2015'i Geride Bırakırken...
2015 yılını geride bırakmaya az bir süre kala şirketlerin de yılsonu mali verileri yavaş yavaş şekillenmeye başladı. Buna bağlı olarak da 2016 hedef bütçe revizyonlarında da son rötuşlar yapılıyor.
2008 global ekonomik krizin etkilerini arkasında bırakmaya çalışan piyasalar; başta Arap Baharıyla başlayan, bitmesi bir yana evrim geçiren Suriye iç savaşıyla daha karmaşık hal alan ve dünya genelindeki terör olaylarıyla "ekonomik göstergeler" dışında siyasi gerginlikle kendine gelemedi. Bununla beraber gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerdeki "sürdürülebilir büyüme" hedeflerinin de sekteye uğraması 2015 yılının da zor geçmesine sebep oldu.
Ülkemiz açısından bakıldığında seçim ağırlıklı bir yıl geçirdik. Haziran ve Kasım aylarındaki seçim süreçleri; öncesi hazırlık ve sonrası hükümet kurma çabaları ekonomimizin "kararlılık ve uygulanabilirliğinde" bir ara verilmesine sebep oldu. Yine dünya ülkelerini dolaylı yoldan bizi ise derinden etkileyen bir Suriye iç savaş ortamı var ki; hem sosyal olarak "mülteci" krizi hem de "güvenlik" açısından farklı sonuçlara sebep oldu. Bu da ekonomimiz üzerindeki zorlu bir başka sınavdı.
Son dönemde Rusya ile yaşanan uçak düşürme krizi de sektörel bazda bazı firmalarımıza da olumsuz yönde etkisi olmuştur. Doğu illerimizde yaşanan terör olaylarına da ayrı bir parantez açmakta fayda var. Belki ekonomik veriler üzerinde çok etkisi olmamakla beraber ekonomi üzerindeki olumsuz baskı olarak sırtımızda duracaktır.
Yine bu gelişmelere bağlı olarak piyasa enstrümanlarının da dalgalı seyir izlemesi şirketlerin verilerine olumsuz yönde yansıması yadsınamaz. Burada da başta ithalat / İhracat sektörleri bilhassa dövizdeki dalgalanmadan fazlasıyla etkilendi.
Bu kadar olumsuzluğa rağmen gelişmiş ülkeler veya aynı torbada olduğumuz gelişmekte olan ülkelerden çok da kötü bir yıl geçirmedik. Herhalde dünya bizim kadar "gündemi meşgul" bir ülke yoktur. Herhangi bir İskandinav ülkesinin bir yıllık gündemi bizim bir haftalık gündemimiz kadar ancadır.
Belki bir çok sorun kısa ve orta vadede çözülür ama uzun vadede ekonomimizin üzerinde en büyük risk "sürdürülebilir büyüme" olarak karşımızı çıkıyor. Bu yönde hükümetin "eylem planı" çalışmasında bazı önlemler alınmış durumda, ne kadar etkisi olacak sorusunun yanıtını yaşayarak göreceğiz.
Şirketler açısından zor bir yılı arkamızda bırakıyoruz. 2016 yılına dair ülkemizin de daha etkin bir ekonomik dinamikle hareketiyle güzel bir yıl gelmesini temenni ediyoruz. Hali hazırda ülke olarak yine ekonomik dinamiklerimizi hareketlenecek; büyükşehirlerdeki "kentsel dönüşümler" , başlanması planlanan "Kanalistanbul" ve yine devam edip bitme noktasına gelen projelerle piyasaların hareketlenmesi beklenmektedir.
2016 Başta bütün dünyaya barışın egemen olduğu, insanların büyük dramlar yaşamadığı bir yıl olması dileğiyle ...