KARA 2016'YI GERİDE BIRAKMAYA HAZIRLANIRKEN...
2016 yılını geride bırakmaya hazırlandığımız yılın son günlerinde, 2016'nın değerlendirmesini yapmanın faydalı olacağını düşünüyorum. Son 15 yıla yakın süreçte, ekonomik anlamda yakalanan ivmenin küresel faktörlerden çok da fazla etkilenmeden büyümeye endeksli geliştiği yıllar olduğuna şahit olduk. Bu dönemde yurtiçinde de yakalanan istikrarla bu büyüme ve gelişme süreci sorunsuz bir şekilde devam etti.
2014 ve 2015'te Orta Doğu'da yaşanan küresel dengelerdeki değişmeler ve içeride yaşanan siyasi belirsizlik, seçim süreçleri, toplumsal olaylar ve terör olaylarının üst üste gelmesi ülkemiz üzerinde ve bilhassa ekonomik anlamda sıkıntılara yol açtı. Ekonomik düzen üzerindeki en büyük baskı her zaman için "belirsizlik" süreçleridir. Bu süreçlerin yaklaşık 3 yıldır şekil değiştirerek devam etmesi ekonomi yönetimini de zora sokmaktadır.
Buna 2016 yılında yaşadığımız siyasi krizler, darbe girişimi, OHAL süreci ve ABD seçimlerindeki sürpriz gelişmeleri de eklediğimizde bugünlerde içinde bulunduğumuz ekonomik anlamdaki durgunluğun aslında çok da anormal olmadığını daha iyi anlarız.
Topluma yaydığımızda bu yaşanan sıkıntıların başta turizm ve inşaat sektörü olmak üzere, orta ölçekli kobileri ve esnafı çok fazla etkilediğini görüyoruz. Turizm ve inşaat sektörleri için çok zor bir yılı geride bıraktık. Rusya krizinin aşılmasıyla turizm sektöründeki toparlanmanın en azından şu anki durum itibariyle hızlı olacağını görmekteyiz. İnşaat sektörüyle ilgili de devam eden kentsel dönüşüm projeleri ve hem banka hem de inşaat firmalarının yaptığı promosyonlarla süreç aşılmaya çalışıyor. Orta ölçekli kobi ve esnafla ilgili atılan adımlara baktığımızda; vergi barışıyla yapılandırılan borçların gelir yazılacağını öngören hükümet, darbe girişimiyle el konan terör örgütü malvarlıklarından elde edeceği geliri orta ölçekli kobi ve esnafa katkı sağlayacak adımlar atmaya önem gösteriyor.
Buna kredi destekleri ve gelecek 3 dönem sgk prim alacaklarının ötelenmesi gibi destek ve teşviklerle güçlendirecek. Yakın zamanda da farklı açılımlarında geleceğini görmekteyiz. Bu da en azından zor süreçte ekonominin temel taşını oluşturan ticari hayata destek anlamında çok önemli adımlar olarak öne çıkıyor.
Piyasadaki ticaretin canlanması ve ekonominin rahatlamasına yardımcı olacak bu adımlarla bir nebze olsun durağanlığın gideceğini görmekteyiz. Dövizde yaşanan dalgalanmaların da kontrol edilebilir seviyeye çekilmesiyle kısa süreli ekonomik durağanlık bazı riskler içerse de kendini çevirebilir seviyeye gelecektir.
Karşımıza çıkması muhtemel en büyük riskler siyasi gerginlikler ve küresel belirsizliklerdir. Zor bir yılı arkamızda bırakırken 2017'nin geride bıraktığımız zor bir kaç yılın izlerini silip toparlanma yılımız olmasını temenni ediyorum. Yanı başımızda yaşanan insanlık ayıbının da bir an önce son bulması ve insanların hak ettiği yaşam şartlarına kavuşmasını diliyorum.