evlendiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde kendi arzusu ile sona erdirmesi, işçinin ölümü halinde hak kazanabiliyor. Bunlar dışında herhangi bir sebepten ötürü kendi isteğiyle çıkarsa kıdem tazminatı alması mümkün değil. Bu da işçi-işveren arasında büyük sorunlar çıkarmaktadır.
İşveren açısından ise; kıdem tazminatının hem personel istihdamında büyük bir yük olarak görülmesi hem de işyerlerindeki personel rotasyonlarında sorun teşkil etmektedir. Çoğu zaman menmun olunmayan personellerin işten çıkarılmasında sıkıntı olarak çıkmaz hal almaktadır.
Devlet tarafından bakılırsa da; iki taraf arasındaki belirttiğimiz sorunlardan ötürü iş mahkemelerindeki davaların yığılması, anlaşma ortamının olmamasından ötürü süreçlerin uzaması ve hukuki angaryaların artmasıdır. Aslında "arabuluculuk" kavramıyla dava safhasına gelmeden sorunların çözülmesi öngörülmüş olsa da şu an itibariyle çok aktif olarak sistem işlememektedir.
Kıdem tazminatının bu haliyle uygulanabilirliğinde, konunun tarafları olan işçi ve işveren açısından bir çok alanda sıkıntılı olduğu aşikardır. Bir de devlet açısından yukarıdaki belirttiğimiz sorunları eklediğimizde çözülmesini en çok isteyen tarafın devlet tarafı olduğu kaçınılmazdır.
Dünyada da bir çok alternatif uygulamalar mevcuttur. Yeni getirilmek istenen sistem de zaten dünya normlarına uygun ve en çok tercih edilen sistemdir.
Şayet taraflar tarafından kabul görürse kıdem tazminatı yepyeni bir boyut kazanacak ve yaşanan bir çok problem ortadan kalkacak. Mevcut haliyle kıdem tazminatı hak kazanma oranı %10 oranının bile altında. Yani her 100 kişiden 10 kişi kıdem tazminatı hakkını alarak işten çıkabiliyor.
Şayet yeni sistemle prim olarak her ay kesilmesi ve "kıdem tazminatı" fonu altında primlerin toplanması. Böylece bir çok hukuki sürecin ortadan kalması sağlanarak bütün sigortalıların yararlanacağı bir uygulama öngörülmektedir.
En büyük sıkıntı bu oranın ne olacağı, işveren düşük bir oran belirlenmesi için baskı yapıyor, işçi ise şu anki alacağı paradan daha düşük bir orana yanaşmıyor. Bu şartlarda da taraflar şu ana kadar mutabakata varamadı.
Ama görünen o ki hükümet yakın bir zamanda bu sorunu çözmek istiyor. Bunun içinde, "kıdem tazminatı" fonu için belirlenecek orana devlet katkısı eklenmesi sorunun kolayca çözümüne katkı sağlayacaktı. Şunu da belirtmeliyim ki, bu fon yürürlüğe girdikten sonra geçerli olup diğer haklar saklı kalacağıdır. Yani geçmişe dönük herhangi bir hak kaybı yaşanmayacaktır.