Genel sağlık sigortasında yeni dönem
Günümüzde ülkelerin en büyük sıkıntılarından biri de, sağlık sistemlerinin işleyemez hale gelerek çıkmaza girmesidir. Sosyal devletin en önemli hizmeti vatandaşlarına sağladığı kaliteli sağlık hizmetleri ve yine kuruduğu sigorta sistemiyle emeklilik sürecinde vatandaşlarına hayatını huzur içinde idame edebileceği emeklilik şartları sunmasıdır. Ülkemizde geçmişte bu alanda büyük sıkıntılar yaşanmıştır. Bütçede hatırı sayılır bir yer kaplayan sosyal sigorta açıkları, sistemin yeniden kurgulanmasını kaçınılmaz kılmıştır.
Bu bağlamda önce 2006 yılında atılan adımla, Bağkur-Emekli Sandığı-Sigorta olarak üç ayrı kurum bünyesinde yürütülen işlemler birleştirilerek tek çatı altında toplandı. Sonrasında uzun vadede sigorta kurumunun bütçe üzerindeki yükünü azaltmak amacıyla emeklilik süreçleri de yeniden düzenlendi. 2012 yılına gelindiğinde ise Genel Sağlık Sigortası (GSS) sistemi hayatımıza girdi. Sistemin asıl amacı, sosyal güvencesi olmayan insanları, hane gelirleri üzerinden belli orada sağlık katkı payı alarak sağlık hizmetlerinden faydalandırmaktı. Aynı zamanda "yeşil kartla" su istimale uğrayan sistemin adil bir duruma getirilmesiydi.
Genel Sağlık Sigortası'nın yürürlüğü girdiği günden bugüne gelinen noktaya baktığımızda, istenilen sonucun elde edilemediğini görüyoruz. Sistem hane halkı gelirini belirlemek için gelir testi yaptırmayı ve gelire göre de prim tahakkuk ettirme üzerine kurulmuştu. Fakat gelir testi yaptıranların sayısı beklenilenin çok altında kaldı. Kurumda gelir testi yaptırmayanları en yüksek primden borçlandırdı.
Bunlarına yanında üniversite öğrencilerinin durumu ve ay içindeki eksik günlerin tamamlanması hususlarıyla sistem işin içinden çıkılmaz bir hal almıştı. Süreç içinde yapılandırma ve aflarda olsa yine başvuru oranları çok düşük kaldı. Kurum tahakkuk ettirdiği primlerin tahsilatını yapamadı. Ve gelinen noktada kurum yeni bir adım atarak sistemi daha işlevsel hale getirmek için yeni bir sayfa açtı.
1 Nisan 2017 itibariyle geçmişe bir sünger çeken kurum; geçmiş dönem borçlarının tamamını 53 TL'den yeniden yapılandırılacak, gelir testi yaptıranlardan gecikme zammı ve farkı tahsil etmeyecek, 53 TL'lik primi ödeyen sadece kendi değil 1.derece yakınları da sağlık hizmetlerinden yararlanacak, yine şayet gelir testi yaptırarak ödeme gücü olmadığı anlaşılanların primleri devlet tarafından ödenecek.
Mart sonundan bu yana konunun daha iyi anlaşılabilmesi içinde kamu spotu olarak hem görsel hem de yazılı basında tanıtımları da dönmeye başladı. Ülkede yaşayan herkesin bir şekilde sosyal güvenceye kavuşması çok önemli bir husustur. Sistemde yapılan geliştirmelerin olumlu yansıyacağını düşünüyorum.